• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

“Kral” açıklama: “Kral dedi ki”

22 Şubat 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

“Kral” açıklama: “Kral dedi ki”

Ali Karahasanoğlu

Ramazan ayındayız, biliyorum.

“Oruç tutmak, sadece bedenen aç kalmaktan ibaret değildir. Elinle, dilinle, tüm azalarımızla oruç tutmamız gerekir.” biliyorum..

“Oruç tutmak aynı zamanda kötü söz söylememektir.. Oruç tutmak, oruçsuz olduğunda sergilediğin davranışlarından  bazılarını mutlaka artık yapmamandır..” biliyorum..

Onun için, affınıza sığınarak, her ne kadar iftar sonrası bu yazıyı kaleme alıyorsam da..

Büyük çoğunlukla sizler bu yazıyı, oruçlu iken okuyacağınız için.


“Kötü sözler”den mümkün olduğunca arındırılmış şekli ile, yazımı size sunayım..

Karar gazetesindeki haber şöyle:

“ ‘Kral’ açıklama: Bu ülke bir hukuk devletidir”

Karar’daki arkadaşlara, “Osmanlı’dan herhangi bir padişahı seçin, onu övün.” desem.


“Padişahlığın neyini öveceğiz” diye karşı çıkarlar da..

İngiliz’in kralını övmekte hiç beis görmezler..

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı “Burası hukuk devletidir” diye defalarca açıklama yaptı..

Her birinde, bir maraza çıkartan Karar’daki arkadaşlar, İngiltere’deki “kral” açıklamaya tav olmuşlar..

Aslında kimseye tav oldukları yok.

Maksatları, Türkiye’ye vurmak.


Tayyip Erdoğan’a bel altı saldırmak..

“Bak onlarda hukuk devleti açıklaması yapılıyor. Ama bizde hukuk devleti yok” imasında bulunmak..

Peki, İngiltere’deki  “Hukuk devleti” açıklaması ne için yapılmış?

Karar’daki olayın açıklaması şöyle:

“Türkiye’de çok sık işittiğimiz ancak uygulamada karşılık bulmayan ‘Burası hukuk devletidir’ sözü Charles’ın ‘Hukukun gereği mutlaka yerine getirilmelidir’ ifadesiyle Londra’da ete kemiğe büründü.”

Biraz daha ayrıntısına inelim..

Yine Karar’dan verelim:

“İngiltere Kralı Charles’ın, kardeşi Andrew’un ‘kamu görevini kötüye kullanmak’tan gözaltına alınmasına verdiği tepki gündem oldu.”

Vay canına sayın seyirciler..

Kralın kardeşi gözaltına alınmış.

“Olur böyle bir şey” demeye getiriyor ve “Hukuk devletinde olur” diye şakşakçılık yapıyor, Karar..

Biz de soralım..

“Hukuk devletinde, kral olur mu?”

Burdan başlasın Karar’cılar.

Sonra gözaltına da geliriz..

Kral nasıl olunuyor?

Atadan, soydan kral oluyorsunuz..

Hukukun neresinde “atadan kral olmak” var?

Karar’cılar bu konuya çalışadursunlar..

Kralın kardeşi hakkındaki iddialara, Karar gazetesinden aktarım yapalım:

“İngiltere Kralı III. Charles’ın küçük kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor (66), 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken hapiste ölü bulunan Jeffrey Epstein ile bağlantısı nedeniyle uzun süredir gündemde.”

Vay vay vay..

Bak sen şu Kral’ın kardeşine..

18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismar ha..

Nasıl da güzelleştiriyorlar, nasıl da masumlaştırıyorlar, hatta soruşturma adı altında bile meşrulaştırıyorlar..

Kral ya..

İngiliz ya..

Şakşakçılık yapacaklar..

Desenize (....

..) yazdığım yere, Ramazan dışında olsaydık, başka şeyler yazardık.

Ramazan’dayız.. Yazmıyoruz..

Ama soralım..

Arkadaşlar, şu Epstein dediğiniz adam, 10-11 yaşlarında kız veya erkek ayırt etmeksizin, küçük çocuklara tecavüz eden, hatta onları öldüren, hatta iç organları üzerinden şu iğrençliğe bu iğrençliğe imza atan rezilliklerin organizatörü değil mi?

Kralın yardakçıları da, burdaki şakşakçıları da “18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak” diyerek, eylemleri meşrulaştırmaya, “Canım 17 yaşındaki kızlarla ilişki, rızaya dayalı imiş. Rızaya dayalı olduğunda da, suç oluşmuyor, biliyorsunuz” diye kendilerini savunmaya hazırlık yapıyorlar..

Bir yandan eylemi suç olmaktan çıkartmaya.

Ama bir yandan da, “İşte hukuk devleti” diye, adamların ahlaksızlıklarını, çakallıklarını, hukuku paspas yapmalarını övmeye kalkıyorlar..

“Kral açıklama” dedikleri o “Burası hukuk devleti” sözünden sonra..

Gözaltına alınan kralın kardeşi, iki gün poliste nezarette tutulmuş olur..

Ardından savcı önüne, hakim önüne çıkarılır, tutuklanır.

Ben de, “Neler oluyor, İngiltere’de” derim..

Ama adamı almışlar, 12 saat sonra bırakmışlar.

Tüm efelenmeler, tüm övgüler, kibirlenmeler, atarlanmalar, 12 saatlik gözaltı için..

Yanlış anlaşılmasın..

O gözaltı da..

