• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

6’lı masadaki muhafazakarlar, sizce bu önemsiz mi?

24 Ağustos 2022
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

6+1 parti ittifakı birbirlerine ters kardeşlerden oluşuyor..

Ama onları hangi tutkal birbirlerine yapıştırdı ise..

Söylemlerinde bir uyumsuzluk göze çarpmıyor.

Zaman zaman küçük çalkantılar olsa da..

Hemen düzeltiyorlar..

Kutsal bir davaları var gibi..

O kutsal dava uğruna, ortaklardan birinin, diğerine yaptığı hakaretleri sineye çekiyorlar..

6 aydır toplanıp dağılıyorlar..

Bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde mutabakata varamadıkları gibi..

“Şu tarihte açıklayacağız” bile diyemiyorlar..

“Bu kadar süredir, hepimiz birbirimize kendimizi bağladık.. Yarın yarı yolda kalmayalım” tereddütü duymadan..

“Her birimiz ‘Tek başına iktidara geleceğiz’ iddiasındaki partileriz. Ama 6 parti bir araya geldik.. Yine de iktidar görünmüyor..  Birbirimizin söylemlerine ittifak uğruna ses çıkartamıyoruz. Ama bir de bu ittifak dağılırsa.. Hepimiz tuz buz oluruz” endişesi yaşamadan..

Randevulaşıyorlar..

Ev sahibi diğerlerini kapıda karşılıyor.

İçeriye buyur ediyor..

Masayı hallettiler, köşeli değil, yuvarlağında toplanıyorlar..

Yemek yiyorlar..

Ev sahibi her birini tek tek uğurluyor..

Dağılıyorlar.

Ama ortada bir aday bile yok..

Çünkü, adı açıklanırsa, “paçavraya çevirir”ler.

Ama sorarsanız, söylemleri şu:

“Ülkeyi ortak akıl kurtaracak!”

Nedir ortak akıl?

“Ortak akıl” ile, ne yapacaksınız?

Cevap veriyorlar..

“Söz verdik, bu düzeni değiştireceğiz.”

Hangi düzeni değiştireceksiniz?

Başörtünün yasak olmaktan çıkarıldığı düzeni mi?

Düzeni değiştirip, tekrar yasağı mı getireceksiniz?

Yoksa, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun,  toplumun güvenliği konusunda hizmet vereceklere hitabındaki “Benim sizden isteyeceğim bir tek şey var. Mesleğinizin hakkını verin. Görevinize çıkarken, Allah rızası için abdestli çıkın, Ayet-el Kürsi’lerle çıkın” söyleminin yeni yeni hakim olduğu düzeni mi değiştireceksiniz?

Eski düzeni mi getireceksiniz?

Askeriyede, oğlu yemin ederken, kışladan içeri adım atması engellenip, kapıda bekletilen başörtülü annelerin dramlarını yeniden mi yaşatacaksınız?

Hangi düzeni getireceksiniz?

Süleyman Soylu’nun “Abdestli göreve çıkın” tavsiyesi sonrasında, “Laiklik ihlal edildi” açıklaması yapanların arzu ettikleri düzeni mi getireceksiniz?

6’lı ittifak içindeki muhafazakar partiler, çıkıp açıklasınlar..

Bu ülkede başörtü yasağının kaldırılmasının, sizin nezdinizde hiçbir önemi yok mudur?

Güvenlik güçlerine, “Görevinize çıkarken, abdestli olunuz” çağrısının yapılabilinmesinin, sizce hiçbir önemi yok mudur?

Bu çağrıyı yapan bakana, “Laikliği ihlal etti” diyerek sopa sallamaya kalkışanlara söyleyecek bir sözünüz yok mudur?

Hangi düzeni getireceksiniz?

AK Parti’nin yıllarca emek vererek kaldırdığı “askeri vesayet” düzenini mi tekrar geri getireceksiniz?

Bir yandan “Helalleşelim” diyen, bir yandan ise tabanındaki 28 Şubat zalimlerinin tehditlerini savuranlara sessiz kalan CHP’nin düzenini mi getireceksiniz?

Nedir derdiniz, Deva Partisi?

Nedir sorununuz, Gelecek Partisi?

Nedir çözülmeyen probleminiz, Saadet Partisi?

“Helalleşme” numaralarına gerçekten inanıyor musunuz siz?

“Artık biz zalim bir parti olmayacağız” sözlerine, kalben güveniyor musunuz?

İnanıyorsanız, güveniyorsanız, sorar mısınız ortaklarınıza: 

“Öğrenci andını okutmaktaki ısrarınız niye?”

Sorar mısınız, helalleşme isteyen CHP’li yetkililere:

“Bu ülkede Kur’an kursları olacak mı, sınırlandırılacak mı?”

Ülkeyi birlikte yönetmeye talip olduğunuza göre..

Bu milleti bir kaos ortamına sürüklememek için..

Ali Babacan sorar mı, CHP’ye: 

“Türk Telekom’un özelleştirilmesine soygun tanımı yapmaktan vazgeçtiniz mi?”

Ali Babacan sorar mı İyi Parti’ye:

“Özelleştirilen Türk Telekom’un işletme süresi dolmak üzere.. Tekrar özelleştirilmesi  gündeme geldiğinde, planınız nedir?” 

Ahmet Davutoğlu sorabilir mi CHP’ye:

“Esed ile görüşme teklifinizi, benim üzerimden mi yapmayı planlıyorsunuz? Benim Esed hakkındaki sözlerimi bana yedirme planını mı güdüyorsunuz?”

Ahmet Davutoğlu, sorabilir mi İyi Parti’ye:

“Öğrenci andını okutma dayatmasında ısrarcı mısınız?”

Temel Karamollaoğlu, sorabilir mi CHP’ye:

“Hocalarımıza ‘Ortaçağ kafası’ hakareti yapanları partinizde yetkili konumlarda tutmaya devam edecek misiniz?”

Temel Karamollaoğlu sorabilir mi İyi Parti’ye:

“Kutsal kavramları hafife alan, inkarcı ifadelere yer verilen ‘Medeni Bilgiler’ kitabını tüm okullarda okutma dayatmasını, iktidarınızda hayata geçirmeye kararlı mısınız?

Bunlar önemsiz konular mı?

Bunlar, “Olsa da olur, olmasa da olur” babından, dandikten konular mı?

Elinizde olan CHP’li belediyelerde, sokakta enflasyon ne ise, o belediyelerin ürettikleri hizmetlerde de aynı oranda zamlar karşımızda durduğu halde..

Hangi akla hizmet idyorsunuz ki..

Dindar insanların vazgeçilmezleri konusunda, bir dünya soru işareti barındıran bir ittifak içinde yer alıp..

Bu ittifakın içinde yer almanızın gerekçesini de, “enflasyonu çözme” hayali olarak gösteriyorsunuz?..

Enflasyonu çözme noktasında, 6 parti ittifakının gösterebileceği bir garanti yok..

Ama dindarların temel hak ve özgürlükler konusundaki kazanımlarının ellerinden çıkma ihtimalleri, çok ciddi olarak karşımızda duruyor..

Bunun ispatı, CHP’li belediyelerde, bugün dahi somut örnekleri ile karşımıza çıkıyor..

Kapanan mescitler..

Hakaret edilen hocalar..

Açılan LGBTİ kulüpleri..

Camilere düne kadar temizlik konusunda yapılan yardımların kesilmesi..

Belediye yönetimlerindeki isimlerin, gayrı ahlaki yaşantıları ile, toplumun dejenere edilmesinde oynadıkları roller..

6’lı ittifak içindeki muhafazakar partilerin yöneticilerini, hiç mi düşündürmüyor?

Unutmayın: 28 Şubat sürecinde, Erbakan Hoca’yı devirenlerin içinde, muhafazakar tabandan oy alan Anavatan Partisi de vardı..

O partinin içindeki Oltan Sungurlu gibi isimler bile, İmam Hatip orta kısımlarının kapanması kanununa oy vermek zorunda kalmışlardı..

Başörtü yasağını ilahiyatlara kadar yayacak bir siyasi iktidara güvenoyu vermişlerdi..

Tarihin tekerrür etmemesi için..

Önce Saadet Partililer. Sonra da DEVA ve Gelecek Partililer..

Erbakan Hoca’nın indirilip, masasında her daim Kuran-ı Kerim bulundurduğunu iddia eden Süleyman Demirel’in, Cumhurbaşkanı sıfatı ile sergilediği ayak oyunları sonucunda, bu ülkede hangi “Mümkün değil, kesinlikle olmaz” diye düşünülen ihanetlerin yapıldığını bir daha okusunlar..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Atilla Hanoglu

Selamum Aleymum Ali Bey, siz hangi mufazakardan bahsediyorsunuz ? Her sakalli muhafazakar olsa idi, keciler veli olurdu.

yasemin

ALLAH cc razı olsun güzel yazmışsınızda, hiç mi okumuyorlar akit'i hiç hiçmi kimse söylemiyor yanlış yolda olduklarını AHİRETLERİNİ UNUTMUŞLAR.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23