CHP’ye ‘Mutlak Butlan’ üzerine, fonlanmış medyanın ahlaksızlığı
CHP’ye ‘Mutlak Butlan’ üzerine, fonlanmış medyanın ahlaksızlığı
ALİ KARAHASANOĞLU
Mutlak Butlan kararı sonrasında, CHP’de yaşanılanlar üzerinden, medyanın ve siyasilerin sahtekarlıklarını sıralayalım..
Ekrem İmamoğlu’nun fonladığı t24 internet sitesi, dün CHP Genel Merkez binasında yaşanılanlarla ilgili olarak şu başlığı atmıştı:
“Kılıçdaroğlu tahliye istedi, polis CHP Genel Merkezi binasına girdi: Biber gazı sıkıldı, kapılar kırıldı, barikatlar yıkıldı, partililer dışarı çıkarıldı!”
Ahlaklı iseniz. Dürüst iseniz. Namuslu iseniz..
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, kendisine “genel başkanlık sıfatınız devam ediyor” şeklindeki mahkeme kararı tebliğ edilmesinden kaç gün sonra bu olayın yaşandığını da yazarsınız..
Yazabiliyor musunuz? Hayır..
Dürüst olsanız, barikatların CHP Genel Merkez Binasının kapısının arkasında kime karşı, niçin kurulduğunu da açıklarsınız.
Sandalyeler, koltuklar, masalar, bir partinin genel merkez binasının kapısının arkasında nasıl üstüste konulabilir, bunu izah edersiniz..
Ekrem İmamoğlu’nun rüşvet paraları ile fonladığı t24, bunu izah edebiliyor mu? Barikatın niçin kurulduğunu, bir partinin genel merkez binasının kapısının kapatılıp, ardına da bu yığınağın niçin yapıldığını izah edebiliyor mu?
Edemiyor..
Ekrem İmamoğlu’nun dağıttığı rüşvetle toplanan paralara aşık olmuşlar..
Barikatı görmezden gelip, biber gazı sıkılmasını yazıyorlar..
Bu arada bakıyoruz, Özgür Özel’e destek verdiği iddia edilen 100’e yakın milletvekilinden kaç kişi orda?
Mahmut Tanal.. Ali Mahir Başarır.. Bir de Murat Emir..
Bunların, parti merkezindeki kapının ardına yığılan koltuk ve masalarla ilgili bir izahatları var mı?
Mahmut Tanal eline almış bir hortum, polisi sulamaya kalkıyor..
Ama bu sefer pabucun pahalı olduğunu anlıyor, girişimi yarım kalıyor..
Ali Mahir Başarır, kendisini milletvekili listesine koyan Kemal Kılıçdaroğlu’na beddua ediyor:
“Yıllarca kendisiyle omuz omuza yürüdüğü arkadaşlarını dövdürtecekse, öldürtecekse Allah onun belasını versin. Bu millet onu affetmeyecek. Tarihi onu affetmeyecek.”
Bu arkadaş, çakarlı aracını menfaat karşılığında bir sabıkalı işadamına vermesinin izahatını yapabilmiş miydi?
Yapamamıştı..
Şimdi kendisine, milletvekililğini, dolayısı ile çakarlı aracı hediye eden genel başkanı Kılıçdaroğlu’na laf yetiştiriyor..
Murat Emir’i ise artık anlatmaya gerek yok..
O da, diğer belediye başkanları gibi, resmi nikahlı eş dışındaki kadınları otel odalarına atmakla meşgul..
Özel hayat diyecekler.
Ben de hatırlatacağım, kendilerine: “Amma geniş bir özel hayatınız varmış, arkadaşlar..”
Ve CHP Genel Merkezi’nden bir görüntü daha:
CHP’li bazı milletvekilleri, (Kılıçdaroğlu ile birlikte hareket edenler) genel merkez binasına girmek isterken, Özgür Özel taraftarlarınca içeri alınmıyorlar..
Mahmut Tanal, İstanbul’daki Ekrem İmamoğlu yandaşlığı sırasında, polise posta koyuyordu: “Ben milletvekiliyim. Bana dokunamazsınız.”
Şimdi kendi yandaşları, CHP’li milletvekillerine dokunuyorlar, engelliyorlar, hatta itekliyorlar, onları kendi parti binalarına sokmuyorlar, Mahmut Tanal ise, elinde hortumla ...
Haydi arkadaşlar, bunu da izah edin. CHP milletvekili, CHP genel merkezine nasıl giremez..
Bir başka fonlanmış gazete, Cumhuriyet internet sitesinden bir haber: “CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesine protesto”
Tunceli’de 6 yıldır cenazesi bile bulunamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun katili yakalanmak istendiğinde, “Polis gözaltına aldı. Polis arama yaptı..” diyeceksiniz.
Hatta polis Tunceli eski Valisi’ne gözaltı işlemi yaptığında, “Valiye gözaltı” diyeceksiniz.. Ve bu haberleri polisi överek yapacaksınız..
Ama polisin görevi dahilinde bir başka işlemine, “polis müdahalesi” diye tanımlama yapıp, protestoyu övgülerle anlatacaksınız.
Cumhuriyet’te bir haber daha: “Kılıçdaroğlu ekibinin ilk işi afiş indirmek oldu.”
Ne yapmalı idi, Kılıçdaroğlu?
CHP Genel Merkezi’nin duvarına asılan yargı kararına karşı direnç gösterileceğini belirten afişin orda asılmasına devam edilmesini mi istemeli idi?
Ama daha önemlisi, bu haberin içinde, fonlanmış internet sitesi iddia ediyor ki, Özgür Özel’in, parti genel merkezindeki genel başkanlar arasındaki fotoğrafı da kaldırılmış.. Kılıçdaroğlu taraftarları bunu yapmış..
Kılıçdaroğlu ile beraber hareket edenler binadan içeri girmeden, bu nasıl yapılmış olabilir ki?
Zaten daha sonra ortaya çıktı, Özgür Özel’in yakınları, genel merkezden çıkarken, Özgür Özel fotoğrafını da, provokasyon amacı ile indirmişler..
Ekrem İmamoğlu’nun fonladığı medya da, provokasyonu köpürtüyor..
“CHP’ye genel başkanlık yapmış Özgür Özel’in fotoğrafına bile tahammül edilmiyor” algısı oluşturulmak isteniyor.
Sanki Kemal Kılıçdaroğlu genel sekreterdi, Özgür Özel ise genel başkan..
Şunu da merak ediyorum..
Mahmut Tanal’ı milletvekili aday listesine kim koymuştu?
Kemal Kılıçdaroğlu.
Ali Mahir Başarır’ı kim milletvekili listesine koymuştu?
Kemal Kılıçdaroğlu. Hatta, Özgür Özel’i kim listeye koymuştu?
Kemal kılıçdaroğlu.
O zaman bugün, milletvekilliklerini Kemal Kılıçdaroğlu’na borçlu olan bu isimler, ne diye Kılıçdaroğlu’nu hain gibi göstermeye kalkıyorlar.
Bunu yapıyorlarsa, kendilerini bir hainin milletvekili yaptığını da zımnen kabul etmiş olmuyorlar mı?
Sözcü’den de bir aktaralım:
“Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin, Genel Merkezin tahliye talebinin yerine getirilmesine yönelik Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne verdiği dilekçeden saatler önce Kılıçdaroğlu ekibince Genel Merkez personelinin aranarak, ‘Tahliye işlemleri başladığında Genel Merkez’de olursanız sözleşmeniz feshedilecek, binayı terk edin’ dediği ortaya çıktı.”
Ne olmasını istiyorsunuz.
Mahkeme kararına direnen CHP binasındaki eski yöneticilerin, işçileri de kendi emellerine alet olmasını mı istiyorsunuz?
O çalışanlar, giriş kapısına yığınak yapılırken önleyememişler..
Bari polisin girişi sırasında, yargı kararının uygulanması sırasında ortalıkta dolaşmamaları gerekmez mi?
Ve son olarak da, bunların hepsini fonlayan Ekrem İmamoğlu’na gelelim..
Ekrem İmamoğlu, dün bir paylaşım yaptı. Paylaşımda şöyle deniliyor:
“Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir. Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir. ‘Yok hükmünde’ dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.”
Paylaşım devam ediyor.
Ama bu kadarı yeterli..
Saray darbesi diyorlar..
Ama davacısı CHP delegesi..
Şahitleri CHP’li isimler..
Şu an genel başkanlık koltuğuna oturtulan isim, CHP’de 13 yıl genel başkanlık yapmış bir isim.
Ve dahi, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Ekrem İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı yardımcısı adaylığı ile taltif etmiş Kemal Kılıçdaroğlu..
Eeee?
Saray darbesi nasıl oluyor?
“Ekrem İmamoğlu’nun CHP’yi ele geçirme operasyonu, başarısızlıkla sonuçlandı” değil de, “saray darbesi” nasıl oluyor?