--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Üniversite sınavları ve gençlik

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
3

Üniversite sınavları yetenek ve bilgi ölçmüyor, sıralama yapıyor. Öğrencinin neyi ne kadar bildiği değil, kaçıncı sırada olduğu önemli. Her yıl üniversite sınavlarına yaklaşık 2.5 milyon öğrenci giriyor, bunun üçte biri üniversite ve yüksek okullara yerleşiyor, üçte ikisi dışarıda kalıyor.

Üniversite ve yüksek okullara yerleşti zannettiğimiz 950 bin civarındaki öğrencinin 600 bini yeniden üniversite sınavına giriyor ve bunların üçte biri yeniden üniversite ve yüksek okullara yerleşiyor. 

Üniversite kapısındaki 600 bin kişilik öğrenci sarmalı en büyük problemlerden biri.

Hafta sonu TYT ve AYT sınavlarına girecek öğrencilere söyleyeceklerim var.

Sınavlara hazırlık uzun süreli bir çalışma ama bugünden cumartesiye kadar atılacak adımlar da son derece önemli. 

Sınavları şans kapısı aralayan fırsatlar olarak görmek lazım. İyi hazırlanırsanız sınavlar sizi belirlediğiniz hedeflere daha hızlı götürür. Şans arabası bekler gibi sınavı beklemelisiniz. 

Sınavda başarılı olma duygusu önemli, bunun heyecanını duymalısınız, önemli olan bu heyecanı yönetmek, kazanma heyecanınız olmazsa sınava gerekli önemi vermezsiniz ve titiz bir şekilde hazırlanmazsınız. Hâlbuki başarı için disiplinli ve programlı hazırlık şart. 

Başarı gayrete âşıktır.

İnsan için sadece çalıştığının karşılığı vardır, buyurur Kur’an.

Başarı mutluluk verir fakat kar ve yağmur değildir, gökten yağmaz.

Başarı ter kokar ve bedel ister.

Başarılı olanlar çok değil planlı ve sürekli çalışıyorlar.

İyimser olmak ve kazanma ümidiyle gayret etmek önemli. Ümit ve iyimserlik insan zihnini diri tutar ve gayretini artırır.

Prensip olarak herkes benzer potansiyel ile sınava ve hayata hazırlanıyor. Herkesin bir beyni, iki eli, iki ayağı, bir yüreği var. Sınava girecek olsam kimseden bir eksiğim yok, kazanacak olanların benden bir fazlası yok diye düşünürüm. 

Bir kişinin başardığını ikinci kişi de başarabilir, birisi yaptığına göre yapılabilir bir şey demektir. 

Birinci kişinin ödediği bedeli, başarmak isteyen diğer kişinin de ödemesi şart.

Herkesin 24 saati var, sınavda başarılı olmak isteyenler zamanı verimli kullanmalı. Sınava girecek öğrencilerin cep telefonu oyunları, tv programları ve zaman öldürücü şeylerle ilgilerini kesmiş olmaları gerekir. Bizi geleceğe taşımayacak iş ve oyunlara zamanımızı kaptırmamalıyız.

Futbolda son dakika golleri vardır. Son dakika son şut gol olabilir. Onun için son gün son saate kadar kendimizi sınavda çıkacak konularla meşgul etmemizde fayda var.

Meşhur sözdür: Bir çivi bir nal kurtarır, bir nal bir at, bir at bir yiğit, bir yiğit vatan kurtarır.

Bir bilgi, bir formül bir soru, bir soru bir sınav kazandırır, bir sınav bir genç yetiştirir, bir genç kendini, ailesini ve memleketini kurtarır.

Çalışmayı bırakan kendisini faydasız kuruntu ve vehimlere kaptırabilir ki kendimizi meşgul ederek vehim ve kuruntuların önüne geçebiliriz. 

Son yaptığımız deneme sınavları önemli. Onlara bakarak hangi derste ne gibi bir eksiğimiz olduğunu tespit eder ve eksiklerin telafisi için gayret ederiz. Özellikle sınavların yapılacağı saatlerde masaya oturup çalışmak, test çözmek ve konu çalışmak faydalıdır. Vücudu o saatte çalışmaya alıştırmak gerekir. Sınav saatinde çalışma alışkanlığı kazanmalıyız.

Sınav günü iyi bildiğimiz derslerden başlamalı. Kolay sorulara öncelik vermeli. Beyin başarıyı ödüllendirir. Soruları çözdükçe dopamin, endorfin, melatonin, serotonin gibi mutluluk veren sıvılar salgılar. Böylece insan mutlu olur ve zevkle çalışmaya devam eder. 

