İyiliği çoğaltmak için çalışmalı
İnsan bu dünyaya imtihan olmak ve cenneti kazanmak için gönderilmiş. İlim öğrenmeli ve güzel ameller işlemeli. Her ne kadar birçok insan çok para kazanmayı, mal mülk sahibi olmayı, iyi giyinmeyi, lezzetli şeyler yemeyi ve bol bol gezmeyi, keyif çatmayı hayatın gayesi kabul etse de… Hayat keyif sürme ve rahat yaşama yeri değil.
Üstat Necip Fazıl ne güzel söyler:
“Hasis sarraf kendine bir kese diktir;
Kabirde ne lazımsa onu biriktir.”
Dünya fani. Gelen gidiyor, giden gelmiyor. Bu hakikat bize gösteriyor ki dünya bir han, insan bir yolcu; gelen geçer, konan geçer. Yolcu gideceği yeri düşünmeli ve yol hazırlığı yapmalı.
İnsanın dünyaya gönderilme sebebi, ilim öğrenmekle tekâmül etmek, olgunlaşmak ve ebedi cenneti kazandıracak sevaplar işlemektir.
Kur’an şöyle buyurur:
“Mülk elinde olan Allah, yücedir. Onun gücü her şeye yeter. Allah, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarattı.” (Mülk,1)
Dünya rahat yaşama ve keyf çatma yeri olsaydı, Allah’ın sevgili kulları peygamberler rahat birer hayat sürerlerdi. Dünya zorluklara katlanma, sevap kazanma ve iyilik yaparak Rıza-yı İlahi’yi kazanma yeridir.
İnsan iyilik yapmalı ve iyiliği çoğaltmak için gayret etmeli.
Geçen hafta konferans vermek için gittiğim Kütahya’da Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Ahmet İren, okulunu gezdirdi. Okul müze gibi. İstiklal Savaşı ve 15 Temmuz olayları nerdeyse görsel olarak duvarlara işlenmiş. Bir edebiyat sokağı var ki dillere destan. Hoca Ahmet Yesevi’den Mevlâna’ya, Yunus Emre’den Mehmet Akif Ersoy, Cemil Meriç, Necip Fazıl, Arif Nihat Asya, Mustafa Kutu, Mustafa Miyasoğlu’na… Edebiyat dünyası eserleri ile birlikte duvarlara yazılmış.
İmrendim.
Ahmet İren Bey önce bu işlerin rüyasını görmüş, sonra kolları sıvamış ve çalışmaya başlamış.
Müdür odasında ve masasında oturmayan bir eğitimci. Öğrencilerin arasında, öğretmenlerle beraber. Öğrencilerin önce gönlüne girmeyi, sonra da zihinlerini fethetmeyi gaye edinmiş. Öğrenciler okulu seviyor ve sosyal bilimler lisesinde okumaktan memnunlar. Konferans sırasında yüksek hedefler koymalarını ve program yapmalarını tavsiye ettim. Hepsi onayladılar ve alanlarında en iyi olmaya karar verdiler.
Kütahya Ali Güral Lisesi’ndeki sohbet çok verimliydi. Okulu müdürü İsmail Baş, okuldaki eğitimin kalite kazanması için inanılmaz bir gayretle çalışıyor, okuldaki öğretmenler takım ruhuyla hareket ediyor, birlikte çalışmayla başarının artacağını biliyorlar.
Kütahya’dan Edirne’nin serhat ilçesi İpsala’ya gittim. İmam hatip lisesi meslek dersleri öğretmeni İsmahan Palabıyık, aylardır davet ediyordu, nihayet fırsat bulup okulunu ziyaret ettim, öğrencilerle sohbet ettim. İsmahan Hanım, okul müdürü ve meslektaşlarım çok gayretliler. Öğrencilerin yarınlara daha donanımlı hazırlanmaları için çabalıyorlar. Seminer düzenliyor, konferansçı çağırıyor, kitap okutuyor, kitap tahlilleri yaptırıyorlar. İnanılmaz bir gayretle çalışıyorlar. İmrendim ve hepsini tebrik ettim.
Edirne Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt’ı ziyaret ettim. Çok gayretli, okuyan, eğitime kalite kazandırmak için proje çalışmaları yaptıran bir eğitimci. İpsala İmam Hatibin davetlisi olarak gittiğim Edirne’de sosyal bilimler lisesi ve imam hatip liselerinde öğrencilerle sohbet etme imkânı buldum.
Öğrencilere kendilerine iyilik yapmaları, yeteneklerini geliştirmeleri, vatan ve milletimize faydalı çalışmalar yapmaları tavsiyesinde bulundum ve ekledim:
“Allah insan beynini öğrenme programlı yaratmış. Göz görme, kulak duyma, ayak yürüme, beyin öğrenme programlıdır. İnsan beyni öğrenme programlı olduğu için, Allah kitap göndermiş ve okumayı emretmiş. Okumak beyni besler. Bilgi zekâyı geliştirir. İlim insana yol gösterir. Kur’an ilimdir, doğru yolu anlatır. Okumak, öğrenmek ve çalışmak sevaptır. İlim insanı yükseltir, yeteneklerimizin gelişmesini sağlar. Öğrenen insan öğrendiklerini uyguladıkça tekâmül gösterir; dünyada başarılı olur, ahirette ebedi saadeti yakalar.”
Öğrenciler, okuma konusunda gelişmiş ülke insanları ile yarışmaya karar verdiler; çok okuma, çalışma ve başarma kararı aldılar.
Yurdumuzun her köşesinde iyiliği çoğaltmak için çalışan Ahmetler, İsmahanlar, İbrahimler, Hakanlar var.
Bilgiye susuz, okumaya tutkulu, başarma azim ve gayreti taşıyan yiğitlerimiz çok.
Dünya ve ahiret saadetini kazanmak için gayret eden fedakâr insanlarımızı görmek beni yarınlarımız için umutlandırıyor. Daha çok çalışma heyecanı duyuyorum.
Şair Yavuz Bülent Bakiler’in dediği gibi:
“Bir dev gibi, bir dağ gibi doğrulacağız;
Yeni bir ruh doğacak toprağımızdan!
Dünya yeniden tanıyacak bizi heyecanla;
Burma bıyığımızdan, kara kalpağımızdan.”
Yeni ve büyük bir İslam medeniyeti kurmak, İslam birliğini tesis etmek için çalışıyor Anadolu insanı. Yarınlarımız bugünlerden daha aydınlık.







