• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
05 Haziran 2019

Şişli seçim hakiminin 100 gram badem şekeri!

Türkiye, YSK’nın ilçe seçim kurulu başkan ve üyeleri ile, seçim kurulu müdürlerinin görevlerine devam edip etmeyecekleri konusundaki kararını tartışıyor..

Hemen kanaatimi söyleyeyim..

YSK, “Ben suç duyurusunu yaptım, sonucu getirmek savcıların ve HSK’nın işi. Soruşturmayı ben değil, HSK ve savcılar yapacak” diyor..

Ne “hile olmadığı”nı itiraf etmiş durumda..

Ne de, seçimin iptalinden geri dönmüş durumda..

Ama, CHP bu..

Hemen çarpıtmalara başlıyor..

CHP, kendine pay çıkaran açıklamayı yapıyor: “Bakın, YSK, seçimde hile olduğu kararından vazgeçti!”

Hani, nerde vazgeçti?

Öyle bir karar verildi mi, verildi ise nerde?

Olsun..

Maksat, kafa karıştırmak..

Yalanı atsınlar, binlerce kişi de, “Aaa, seçim iptali, iptal olmuş” desin..

Kendi attıkları yalana, kendileri inanıp, birkaç gün sonra, Binali Yıldırım’a sorsunlar: “Seçim iptalini, YSK geri aldı. 23 Haziran’da ne seçimi yapıyoruz?”

Bekleyin, göreceksiniz, aynen böyle soracaklar..

Oysa, seçim iptal oldu..

Bu kararın geri alındığı falan da yok.

Kim diyorsa, işkembeden sallıyor demektir..

Bu; işin bir yönü..

Bir de, bu tartışmaya zemin hazırlayan, yola itina ile döşenen taşlar var..

O taşların içinde birincisi, Şişli İlçe Seçim Kurulu Müdiresi Hatice Çetin’in, laubali, buyurgan, haddini aşan dilekçesi..

İkincisi de..

Hatice Çetin’in o dilekçesini ilişik alıp, YSK’ya bir yazı ile yollayan, Şişli 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Vedat Güneş’in ifadeleri..

Ne diyor kıdemli hakimimiz?

Ne diyor, İlçe Seçim Kurulu Başkanı olan Ahmet Vedat Bey?

“Aynı seçimde 4 seçim türünde oy kullanılmış, yine kurulun yaptığı 3 seçim türünde hiçbir suistimalden bahsedilmediği halde, sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi türünden suistimal yapıldığını iddia etmek, en azından bilgi noksanlığından veya kötü niyetten kaynaklandığı açıktır.”

Öyle mi?

Öyle..

Mantık bu mu?

Bu..

Ahmet Vedat Bey’in hukuk anlayışı bu mu?

Bu..

O zaman buyrun arşiv çalışmasına..

Arşive girer girmez, kabak gibi çıktı..

Ahmet Vedat Bey’imiz, 1998’de Bursa’da hakim imiş..

Bursa adliyesi taşınır iken, cezaevinde kalan mahkumlardan yararlanılmış..

O yararlanmanın, gönüllülük esasına dayalı olduğunu varsayıp, “zorla çalıştırma” statüsünde olmadığını varsayalım..

Taşıma sırasında, Ahmet Vedat Bey’in odasındaki eşyaları taşıyan mahkumlar, bir suçlamaya muhatap olmuşlar..

Bazı haberlerde 50 gram fındık, bazı haberlerde ise 100 gram badem şekerininin yok olduğu, bunun da sorumlusunun taşıma işini yapan mahkumlar olduğu hakim Ahmet Vedat Bey tarafından dilekçe ile şikayet edilmesi üzerine..

Hırsızlıktan ceza davası açılmış..

Tevafuk mu dersiniz.. Tesadüf mü dersiniz..

Ne dersiniz bilemem..

Ama, 21 sene sonra, Ahmet Vedat Bey’in YSK’ya yazdığı dilekçe ile..

21 sene önce Bursa Savcılığı’na yazdığı şikayet dilekçesi, taban tabana zıt..

Nasıl mı?

Anlatayım.,.

21 yıl önce, Ahmet Vedat Bey..

“Benim çekmecemde 100 gram badem şekeri ve yanı sıra, şu şu şu eşyalar da vardı.. 100 gram badem şekerim kayıp. Çekmecedeki ve hatta odamdaki diğer değerli eşyaların hiçbirisi kaybolmayıp, sadece badem şekerinin kaybolduğunu iddia etmenin, en azından bilgi noksanlığından veya kötü niyetten kaynaklandığı açıktır.”

Bunu dememiş, sadece ve sadece, 100 gram badem şekerinin çalındığını, diğer eşyalarının hepsinin yeni adliyede odasına, tastamam taşındığını belirtmiş..

Aynı Hakim Bey..

21 yıl sonra..

YSK’ya yazdığı dilekçede, tam tersi bir mantık yürütüyor:

“Aynı seçimde 4 seçim türünde oy kullanılmış, yine kurulun yaptığı 3 seçim türünde hiçbir suistimalden bahsedilmediği halde, sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi türünden suistimal yapıldığını iddia etmek, en azından bilgi noksanlığından veya kötü niyetten kaynaklandığı açıktır.”

Buyrun, burdan yakın..

Buyrun söyleyin, Ahmet Vedat Bey, 21 yıl önce bilgisizlikten mi şikayetçi olmuş. Yoksa kötü niyetli miymiş?

Öyle ya..

Hırsızın (ben olaya aslında hırsızlık gözü ile bakmıyorum. Çünkü suçlanan dört kişi savunmasında, “Taşıma sırasında çekmece düştü, ordaki adli görevliler, dağılan 100 gram badem şekerini orda bulunanlara dağıttılar. Biz de yedik. Hırsızlık yapmadık” demişler.. 100 gram badem şekerinden, 4 kişiye 6 ay hapis cezası verdirilmek istenmesinin mantığını, hakkaniyetini, vicdanını takdirlerinize sunuyorum) illa her şeyi çalması gerekmez. Yükte hafif, pahada ağır ne varsa onu çalar. Veya, yakalanması en zor olanı çalar. 21 yıl önceki olayda da farkedilmez düşüncesiyle badem şekerleri götürülmüş olabilir!

Aynı hakim hakkında.. Bir ayrıntı daha vereyim.

Sözcü’nün, Cumhuriyet’in yapacağı haberi, ben yazayım!

Eğer bu hakimin YSK’ya posta koyan o dilekçesi yerine, siyasi iktidara benzer söylem içinde olduğu bir dilekçesi olsa idi..

Sözcü ve Cumhuriyet’in manşetinde okuyacağınız haberi aktarayım..

“O hakim, kadın cinayetine tahrik indirimi istedi!”

Başlık bire bir bu olacaktı..

Olay ne?

Bir kadın, erkek kardeşi tarafından öldürülüyor. “Namus cinayeti” deniyor. “Dini nikah var, resmi nikah yok” deniliyor. Bir başka iddiada da “Tecavüz var” deniliyor.

Tümünü bir kenara bırakın.. 

Bir kadın..  Kardeşi tarafından öldürülüyor... Erkek kardeş cinayetten mahkum oluyor. Şişli İlçe Seçim Kurulu Hakimi’miz Vedat Bey, karara muhalif kalıyor.

Niye? 

“Haksız tahrik indirimi uygulanmalı” diyor. 

“Sanıkların toplum içinde kaldıkları ağır baskı ve kendilerinde uyanan ıstırap altında bu suçu işledikleri” diyor.

Buyursun CHP’liler bu hakimi göklere çıkarmaya devam etsinler. 

Geçmişteki tüm söylemlerini inkar ederek bunu yapabiliyorlarsa, biz de kendilerini tebrik edelim..

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23