• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Kılıçdaroğlu’nun Danıştay’ı tehdidini, SP tabanı duydu!

30 Haziran 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

İmzalanmasından bu yana, Saadet Partisi’nin ve onun yayın organı Milli Gazete’nin, SP’nin yakınındaki vakıf ve derneklerin sürekli eleştirdikleri ve AK Parti’yi suçladıkları bir İstanbul Sözleşmesi var.

Gaylere, pozitif ayrımcılık yapılmasını öngören sözleşme.

“Cinsel yönelim” adı altında, üçüncü bir cins ihdas etmeyi planlayan bir sözleşme.

SP’nin de eleştirilerini dikkate alarak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan konuyu bir daha gözden geçirdi.

Ve İstanbul Sözleşmesi’nden geri adım attı.

Bu geri adım sonrasında SP’lilerin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bir teşekkür etmeleri gerekmez mi?

Gerekir..

Diyecekler ki, “Vazifesini yapıyor, ne teşekkürü?”

Buna da “Eyvallah” derim.

Ama.. Devamında..

Hemen her gün SP ile resmi bir ittifak anlaşmaları varmış gibi açıklama yapan CHP, o İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar yürürlüğe girmesi için Danıştay’da dava açıyorsa..

SP’lilere iki tercih doğuyor:

1) Lut kavminin helakına sebep olan fiili normalleştirmeye kalkan CHP ile yol yürüyerek, ahiretimizi berbat edemeyiz.

2) Lut kavminin helakına sebep olan fiili AK Parti meşrulaştırıyor diye eleştirdik ama. Lut kavminin fiilini meşrulaştıracak olan, ittifak hazırlığı içinde olduğumuz CHP ise, ona bir şey demeyiz.

Bu yol ayrımındaki Saadet Partililer, konuyu konuşmayarak, es geçerek, unutturacaklarını sanmasınlar.

AK Parti yanlışı yapınca ona saldıracaklar..

Saldırsınlar.

Ama aynı yanlışı CHP yapınca ona toz kondurmazlarsa..

Tam da laikçilerin yaptıkları “din istismarı” suçlamasına hakederek muhatap olurlar..

CHP’nin İstanbul Sözleşmesi’ne desteği, öyle sıradan bir destek de değil.

Dünkü grup toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Danıştay hakimlerini tehdit ederek, bu konuda ne kadar kararlı ve tavizsiz olduklarını da deklare etti.

Kılıçdaroğlu’nun sözleri şöyle:

“Kadına şiddeti engelleyecek, önleyecek olan uluslararası bir sözleşme. Güzel bir kentimizin ismi var orada. Meclis’ten oy birliği ile geçmiş. Bir sabah kalkıyoruz ben bunu kaldırdım. Kimsin sen? Meclis’in üstünde misin? Şimdi olay Danıştay’da. Danıştay’daki hakimlere de sesleniyorum. Eğer aklınızı kiraya vermediyseniz, o sözleşmeyi yeniden ihya etmek zorundasınız. Yapmadığınız taktirde siz de Saray’ın kalemşörleri olarak anılacaksınız.”

Şimdi tek tek soralım.

Temel Karamollaoğlu’ndan başlayıp..

Mustafa Kamalak’tan geçip..

SP’nin diğer üst yöneticilerinin tamamını siz ismen buraya yazdığımı varsayınız..

Tek tek hepsine soralım..

“Bu tehdide karşı, siz ne düşünüyorsunuz?”

Daha durun..

Saadet Partisi ile birlikte, AK Parti’yi sıkıştıracağız..

“Zina niye serbest, bu ülkede” diyeceğiz..

Zinanın tekrar suç olması için, AK Parti’den talepte bulunacağız.

Ama, yıllardır “toplumun ahlakının, AK Parti eliyle dejenere edildiği” iddiasındaki SP, İstanbul Sözleşmesi’nde CHP’nin bu söylemine bir itirazda bulunamaz ise..

“Doğruya, biz ‘doğru’ deriz” diyemez ve AK Parti’nin İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme kararını destekleyemezse..

Zinanın suç olması için, AK Parti’den nasıl talepte bulunabilir ki?

Anında CHP, onların tepesine iner.

2004’te de zaten, zinanın suç olarak düzenlenmemesi organizasyonunda, CHP’nin baskıları etkin olmadı mı?

Şimdi AK Parti, yeni yeni gerçekten iktidar koltuğuna oturduğu bir dönemde..

