--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İdeal eğitim modeli, en sevilen öğretmen ve eğitim metotları

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
8

Taklit eğitimle erdemli insanlar yetiştirilemez. Bin yıl dünyanın gözünü kamaştıran İslam medeniyeti meşalesini yakan milletimiz kendi değerlerini unuttu. Sömürgeci, materyalist Batı’yı taklit etmeye başladı. Yaklaşık 150 yıldır taklit ile istediğimiz yere gelemedik.

150 yıl medeniyet koşusunda çok uzun bir süre. İslam medeniyeti 25 yıl içerisinde Atlas Okyanusu’ndan Çin Seddi’ne kadar ilim, irfan, marifet, adalet ve merhamet götürdü.

Peygamberimiz (sav), Medine’de on yıl devlet başkanlığı yaptı. On yıl içinde İslam Devleti’nin sınırları bütün Arap yarımadasını kuşattı. 

Hz. Ebubekir (ra) iki yıl, Hz. Ömer (ra) 10 yıl devlet başkanlığı yaptılar. 22 yıl içinde İslam Devlet’i Irak, Suriye, Mısır, Kuzey Afrika, İran, Anadolu ve Orta Asya’ya uzandı.

İslam ilimle başladı, ilk gelen Kur’an âyetleri okumayı, anlamayı, düşünmeyi emretti. İlim öğrenme, araştırma, tefekkür, ilim yolunda seyahati ve çalışma İslam’a göre ibadettir. 

İnsanlara faydalı olmak, fakir-fukara yardım, iyilik yapmak sevap, kötülükler suç ve günah. 

İslam, asıl insanların ahlak ve davranışlarını değiştirdi. Kötü insanlar, İslam ahlakını kuşanarak iyi insanlara dönüştü. 

Toplumda kötü alışkanlık, âdet ve inançları değiştirmek çok zor. 21 yüzyıldayız, bilgi ve iletişim çağındayız. Alkol, kumar, hırsızlık, zina ve tecavüzün çok kötü davranışları herkese okullarda eğitim verilmesine rağmen; kumar, hırsızlık, tecavüz, katil vb. kanunen yasak olmasına rağmen engellenemiyor.

En Sevilen Öğretmen Hz. Muhammed (sav), 23 sene öğretmenlik yaptı. Yukarıda saydığımız kötülükleri fertlerin vicdanından söküp aldı, yerine güzel ahlakı yerleştirdi. İnsanları A’dan Z’ye kötüden iyiye değiştirdi. 

Hz. Ömer gibi İslam öncesi dönemde kızını diri diri toprağa gömmüş, Hz. Peygamberi (sav) öldürmek için yola çıkacak kadar katı kalpli birini, Kur’an hakikatleri, Allah ve ahiret inancı sayesinde değiştirdi. Müslüman olunca Hz. Ömer kötü alışkanlıkları terk etti, iyiliklerin peşinde koştu. Müslüman olmadan önce öldürdüğü kızının arkasından ağladı. Güzel ahlakı ve erdemleri kuşanan Hz. Ömer;

“Dicle kenarında bir kurt kapsa bir koyunu;

Gelir de adl-i İlahî Ömer’den sorar onu!” der hâle geldi.

Hz. Bilal, İslam siyah derili bir köle idi, kimsenin değer vermediği biriydi. Hz. Muhammed’e (sav) talebe oldu, Kur’an ve güzel ahlakı öğrendi. Peygamberimizden (sav) en yakın arkadaşı, müezzini ve koruması oldu. Bütün savaşlara onunla birlikte katıldı. 

İslam Devleti kurulduktan sonra devlet hazinesi ona emanet edildi. Son derece güvenilir, sözüne sadık, dürüst bir insana dönüştü. Peygamberimizin (sav) vefatından sonra Şam’a gitti, orada öğretmenlik yaptı. Şamlılar, “Bilal Efendimiz gelmiş” diyerek ona koştular ve ondan Kur’an öğrendiler.

İslam öncesi yol kesen, yolcu soyan, eşkıyalık yapan, adam öldüren, baskın yapıp adam kaçıran ve onları köleleştiren vahşi Araplar; İslamiyeti kabul ettikten sonra yolcuyu misafir edip doyurmaya, fakir ve fukarayı para verip beslemeye başladılar. Adam öldürmeyi ve kul hakkı yemeyi büyük günah saydılar.

Kur’an ile ilim ve aydınlanma çağı başladı. Hz. Muhammed’in (sav) kurduğu medeniyet kısa sürede ilim, sanat, ahlak ve adaleti dünyanın dört bir yanına taşıdı. Batı, orta çağ karanlıklarında boğulurken Müslümanlar ilim ve medeniyet ışığı ile İstanbul surlarına dayandılar.

İslam medeniyetinin öğretmeni Hz. Muhammed (sav); insanları kötüden iyiye, cehaletten aydınlığa değiştirdi, dönüştürdü. 

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Prof. İsmail Aydoğan’ın ifade ettikleri gibi eğitim sistemimizi yeniden inşa etmek zorundayız. Kur’an’ı ilim, ahlak ve irfan kitabı.

En Sevilen Öğretmen Hz. Muhammed’i” (sav) örnek muallim kabul etmeliyiz. Okullarımızda Kur’an okutulmalı ve manası anlatılmalı. 

Eğitim Fakültelerinde “En Sevilen Öğretmen Hz. Muhammed (sav) ve Eğitim Metotları” ders kitabı olmalı, öğretmenlerimiz O’nun getirdiği hakikatleri, O’nun metotlarıyla onlatmalı ki kötü insanları erdemli insanlara dönüştürebilelim. 

Hiçbir öğrencimizden vazgeçmeyiz, öğrencilerimiz ilim sahibi ve güzel ahlaklı olarak yetiştirmeliyiz. En Sevilen Öğretmen böyle yaptı. Kadın, erkek, yaşlı, genç, büyük, küçük herkesi eğitti.  

Beyin Vitamini: En Sevilen Öğretmen Hz. Muhammed (sav) ve Eğitim Metotları, Ensar Neşriyat arasında yayınlandı ve 16 baskı yaptı. Bütün zamanların en sevilen eğitimcisinin eğitim metotları işimizi kolaylaştırıyor. Gönle girme sanatını, zihinleri ilimle aydınlatma ustalığını öğretiyor. Eğitimcilerimize tavsiye ederim. (Ensar Neşriyat, 0212- 4911903-04; sipariş@ensarnesriyat.com.tr )

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kemal ŞAHİN

20 Kasım 2020 12:15

Selâmün Aleyküm Muhterem Hocam. Bursa ilimizde Sağlık Hizmetleri öğretmenliği yapıyorum. Oğlum iki yıllık yüksek okuldan geçen yıl mezun oldu. Kızım İmam Hatip 6.sınıfa gidiyor. Ellerinizden öperler. Pandemi ve eğitim. Pandemi eğitimi çok olumsuz yönde etkiledi. Bu kimsenin suçu değil elbetteki. Lâkin biz bu süreçte ne yaptık,ne yapıyoruz ve ne yapmalıyız? Eminim ki başta Milli Eğitim Bakanımız olmak üzere Bakanlık yüksek bürokratları sıkıntının farkındadırlar ve çözmek için çaba sarfediyorlar. Ama olmuyor. Bir yerlerde yanlışlık var. Çocuklarımızı bilgisayara, tablete ve cep telefonuna saatlerce kilitlemek ne kadar doğrudur? Okullar gençlere sadece bilmediklerini öğreten müesseselermidir. Okullar nesilleri geleceğe hazırlayan müesseseler değil midir? Okulda öğrendikleri bilgiler, onlara hayatın hangi aşamasında işine yarayacaktır? Osmanlı tarihini noktası virgülüne kadar öğretip, Osmanlının ruhunu gençlerin dimağına kazıyamamak ve gönlüne nakş edememekle hedefimize ulaşmış mı oluyoruz. İstiklâl Marşının on kıtasını sular seller gibi ezberleyip, ruhuna nüfuz edemeyen bir genç geleceğe emin adımlarla yürüyebilir mi? Bilgiye ulaşnanın bir parmak dokunmak kadar kolay olduğu günümüzde, beyinlerin lüzumsuz bilgilerle, bilgi çöplüğüne dönüştürülmesi, ileride bize çok pahalıya mal olabilir Selâm ve dua ile

Ökkeş

19 Kasım 2020 21:12

Hayrettin beyin dedikleri konusunda bir yazı yazsanız sayın yazar dedikleri çok doğru

AA

19 Kasım 2020 13:53

MANEVİ EĞİTİM ŞART OKUL SADECE BİLİM ÖRENİLEN YER DEĞİL MİLLİ MANEVİ AHLAKİ DEĞERLERİNDE ÖĞRENİLDİĞİ YERDİR 

Hayrettin Hatunoğlu

19 Kasım 2020 13:06

Sayın Kavaklı, yılı Şubat ayında aşıkı olarak göreve başladığım öğretmenlik mesleğinden 2020 Ocak ayında nefret ederek emekli oluyorum. Neydi beni bu mesleğe aşık eden ve yine neydi beni bu meslekten nefret ettiren? Beni bu mesleğe aşık eden o dönem öğrenci ve ve velilerini sevgisi, saygısı ve vefasıydı. O zamanlarda öğrenci ile çarşı pazarda karşı kaldırımda dahi olsa öğretmeni gördüğünde çok vefalı bir dostunu görmüş gibi heyecana kapılır trafikte ezilme tehlikesini bile gze alarak yanınıza koşar ceketinin düğmelerini ilikleyerek sizi selamlar hal hatır sorardı. Oturuyorsa uzaktan geçiyor bile olsa ayağa kalkar tavrını düzeltir siz uzaklaşıncaya kadar oturmazdı. Derse sınıfa girdiğinizde bütün sınıf öğrencileri sizi ayakta karşılar siz izin vermeden oturmazlar, ders bitiminde yine sizi ayakta uğurlarlardı. Bayramlarda özel günlerinizde size kart atar sizi sürekli hatırlar ve motive ederlerdi Sizde buna kayıtsız kalamaz onları sever onlar için en iyi öğretmenliği yapmaya çalışırdınız. Bunlar yüksek maaştan, ders nöbet ücretinden daha önemli idi karnınız pek doymazdı ama gönlünüz tıka basa doyardı. Öğretmenler öğrencilerine saygı ve sevgiden sabahleyin erkenden kalkar traş olur, en şık ve güzel kıyafetlerini kuşanır öğrencilerinin karşısına en güzel hali ile çıkardı. Öğretmen giyinişi, davranışı, konuşması ile öğrencisine güzel örnek ve rol model olmaya çalışırdı. İki binli yıllardan sonra her ters düz edildi. Öğretmenlerin maaşları, ders ücretleri yükseltildi. Nöbet görevi için bile para ödenmeye başlandı. Lüks evimiz hatta evlerimiz, eşyalarımız, arabamız oldu karnımız doldu ama gönlümüz boşalmaya başladı. Yeni atanan amirlerimiz her toplantıda bize ''Öğrenciler sizin velinimetiniz onlar olmazsa kime ders verip maaş, ücret alacaksınız? Öğrenci ve veliyi sakın üzmeyin. Onları üzeni biz de üzmeye başlarız. haa!'' deyip bizi tehdit etmeye başladılar. Öğretmenlerin alınmadığı öğrencilerle yapılan toplantılarda öğrencilere ''öğretmenlerin size kızmaya bağırmaya bile hakları yok. Size kızan bağıran öğretmen lursa hiç çekinmeyin şikayet edin biz onlara hadlerini bildiririz. Onları maaş ve ders ücretleri sizi babalarınızı verdiği vergilerden ödeniyor. '' demeye başladılar. Öğrencilerin gözünden bilinçli bir şekilde düşürüldük itibarsızlaştırıldık. Öğrenciler bize evine temizliğe gelen gündelikçi hizmetçi gibi davranmaya başladılar. Artık sınıfa derse girdiğimizde veya dersten çıkışımızda ayağı bile kalkmıyorlar. Çarşı, pazar ve sokakta gördüklerinde görmezden geliyorlar. Çalışmadan hak etmeden bol ve şişirilmiş notlarla avutuluyorlar. Bedavadan not vermeyen öğrencilerini avutmayan öğretmenler başarısız görülüp aşağılanıyor. Okullara kıyafet serbestliği getirildi. Şıklık, estetik, zerafet güme gitti. Erkek öğretmenler uzun saçlı, sakallı, kotlu deri montlu, bayan öğretmenler streç pantolonlu, açık saçık. Öğrenciler çığırından çıkmış. Saygı, sevgi, edep, haya, utanma, kural, disiplin hak getire. Öğretmen merkezli eğitim modelini terk ettik, öğrenci merkezli eğitim modeline geçtik sonuç ortada. Gençler maske takmıyor, sosyal mesafe ve temizlik kurallarına uymuyor diye şikayet ediyoruz. Sebep belli değil mi? Okulda eğitimde hiçbir kurala alıştırılmamış başına buyruk canının istediği gibi davranmaya ve yaşamaya alıştırılmış gençlerden ne bekliyorsunuz? Ne verdiyseniz onu alıyorsunuz. Yani ektiğinizi biçiyorsunuz. Eğitimi yapılması gibi yapan ülkelerde covit görünmüyor artık. Biz bu kafa ile daha çok virüslerle uğraşıp dururuz. Her şeyin başı eğitim. Sağlık falan değil. Eğitiminiz yoksa sağlığınızı bile koruyamıyorsunuz. Cahilin eğitilmemişin sağlığı da olmuyor.

Taner Çelenk

19 Kasım 2020 12:05

Allah razı olsun kıymetli hocam. Sizi istanbul'da okul müdürü iken okulda Halk Eğitim Müdürü iken kurumumuzda 2 defa dinleme şerefine nail oldum. Bu memleketin evlatlarını, nesillerini ve gelinen çağ ile birlikte yozlaşmış, kokuşmuş zihniyetlerin çocuklarımızı ve aileleri nasıl kuşattığını herkes görürken elinden gelen ne varsa yapmaya çalışan siz ve sizin gibilerden Allah razı olsun. Gayret bizden hidayet Allah'tan. Sağolun varolun kıymetli hocam.

dikkatinizi çekmedi mi?

19 Kasım 2020 11:04

ilahiyat mezunları: londraya, parise, şikagoya, almanyaya vs doktora yapmaya gidiyorlar; nedir bu rezillik? bu dinsiz ülkelerde neyin ilahiyat doktorasını yapıp da geliyorlar buraya? insanda, yökde, mebde biraz utanma olur yaa!

Nevzat Aydıngöz

19 Kasım 2020 07:54

Kıymetli Hocam, Dile getidiginiz sorunların çözümüne katkı olur diye bir kitap yazdım ve taslagini size gönderdim. kitabın basılıp yayımlanması için yardımlarınızı bekledim. Halen bekliyorum.Selamlar

Öğretmenim

19 Kasım 2020 01:41

Ali Erkan Kavaklı hocam, gurur olsun diye söylemiyorum, öğretmenlik mesleğimden lanet fetö gerekçesiyle ihraç edildiğimde en çok öğrencilerim üzülmüştü.4 yıldır ağlıyorum, mesleğime aşık, tutkun bir insandım. Devletim tarafından sayısız takdir ve başarı belgeleri ile taltif edilmiştim. Hayırlısı artık. Önce Allah'a, sonra devletime güveniyorum. Ali Erkan hocam, sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle