Aloo Bekir.. 2 ay daha sallamışlar, duydun mu?
Aydın Doğan’ın “kağıt üçkağıtçılığı” davasının değişik boyutları vardı.
Bir kolu, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde yürüyor.. Halka açık şirket olan Hürriyet’te küçük yatırımcıyı zarara uğrattığı yönü ile..
Bir kolu, Küçükçekmece Adliyesi’nde yürüyor.. Hürriyet gazetesinin mali tabloları “kağıt üçkağıdı” ile tahrif edilip, az vergi ödendiği için..
Bizim tespit edebildiğimiz üçüncü kol ise.. İstanbul Anadolu Adliyesi’nde yürüyor..
Doğan Dış Ticaret, Işıl Ticaret A.Ş. gibi Doğan grubunun tepe şirketlerinin merkezinin Üsküdar’da olması sebebi ile.. Bu şirketlerin mali tablolarındaki vergi sahteciliklerinin yargılaması da, Anadolu asliye ceza mahkemelerinde yürüyor..
Dünkü manşetimizde okudunuz..
Anadolu asliye ceza mahkemelerindeki üç dava, Yargıtay 19. Ceza Dairesi tarafından “mahkumiyet kararı verilmeli” gerekçesi ile bozulmuştu..
Şimdi ne olacaktı?
Biz bunu soruştururken..
Anadolu adliyesinde duruşması olan bir avukat okurumuzdan telefon geldi..
“Ali Bey.. Siz yazmışsınız ama.. Biraz uzak kalmışsınız. Sizin bahsettiğiniz sahte belge kullanarak vergi kaçakçılığının bugün duruşması vardı..” der demez..
Hemen sordum: “Ne oldu?”
“Hiçbir şey olmadı.. Hakim mazeretli idi.. iki ay sonrasına ertelendi” dedi..
Buyrun buradan yakın..
Kağıt üçkağıdının Çağlayan Adliyesi’ndeki küçük yatırımcıyı zarara sokma bölümünün yargılamasında..
SPK hukukçuları, 2013 Mayıs’ında dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’a gidip, “Aydın Doğan ve arkadaşlarının suçu çok net. Yargıtay 7. Ceza Dairesi de, ‘Mahkumiyet kararı verilmeli’ diyerek bozma kararı verdi.. Ama kuşkularımız var, mahkemeye etki ederek, beraat kararı almaya çalışıyorlar. Bilginiz olsun” demişlerdi..
Bunun üzerine Tayyip Bey de.
Mahkemeye etki etme iddiasının araştırılması için..
Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i arıyor ve soruyordu: “Ne iş Sadullah.. Neler oluyor? Yargıtay mahkumiyet demiş. Ama hakime etki ederek, beraat için çalışıyorlarmış!”
Sadullah Bey, etki iddialarının kendilerine de geldiğini, takip ettiklerini söylüyor..
Sonra ne oluyor?
Haftasında, duruşma yapılıyor ve hakim beraati çakıyor.
Tayyip Bey tekrar Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e soruyor: “Dedin ki, böyle böyle dava görülmedi filan falan diye. Ee, dava görüldü...”
Sadullah Bey tekliyor: “Mahkemeden aldığımız görüşme gününü yazıp vermiştim size. Bilgi notu olarak.”
Tayyip Bey tekrar hatırlatıyor: “Ama işte bak, dava görüldü! Kararı verdi adam.”
Biz Tayyip Bey ile Sadullah Bey arasındaki bu görüşmeyi nereden öğreniyoruz?
17 Aralık darbe girişiminde, illegal dinlenen telefon kayıtlarında..
İşe bakın..
Tayyip Erdoğan’ı devirmek için darbe girişimi yapıyorlar.
İllegal dinleme kayıtları ile kendilerine delil topluyorlar..
Ama illegal dinleme ile topladıkları delil..
Tam da..
Tayyip Bey’in, bu ülkenin kör kuruşu için..
Ne kadar hassas olduğunu..
Yargı ile ilgili bir konu olması hasebi ile.. Adalet Bakanı’nın daha çok bilgi sahibi olması gereken konuda bile..
Tayyip Bey’in daha bilgili olduğunu gösteriyordu..
Diyeceksiniz ki: “Darbeciler manyak mı? Niye kendi aleyhlerine olan bu dinlemeyi afişe ettiler ki?”
Onlar sandılar ki..
Yüksek sesle bağırarak..
“Alın işte, mahkemelere bile karışıyor” diye toplu saldırı ile..
Olayın daha ne olduğu anlaşılmadan..
Darbeyi bitirirler..
Ondan sonra da, hangi babayiğit, olayın hangi gerçeğini araştıracak?
“Elhamdülillah” diyelim..
Tuzakları ayaklarına dolaştı..
Aydın Doğan’ın, Gülen grubu ile anlaşmaya gidip, Fetullah Gülen’in avukatını avukat tutarak kurdukları o organizasyon sonucu aldıkları beraat.. Bu illegal dinleme kayıtları ile daha net deşifre olmuştu..
O dosyanın sonrasını biliyorsunuz.
Ceza Genel Kurulu’nda, o dosya 2.5 yıl bekletildi..
Verilen beraat kararı 2015 sonunda tekrar bozuldu..
Şimdi Aydın Doğan, zamanaşımından kurtulmazsa..
O dava kapsamında cezaevine girecek..
•
Gelelim son olaya..
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Aralık ayında üç dosyayı birden, “Sahte belge kullanılıp, vergiler azaltılmış” diyerek, mahkumiyet kararı verilmesini isteyerek bozdu..
İşte dün gelen “duruşma ertelendi” haberi, o dosyalarla ilgili idi.
Dosyaya bakacak hakim bey, hasta imiş.. Duruşmaya çıkamamış.
Dosya iki ay sonrasına ertelenmiş..
Zaten zamanaşımının dolmasına, şunun şurasında iki yıl kalmış..
İki ayını, şimdiden kurtarmışlar..
İşte tam bu noktada..
Aklımıza şu geliyor..
Ya Tayyip Bey’in temposunda bir gevşeklik var.. Duruşma öncesinde, böyle eften püften gerekçelerle dosyanın savsaklanmaması için hatırlatma yapmamış.
O dava konusunun, yetimin/asgari ücretlinin kursağına gidecek olan paranın hortumlanması olduğunu hatırlatmamış..
Ya da hatırlatmış..
“Aloo Bekir.. Yargıtay 19. Ceza Dariesi beraati bozmuş. Maliye’den uzman arkadaşlar geldiler. Mahkumiyet için deliller çok açık.. Ama dosyayı savsaklamak istiyorlar” demiş ama..
Bekir Bey de.. Sadullah Bey gibi konuyu kulak arkası ettiği için..
Dünkü duruşmada hakim, “raporu”nu alıp, dosyayı iki ay sonrasına erteletmiş!
Olan olmuş..
Bari şu andan sonra..
O hakimin raporu, gerçek rapor mu?
Hakimin yerine geçici olarak çıkan hakim, bütün dosyalarda benzer bir karar mı vermiş, yoksa fakir fukaranın davası olan bu dosyayı sahipsiz görüp de mi ertelemiş, bir araştırsın..
Yoksa..
Zaten zamanaşımına kalmış iki yıl..
İki ayı böyle attıktan sonra..
O davalarda da bir sonuç çıkmaz..
Kazanan yine..
Her fırsatta bel altı vuruşları ile dindar insanlara saldıran Doğan olur!