Zinanın suç olması için, talepte bulunabileceğimiz bir süreçte..

SP’nin CHP ile ittifak kurmayı ciddi ciddi planlaması..

SP’lilerin, yıllardır yaptıkları, “Zinanın suç olmaktan çıkarılması, AK Parti döneminde oldu” eleştirisinde de samimi olmadıklarını ispatlamış olacaktır.

Bu noktada, bir hususu da aydınlığa kavuşturmak zorunlu..

AK Parti ile SP arasında, bugün itibari ile tek ciddi ayrılık, Avrupa Birliği konusundaki düşüncelerdir.

Avrupa Birliği konusunda, SP’nin tavrı net: “Türkiye’nin yeri, Avrupa Birliği’nin yanı değil, İslam ülkelerinin yanıdır.”

AK Parti, bu kadar net olmasa da..

Zaman zaman efelenip, “Ya alın ya da biz başımızın çaresine bakarız” diyor.

Tam bu noktada, SP’nin niyeti, gerçekten AB’nin karşısında bir politika ise..

Tercihinin CHP’den yana olması mümkün değildir.

Çünkü CHP, AB konusunda hiçbir tartışmaya bile fırsat vermeden, “Tercihimiz AB’den yanadır” diyor.

Hatta AK Parti’nin, AB’ye posta koymak için öne sürdüğü, “İslam ülkeleri ile ittifakı geliştirmeliyiz” söylemini de, CHP’liler “Çağdışı kafa işte bu” diye hedef tahtasına koyuyor.

Bu durumda, SP’liler, nasıl olur da, AB’den kesinlikle taviz vermeyen CHP’yi, AK Parti’ye tercih edebilir?

 Kimse, SP’yi AK Parti’ye yamamak istediğimiz yalanı ile, gerçeklerin üstünü örtmeye de çalışmamalı..

Net olunmalı..

Verdiğimiz somut örneklerde, SP’yi SP yapan görüşlerde, CHP ile tamamen zıt düşüncelere sahip olunduğunu kimse gizlememeli..

Konuşmayarak, sorunları çözmüş olamazsınız.

“O konuda görüşümü açıklamayacağım” diyerek, meseleyi unutturamazsınız.

Din kardeşliği hatırına, bazı eleştirilerimizi yumuşakça yapıyor olsak da..

SP yönetiminin, Lut kavminin savunuculuğunu yapan CHP ile ittifak yolunda atacağı her adımın, aslında kendisinin de intiharı olacağını bilmesi gerekir.

O dakikadan sonra..

Bizden de yumuşak eleştiri bekleme hakları kalmayacaktır.

SP’nin bizdeki hatırı, eşcinselliğe karşı çıkmaları sebebi iledir. Zinaya karşı çıkmaları sebebi iledir. Körü körüne AB sevdalısı olmamaları sebebi iledir.

Eğer onlar, bu ilkeleri arka plana atarlarsa..

Bizdeki hatırlarını da, yitirmiş olacaklardır.

O kavramlara bizim samimi olarak verdiğimiz önemi, onların istismar amacı ile sahiplendiği gerçeği ortaya çıkmış olacaktır.

O dakikadan sonra da..

Ha CHP’liler..

Ha SP’liler..

İkisi de aynı konuma düşmüş olacaklardır.

Lut kavmi için, Danıştay üyelerini tehdit edecek kadar pervasızlaşmış bir CHP ile ittifak kuracak olanlar..

Sadece dünyalarını değil, ahiretlerini de berbat etmiş olacaklardır.

Biz hatırlatalım..

Tavan duymasa da..

Taban, mutlaka duyacaktır..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şuayıp

Erdoğanı yıllarca dikdatörlükla suçluyorlardı işi o kadar ileriye götürdülar ki kendilerini desdeklemiyen herkesi, şimdide mutayıtları, bankaları, imza atan bürokratları tehdit ediyorlar .Demek ki ittifak ortaklarını da tehditle yanların da tutuyorlar.
  • Yanıtla

De getlen, ne bu tengit, chp demek canı cehenneme parazit

Ne pire ne bit, kindar hizmet yok intikam tenkit var put yapar çünkü ona tapar onun haricindekileri yıkar, iyide bunu anladım tedaviye ihtiyaç var içlerinde o kadar gözü aç var. milli görüşün amacında ne var, bilmiyom yamacında sayın erdogan var. Muhalefet demek bu deyil çalışmak yarişmak bunu yapmayan ahmak bumu millet vekili olmak?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23