• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

“Doktorlar kaçıyor kaçıyor” diyorlardı…

16 Mayıs 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

“Doktorlar kaçıyor kaçıyor” diyorlardı…
ALİ KARAHASANOĞLU

2021 yılında sezonu açtılar..

2022, 2023, 2024’te; özellikle seçimler öncesinde müthiş bir algı operasyonu yaptılar.

“Gençler ülkeden kaçıyor” dediler.

Bu algıyı yaparken, sadece lise mezunlarının üniversite eğitimi için yurt dışına tercih etmeleri değil, aynı zamanda bu ülkede yüksek tahsil görüp, yurt dışında çalışmak isteyenleri de, algı operasyonlarına malzeme yaptılar. 

Şu veya bu sebeple, 86 milyonluk ülkede, tabii ki yurtdışında çalışmak isteyen üç kişi-beş kişi olur.

Bana sorarsanız vatanımdan ayrılmak istemem. 


Ama birileri de ayrılıyorsa, bunu da dert etmem.

“Ayrılan, kendi derdini düşünsün” derim.

Özellikle doktorlar üzerinden algı oluşturdular.

Türk Tabipleri Birliği bu işte, sol medyayla birlikte dinamo motoru işlevi gördü.



İddialarına göre, her yıl 2000 doktor yurtdışına kaçıyordu.

İşin aslını öğrenmek istediğimizde, haber servisinden arkadaşlarımız Türk Tabipleri Birliği’ni aradı, “elinizdeki bu verileri bizimle paylaşır mısınız” dediler.

Sol medya organlarında, çarşaf çarşaf “doktorlar ülke dışına kaçıyor” atılmasına kaynaklık eden Türk Tabipler Birliği‘nden, o başlıkları doğrulayacak şekilde, bekledik ki bize bir veri aktarsınlar.

Nerdeee..

Söyledikleri şu oldu: “bizim elimizde yurtdışına giden doktorlar diye bir çizelge bulunmamaktadır.”

Sorduk; “Bu gazetelerdeki, sizi de kaynak gösteren; ‘doktorlar yurt dışına çalışmak için gidiyorlar’ haberlerinin sebebi nedir.”


Cevapları şöyle oldu:

“Bizim elimizde böyle bir veri yok ama doktorların çalıştıkları kurumdan ayrılırken, başka bir kuruma geçerken veya yurtdışına giderken, orada işe başlayacakları kuruma ibraz etmek üzere, bizden bir belge istemeleri söz konusu. Sol medya organlarındaki rakamlar, bu belgelerin sayısıyla örtüşüyor.”

Kendilerine hatırlattık, “Bu ahlaksızlık değil mi, bu sahtekarlık değil mi.

Siz Türkiye içerisinde bir kurumdan diğer kuruma geçmek isteyen, başka bir kurumda işe başlamak isteyen veya yurtdışına gidip orada bir kuruma müracaat etmek isteyenlerin hepsini içerecek şekilde belge talebi rakamı veriyorsunuz. Ama solcu ateistler, bu rakamı, sanki sadece yurt dışına gidenler söz konusuymuş gibi çarpıtıyorlar.”


Türk Tabipleri Birliği’nin yetkilileri, hatırlatmalarımıza cevap veremediler, o tarihte biz de bu algı çalışmalarını haber yaptık.

Özellikle önceki Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, bu konuda ayrıntılı olarak rakamları ifşa etmesi ile birlikte, yapılan algı operasyonları sona erdi. Hemen hemen 1,5 yıldır, yurt dışına çalışmak için giden doktor sayısına yönelik haber, artık yapılmaz oldu.

Çünkü yurtdışına çıkışta abartıldığı kadar bir sayı söz konusu değil.

Onlar rakamları çarpıtarak, dört sene boyunca algı yaptılar, gerçekler yüzlerine vurulunca, şimdi o konuda yalan haber üretemiyorlar.

Ama ben onlara, tersine göç şeklinde, gerçek bir haberi aktarayım.

Ve Ak Parti iktidarında, “doktorlarımız yurtdışına çalışmak için gidiyorlar” yalanını uydururken, aslında bundan üzüntü duyup duymadıklarını, gerçekten yurtdışına giden tahsilli insanlarımız varsa, bunların ülkemize geri dönmesi halinde sevinç duyup duymayacaklarını bu vesileyle masaya yatıralım. 

 ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol açıkladı:

“Son 1,5 yılda yurt dışından başvuran 2 bin 500 kişiden, 194’ü ASELSAN’da işe başladı”. Akyol, “tersine beyin göçünde net pozitif seviyeye ulaştık ve şirketin küresel büyümesi sürüyor” dedi.

Biliyorum muhalifler buna da kılçıklık yapacaklar, “bakın kendiniz itiraf ettiniz, yurt dışında 2500 mühendisimiz varmış. Varmış ki; bunlar ASELSAN’da çalışmak için müracaatta bulunmuşlar” diyecekler.


2500 mühendisin, kaç yılda yurtdışına gittiğini bilmiyorum.

Mühendislerimizin yurtdışında olması, deneyimlerini artırmaları açısından ülkemiz için bir kazanç olarak yorumlanacağı gibi, mühendislerimizin becerileri üzerinden başka ülkelerin kazanç sağlamaları, bizim için bir kayıp olarak da değerlendirilebilir. 

Ama sonuçta yurtdışında yaşayan 2500 mühendisimizin ASELSAN’da çalışmak için müracaat etmeleri ve onlardan sadece 194 mühendisi alabilmemiz gerçeği karşısında, artık tersine göç tescillenmiş demektir.

Kısır kavgaya girmeyelim.

“Ben dedim, sen dedin” tartışması gereksiz.

Sadece şunu yapalım.

2500 mühendisimiz Türkiye’de ve yerli bir firmamız olan ASELSAN’da çalışmak için müracaatta bulunuyorsa, solcusu-sağcısı bütün vatandaşlarımızın bundan sevinç duyması gerekmez mi?

Bakıyorum solcu medya organlarına.

“Doktorlar kaçıyor kaçıyor” diye günübirlik haberler yapan gazetelerin manşetlerine.


“Bu yıl da, 2000 doktor daha yurtdışına gitti” haberleri yapan televizyonların ana haber bültenlerine.

Hiç birisinde, 2500 mühendisimizin geri dönmek istediğini, ama onların sadece 194 tanesini kabul edebildiğimizi yazamıyorlar, anahaber bültenlerinde okuyamıyorlar.

O zaman; bu arkadaşların, Türkiye’den yurtdışına, eğer var ise beyin göçünden, gerçekten rahatsız olduklarını söylemek de mümkün değil.

Onlar siyasi iktidarın aleyhine, uyduruk iddialarla algı oluşturmak peşindeler.

Şunu diyebilirler, “tıp eğitiminde her yıl öğrencilerimiz için milyarlarca lira harcıyoruz. Bu öğrencilerimize harcadığımız milyarları başka ülkelerin transfer etmelerinin önünü nasıl alacağız.”

İyi niyetli bir şekilde bunu sorarlar ve birlikte bu konuya kafa yormamızı isteyebilirler.

Aslında böylesi bir durum, o vatan evlatları için bir handikap olduğu gibi, devlet için de bir acizlik göstergesidir.

Milyarlarca lira harcayıp, tıp eğitimi verdiğimiz öğrencilerimizin yurtdışına gidip orada şahsi anlamda para kazanmalarını bir devlet nasıl seyreder.

Almanya’da çalışacaksanız, gidin Almanya’daki üniversitede, ya cebinizden harcama yaparak, ya da Alman devletinin sunduğu imkanlarla tıp fakültelerini bitirin.

Biz Almanya’nın doktorlarını burada yetiştirme memuru muyuz.


Ama gerçekte, Türkiye’deki tıp fakültelerinden mezun olup, yurt dışında doktorluk yapan Türk sayısı çok sınırlı miktarlarda olduğu halde, böyle bir algı oluşturuluyorsa, bu da ülkenin itibarı için bir ihanettir.

Neyse ki ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, mühendislik alanında tersine göçün çok net verilerini bize aktardı.

Şimdi sıra diğer mesleklerde de, ‘Tersine Göç’le ilgili resmi rakamların ortaya konulmasında.

Ki şunu da hatırlatalım, ASELSAN ülke savunmasında çok önemli bir yeri olan, Erbakan hocamızın başbakan yardımcılığından bugüne, Milli Görüş çizgisindeki iktidarlar döneminde kendini ispat eden bir kuruluşumuz.

Bu açıdan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol’un şu hatırlatmalarını da dikkatten kaçırmamalıyız: “ASELSAN’ın 50 yıl önce ambargolara bir cevap olarak kuruldu ve ODTÜ bu süreçte stratejik bir rol oynadı. Avrupa’nın, günümüzde yaşadığı güvenlik endişelerini, Türkiye 1975 yılında tecrübe etti. 14 Mayıs 2004’te gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısının sektör için tarihi bir eşik oldu. Yurt dışından tedarik edilen projeler durdurulup, milli şirketlere verilmesi kararının ardından, ASELSAN 2 bin çalışandan 14 bin çalışana ulaştı.”

Akyol, ASELSAN’ın proje teslim sürelerini 48 aydan 28 aya indirdiğini ve üretim kapasitesini yaklaşık yüzde 200 artırdığını da bildirdiği konuşmasıyla, yüreklerimiz su serpti.

Bağımsızlık işte budur. Vatanseverlik budur. emperyalizmin karşıtlığı budur.

Solculara sesleniyorum, bağımsızlık iddianızda, vatanseverlik iddianızda, emperyalizm karşıtlığı iddianızda samimiyseniz, bırakın Avrupa ve Amerika güzellemelerini, gelin yerli ve milli kuruluşlarımızı kalkındırmak için birlik olalım.

Algı operasyonlarına son verin .

Bu ülke 86 milyon olarak hepimizin.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23