--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yüzde 90’ı ne yapacaksınız?

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
11

LGS yapıldı, öğrencinin % 10’u seçilecek. % 3’ü fen liselerine, % 2’si sosyal bilimlere, % 5’i proje liselere gidecek.

% 90’ı ne yapacaksınız?

Milli Eğitim Bakanlığı neden % 10’u seçer?

Üniversite sınavlarına giren lise mezunu öğrencinin % 34-35’i üniversite ve yüksek okullarda yer buluyor. Her altı öğrenciden biri, yani % 17’si dört yıllık fakülte kazanıyor. %17’si meslek yüksek okuluna yerleşiyor. 

Peki, LGS neden % 10’u seçiyor?

Öğrencinin % 90’ının eleyebilmek için kazık kazık sorular hazırlayıp büyük bir öğrenci kitlesine “başarısızsın, kazanamadın” demek pedagojik mi, eğitimcilik mi, öğrenciyi hayata hazırlamak mı?

Bu saçma sapan sınav yüzdesi ile ergenlik çağına yeni girmiş gençlere yersiz kaygılar yaşatmak, velileri endişe ve telaşa sürüklemek, bir dünya kurs-test kitabı parası ödetmekten ne zaman vazgeçeceksiniz?

Üniversite kapılarına yığılan gençlerin üçte ikisi dışarı kalıyor. 18 yaşına gelmiş bir gencin üniversite ve yüksek okul kazanamaması ve meslek sahibi olmaması çok vahim bir durum. 

Esas üzerinde durulması ve çalışılması gereken husus burası. Üçte ikilik dilime lise yıllarında adam akıllı bir meslek öğretilmeli ve mutlaka istihdam edilmesi sağlanmalı.

Lise mezunlarının sadece üçte biri üniversite ve yüksek okullara gittiğine göre, Milli Eğitim Bakanlığının son yıllarda durmadan Anadolu liselerinin kontenjanlarını artırması, meslek liselerine giden öğrencilerin azalmasına aldırmaması vahim bir yanlış. Sanki her genel liseye giden üniversite kazanıyor. 

Meslek liselerinde gençlere adam akıllı bir meslek ve sanat öğretilmesi hayati bir konu.

Üniversite sınavına giren 2.5 milyon gencin % 17’si fakülte kazanıyor, % 17’si meslek yüksek okuluna yerleşiyor ama üniversite ve yüksek okul kazandı sandığımız 600.000 öğrenci, tekrar üniversite sınavına giriyor. Bunların üçte biri tekrar yerleşiyor.

Fakülte kazanan % 17’lik dilimde bile kazandığı bölümü beğenmeyen önemli bir grup var. Meslek yüksek okulları büyük oranda bir daha üniversiteye girmek isteyenler için ara istasyonu görevi üstlenir.

Üniversiteye öğrenci hazırlayan liselerden mezun olanların en fazla % 15’i kazandığı yüksek okuldan mezun. Geriye kalan % 85’e lise bir kariyer kazandırmıyor. 

Eğitim Bir-Sen’in hazırladığı EĞİTİME BAKIŞ 2020 kitapçığında yer alan bilgilere göre Türkiye, lise mezunlarında işsizlik rekoru kırıyor. 

OECD ülkelerinde 18-24 yaş arasındaki gençlerin eğitimde olmayanlarının % 33’ü istihdamda, % 15 işsiz.

Türkiye’de eğitimde olmayan gençlerin % 29’u çalışıyor, % 32’si işsiz. OECD ülkelerinin iki katı işsiz. (Eğitime Bakış 2020, s.78)

Sanayici teknik ve kalifiye eleman bulamıyor.

Köyler boşalıyor, tarım alanları ekilip biçilmiyor.

Hayvancılık yapanlar Afganlı, Özbek, Suriyeli çoban çalıştırıyor. 

MEB üniversite kapılarına gençleri yığıyor. 

Milli Eğitim Bakanı bu tezadı neden görmez? 

Türkiye’de asıl mesele meslek eğitimi. Meslek yüksek okullarının önemli bir bölümü teorik eğitim veriyor ve bir meslek öğretmiyor. Uygulamalı ve kaliteli meslek öğretmeyen bölümlerin kapatılması lazım.

LGS’de üniversite ve yüksek okul okuyacak oranda öğrenciyi seçmek ve bunları proje liseleri, fen ve sosyal bilimler liselerine yerleştirmek gerekir. 

Üniversitelerin kapasitesi yetersiz olduğu için yüksek okul okuyamayacakları meslek lisesine yönlendirerek ve bir mesleği adam akıllı ve uygulamalı öğreterek gençlerin işsiz kalmasını önleyebiliriz.

% 32’lik işsiz genç çok büyük bir rakam. İnsanın en dinamik ve enerjisinin zirvede olduğu dönemde işe yaramaması büyük handikap.

Eğitime Bakış 2020 raporuna göre meslek lisesi mezunları, genel lise mezunlarına göre daha kolay iş buluyor, daha yüksek ücret alıyorlar. 

Genel lise mezunu erkek senede 39.344 tl, kadınlar 33.177 tl kazanırken meslek lisesi mezunu erkek 54.970 tl, kadın 38.096 tl kazanıyor. 

Yüksek okul mezunları, lise mezunlarına göre daha kolay iş buluyor ve daha yüksek ücretle çalışıyor. Eğitim seviyesi kazanç oranını yükseltiyor. 

Meslek eğitiminde de problem var. Ülkemizde ilkokul mezunu veya eğitimi olmayanlar, ilköğretim ve ortaokul mezunlarından daha iyi kazanıyorlar. 

Meslek liselerindeki eğitim mutlaka uygulamalı olmalı. Son sene haftada 3 günlük uygulama ile birçok meslek öğrenilemez. Ayrıca memur gibi saat 9’da gelip akşam 17’de ayrılan bir stajiyere iş yerinde usta, iş öğretmez. 

LGS’de % 10 yerine öğrencinin % 34’ü seçmeli. 

Meslek liselerinde uygulamalı ve kaliteli eğitim vermeli. 

Sanayici ve işadamları ile işbirliği yapılarak gençlerin okul bitirip işsiz kalması önlenmeli. 

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

şu korucuk köylü, 3' den terk, ötü oklu gülen' e bak!

15 Temmuz 2021 10:34

Ne garip değil mi; NATO' lu müttefiklerimizden, BM' li dostlarımıza kadar bütün dünya birleşip tek yumruk olarak bize karşı FETO' yu kolluyor, himaye ediyorlar! Meğer ne büyükmüşsün Türkiye!

Eğitimli dediniz

11 Haziran 2021 02:11

Bilmeniz lazım eğitimin gizli temel hedefi öğrenciyi asayiş olaylarına katilmasin işsizlik sayısı kabarmasın diye meşgul edilmesi lazım zaten yetişmiş 2 veya 3 bin insan gerekli onuda seçkinlerin zenginlerin elitlerin çocukları dolduruyor. Öğretmen gardiyan öğrenci mahkum gençlerin en verimli cağı sıralarda geçiyor. En scisida 17 veya 18 yıl okumuş ellerine üniversite diplomasi almış gençler. Ortada işsiz ümitsiz isyankar şeklilde dolaşıyor. Genç görüyor okumakla alın teri ile demekle bir insanın bu uljede bir yere gelemeyeceğini bir kesere sap olamayacağını biliyor. Biz birey olamadık. Birey olabilseydik hesap sorar emek ve alın teri dökerdik. Çevremize bir bakalım zengin niye daha çok zengin fakir niye daha çok fakir. Tain ve terfi edenlere bir bakın nedir bunların özelliği itaatkar iyi bir kull. Bu ülkede pusula şaşırmış eğitim eğitimcilere bırakılmayacak kadar önemli hale gelmiss Biz dünyayı Edirne ile Hakkari arasından ibaret zannediyoruz. Vd kaybediyoruz..?? En basitinden Dışarıya gitmiş bilim insanlarımızın dünya çapında keşif ve buluşlar yaparken Ülkedeki bilim adamlarından niye ses yokk. Niye olsun ki onlardan başarı degil itaat isteniyor adamlarda onu yapıyor. Kısacası ayaklar baş başlar ayak olduğu yerde sonuç ortada

İsa

11 Haziran 2021 00:42

Çok doğru söylüyor Allah razı olsun ağzına sağlık benim düşündüklerimi tıpa tıp aktarmış inşaallah hükümet yetkilileri de bunun farkına varırlar da gereğini yaparlar

Hayrettin Hatunoğlu

10 Haziran 2021 14:54

Sayın Kavaklı sizde çok büyük bir ilerleme görüyorum. Nihayet Milli Eğitimin gerçek problemlerini yazmaya başladınız. Sizi tebrik ederim. Ülkede %10 eğitilmeye uygun %90 avutulan öğrenci mevcut.

Lütfi ŞEN

10 Haziran 2021 13:11

Samimi ve yapıcı düşünce ve eleştirilerini yazmış arkadaşlar ne kadar güzel. Özellikle meslek eğitiminin ortaokulda başlaması fikrini bi eğitimci olarak çok beğendiğimi vurgulamak istiyorum. Bir de meslek liselerimizde geleceği olmayan bazı alanların kapatılması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin Çocuk gelişimi bölümüne kayıt olan bir öğrenci okul öncesi öğretmeni olabileceğine inanıyor. Gerçekle üniversite sınavıyla yüzleştiğinde anlıyor ve yıkılıyor. Ya da sağlık alanlarında eğitim veren meslek liselerimizin bünyesindeki hemşirelik alanını ele alalım. Son iki yılında haftanın 3 günü staj eğitimine giden öğrenci üniversitede hemşirelik alanını kazanmak için Fen, sosyal bilimler ve anadolu liselerinden hemşirelik alanının tercih eden öğrencilerle yarışmak zorunda kalıyor ve kaybediyor doğal olarak. O zaman her öğrencinin tercih edebildiği hemşirelik alanı için sağlık meslek liselerine ne gerek var, bu okullara, bu okullarda görev yapan öğretmenlere ne gerek var diye bir soru yöneltiyorum.  

Filinta

10 Haziran 2021 12:36

Üstad çok haklısinız..Temelden yanlış olan birçok konu var.. Bir egitimci degilim. Ancak merakım sebebiyle bakanligin orta ögretim kitaplarini zaman zaman inceliyorum..Çok fazla değiştiriyorlar.Daima bir arayış içindeler.. Halbuki çocuklara temel konulari esasli bir şekilde kavraymaya çalismalı. Gerisi gelir.

Mardinli hoca

10 Haziran 2021 10:52

Sayın ali kavaklı hocam dilinize yüreğinize sağlık.Hocam bana göre eğitim sistemi eksik ve devlet için millet için hiç bir yararı toktur.Sebebine gelince devlet bu kadar gençler hem bu sistemle okutmak hem çalıştırmak zordur .Diyelim türkiye senede iki yüz bin ünüversite mezun veriyor her sene verdiği öğrencilere iş bulamıyor.Ünüversite mezunları açıkta kalıyor.Lise mezunları bu hesaba katmıyorum.Gün be gün işsizlik çoğalacak.Bana göre çözüm okutmak değil gençleri iş sahibi sanat öğretmekle olur.Devlet kalkınması ve işsizlik önlenmesi için bu üç dala ehemmiyet vermesi gerekir.Bir sanayiye yani oretmek.İki ziraat ve hayvancılık yapmak.Devlet bu iki sektöre çok önem desteklemek gerekir.Üç ticaret e teşvik etmek ve desteklemek.Bu sistemle hem devlet kalkınacak hemde işsizlik azalacak.Devlet ünüversite açması ile bu büyük sorunu çözemez ve çözülemez.Durum meydanda buyurduğunuz gibi yüzde on yedilik liselere yerleşiniz diyerlerine ne yapacaksın?Başka bir sorun ünüversite mezunları iş bulacakları garantileri yoktur.Ne anladık okumadan hiç bir şey sıfır elde sıfır.

M. Yaşalar

10 Haziran 2021 07:32

Merhaba. Meslek öğrenmeyi ben daha aşağılara çekmek istiyorum. Teknik ortaokulların açılmasını istiyorum. Ara elemanlar için. Düz ortaokullara öğrenci yığmak eğitimin kalitesini düşürüyor. Teknik ortaokullarında şu an toplumda olan bütün meslekler öğretilebilir. Berberlikten tutun fayans ve karo döşemeciliğine kadar. Sıhhi tesisatçılık, kasaplık, boya badana, oto tamirciliği vb. Gibi bütün meslekler öğretilebilir. Böylece ortaokulların ve

AHMED

10 Haziran 2021 07:10

Kaleminize sağlık hocam. Çok önemli bir konudan bahsetmişsiniz.Bence liseler zorunlu olmaktan çıkarılmalı. Lise proğramını yapamayan öğrenciler boşuna oyalanmamalı. Kısa yoldan bir mesleğe yönlendirilmeli. Ayrıca sorular hazırlanırkan okul ders kitabında değil çeşitli Test kitaplarında geçen sorular soruluyor. Çoktan seçmeli metod da bir facia. İnsan zihni olumlu, iyi güzel bir nesneyi seçmeye odaklanmıştır. Bir mağazaya girdiğimizde 10 tane tişörte bakıp; bu olmaz, bu olmaz diye hepsini inceleyip şunu beğendim demeyiz. Tek tişörte, renge odaklanırız. Sınavlarda ise:Hangi seçenek olmaz ,yapılmamıştır, olmamıştir, olamaz yanlıştır gibi mantık zorlayıcı ters sorular soruluyor.

Asım hoca

10 Haziran 2021 06:43

E niye durmadan imam hatip açıyoruz o zaman?

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle