--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sınıfta kalma sistemi ve meslek liselerinde bir mesleği öğretebilmek

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
20

Gelecek seneden itibaren sınıfta kalma sistemi geliyor. Öğretmenlerin eli güçlenecek. Sosyal medyada sevinç çığlıkları atan öğretmenleri görünce notun silah olarak kullanılma ihtimalini düşündüm, içim “CIZ” etti. Meslek hayatımda yeterince kaprisli ve notu silah olarak kullanan insan gördüm.

Bilenle bilmeyen, çalışkan ile tembel, gayret eden ile yan gelip yatan bir tutulmamalı

Tembeller ve dersi kaynatanlar, yeni şeyler öğrenmek isteyen öğrencilere engel olur, zarar verir, öğretmenin enerjisini boşa çıkarır, ders anlatma isteğini yok eder. Bu sebeple dersi öğrenemeyen öğrenciler sınıfta kalmalı.

Sınıf seviyesine uygun bilgi sahibi olmayan öğrenciler “uyum öğrencisi” adı altında okula devam etmemeli. Almanya’da kaldığım yıllarda “Sonder Schule” (özel okul) adı altında devlet okulları vardı, öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler bu okullarda eğitilirdi. Bu okullarda öğretmenlik yapacak öğretmenler 6 sene eğitim görürdü, sınıflar 15 kişiyi aşamazdı. Öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler daha küçük sınıflarda daha itina ile hayata hazırlanırdı.

Esas yanlışlık Liselere Giriş Sınavı’ndaki % 10 barajında. Dershaneye ihtiyaç kalmasın, herkes mahallesindeki liseye gidebilsin diye Milli Eğitim Bakanlığı liselere giriş sınavını kaldırmak istedi. Son anda LGS kondu ve ortaokulu bitirenlerin % 10’u fen, sosyal bilimler ve proje okullarına girmeye başladı. 

Geçen sene 2.5 milyon öğrenci üniversite sınavlarına girdi ve öğrencinin % 34’ü bir yüksekokul veya üniversiteye yerleştirildi. 

LGS’de öğrencinin % 10’u seçiliyor, geriye kalan öğrenci için de % 26’lık bir dilim daha üniversite ve yüksekokullara girme şansına sahip, yani yarış devam ediyor.

Alman eğitim sistemi akademik eğitim görecek öğrencileri ilkokuldan sonra öğretmen notuyla seçer. Bizde Bakanlık, öğretmene bu yetki ve sorumluluğu hiçbir zaman vermedi.

SBS sınavları yapılırken okul notunun % 30’luk etkisi vardı, LGS’de o da kaldırıldı, okul notu etkisizleştirildi.

Her şeyi merkezi sınavlar belirliyor. O zaman da dershaneye, kursa giderek lise sona kadar yarış sürüyor, sınav sistemi dershane ve kurs sistemini körüklüyor.

SEKİZİNCİ SINIFTAN SONRA AKADEMİK 

EĞİTİM YAPACAKLAR KESİN AYRILMALI

LGS’de öğrencinin en fazla % 40’ı akademik eğitim için ayrılmalı. Üniversite okuyamayacak öğrenci Anadolu liselerine gitmemeli, meslek liselerine yönlendirilmeli, öğrencinin boşu boşuna 4 yılı harcanmamalı.

Akademik eğitim yapabilecek öğrenciyi 8. sınıf sonunda okul notlarına ve okuldaki başarı durumuna bakarak sınıf öğretmenler kurulu karar vermeli. Öğretmenlere sorumluluk verilmeli ve yetkilendirilmeliler. Üniversite okuyamayacak öğrenci Anadolu lisesine gidememeli.

Meslek liselerinde bir yıl teorik eğitim yapılmalı, geriye kalan 3 senede uygulama eğitimi verilmeli. Öğrenci; mesleği iş yerinde, ustadan öğrenmeli. Son sene, haftada üç gün uygulamaya giderek hiçbir meslek öğrenilmez. 

Meslek liseleri 4 sene olmamalı, öğrenci berber ve marangoz, tesisatçı olacaksa 3 sene yeter.

Meslek lisesinde okuyup da kariyer yapmak isteyenlere, meslek yüksekokullarına gidebilmeli. Bu okullar tam donanımlı, uygulamalı olmalı ve mesleğe göre süresi değişmeli. 

Bugünkü meslek yüksekokullarının çoğu atölye ve uygulamadan mahrum. Askerliği erteleme ve yeniden üniversiteye hazırlanma yeri. Meslek yüksekokullarının pek azı gençlere bir meslek öğretiyor. 

Meslek öğreten okullar yeniden ele alınmalı ve reforma tabi tutulmalı.

Bir ay önceydi, bir ilçede eğitim semineri verdim, KYK yurdunda meslek yüksekokulu öğrencileri ile sohbet ettim. Sohbet sırasında yüksekokulu kazandıkları için hayatından memnun olanlar elini kaldırsın, dedim. 