Allah insan beynini öğrenme programlı yaratmış, kitaplar göndermiş, “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku!” buyurmuş. Beyinde ilim öğrenmeyi ödüllendiren bir sistem kurmuş, okuyup öğrendikçe beyin mutluluk veren sıvılar salgılıyor, böylece öğrenmeyi, başarıyı, iyilik yapmayı ödüllendiriyor.

Öğrenme, başarı olmaz, insan iyilik yapmazsa da beyin mutluluk veren sıvıları salgılamayı durduruyor. Böylece beyin tembelliği ve kötülüğü cezalandırıyor.

Okumak, öğrenmek, başarmak, iyilik yapmak Allah’ın emridir, Allah emirlerine uyanları ödüllendiriyor; uymayanları dünyada iken bile cezalandırıyor. 

Öğrenmeyi, ders çalışmayı, iyilik yapmayı ibadet kabul etmek gerekir, bunlar sevaptır. Sınavda istenilen sonuca ulaşılmasa bile çalışma boşa gitti denemez, sevap kazanmak ahiretimiz ve mutluluğumuz için çok önemli. Ayrıca bilgi beyin vitaminidir, öğrenmek zekâyı geliştirir.

Bütün bunlara rağmen üniversite sınavlarında istediğimiz yeri tutturamayabiliriz. O zaman üniversite kapısında beklemek yerine bir mesleğe yönelmeyi tavsiye ederim. Neticede gençlerimizin üçte ikisi üniversite ve yüksek okullarda yer olmadığı için dışarıda kalacak.

Ülkemizde meslek lisesi mezunları, genel liselilere göre daha kolay iş buluyor ve daha yüksek ücretle çalışıyor. 

Sınav sonucu yükseköğretimde yer alamayacakların bilgisayar, elektrik, elektronik, kodlama, yazılım, tavukçuluk, seracılık, hayvancılık gibi sanat ve mesleklere yönelmelerini tavsiye ederim.

Japonya, Almanya, Avusturya, Finlandiya, Çekya gibi ülkeler meslek eğitimi veren okullara daha çok kaynak aktarıyor; ülke olarak bizim de gençlerimizi genel liseler yerine meslek liselerine yönlendirmemiz ve buralardaki meslek eğitimini uygulamalı ve kaliteli hâle getirmemiz şart. 

Beyin Vitamini: Sınava iyi hazırlanamadığını düşünen ve başarıya odaklanmak isteyenlere Başarıya Koşan Bilge Genç, Sınav Stresini Yenme Sanatı, Başarıya Götüren Yol isimli Ensar Neşriyat tarafından yayınlanan kitaplarımı tavsiye ederim. (02124199103; [email protected] )

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Vahdet Mehmet Güneş

25 Haziran 2021 07:37

Şimdi deneyinDaha sonra yeniden sorTekrar gösterme üniversite Durdu mehmet güneş 24.06.2021 Per 12:06 SELAMUN ALEYKU HOCAM (BÜYÜK YAZI SAYGISIZLIK OLARAK ALGILANMASIN LÜTFEN)ÜNİVERSİTE SINAVI BİZ ÜLKE GENÇLĞİNİN DÖNÜM NOKTASI….BİR KALİFİYE MESLEK SAHİP VEYA MASA BAŞI İŞ SAHİP OLMANIN ADETA GÜMRÜK KAPISI EĞİTİM DE GEÇMİŞE DÖNÜP BAKTIĞIMDA 15 YIL KAYBIM VAR .İLKOKULDAN SONRA 1 YIL ARA VERMEM ÖĞRETMENİ SEVMEDİĞİM İÇİN…ÜNİVERSİTE SINAVI ZAMANINDA KAZANAMAM 6 YIL… MEMURLUKTA KADROYA GEÇMEM 8 YIL SÜRDÜ…REHBERLİKÇİ YOKTU KENDİMİZ REHEBERLİKÇİYDİK TECRÜBESİZ YÜKSEK YERLERİ KAZANMAK MADDİ HESAP YAPMADAN….TÜRK DİLİ VE EDEBİYAT AŞIĞIYDIM SIRF YAZAR OLMAK İÇİN JULES VERNE- STEVENSONUN MEHMET AKİF ERSOYUN -YAHYA KEMAL BEY ATLININ ŞİİRLERİ - HİKAYELERİ BÜYÜLEMİŞTİ….1990 -95 YILLARI KAZANMAK –KAZANAMAMAK KORKUSU-MEMURUN MAAŞINDAN 4 KAT PARA İSTEYEN DERSHANELER (O ZMAN ÖĞRETMEN MAAŞI 2500 TL İDİYDİ.)DERSHANELER OLUNCA PUANLAR NEW YORK BORSASINDAN DAHA HIZLI YÜKSELİRDİ..İNTİZAR EDİYORDUM BİR MEMUR EVLADI DEĞİLDİM DERSHANLERE ….JAPONLARI KENDİME MODEL ALDIM…..DERSHANEYE GİDEN ARKADAŞLARIN NOTLARINI ALIRDIM DERGİSİNİDE .YÖNLENDİREN YOKTU YÖN BULMA SPORU GİBİ HALİMİZ…ORTA OKULDAN BERİ YABANCI DİLE İLGİ VE SEVGİMDEN BAŞARIIYDIM AMA İLLA TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜNDE OKUMAK İSTİYORUM DERDİM….ÇÜNKÜ YAZAR OLMAK HAYALİMDİ…ANKARADA ARKEOLOJİ VE SNAT TARİH BÖLÜMÜNÜ KAZANDIM AMA PARALI OLDUĞUNU BİLMİYORDUM…VE BU BÖLÜMÜ KAZANMAKTAN BEDAVA 1992 YILINDA BU KEZ TÜRK DİLİ VE EDEBİYAT BÖLÜMÜNÜ GERÇEKTEN KAZANIYORDUM RÜYAMDA BİLE AYAN OLDU VE BULANIK SUYLA FIRAT ÜNİVERSİTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYAT BÖLÜMÜYDÜ 40 PUANIM KIRILMAKTAN GİDEMEDİM 106 NET YAPMIŞTIM….NE YAZIK Kİ BÖYLE KURAL VARMIŞ BİR YIL ÖNCE BİR BÖLÜM KAZANIRSANIZ VE GİTMEZ –GİDEMEZSENİZ PUANINIZ KIRILIYOR ORTA ÖĞRETİM BAŞARI PUANI HESABA ALINMIYOR..O YILLAR ÜNİVERSİTEYİ KAZANMAK SARAY GİRMEK GİBİ LÜKS ABARTMIŞ OLMAYAYIM ÇÜNKÜ BÜYÜK ŞEHİR ADANADA KAÇ ŞUBELİ DERSHANELER VARDI…….İKİNCİ BASAMAK SINAVLARA BÜYÜK ŞEHRİLERDE GİRMEK ZORUNDAYDIK BİRİNCİ BASAMAK İLÇELERDE YAPILIYOR,İKİNCİ BASAMAK İL MERKEZLERİNDE ORADA KALIP YAŞADIĞIMIZ KALMA SIKINTILARI SİZ DÜŞÜNÜN OTEL-PANSİYON YURT..MÜMKÜN DEĞİL…AKRABALARDA KALARAK SINAVA GİRDİK…GİRECEĞİMİZ OKULA GİTMEK-DÖNMEK AYRI BİR DERT….ADANA SICAĞINDA BAĞRINIZA KIZGIN TAŞ BASMALISINIZ..YABANCI DİL BİLGİSİNİ DEĞERLENDİRİP İNGİLİZCEDEN SINAVA GİREBİLİRDİM ….BİZ İNGİLİZCE SORULARINI SADEC E İKİNCİ BASAMAK YGS SINAVINDA GÖRÜRDÜK BÜYÜK ŞEHRİLERDE DİL KURSLARI VARDI NASIL GİDECEKTİK…FONO ÖĞRETİM DİL KURSU KEŞKE REKLAM YAPSAYDI İNGİLİZCEYİ ÇOK GÜZEL ÖĞRETİYOR SET KAYNAKLARIYLA….FONOMUZUN 2 YILLI AKADEMİK KAYNAKLARINA ÇALIŞARAK (O ZAMAN 75 SORU SORULURDU..49 DOĞRU YAPTIM.)(.2020 DE BU TESTİ İNTERNETTEN ÇÖZDÜM). 1988-2002 KADAR MADDİ DURUMUNUZ İYİ DEĞİLSE ÜNİVERSİTEYİ KAZANMAK ŞEKERPEMBESİ MASAL…..YABANCI DİL İNGİLİZCEYİ AKADEMİL BİLGİYİ ALSAYDIK ZMANINDA OZAMAN 19 YAŞINDAYIM BOĞAZİÇİNİ KAZANABİLİRDİM ..İNGİLİZ DİLİ VE EDEBİYATINI VE AMERİKAYA BAŞARILI OLANI YÜKSEK LİSANS İÇİN GÖNDERİYORLARMIŞ BURDURDA BİR İLÇEDE MEMURLUK YAPTIM KIZ ÖĞRENCİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYAT BOĞAZÇİNİ KAZANMIŞ BAŞARILI OLDUĞU İÇİN..ÜNİVERSİTE AMERİKAYA GÖNDERMİŞ BİLL GATES ŞİRKETİNDE ÇALIŞIYORMUŞ PARMAĞIMI ISIRDIM …NELER KAÇIRMIŞIZ DEVLET LİSEDE BAŞARILI ÖĞRENCİLERE MADDİ 1990) YILLARDA YARDIM ETSEYDİ NEREDE ????( 40 ÜLKEMİZDE SİYASET YAPMIŞ MASON DEMİRELİN YİĞENİ BANKALARI BATIRDI………(İNGİLİZCE FONO KURSUNU MSIRA OKUMAYA GİTMİŞTİK KONYALI ARKADAŞIN KİTAPLIĞINDA ORTA DÜZEYDE FONO DİL KURSUNUN KİTABINI GÖRDÜM İNCELEDİM….ÜLKEMİZE DÖNDÜĞÜMDE YABANCI DİLDEN SINAVA GİRDİM TABİİ FONONUN ORTA DÜZEYİNDE DİL BİLGİSİ KİTABINA ÇALIŞTIM EĞER AKADEMİK DÜZEYDEKİNE ÇALIŞSAYDIM BOĞAZİÇİNİ KESİNLİKLE KAZNIRDIM ÇÜNKÜ 1992 DE 50 TÜRKÇE- 56 SÖZEL BÖLÜMÜNDEN NET YAPMIŞTIM HEPSİ TELEF OLDU..MALATYALI BİR ARKADAŞ 130 NET YAPTI.1991 YILINDA ÜSTELİK LİSE SON SINIFTA GİRDİ DERSHANEYE GİTTİ EBEVEYNLERİ ALMANYADA ÇALIŞIYORDU BABASI 1972 İLKOKUL ÖĞRETMENİYMİŞ ALMANYA İŞÇİ İSTEYİNCE MEMURLUĞUNU BIRAKARAK ALMANYADA DÜSSELDORFTA RUHR HAVZASINDA META L-KÖMÜR OCAKLARINDA ÇALIŞDI( ŞİMDİ EMEKLİ OLDU)BENİM MADDİ DURUMU İYİ OLMADIĞI İÇİN DERSHANELE E GİDEMEDİM İSTANBUL ÜNİVERSİTELERİNİ KAZANAMADIM…İŞTE ÜNİVERSİTE SINAVINDA KAYBETTİKLERİM…SAYGILARIMLA

Liyakat

24 Haziran 2021 12:17

Liyakatin olmadığı bir ülkede okusan ne olur,okumasan ne olur. Bakıyorum Akit in tüm yazarları bir çember etrafında dönüp duruyorlar. Allah aşkına bu yazarlardan hiçbiri neden işsizlikle veya ekonomi ile ilgili bir satır yazı yazmazlar. Yasak mı.? Biri imamoğlu muhabbetinde diğeri şeriat derdinde birtanesi de ulliminati işleri ile meşgul. Halkın gerçek gündemi ile ilgili tek satır yok. Yazık hoca yazık. Yazına gelince. Kızım branşında okulu derece ile bitirdi. Matematik dahisi.Yuksek lisans yapıyor ve bir markete başvurdu ona bile almadılar. Ancak bir bürokrat veya bir partilinin çocuğu çok rahat yağlı bir iş buluyor. Bu nasıl oluyor .Bunları yaz gazeteci bunları. Yoksa hepinizden davacıyım.

Hayrettin HATUNOĞLU

24 Haziran 2021 11:23

Atalarımızın çok güzel bir sözü var'' Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.'' Evet gençlere ne veriyoruz da onlardan başarı bekliyoruz. Okullarda saldım çayıra Mevlam kayıra anlayışı hakim. Disiplin, ciddiyet hak getire. Kasabalara kadar üniversite açtık. Ülkenin hemen hemen her tarafında üniversiteler mevcut. Bu üniversitelerde donanımlı dersini hakkıyla verebilen öğretim görevlileri var mı? Yok. BU üniversitelerden mezun olanlar bu sözde üniversiteleri bitirdikten sonra iş alanı bulabilecekler mi? Bu da bizi pek ilgilendirmiyor. ''Kervan yolda dizilir''anlayışı biz hele bir üniversite açalım Allah kerim. Tamam amenna Allah Kerim de Kerim'in kuyusu çok derin bunu hesap edebildik mi? Hayır. Biz buraya fabrika (üretim tesisi) kuramıyoruz. Bari bir üniversite açalım da bu yörenin ekonomisine katkısı olsun. Bu anlayış ile açılan üniversiteden ne fayda gelir mi? Bu ülkenin bütün çocuklarını bu gecekondu üniversitelerinde vasfı olmayan sadece diploması olan gençlerle doldurursak ileride ara işleri kim yapacak? ''Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa'' yanımız yöremiz masa başı işle dolgun maaş bekleyen sözde üniversiteliler ile doldu. Z kuşağı imiş bu gençler yani zirve kuşakmış. Bize Z kalite değil A kalite gençler lazım. Z ile dibe vurmuşluk anlatılır. iyi gözlemleyin Z kuşağını tavır ve davranışlarına, giyim kuşamlarına konuşmalarına bakın görürsünüz Z kuşağının ne demek olduğunu.

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle