• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
TÜM YAZILARI
29 Ekim 2020

Milli Eğitimde fikri iktidar için ilim adamları hazır Fen Bilgisi kitapları tevhidi bakış açısı ile yazdırılmalı

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta söylediği, “fikren iktidarda değiliz; bunun için ilim, sanat ve hikmet adamlarının gayreti lazım” sözleri bilim ve sanat çevrelerinde büyük yankı uyandırdı, ümitlendik doğrusu.

Aynı hafta 4. Uluslararası Bilim Işığında Yaratılış Kongresi yapıldı. Kongrede 34 üniversiteden 85 ilim adamı tebliğ sundu. Kâinatı Allah’ın kitabı kabul eden üniversite hocaları, kendi alanlarındaki en yeni bilimsel gelişmeleri sundular, Kur’an âyetleri ile kâinat kitabının âyetlerini birlikte okudular; ilmi hikmet ve marifeti İlahi olarak sundular.

MEB’in fen bilgisi, coğrafya, biyoloji, fizik, kimya, astronomi, hayat bilgisi kitapları Allah’ın eserlerini hiç yaratıcıyı anmadan, “doğa yaptı, kendiliğinden oldu” diyerek anlatıyor. Su, bitki, hayvan, atom, hücre, insan, dünya, güneş, gezegenler ve evrenin varlığını doğaya, tesadüfe bağlıyor. 

Materyalist dünya görüşü, devlet eliyle, not tehdidiyle evlatlarımıza dayatılıyor. Materyalizm, hem de oylarımızla iktidara getirdiğimiz Ak Parti döneminde, evlatlarımıza bilim diye telkin ediliyor. Bunun neticesi olarak çocuklarımız ateist, deist, ahlaksız oluyor; anne ve babalar üzülüyor, ağlıyor, kan kusuyor. 

Kongreye katılan bilim adamları, mikro ve makro âlemdeki düzeni anlatarak evrendeki sistemin kendiliğinden olamayacağına sayısız örnek verdiler. Bir örnek aktaracağım.

Önce konunun MEB’in 8. Sınıf Fen Bilimleri kitabında nasıl ele alındığını sunayım. Yağmurun yağması kitapta şöyle anlatılır: 

Su Döngüsü: Sağlıklı bir yaşam için yetişkin bir insanın günde yaklaşık 1,5-2 litre su içmesi gerektiğini biliyorsunuz. Su, sadece insanlar için değil tüm canlılar için hayati bir ihtiyaçtır. Tüm canlıların suya ihtiyaç duymasına karşın, dünyadaki içilebilir su kaynakları kısıtlıdır. Dünyadaki su miktarı su döngüsü sayesinde dengede kalabilmektedir.” (S. 187)

Aynı konuyu ele alan Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Kazım Uysal, bilgiyi hikmete dönüştürerek sunuyor:

“Dünya, Güneş’ten kopmuş bir gezegendir. Su, kâinatta sadece dünyada bulunuyor. Diğer gezegenlerde su yok. Su, hayat için en temel şart. Bu durum, dünyamızın hayat için tasarlandığının açık bir delilidir. Suyun varlığı ve miktarı, dünyanın hayat için tasarlandığını gösterir.

Dünyanın yaklaşık % 71’i sularla kaplı. Büyük kütleye sahip dış yüzeyin çoğu su dolu. Feza boşluğunda süratle dönen dünyanın bu hâli, işlerin tesadüflerle değil, “İLAHİ BİR İRADE”nin varlığıyla cereyan ettiğinin en büyük delilidir çünkü intizam bozulmuyor, sular karaları istila etmiyor. 

Büyük tasarımlar sonucu yerden fırlatılan uydular, uzay araçları, büyük emek ve gayret sarf edildiği hâlde sürekli uzayda tutulamıyor. 

İçi ve dışı sıvı olan koca dünyanın feza boşluğundaki akıllara hayret veren intizamlı seyahati İLAHİ İRADE VE GÜCÜN en açık delilidir.

Dünyamızın üçte birini kaplayan yaklaşık 1.46 milyar km3’lük su kitlesi nereden geldi?

Nasıl var oldu?

Bu kadar büyük su kütlesinin nasıl meydana geldiğine kimse tatmin edici cevap veremiyor.

Her şeyi yoktan var eden İLAHİ KUDRET, dünyamızdaki su kütlesini yaratmıştır. Hidrosfer dediğimiz su kütlesi, tesadüfen değil; iradî, kasıtlı ve bilinçli bir şekilde yaratılmıştır. 

Bilindiği gibi enerji girişi hariç, dünyamız kapalı bir ekosisteme sahip olduğundan mevcut su kütlesi değişmez, yani ne azalır ne çoğalır. Devamlı olarak katı, sıvı ve gaz hâllerine dönüşerek atmosfer, okyanus ve karalar arasında dolaşır.

Hidrolojik döngü denen bu dolanımda denizlerdeki buharlaşma, denizlere yağıştan yaklaşık 36 birim daha fazladır. Anacak denizlerdeki su azalmaz çünkü karalara düşen fazla yağış miktarı yine karalardaki buharlaşmadan yaklaşık 36 birim daha fazladır. Karalardaki bu fazlalık akarsular ile denizlere akarak iki ortam arasında denge sağlanır…

Suyun teşekkülü tesadüfen olamaz. Su molekülü (H2O) iki hidrojen, bir oksijenden meydana gelir. Molekül, bir atomun daha ilavesiyle mesela iki oksijen eklenmesiyle meydana gelseydi bambaşka bir şekle girer, hidrojen peroksit (H2O2) hâsıl olurdu. Hayat kaynağı olan suya tesadüfen bir oksijen atomu daha ilave olsa idi hayatı tahrip eden bir özellik kazanırdı.

Su molekülünün sistem için tam yeteri kadar sentezlenmiş olmasını evrimciler, tesadüflerle açıklıyor, işin garibi böyle bir düşüncenin bilimsel olduğu ileri sürülüyor.

Tesadüflerle sistem kurulamaz.

Dünyadaki toplam suyun % 97.3’u tuzlu, % 2.7’si tatlıdır. Toplam suyun % 0,05’ini oluşturan tatlı su devamlı kullanılmasına rağmen bitmez; çeşmeler, çaylar kurumaz. İLAHİ bir kanun olan suyun buharlaşması ve yoğunlaşmasıyla düzen sağlanır.

Su döngüsü sayesinde muhtaç yerlere su yetiştiriliyor ve kirletilen sular arıtılıp tekrar bizlere ve diğer canlılara gönderiliyor. 

Dünya ekosisteminin arıtma sistemi olan ve canlıların çok muhtaç olduğu hidrolojik döngünün varlığı tesadüf eseri olabilir mi? 

Sistemi tasarlayan ve sistem içindeki canlıların ihtiyacını bilen kudret ancak bunu yapabilir. 

Fayda gözetilerek devam eden bir sistem tesadüfen olamaz. 

Tesadüf ile düzen birbirine zıt şeylerdir. Tesadüflerle düzenin devam ettirilmesi ve her zaman faydanın sağlanması mümkün değildir.” 

Yukarıdaki örnek gösteriyor ki inançlı bilim adamları anlattığı takdirde coğrafya, hayat bilgisi, biyoloji, fizik, kimya ve fen dersleri Allah’ın varlığını, ilmini, gücünü anlatan hikmet dersine dönüşüyor.

Ders kitapları tevhidi bakış açısıyla yazıldığı takdirde Cumhurbaşkanımızın istediği dindar nesli yetiştirmek, evlatlarımızın kâmil insan olmasını sağlamak çok kolay.

Materyalist, ateist, doğacı, evrimci bakış açısıyla yazdırılan kitaplar, ilimdeki hikmeti yok ediyor, resmen bilim dinsizliğe âlet ediliyor. Ateizm, öğrencinin basiret gözünü kör ediyor.

İlim adamlarımız; bilgiyi, hikmet olarak anlatmaya hazır. Görev verilmesi hâlinde müfredat ve ders kitaplarını tevhidi bakış açısıyla yeniden yazabilirler.

Cumhurbaşkanımızın “fikren iktidar olma” sözünün yerde kalmaması için Milli Eğitim Bakanı ve Talim Terbiye Kurulu, müfredat ve ders kitabı yazımı için liyakatli bilim adamlarını göreve davet etmeli. 

Beyin Vitamini: Bu yıl 4.’sü yapılan “Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi” tebliğleri kitaplaştırıldı. Bilimler Işığında Yaratılış, Üsküdar Üniversitesi Yayınları, tel.0216 4002222; Biyoloji ve Kimyanın Dilinden Yaratılış; Tabiatın, Matematiğin, Mühendisliğin, Tıbbın ve Ziraatın Dilinden Yaratılış, Akder, tel.0242.2417393; [email protected]

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kocayusuf

Gözler kör olunca, çevrenin güzelliğini göremez... Beyin/akıl kör olunca, yaratılışın gerçeklerini; zatıyla, sıfatlarıyla, ilmi ve kudretiyle, zamandan ve mekandan münezzeh, her yerde hazır ve nazır Allah'ın "kainatın sahibi, yaratıcı ve yöneticisi" olduğunu idrak edemez...
  • Yanıtla

Vatandaş

Yazdırdın ne olacak .Düzelecek mi?Bu dersleri okutan öğretmenlerin % 80 i laik ve bilimsel eğitim görüşündeki öğretmenler. Bunları da atacakmisiniz .
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23