İSPARK’ta gişeleri kır, oyum sana!
İSPARK’ta gişeleri kır, oyum sana!
ALİ KARAHASANOĞLU
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, salı günkü TBMM Grup konuşmasında sarfettiği bir cümle var..
Otoyol ve köprülerin gelirlerinin özelleştirilmesi ile ilgili tespitlerimi dün yapmış ve “Bu adam zırzır cahil” demiştim..
Yine aynı konuşmadan, bir başka bölümü masaya yatıralım.
O bölüm hakkında gazetelerin yaklaşımlarını da irdeleyelim..
Bir siyasi parti genel başkanı düşünün..
“Otoyol geçişlerinden, köprülerden ücreti kaldıracağız” diyor..
Bu sözü, ciddiye alan kimse yok..
Şaka yapmıyorum..
Önümde hemen tüm gazeteler duruyor.
Siyasi iktidar yanlısı diye suçladıkları gazeteleri kenarda tutuyorum..
Cumhuriyet’e bakıyorum.
Sözcü gazetesine bakıyorum. Karar gazetesine bakıyorum. Milli Gazete’ye Yeni Asya’ya bakıyorum..
Hiçbirisinde birinci sayfada bu cümle yok..
“Tırışkadan laflar” demeye getiriyorlar..
Ama Özgür Özel ciddi ciddi vaad ediyor:
‘Alacağız elimize balyozu, gişeleri kıracağız” diyor..
Cumhuriyet gazetesi adeta, “Ne saçmalıyor bu adam” modunda, sayfaya koymaya bile gerek görmüyor..
Sözcü gazetesi, “Anlat anlat. heyecanlı oluor” diyor, kendisi vermiyor..
Ama heyecanlı olacağını göstermek için Korkusuz isimli yavrusuna sürmanşet yaptırıyor.
“Yerlerde süründürüyor olsak da, yine de bir ağırlığımız var. Sözcü’de böyle boşa beleş bir cümle olur mu?” diyorlar..
Sözcü sayfasına almadıkları sözleri, Korkusuz’da şöyle başlıktan veriyorlar:
“Otobanlardaki bütün gişeleri kaldıracağız.”
Hani benim de takılasım geldi.
“Özgür bey, hangi çağdayız.. Artık gişe mi kaldı. Her yerde otomatik sistem var artık..”
Farkındayım..
“Onlar abartıyor. Ben de her yerde var” diyerek abartmış oldum.
Her yerde otomatik sistem yok.. Ama şu bir gerçek ki, hemen hemen yarıdan fazlasında, artık gişe kalmadı..
Belki de Özgür Özel, bunu kastediyordur..
“Gişeleri kaldıracağız. Otomatik bileti keseceğiz. Bu arada biraz paraları cebimize kaçırırsak, onu da kendi hanemize kazanç yazacağız?”
Olur mu olur..
Atlamış olmayalım, Birgün gazetesi bu haberi vermiş..
“Satışlara tepki: Gişeleri kaldıracağız” başlığını kullanmışlar..
Haksızlık etmeyelim Özgür beyin sözlerini, partisinin resmi internet sitesinden birebir alıntılayalım:
“Buradan alacaklılara söylüyorum, alacaklara. Daha bugüne kadar Özgür Özel’in ‘Yapacağım’ deyip de şartlar oluştuğunda yapmadığı bir iş, tutmadığı bir söz yoktur.”
Söz verip de yaptığı ne iş var, ben hatırlamıyorum ama..
Belki “Kamer Genç’in mezarında rakı içmeye söz verdim. Gittim içtim” diyebilir..
Dolayısı ile fazla itiraz etmeyelim..
Konuşmanın devamını aktaralım:
“Bu geçiş garantisi falan filan oraya buraya yaptıkları köprüleri, otoyolları bir güzel milletin malı haline getireceğiz Allah’ın izniyle, Allah’ın izniyle.”
“Allah’ın izniyle” ifadesini iki defa söylemene gerek yoktu, Özgür bey..
Bir defa söylemen yeterdi..
Ama merak ediyorum..
Senin bir ekonomist ekibin vardı. Bir de muhafazakar geçinen koron.
Ali Babacan’lar vardı.
Temel Karamollaoğlu’lar, Ahmet Davutoğlu’lar..
Bunlar ne derler bu işe?
İktidara geleceksiniz. Ve yapılmış anlaşmaları yırtıp atacaksınız..
Nasıl olacak bu?
Hukuk nerde?
Adalet nerde?
Saadet Partisi’nin Adalet Sofrası nerde?
Mahkeme siz misiniz?
Danıştay siz misiniz?
Hayır, tabii ki absürt bir anlaşma varsa..
Şimdiden açıklasınlar.
CHP eski Milletvekili Ersin Arıoğlu, Avrasya Tüneli ve Çanakkale Köprüsü’nün yapımında ikili-üçlü konsorsiyumun ortağı idi.
Özgür bey çıksın, “Devleti benim milletvekilimin de içinde bulunduğu ortaklık kazıkladı. Kazık miktarı şu kadar. Bu miktarı onların alacakları tahsilattan indireceğim. Kendi rızaları ile bu indirimi kabul etmezlerse, sahtekarlıklarını ortaya koyup, bir de fazladan hapis cezası verdireceğim” derse..
“Helal Özgür bey. Ben de sizinle beraberim” derim..
Ama, herkesin katılabileceği ihalede, bir işi alan müteahhitten, o işletmeyi geri alacağını iddia eden adama..
Burdan yazmayayım ama.
Siz tahmin edin o genel geçer sözü..
Aynen onu derler..
Aslında Özgür Özel’i, kendi yandaşları bile ciddiye almadığına göre, bizim de uzun uzun değerlendirme yapmamıza gerek yok..
Ama, tarihe not düşülsün.
Bu adamların ne kadar rezil söylemleri dillendirdikleri, ne derece yalanlarla iş kotarmaya çalıştıkları, bir kenarlara yazılsın, ve belge olarak dursun..
Otoyollardaki gişeleri kaldırmaya kalkışan, bunun sözünü veren genel başkana, birileri hatırlatsın..
Bizim hatırlatmamıza kulak vermez.
Kendi partisinin kurmayları ona hatırlatsın:
“Şu an bizim elimizde olan belediyelerde, birçok gişe var. Biz bu gişeleri kaldırmadan, otoyollardaki gişeleri kaldırma sözünü nasıl veriyoruz?”
Öyle ya..
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde, İSKİ gişeleri var.
İGDAŞ gişeleri var..
Bunları kaldırmadan, “otoyollardaki gişeleri kaldıracağız” sözünün ne anlamı olabilir ki?
Belki diyebilirsiniz, “Doğalgazı belediye para verip alıyor. Mecburen para ile satacak.”
Peki..
Suyu ne yapalım?.
Allah’ın suyu..
Zaten 2019 ve 2024 seçimleri öncesinde, hem Ekrem İmamoğlu, hem de Mansur Yavaş, suyun bir insan hakkı olduğunu söylemişlerdi..
Haydi, İSKİ’deki gişeleri kaldırabiliyor musunuz?
Veya, toplu ulaşımda otobüslerdeki bilet okuma aparatlarını kaldırmaya var mısınız?
Yoksunuz..
Ama, milletle alay ediyorsunuz..
Balyozlarla, gişeleri kıracağınızı iddia ediyorsunuz..
Otoyollardaki gişeleri kaldıracaklarmış.
Maalesef Sözcü itibar etmese de. Cumhuriyet itibar etmese de.
Birgün’deki marksistler gibi, aklı bir karış havada kimileri, bu sözlere kanabiliyor.
Ve yazımı arşiv sayfamızdaki bir örnekten yola çıkarak bitirelim..
Otoyollardan, köprülerden geçişi bile bedava yapma sözü veren CHP Genel Başkanı’na soralım..
Bırakın yoldan geçmeyi. Bırakın köprüden geçmeyi..
Siz duran arabaya İspark vasıtası ile fatura çıkartıyorsunuz..
Hem de özel parklardan daha yüksek fatura çıkartıyorsunuz..
Size söz: İspark’ta gişeleri kaldırın. Duran arabaya bile yazılan ücretleri kaldırın. Oyum size..
Hodri meydan..