--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Vicdan aranıyor

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
14

Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu seyretmekteydi. 

Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama küçük bir dükkân için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle...

Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda adam dükkândan dışarı fırladı:

“Küçüüük!.. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir hârika!”diye seslendi.

Çocuk, ona dönerek:

 “Gerçekten çok güzeller ama benim bir bacağım doğuştan eksik” dedi ve tebessüm etti.

“Bence önemli değil! Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki! Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı veya vicdanı.”

Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. 

Adam konuşmayı sürdürdü:

“Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.”

Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaştı:

“Anlayamadım! Neden öyle olsun ki?”

“Çok basit! Eğer vicdan yoksa cennete giremeyiz ama ayaklar yoksa problem değil. Zaten orada tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükâfat görecekler.”

Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. 

Adam, vitrine işaret ederek:

“Baktığın ayakkabı sana yakışır! Denemek ister misin?”

Çocuk, başını yanlara salladı:

“Üzerinde 30 lira yazıyor. Almam mümkün değil ki!”

“İndirim sezonunu senin için biraz öne alırım! Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.”

Çocuk biraz düşünüp:

“Ayakkabının diğer teki işe yaramaz! Onu kim alacak ki?”

“Amma yaptın ha!” diye güldü adam. 

“Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.”

Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam devam etti:

“Üstelik de öğrencisin değil mi?”

“İkiye gidiyorum! Üçe geçtim sayılır.”

“Tamam işte! 5 lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zâten pazarlık payı olur. 

Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!”

Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkâna girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynıyla doluydu ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Çıkarttığı eskiyi göstererek şöyle dedi:

“Benim satış işlemim bitti! Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.”

“Saka mı yapıyorsunuz?” diye kekeledi çocuk. Bir ayakkabıya bir adama baktı:

“Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?”

“Sen çok cahil kalmışsın be arkadaş...” dedi adam. “Antika eşyalardan haberin yok her hâlde. 

Bir antika ne kadar eski ise o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder.”

Küçük çocuk, art arda yasadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi. Mutlaka bir rüyada olmalıydı. 

Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kâğıt paralara göz gezdirdikten sonra 10 liralık banknotu geri vererek:

“Bana göre 20 lira yeterli” dedi. “İndirim mevsimini başlattınız ya!”

Adam onu kıramayıp parayı aldı. Bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. 

Sımsıcak bir tebessümle teşekkür etti:

“Babam haklıymış! Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok, demişti.”

Her rüzgâr savuracak toz bulur.

Her hayat yaşanacak haz bulur.

Her umut yeşerecek düz bulur.

Bulunmayacak tek şey vicdandır, senin vicdanın. (Lâ Edri)

Not: İnsanı vicdanlı olmaya, iyilik yapmaya, cennet için çalışmaya davet eden hikâyenin yazarına çok teşekkür ediyorum. 

Libya, Suriye, Yemen, Irak’ta iç savaşı bitirecek vicdanı arıyor insanlık. 

PKK-PYD terör örgütüne silah veren alçakları durduracak vicdan arıyor Türkiye.

Meclis’ten çıkan af düzenlemesi dışında kaldılar, reşit olup evlenenleri affedecek vicdan arıyoruz. 

Erkeğin halini kadının iki dudağı arasına sıkıştıran ve yalan beyanlarla evin reisini evden kovduran düzenlemeleri kaldıracak vicdan arıyoruz. 

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

...

16 Nisan 2020 17:54

Sayın Ali kavaklı hocam dilinize yüreğinize sağlık.insan oğlu için en önemli olan imandır zaten imanlı olan vijdanli olur.Makalenizin sonundaki iki paragraf çok hoşuma gitti Türkiye'deki iyi olmayan şeyleri gidermek için vijdanli insanlar arıyoruz.Bu İstanbul sözleşmesi kesinlikle kaldırılması lazım çünkü toplumuma terstir ikincisi on sekiz bitirmiyenler ana babaların rızasıyla evlenenlere ceza evlerinde çıkarmak bu şartı kim koymuş evlilik on sekiz bitirmesini Haşa bu kanun nas degilki değişmesi mümkün değil.Allahtan korkun siz Allah'ın kanunu ile yapacaksınız yoksa famanistleri ilemi ey Türkiye Büyük millet meclisi üyeleri hepiniz mesulsiniz buna ..

Oguz Coskun

16 Nisan 2020 16:19

Sonuna kadar okudum, gözlerim doldu ibretlik bir olay

İstanbul

16 Nisan 2020 15:50

Salda golu hskkındakı göruşlerınızı merak edıyoruz burde tum turkıyede encok şubelerı oldugulu ıcın hsklı olatak ovunen bım ve A101. Bu yardım kampanyasına ne kadar katıldıklarınıda merak edıyoruz

engineer

16 Nisan 2020 13:27

Öyle bir zaman geldik biz bugün Yiğit belli değil mert belli değil Düşman belli değil dost belli değil Herkes yarasına merhem arıyor Derman belli değil 

engineer

16 Nisan 2020 13:25

Oğuz ata Korkut ata atanın Kemiğini sızlattınız yatanın Anasını ağlattınız

engineer

16 Nisan 2020 13:23

Ben sözümü tutamadım Affet beni anacığım Sana layık olamadım Affet beni anacığım Hayat güzel zaman başka Her gönülde yalan başka İçimdeki isyan başka Affet beni anacığım

Sayin erkan kavakli bey

16 Nisan 2020 13:07

harik bir makale her, satirda insan duraklayip, tekrar okuyunca. Insanogluna, herseyin olsada sanki gözün olmasa deer gibi gözü olmayanna cennet, de yer var. Vicdan olmayinca. Ne aciya bilir nede yardim edebilir. Begendim. Allah razi olsun.

Rıza

16 Nisan 2020 11:25

Çakıcı ya olan vicdan birazda gerçek mazlumdan yana olsaydı. Tayyip' de kan kaybı bundan değil mi sizce?

KHK 683

16 Nisan 2020 10:55

Bulu cağına girmiş çocuklarınızı evlendirememe sorunu mu sadece bu mu vicdan aradiğınız vicdansızlık. Bir gece KHK ile işinden edilen , .....yasal bankaya , ......yasal sendikaya üye oldu diye , ........yasal okula cocuğunu gönderdi diye ....... ve kurum amirinin kendini kurtarmak için ........"bu da onlardan olabilir " ifadesiyle sadece olabilire dayanarak hic bir somut delil getirmeden hiç bir delil sunmadn işinden ekmeğinden edilen , iş verilmeyen , sosyal yardım alamayan , sosyal ölü haline getirilen ben ve ailem 4 senedir idari mahmemeye açtığım sonucu bekliyorum .Yok canim bunlardan adammı işinden atılir diyenleride Alllaha havale ediyorum.

Tr 31

16 Nisan 2020 10:52

"Meclis’ten çıkan af düzenlemesi dışında kaldılar, reşit olup evlenenleri affedecek vicdan arıyoruz. " Gerçekten 14 yaşına gelmiş çizgi filim çağindaki çocuğunu cahil töre ve geleneklere feda eden her iki aileyede yazıklar olsun. Bulu cağı evlenme yaşı mı? Peygamber efendimizin eşıyle 9 yaşinda evlendi demek çıkış yolu değildir.O kadar sünnete uyuyorsan sen de 9 yaşindaki torununu 50 yasındaki biriyle evlendirde görelim. bu işin uç noktasıdir derseniz. Fetva vermeden önce uç noktalarınıda düşüneceksiniz.

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle