CHP’li Suat, bakan Tekin’e sormuş, SP’liler cevaplasın!
CHP’li Suat, bakan Tekin’e sormuş, SP’liler cevaplasın!
ALİ KARAHASANOĞLU
Bitlis Mutki Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde satanist gösteri değil..
Noel baba etkinliği değil..
19 Mayıs etkinliklerinde gördüğümüz üzere vals eşliğinde kızlı erkekli danslar değil..
Ramazan Bayramı vesilesi ile, ‘Bayramlaşma Programı’ planlanmış..
Ki yine Bitlis’ten ayakta alkışlanacak bir organizasyondan daha, bu vesile ile haberdar oldum..
Birileri salamından baklavasına kadar tüm dünyevi zevk yiyecekleri barındıran 2.900 TL’lik menüyü, iftar sofrası ile tanıtadursun..
Bitlis’te Hatuniye Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, kendi aralarında iftara gitmek için topladıkları parayı, Bitlis Yetim Ehli Temsilciliği aracılığıyla Gazze’deki mazlum çocuklara göndermişler..
Tebrikler Bitlis. Tebrikler Bitlis’teki İmam hatipler.
Diğer Anadolu liselerimizde de mutlaka benzeri organizasyonlar vardır.
Onlara da teşvik olması amacıyla, Bitlis’in şahsında, tüm liselerimizi hayra koşmaya davet edip..
Mutki Anadolu İHL’ye dönelim..
Öğrencilerimiz, öğretmenlerine “moruk, naber” ile değil..
“Bıçak çekme” ile değil..
“Silah sıkma” ile değil..
“Kızlı erkekli kavgalara karışma” ile değil..
Bir “bayramlaşma” ile sosyal medyada gündem olmuşlar.
Bayramlaşma görüntülerinde, kız öğrenciler bayan öğretmenleri ile sarılarak bayramlaşıyorlar.
Öğretmenlerin yüzlerinde tebessüm. Öğrencilerin yüzlerinde tebessüm..
Erkek öğrenciler, erkek öğretmenleri ile bayramlaşıyorlar. Yine yüzlerde tebessüm..
Sosyal medya görüntüleri, şu not ile bitiyor:
“Hayat paylaşıldıkça güzelleşir; bir tebessümle bir selamla bayrama dönüşür.”
Sanki diğer liselerden çok daha kötü bir eğitim veriliyormuş gibi algı yaparak “Torunlarımı İmam Hatip’den aldım” diyen Temel Karamollaoğlu, seni unutmayacağız..
“İmam Hatipler deist yetiştiriyor” diyen Cübbeli Ahmet hoca, özür dilemezsen, seni de unutmayacağız..
Ama bugünkü konumuz, Temel Karamollaoğlu’nun kefil olduğu..
Saadet Parti’li vekiller Bülent Kaya’ların, Mustafa Kaya’ların, Necmettin Çalışkan’ların milletvekili listesinde yer aldığı CHP’deki bir isminin, Milli Eğitim Bakanı’na verdiği soru önergesi..
Cumhuriyet gazetesinden okuyorum haberi: “Öğrencilerin cinsiyetlerine göre ayrıştırıldığı, okullarda karma eğitim ilkesinin yok sayıldığı görüldü” şeklindeki bir takdimle, CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş’ın, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e cevaplandırması için verdiği soru önergesi aktarılmış..
Sorular şöyle:
“1. Söz konusu etkinlikte kız ve erkek öğrencilerin öğretmenleriyle birlikte cinsiyetlerine göre ayrılarak kutlama yapması Bakanlığınızın bilgisi ve onayı dahilinde mi gerçekleşmiştir?”
Milli Eğitim bakanımız ne cevap verir bilmiyorum..
Ama Türk halkının % 90’ı, “çok güzel olmuş, biz onaylıyoruz” diyeceklerdir.
Üç tane kokona, iki tane LGBT kafalı çağdaş yaşamcıların onay vermesini de beklemiyorum, zaten..
İkinci soruya geçiyorum:
“2. İlgili ilçe eğitim müdürlüğü ve ilgili okul yöneticileri hakkında, karma eğitim ilkesine aykırı bu uygulama nedeniyle bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?”
28 Şubat bitmişti ha..
28 Şubat’ta bile, bugün yaşanılanlar görülmemişti ha!
“Hak, hukuk, adalet” diyordunuz ha..
Ahmet Davutoğlu, “Şehir Üniversitesi 28 Şubat’ta kapatılsaydı, hep birlikte tüm millet karşı çıkardı. Ama şimdi?” diyerek, hazinenin arsalarına çöken bir üniversiteyi, hak adına savunup, Erbakan hocanın Başbakanlıktan indirildiği süreçte bile, böyle bir hukuksuzluk olmadığını öne sürebiliyordu ha.
Başbakan makamından indirilmiş.
Muhterem, Şehir Üniversitesi’nin hazine arsasına çökmesini savunup, “o darbe sürecinde bile kapatılamazdı” diye ahkam kesiyor.
Şimdi görüyoruz, Davutoğlu’nun ittifak yaparak seçime girdiği CHP’nin vekili, bayramlaşan öğrencilere bu imkanı sağlayan idareciler için, soruşturma açılıp açılmayacağını soruyor..
Bakan Tekin sussun, Ahmet Davutoğlu cevap versin:
“Sayın Davutoğlu, Siz bugün Başbakan olsaydınız. Cumhurbaşkanı olsaydınız. Milli Eğitim Bakanı olsaydınız, kız öğrencilerin gönül rahatlığı ile, bayan öğretmenlerine sarılarak bayramlarını tebrik etmelerini. Erkek öğrencilerin hakeza, gönül rahatlığı ile erkek öğretmenlerine sarılarak bayramlarını tebrik etmeleri sebebi ile, fitnecilerin tahrikini dikkate alıp, soruşturma açar mıydınız?”
CHP’li vekilden üçüncü soru:
“3. Öğrencilerin toplumsal yaşamdan izole edilmesine ve cinsiyet temelli bir ayrışmaya tabi tutulmasına neden olan bu uygulamanın pedagojik gerekçesi nedir?”
Bu soruyu da, solcuların pisliğinde mavi boncuk bulan ve SP’yi, CHP’nin din karşıtı söylemine payanda yapan Prof. Mehmet Bekaroğlu versin.
Ne de olsa, kendisinin meslek alanına giriyor, “pedagojik gerekçe”ler..
Son soru:
“4. Bakanlığınızın, bayram kutlamaları ve sosyal etkinliklerde ‘harem-selamlık’ benzeri uygulamaların önüne geçmek adına okul yönetimlerine yönelik bir talimatı veya denetim planı bulunmakta mıdır?”
Bizim görüşümüzün ne olduğunu okurlarımız biliyor..
Ben CHP’li vekilin verdiği bu soru önergesindeki “haremlik-selamlık” konusunda, evlerinde akraba ziyaretlerinde hassasiyetlerini bildiğim SP’li vekillere sorayım.
İsim isim sorayım:
SP Milletvekili Bülent Kaya’ya yöneltelim sorumuzu, “Haremlik-selamlık diyor, vekil seçildiğiniz partinizdeki arkadaşınız. Ne dersiniz?”
Diğer vekil Mehmet Atmaca’ya sorayım.. “Ne güzel, Gazze’ye yardım için kollarınızı sıvamıştınız. Ama Türkiye de Gazze’den iyi değil. Bu ülkenin çocuklarını karma eğitime mecbur tutan, oy istediğiniz hacı amcaların bastıkları mühür ile vekil olan CHP’li bir isim, bakanımıza küstahça soruyor, siz cevap vermek istemez misiniz. Yoksa sadece Netanyahu’ya mı karşısınız? Türkiye sizi ilgilendirmiyor mu.”
Necmettin Çalışkan’a soralım:
“Siz de Gazze’ye yardım götürüyordunuz. Bir de Bitlis’e bir yardım eli uzatsanız. Şu CHP’li vekilin haddini bildirseniz?”
“1 trilyon 254 milyar liranın faize ayrıldığı bir bütçede ‘En büyük payı eğitime ayırdık’ demek ne kadar gerçekçidir? Aksine, bu ifade milletle alay etmek değil midir!” “sözlerinin sahibi Mehmet Kahraman’a soralım: “Önce ahlak ve maneviyat diye yola çıkan Erbakan’ın talebelerinin, şimdi ‘haremlik-selamlık’ soru önergeleri veren bir parti ile ittifak yapmış olması, milletle alay etmek değil midir?”
Devam edelim Saadet partili milletvekillerine sormaya..
“Kudüs meselesi yalnızca bir toprak meselesi değil; aynı zamanda bir inanç, tarih ve vicdan meselesidir.” paylaşımı ile, konuların derinlemesine irdelenmesini arzu eden Şerafettin Kılıç, ‘haremlik-selamlık’ soru önergesi sadece bir önerge değil, İslam karşıtı bir zihniyetin dışa vurumu olduğu konusunda ne dersiniz?”
Sıra Mesut Doğan’da..
“Tanrıyı Kıyamete Zorlayanların Karşısında Kim Nasıl Duracak?” diye soran Mesut Doğan’a da biz soralım: “Küresel sorunları tabii ki gündeme taşıyın. Ama ülkemizdeki kıyameti çağıranlara karşı, seçmene verdiğiniz haremlik-selamlık özgürlüğü taahhütünüzü kısmen gerçekleştiren kardeşlerinize, ahlaksızca saldıranlara karşı, kim, nasıl duracak.”
Ne güzel bir mesaj paylaşmış Birol Aydın: “Keşke ŞİA’yı dert edindiğinizin yüzde biri kadar CIA’yi dert edinebilseydiniz!”
Doğru söze, eyvallah denir.. Ama biz de kafiyeli olmasa da, hatırlatalım Birol beye:
“Keşke Erdoğan’ı dert edindiğinizin yüzde biri kadar; din adına ne varsa, karşıtlık sergileyen CHP’lileri dert edinebilseydiniz!”
Ve geldik Mustafa Kaya’ya..
“20 yıldır iktidardasınız. Lütfen bir daha düşünün” derken..
AK Parti’nin yapamadıkları için, “20 yıldır iktidardasınız ya” diye, “niye yapamıyorsunuz ki.” diye akıl veren Mustafa Kaya’ya soralım: “Evinizde, çalışma hayatınızda uyguladığınız haremlik-selamlık için, soru önergesi verenlerle sizin işbirliği yapmanızı lütfen bir daha düşünür müsünüz.”