• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Arzu Erdoğral
Arzu Erdoğral
TÜM YAZILARI

Gazze’de tartışılan silahlar değil, Ortadoğu’nun geleceğidir

22 Haziran 2026
A


Arzu Erdoğral İletişim: [email protected]

Gazze’de tartışılan silahlar değil, Ortadoğu’nun geleceğidir

ARZU ERDOĞRAL

Kahire’de yürütülen müzakerelerde ortaya çıkan son kriz, aslında aylardır süren İsrail’in adeta tek yönlü savaşının en kritik gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. 

Tartışma tünellerin kapatılması, silahların toplanması veya belirli maddelerin değiştirilmesi değildir. Tartışılan şey, savaş sonrasında Gazze’nin kim tarafından, hangi şartlarla ve hangi güç dengesi içerisinde yönetileceğidir.

Bugün uluslararası toplumun önemli bir bölümü “kalıcı ateşkes” kavramını kullanıyor. Ancak sahadaki aktörlerin büyük kısmı aynı kavramı farklı anlamlarda yorumluyor.

İşgalci İsrail için kalıcı ateşkes, Gazze’den gelebilecek sözde askeri tehdidin ortadan kaldırılması anlamına geliyor.

Filistinli gruplar için ise kalıcı ateşkes, işgalin sona erdiği, siyasi hakların tanındığı ve Filistinlilerin kendi geleceklerini belirleyebildiği bir düzen anlamını taşıyor.


Sorun da tam burada başlıyor.

Çünkü Siyonist İsrail tarafı sahte bir güvenliği önceleyen bir denklem kurarken, Filistinli gruplar özgürlük ve egemenliği merkeze alan bir denklem kuruyor.

Bu iki yaklaşım arasındaki uçurum kapatılmadan hazırlanacak hiçbir belge, hiçbir yol haritası ve hiçbir diplomatik metin kalıcı çözüm üretemez.

Son günlerde basına yansıyan bilgiler doğruysa, müzakerelerde en büyük kriz Gazze’deki silahlı yapıların geleceği konusunda yaşanıyor. Bu da şaşırtıcı değil.


Çünkü savaşların sonunda silahlar değil, güç dengeleri teslim alınmaya çalışılır.


Ortadoğu’nun yakın tarihine bakıldığında birçok hareketin askeri kapasitesini kaybettikten sonra siyasi etkisini de kaybettiği görülmüştür. Bu nedenle Gazze’deki aktörler, bugün önlerine getirilen planları yalnızca güvenlik metni olarak değil, gelecekteki siyasi konumlarını belirleyecek belgeler olarak da değerlendiriyor doğal olarak! 

Batı başkentlerinde sıkça dile getirilen bir varsayım bulunuyor:

Önce silahlar bırakılsın, sonra siyasi çözüm konuşulsun.

Ancak Filistin tarafında hakim olan yaklaşım bunun tersidir:

Önce siyasi haklar garanti altına alınsın, sonra güvenlik düzenlemeleri konuşulsun.


İşte aylardır çözülemeyen düğüm tam olarak budur.

İsrail Filistinlilerin seçtiği HAMAS’ı silahsızlandırmak istiyor, HAMAS şartları kabul ediyor ama İsrail şartlı yanaşıyor.

Daha büyük resme bakıldığında ise Gazze dosyasının artık yalnızca İsrail-Filistin meselesi olmadığı görülüyor.

ABD, İran, Mısır, Katar, Türkiye ve bölgedeki diğer aktörlerin tamamı bu denklemin içinde yer alıyor.


Washington sözde bölgesel istikrarı ve müttefiklerinin güvenliğini korumaya çalışıyor. Ama asıl amaç İsrail’in güvenliği! 

Tahran, Filistin meselesini bölgesel nüfuz mücadelesinin önemli unsurlarından biri olarak görüyor.

Mısır sınır güvenliğini ve bölgesel dengeyi korumaya çalışıyor.

Katar diplomatik arabuluculuk rolünü sürdürmek istiyor.

Türkiye ise Filistin meselesini hem insani hem de siyasi boyutlarıyla uluslararası gündemde tutmaya çalışıyor.

Bu kadar farklı çıkarın aynı masada buluştuğu bir ortamda kalıcı çözüm üretmek son derece zor hale geliyor.

Peki bundan sonra ne olacak?

Muhtemelen önümüzdeki dönemde yoğun diplomatik trafik devam edecek. Taraflar zaman zaman masadan kalkacak, sonra yeniden oturacak. Geçici ateşkesler yapılacak, ardından yeni krizler yaşanacak.

Çünkü işgalci İsrail sözde güvenlik önceliklerinden geri adım atmıyor.

Bu durum kısa vadede kapsamlı bir barışı zorlaştırıyor.

Ancak daha önemli bir gerçek var:


İşgalcilerin askeri operasyonları şehirleri yıkabilir, altyapıları yok edebilir.

Gazze’de yaşanan trajedi bunun en açık örneklerinden biridir.

Bu nedenle Ortadoğu’nun önündeki asıl soru artık ateşkesin imzalanıp imzalanmayacağı değildir.

Asıl soru şudur:

İsrail HAMAS’ı tamamen ortadan kaldırmadan onu Filistin halkının bir parçası olarak görecek midir?

Eğer bu soruya olumlu cevap verilemezse bugün Kahire’de yaşanan kriz son olmayacaktır.

Yeni ateşkesler yapılacak, yeni savaşlar çıkacak, yeni müzakereler başlayacak ve aynı tartışmalar yeniden yaşanacaktır.

Çünkü Gazze’de konuşulan şey silahlar değildir.

Gazze’de konuşulan şey güçtür.

Gelecektir.

Egemenliktir.

Ve Ortadoğu’nun nasıl bir siyasi haritaya sahip olacağıdır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23