Küçük çocuklara tecavüzden kaynaklı değil..

Hani, kral “Burası hukuk devleti” diyor, Karar’daki arkadaşlar da, “İşte bu.. Alkış arkadaşlar, Büyük bir alkış” diyorlar ya..

Gazze’ye soykırım yapan alçaklara, bizi alkış tutmaya çağırıyorlar ya..

Ama kendi ülkelerindeki, alnı secdeli Cumhurbaşkanı’na da, “İsrail ile ticareti tam kesilmedi galiba” diye protesto çağrıları yapıyorlar ya..

İşte bu çelişkilerin kralı, gözaltı sebebinde yatıyor..

Tecavüzden gözaltı yok..

Küçük çocukların tecavüz sonrasında öldürülmelerinden gözaltı yok..

Peki neden var?

“Kamu görevini kötüye kullanma”dan var..

Neymiş ki, “kamu görevini kötüye kullanma” eylemi?

Neymiş, Karar’a göre, İsrail’e Gazze soykırımı sırasında silah vermeye devam eden İngiltere’deki “takdir toplayan” polisin uygulaması:

“Birleşik Krallık adına uluslararası ticaret elçisiyken Epstein ile gizli bilgileri paylaşması.”

İşin ucu, devlete dokunuyor..

Boşver, küçük kızları.

Küçük erkek çocuklarını.

Tecavüze uğramalarını..

Öldürülmelerini..

Bunların hiçbirisi önemli değil.

Önemli olan, “Birleşik Krallık adına uluslararası ticaret ile ilgili gizli bilgileri Epstein ile paylaşılması”

İşte hukuk..

İşte kral açıklama..

İşte hukuk devleti..

Yesinler sizin kralınızı da hukukunuzu da hukuk devletinizi de..

Aslında olaya bir de şöyle bakalım.

Şu Andrew Mountbatten-Windsor da, çok saf bir adammış..

Halbuki, gözaltına alınır alınmaz, “Ben sizin yeni kralınız olacaktım.. Bunu engellemek istiyorlar” deseydi..

İngiltere’deki Karar’ın paralelinde yayın yapanlar da, “Şaklabanlık yapma, tahtın sekizinci sıradaki varisisin” diyecek halleri yok..

Onlar da hemen “Doğru söylüyor.. Krallığı söz konusu olduğu için gözaltına alındı” diye başlık atabilirler, böylece gözaltının birinci saatinde serbest kalırdı..

Olaya bir de şöyle bakalım..

Karar gazetesi, Türkiye’de yargılamalara, gözaltılara itiraz ediyor. İBB eski Başkanı ve ilçe belediye başkanlarının yargılanmalarına itiraz ediyorlar..

İngiltere’deki kralın kardeşinin gözaltısına bile, “Hukuk devleti” ilkesi gereği alkış tutuyor gibi yapan Karar, Türkiye’de yolsuzluk yaptığı için gözaltına alınan rüşvetçilere sıra gelince, “Siyasi dava” tanımlaması yapabiliyorlar..

Kusura bakmayın..

Ramazan vesilesi ile, bu kadar kendimi sansürleyebildim.. Bunu da ağır bulanlardan, affımı dilerim.. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

atmaca

ben yanıtlayım kararda yazan ömer erdem ve taha akyolu. lailklik ufuksuzluğuydu cumhuriyetin dinden bahsetmek yasaksa eğer. zeynep oral ibadetin kölelik olduğunu biliyor mabetlere girmekten çekinen özdemir ince mustafa özçelik kadar düşman bilseydi laiklik maskesi takanları. ataol behramoğlu gerektiğinde solcudur şiirselliği diline yakıştırmış. tanzimatla başlayan çöküştü lozanın kerametini biliyorsa kadir mısıroğlu. kurtuluş savaşı felsefesine yakındır duruşu nutuktan nasipsizleri paylayan sinan meydanın. hemingwayin çanlar kimin için çalıyoruna tolstoydan savaş ve barış. emile zolada sömürge sosyolojisi için adam simitin milletlerin zenginliği. keynesi eleştirmek refaha karşı çıkmaktı batıda. heideggerin modern zaman eleştirisi karşılık bulurmu karl jasperde. ortaçağa yönelikmi modern eleştirisi furuğ ferruhzadda. bunlar düşünülmüş türkiye ölçeğinde haldun tanerle. zülfü livaneli dünya yazarı övgüyle sözediyor yaşar kemalden. hüseyin rahmi yeni hayat demek ülke sevgisiyle kucaklaşmak. yakup kadri anadolu köylüsünü işliyordu yaban romanında. refik halit devrimleri taklitten ibaret görmüştü atilla ilanın aksine. ziya gökalpe tepeden bakan elif şafağın gelenekçiliği. ayşe kulin kadar batı kimlikli nihat gençin yazar saymadığı. intihal davasını kaybetti mine kırıkkanata romanlarından aşırdığı. murat gülsoy oysa herkes kendisiyle meşgül diyordu yalnızlıklara.

Ilhami bey

Tipki fransa da sarkozy nin 5 sene yatmasi gerekirken, 3 hafta vip odada hapsedilmesi gibi. Yan odalarda da korumalar eşlik ediyor. Adam çikti 200 sayfalik kitap yazdi. Zavalli karar yazarlari, batidan medet uman ezikler. Bati da hukukun ayaklar altinda oldugunu, dusunen Fransa halki çok iyi biliyor, keske siz yazar Ali bey de o halkin yorumlarini okusaniz. Nice malzemeler var, ibretlik.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23