--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Gazze’de kış ve bastıran sessizlik

Arzu Erdoğral
Arzu Erdoğral
1

Sonbahar geride kaldı, kış kapıyı çalıyor. Ancak dünyanın pek çok yerinde sıcak yuvalar, tüten bacalar ve pencere kenarında keyifle izlenen yağmurlar anlamına gelen kış mevsimi; Gazze için yeni, karanlık ve çetin bir imtihanın adı. Gazze’de bugün yağmurlar yağıyor... Fakat o yağmur, ne toprağın susuzluğunu dindiriyor ne de yeşerecek umutların muştuşunu taşıyor. Çamur deryasına dönmüş çadır kentlerin, tepesinden su damlayan naylon örtülerin üzerine yağan her damla; açlığın, çaresizliğin ve soğuğun sesini biraz daha yükseltiyor.

Soruyorum sizlere: Ağır kış şartlarında, taş taş üstünde kalmamış bir coğrafyada insanlık ne yapacak? Gazze ne yapacak?

Bir yanda gün geçtikçe derinleşen, fırınların çalışmadığı, çocukların bir dilim ekmek için saatlerce kuyrukta beklediği yakıcı bir yiyecek sıkıntısı; diğer yanda soğuk rüzgârların savurduğu bez parçalarından ibaret sığınaklar... Çamurun içinde yalınayak yürüyen küçücük ayakları gördükçe, vicdan sahibi her insanın içi çekiliyor. Bir çocuğun soğuktan titreyen ellerini ısıtacak bir eldiveni, üzerini örtecek kalın bir battaniyesi yoksa; orada sadece o çocuk değil, tüm insanlık donuyor demektir.

Bugün Gazze’nin çığlığı, süslü diplomasi masalarının, ertelenen kararların ve çekimser kalınan oylamaların ötesine geçmek zorunda. Yağmurun ve fırtınanın ertelenme şansı yok! Bu insanlara en azından başlarını sokabilecekleri, rüzgârı ve suyu kesebilecek insani konteyner kentlerin kurulması bir tercih değil, acil bir mecburiyettir.

İsrail üzerinde uluslararası baskının vakit kaybetmeksizin artırılması gerekiyor. İnsani yardımların, çadırların, konteynerlerin ve gıda tırlarının Gazze’ye engelsiz bir şekilde girmesine izin verilmesi, diplomatik bir pazarlık konusu olamaz. Bu, en temel insani haktır; yaşam hakkıdır. Eğer dünya bugün bu baskıyı kuramaz, sınır kapılarındaki kilitleri açtıramazsa, kışın o amansız soğuğu Gazze’yi yutarken tarih bu sessizliği affetmeyecektir.

Gazze’de gökyüzünden gülleler yağdı, şimdi yağmur yağıyor. İkisi de can yakıyor, ikisi de can alıyor.

Bizler, sıcak odalarımızda bu yazıları yazarken ya da okurken, birilerinin çadırlarını basan çamurlu suları tahliye etmeye çalıştığını unutmamalıyız. Ekranların arkasından izlediğimiz bu dram, sadece rakamlardan ya da haber alt yazılarından ibaret değil. Orada atan kalpler, üşüyen eller, açlıkla ve soğukla direnen canlar var.

Artık sözün bittiği yerdeyiz. Gazze’ye uzanmayan her insani yardım, yapılmayan her uluslararası baskı, kışın o dondurucu soğuğuna terk edilmiş bir vicdan demektir. Yağmur Gazze’de yağmaya devam ediyor; umalım ki çok geç olmadan,insanlığın vicdanına da bir nebze adalet ve merhamet yağsın...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in kuruluşunun 81. yıl dönümü dolayısıyla önemli bir mesaj yayınladı. Erdoğan yayımladığı mesajda, uluslararası sistemde reform ihtiyacına dikkat çekti. Gazze’de yaşananlara işaret eden Erdoğan, Gazze’de yaşanan ve 74 bini aşkın Gazzelinin hayatına mal olan soykırım başta olmak üzere, dünyanın diğer bölgelerine uzanan kriz ve çatışmalar, bu ihtiyacın ne denli acil olduğunu gözler önüne sermektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Umarım dikkat çektiği bu konu dikkate alınır. 

Arzu Erdoğral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle