Sevdiğinizi bir dereceye kadar sevin
Sevdiğinizi bir dereceye kadar sevin
ALİ SANDIKÇIOĞLU
Son günlerde ortalık toz duman. Dün birbirlerini aşırı derecede sevenler bugün birbirlerine amansız düşman. En ağır hakaretler, suçlamalar, iğrenç şekilde aleyhte konuşmalar… Keza dün birbirlerine en ağır suçlamaları yapanlar bugün can yoldaş, sarmaş dolaş birbirlerine aşırı derecede sevgilerini izar etmek için yapılan methiye üzerine methiyeler. Allah bir daha ülkemize yaşatmasın, dün ülkemizin yaşadığı korkunç deprem anında sırf Tayyip Bey’e düşmanlık, Türk Devletini küçük düşürmek, Kızılay’ı halk nazarında gözden düşürmek için dolandırıcılık suçundan kaç kere içere girdiği belli olan bir sözde sanatçının hayır derneğine (!) birçok ünlü (!) yazarımız, sanatçımız, TV programcılarımız kinlerine, hırslarına yenik düşerek alkış tutup son derece destek veriyorlardı. Çıktıkları TV ekranlarından deprem için yurt içinden ve yurt dışından yardım etmek isteyenlere sakın yardımlarınızı Kızılay kanalıyla yapmayınız, falan zatın başında bulunduğu falan derneğe yapınız diyorlardı. Bazıları bu telkini yaparken bile TV ekranlarında ağlıyorlardı. İyi ki falan derneği var diyorlardı. Derneğin lehine çok duygusal konuşmalar yaparak devleti ve Kızılay’ı kötülüyorlardı. Bütün arşivlerde bu konuşmaları, bu yazışmaları görmek mümkündür. Az gittik uz gittik bir de ne görelim ki, deprem için malum derneğe yapılan çok büyük miktarda olan yardımlar Türkiye’de ve Kıbrıs’ta kumar ve şans oyunları için uçup gitmiş. Meğerse methiyeler düzülerek putlaştırılan kahraman, bir kumarcı ve dolandırıcıymış. Dün o derneğe methiyeler düzenler, devleti ve milli kuruluşları kötüleyenler bugün çark etmiş bir nevi günah çıkartır gibi devletten ve milletten özür diliyorlar. İnanırsanız inanın… Kimisi lanet okuyor kimisi aldatıldık diyor. Böylece de işin içinden, rezaletten, rezilliklerden sıyrılmaya çalışıyorlar.
Bana sorarsanız sirke bala dönüşmez. Bunlar cibilliyetleri icabı bir süre sonra yaptıkları özür dilemeleri unuturlar. Haset ve kıskançlıklarından dolayı yine devlet ve millet düşmanlığına başlarlar. Allah için, vicdani muhasebe yaparak söyleyelim; ülkemizin birçok vilayetinde yaşanan korkunç deprem felaketi herhangi bir Avrupa ülkesinde yaşanmış olsaydı durum ne olurdu? Türk Devleti’nin milletiyle bütünleşerek gösterdiği başarıyı gösterebilirler miydi? Kısa sürede yüz binlerce konutu inşaa edip depremzedelere teslim edebilirler miydi? Avrupa’yı korona döneminde gördük. Nasıl kendi yaşlı vatandaşlarını göz göre göre ölüme terk ettiklerine ekranlardan şahit olduk. Hz. Peygamber Efendimiz (SAS) bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: “Sevdiğini bir dereceye kadar sev, gün gelir düşman olursun. Düşman olduğuna da bir dereceye kadar düşmanlık et, gün gelir dost olursun.” (İmam-ı Buhari’nin Al-Adab-Al Müfred 1321, Tirmizi Bir 60). Bazı kaynaklar bunun hadisi şerif olmayıp Hz. Ali (RA) efendimize ait bir söz olduğunu beyan ederler. Aklı selim ile ülkemizdeki manzaralara bir bakalım.
Bugün ülkemizdeki bir kısım siyasetçilerimiz ne durumda? Veya şöyle soralım, dün birbirlerini çok seven, sözde birbirleri için ağlayıp gözyaşı dökenler şimdi ellerine aldıkları çakmaklı tüfeklerle çok alçakça belden aşağı dahil olmak üzere birbirlerine saldırıyorlar. Bir kısım dünün birbirlerine çok amansız düşman olanları ise ileride ya bürokrat olarak ya siyasetçi olarak bir köşe kaparım umuduyla aşırı derecede düşman olduğu kişilere bugün de çok aşırı derecede dost görünümünde. Beyhaki şöyle bir hadisi şerif rivayet eder: “İşlerin hayırlısı orta yol (dengede) olandır.”. Bütün mesele hayatta yaradılış gayesine uygun olarak zikzak çizmeden orta yolu takip edebilmektir. Bunun için de her türlü ifrad ve tefridden kaçınmak gerekir.
Yazıyı hazırlayıp gazeteye göndereceğim sırada malum derneğe kayyım atanma haberi geldi. Öncelikle sayın adalet bakanımızı, sayın içişleri bakanımızı, sayın hakim ve savcılarımızı gönülden tebrik ederim. Malum dernek buz parçasının görünen kısmıdır. Türkiye genelinde milleti aldatan, aldıkları yardımları çarçur eden çok sayıda vakıf, dernek ve mesleki kuruluş vardır (Devletimizin birimlerinin bildiği gibi). Bunların da bir denetime tabi tutulması çok hayırlı olur. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.
NOT:
Sayın ilgililerimize,
Ülkemizin birçok vilayetindeki esnaflardan telefon alıyorum. Başta SSK primleri ve devletimize ait olan borçlar taksitlendirilirken çok yüksek faiz oranı uygulanmaktadır. Devletimizin borçlandırma için vatandaştan aldığı faiz oranını yeniden gözden geçirip uygun bir seviyeye çekmesi ülke genelindeki birçok borçlu esnafımızı sevindirecektir.