Hiç kimse kaldırmadı.

Yaklaşık 200 öğrencinin bulunduğu bir salonda hiçbir öğrenci meslek yüksekokuluna gittiği için memnun değil.

YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı bu kadar net bir tabloyu görmeli ve meslek yüksekokullarını derhal masaya yatırmalı. Bu okullara meslek lisesi öğrencileri alınmalı. Bir mesleği iyi derecede öğretir niteliğe kavuşturmalı. 

Gençleri hayata hazırlamayan, bir meslek öğretmeyen, üniversite önünde bekleme salonu işi gören okullar kapatılmalı. 

Sınıfta kalma sistemi getiren Bakanlık; İstanbul, Diyarbakır, Van, Gaziantep, Konya, Mersin, Adana gibi kalabalık sınıflarda eğitim yapan illerde sınıfların daha da şişeceğini göz önüne almalı, eğitim seferberliği başlatmalı. 2019 yılında ikili eğitime son verilecekti, hükümetin seçim vaadini hatırlatayım. 

Esas mesele meslek liselerinde gençlere bir mesleği adamakıllı öğretebilmek. Meslek liseleri cazip hâle getirilmeli. Bu yapılamazsa üniversitenin önünde yığılma devam eder. 

Gençler arasında işsizlik oranı % 24. Bu durum, meslek eğitiminin kalitesizliğini gösterir.

 

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Fatih

7 Mart 2020 18:38

Olaya olumsuz tarafından bakmış sayın kavaklı, şimdi okullarda ne oluyor gelsin görsün. Masa başında ahkam kesmek çok kolay. Kardeşim hak eden geçsin.

Vatandaş

28 Şubat 2020 01:35

Güzel tesbitleriniz için teşekkürler.Ben ortaokulu,ve liseyi aöl de okudum.Beşevler açık öğretim lisesi kayıt merkezine gittim.Giyim bölümü.Bana (tam hatırlamıyorum )240 küsur puanı tamamla mezunsun dediler.Ben 3 yıl okudum.puanı da tamamlayınca diplomamı istedim.Bana veremeyiz dediler.3 yıl da uygulama okuyacaksın dediler. Ben de tamam okuyayım dedim.Olmaz dediler.Kontenjan yokmuş.Sinir krizi geçirdim. Ağladım.Sonra aklıma bir fikir geldi. 2002 yılıydı galiba.Çankaya köşkünde bir kadın soyunmuş ,bu çok olay olmuştu.Ben böyle bir ahlaksızlık yapamazdım fakat dedim ki buradan asla çıkmıyorum.Ya beni kayıt yaparsınız yada kendimi Köşk'ün önünde yakarım dedim.Müdürler zaten git gel tanıyorlardı. Yaa dediler.Yazık sana ,tamam bekle ayarlayalım dediler.Bir minibus ile bizzat müdür ve bir kaç talebe beni Zübeyde hanim Kiz meslek lisesine götürdüler.Okul muduresi asla alamam dedi.Yüksek bir fiyat söyledi.Yer yok dedi. Beni götüren müdür biz bunu mağdur ettik yoksa ısrar etmeyiz dedi ve zorla kaydımı yaptırdı.6 yıl lise okumüş oldum.2004 Gazi Yüksekokuldan mezun oldum.Yüksekokula direk geçtiğim için özellikle Hatice adında bir hoca bize etmediği hakaret kalmadı.Sizin gibi gerzekleri böyle direk geçiriyorlar vs gibi hakaretler.Ben en zor derslerden de aa ile geçtiğim halde.En acısı da okulda uygulamaya dair hiç bir şey ögrenememiş olmamız.Son 2 hafta pantolon çizimi öğretilecek ve mezun olcanız.1. Hafta öğretmen pantolon ağını çizemedi ve haftaya görelim dedi.Son haftasında da çizemeyince biz yarım pantolon çizimi ile mezun olduk.Kalın kalın kitaplar okuduk.Fakat uygulama olarak lisede öğrendiğimizle kaldık.Ben terzi dükkanı açtım.Yanıma aldiğim ustalardan biraz biraz öğrendim.Yüksekokulu bitirdiğime çok memnunum fakat şimdiki aklım olsa direk bir ustanın yanında çalışırdım.Saygılar

Dr Halil

27 Şubat 2020 21:30

Süper bir yazı tam 12 lik Sağol hocam

neron11

27 Şubat 2020 20:39

meslek liseleri aslında çıraklık eğitim okulları gibi olmalı,yani haftanın 1 günü teorik eğitim 4 günü mesleki eğitim,bu eğitimlerde öyle okulda falan değil anlaşmalı işyerlerinde bilfiil çalışarak olmalı,üniversitelerde mezununda yığılma olan bölümler kapatılmalı (fen edebiyat gibi ),öğrenciler daha tercih aşamasında okuyacakları bölümlerin yetkilerini iyi araştırsınlar

Bayındır

27 Şubat 2020 18:41

Sayın yazarın milli eğitimde kaç yıl öğretmenlik yaptığını merak ediyorum.Sürekli yazılarında öğretmenlerimizin donanımsız olduğundan bahsediyor.acaba kendisi bu ülke için ne yaptı.

zippo

27 Şubat 2020 14:55

avrupada her 4 yılda bir öğretmenler de sıNAVA TABİ TUTULUR SINAVI GEÇEMEYEN SINIFTA KALIR.BİZDE HER GELEN EĞİTİM SİSTEMİNİ KÖKTEN DEĞİŞTİRECEĞİZ DİYEN BAKANLARLA İŞ YÜRÜTÜLDÜ OYSA HEPSİ AKPARTİNİN BAKANIYDI ESASEN AK PARTİNİN EĞİTİM POLİTİKASI OLMADIĞINDAN BAKANLAR KENDİ DÜNYASI KEYFİ POLİTİKALARI İLE ,İŞ YAPTILAR. İŞİN İLGİNCİ ÖZEL OKUL SAHİPLERİ BAKANLIK YAPTI VE ÖĞRENCİLERİN ÖZLE OKULA GİTMESİ İÇİN DEVLET OKULLARINI BİTİRDİLER .

kıyamet

27 Şubat 2020 14:12

MEB MEB olalı bu iktidar dönemi kadar yaz boz ve kargaşalı bozuk hedefsiz başarısız , KÖTÜ BİR DÖNEM yaşamadı. halbıki geleceğimiz eğitimle belirlenir. 

ercan

27 Şubat 2020 11:58

Bakın o yaşlarda iki yıl sınıfta kalmış bir öğrenci kızda olsa erkekde olsa hem öğretmen hemde arkadaşları yönünden huzursuzluk konusu olacaktır. Bence birinci yıl olmasa bile iki yıl sınıfta kalmış bir öğrenci gıyabında direkt hatta mümkünse sömestir tatilinde iken açık liseye kaydı yapılmalı. Bakın parklarda bugün sigara baska şeyler içenler okul içinde arkadaşlar içinde sorun demektir. Aslında arıza yapan çocuğun açık liseye ortaokula kaydı orada iyilik etmektir. En azından kendisini bir meslek öğrenmeye yonlendirecektir.

sedat

27 Şubat 2020 11:33

LİSELER MEZUNLARINI BİR MESLEĞİ İCRA EDEBİLECK BİR DİPLOMA İLE MEZUN ETMELİ. YANİ HEPSİ MESLEK LİSESİ OLMALI. MESLEK YETERLİLİK KURUMU TARAFINDAN TANIMLANAN VE BELİRLİ SÜRELİ EĞİTİMLER SONUCU BELGELENDİRİLEN MESLEKLER LİSE EĞİTİMİ SIRASINDA VERİLEREK LİSE MEZUNLARI BİR MESLEK BELGESİ İLE MEZUN EDİLMELİ. ÜNİVERSİTEYİ KAZANAN YÜKSEK ÖĞRENİMİNE DEVAM EDER, KAZANMAYAN YAPABİLECEĞİ BİR MESLEK İLE HAYATA ATILABİLİR. ŞİMDİKİ SİSTEMDE LİSEYİ BİTİREN BİR GENÇ HİÇ BİR YETENEK KAZANMADAN ÜNİVERSİTE KAPISINDA BEKLİYOR. BU ARADA SANAYİ DE ARA ELEMAN BEKLİYOR. TÜM LİSELER MESLEK LİSESİ FORMATI İLE YAPILANDIRILMALI, SABAH TEORİK EĞİTİM ÖĞLEDEN SONRA UYGULAMALI ATÖLYE EĞİTİMİ VERİLMELİ. AYNI İL, İLÇEDEKİ MEVCUT MESLEK LİSESİ ATÖLYELERİ ORTAK OLARAK KULLANILMALI. ÖĞRENCİLER UYGULAMALI EĞİTİMİ FARKLI LİSELERDE ALABİLMELİ,

Hayrettin HATUNOĞLU

27 Şubat 2020 11:29

Doğru hocam öyle bir ihtimal vat. Her camiada yetkisini kötüye kullanan insanlar var. Var diye de saldım çayıra Mevlam kayıra sistemi uygulanmamalı. Not öğretmenin en güçlü silahıdır ve Çalışmayan tembel öğrenciyi çalıştırmak için kullanılacak bir silahtır. Sik kötüye kullananlar olabilir diye o silahı öğretmenin elinden alırsanız. Öğretmeni öğrencinin şamar oğlanına çevirirsiniz. Son dönemlerde bu yapıldı. Gel ve gör sınıfların halini tımarhaneden farksız. Çaresiz ve yetkisiz öğretmen etkisiz ve zavallı.

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle