• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
TÜM YAZILARI

Hücredeki benzersiz savunma sistemi Savunma hafızasına sahip T–hücreleri

10 Aralık 2020


Ali Erkan Kavaklı İletişim: [email protected]

Geçen hafta tefsir uzmanı Prof. Mustafa Öztürk, Kur’an bütünüyle Allah kelamı değil dediği için millet öylesine tepki gösterdi ki sonunda Prof. Öztürk istifa edip balık tutmaya ve fındık toplamaya gitti. 

Prof. Öztürk en azından Allah’ı kabul ediyor. Allah’ı hiç tanımayan ve anmayan MEB’in fen bilimleri ders kitaplarını yazanları ne demeli?

3. sınıf fen bilimleri kitabı yazarları bakın neler söylüyorlar:

Canlılar kendiliğinden doğada bulunur.”(s.162) “Dağ, ova, orman, çayır, akarsu kendiliğinden olur.” (s. 179) “Doğal çevre, doğada kendiliğinden bulunur.” (s.180)

“Cansız varlıkların bazıları doğada kendiliğinden bulunur.” (s.194)

Berlinli araştırmacı Dr. Andreas Thiel, Corona hastası olmayan 68 sağlıklı insanın kan incelemesinde yaklaşık 1/3 oranında T-hücresi keşfetti. Bu hücreler, Corona virüsünü tanıyabilecek şekilde programlanmış. T-hücrelerinin en önemli özelliği, savunma sistemi hafızasına sahip olmaları.

Keşif, ön bilgi olarak bilim dünyasına duyuruldu. ABD, Hollanda, İsveç, Singapur ve İngiltere’deki alanın uzmanları alarma geçtiler ve keşfin doğruluğunu teyit ettiler. 

Dr. Andreas Thiel diyor ki:

“Geçen ay veya geçen sene basit de olsa üşütme geçirenler Covid 19’a karşı korumaya sahipler. Bütün üşütmeler sonucu yaklaşık % 15 oranında corona virüs etiketlenir. Kandaki çapraz aktiviteler sonucunda hücreler, nerdeyse % 80 oranında covid 19 virüsünü tanır. Bu yüzden birçokları hastalığı hafif geçirecekler.”

Hücrelerin virüsleri tanıması ve hafıza sahibi olması harika bir şey. Hücreler kendiliğinden hafıza sahibi olamaz. Onları yaratan ve programlayan muhteşem bir sanatkâr var.

Benzersiz ve henüz tam olarak anlaşılamayan savunma sistemi, sadece hastalığa yol açan virüslere karşı savunma yapmaz aynı zamanda dejenere olmuş hücreler, kimyasallar, çevrenin etkisiyle meydana gelen çok sayıda tehlikeli şeylere karşı vücudu korur. 

Yazar Bill Bryson, yeni kitabı İnsan Vücudunun Kısa Hikâyesi kitabında konuyu ele alıyor:

“İnsan vücudunun savunma sistemi molekül seviyesinde oldukça karmaşık bir yapıya sahip. Moleküllerin her parçası aynı vazifeyi yapıyor, her parça vücudu tanır, gerektiği zaman öldürmek için vücuda giren yabancı maddeleri tanır. 

Yabancı olarak teşhis edilen mikroorganizmalar, belirli parçalayıcı hücreler tarafından proteinleri parçalanır veya antikorları parçalar. Savunma sistemi cephaneliği büyük.” 

İyi haber şu: Corona virüsle savaş için yeterli cephane var. Bu savunma sistemi, hızlı bir şekilde virüsleri tanır ve çoğu zaman başarıyla savaşır. 

Savunma sistemini fizikî çalışmalarla geliştirebilir ve daha donanımlı hâle getirebilirsiniz.

Sürekli hareketlilik, sağlıklı beslenme, stresten uzak yaşama, sağlıklı uyku…

Yabancı mikroorganizmaların vücut hücrelerine girmemesi için vücudumuzda ilk yaratılıştan bugüne Allah birçok bariyerler inşa etmiş. 

Vücudu hastalık yapan virüslere karşı koruyan muhteşem savunma sistemlerini sıralayalım:  

Deri ve mukoza zarı, virüslere karşı ilk kalkanı oluşturur.

Gözyaşındaki lyzozom enzimleri birçok bakteriyi öldürür.

Yorulmaksızın açılıp kapanan kirpikler, birçok virüsü yakalar. 

Burun bronşlarındaki mukus (sümük) bakterileri yakalar ve dışarıya atılmasını sağlar. Mukusa yapışarak mideye giden bakterileri mide asidi eritir.

Bademciklerde hastalığa yol açan virüsleri yok eden çokça akyuvarlar bulunur.

Mide asitleri ve mide suları hastalık yapan birçok virüsü öldürür.

Kan damarlarındaki plazma proteinleri, antikor üreterek savunma görevini yerine getirir.

Barsak mukoza zarı, antikor üreten hücrelerin nerdeyse yarısını karşılar. 

İdrar yoluyla bakteriler dışarı atılır.

Eğer virüs bu bariyerleri aşarak vücuda girerse anında başka koruma mekanizmaları devreye girer. Belirli proteinler ve hücreler, mikroorganizmalara saldırır ve hızla onları yok eder. 

Sistem o kadar muhteşem ki konuyu anlatan Der Spiegel yazarı Jörg Blech kendini tutamıyor, şöyle diyor: “Vücut evrim sırasında bariyerler inşa etmiş ki yabancı mikro organizmalar hücrelerine giremesin.” (Der Spiegel, 14.11.2020, s. 111)

Tamamen ateist, materyalist bakış açısına sahip.

Milli Eğitim Bakanlığını 5. Sınıf Fen Bilimleri kitabı da aynı bakış açısı ile yazılmış. Yazarlar Ender Ünver, Murat Volkan Yancı, Zafer Arslan diyorlar ki:

Yıldızların birçoğu Güneş’ten daha büyük ve daha parlaktır, Dünya’mıza Güneş’ten uzak oldukları için küçük görünür. Bilim insanlarının yaklaşık 5 milyar yıl önce oluştuğunu düşündüğü Güneş, orta büyüklükte bir yıldızdır.” (s.15)

Hücremizde, vücudumuzda ve evrende muhteşem bir sistem kuran Allah’ı anmadan oluştu deyip geçiştiriyorlar. 

Millet dinine sahip ve saldıranlara harika tepkiler veriyor. Prof. Öztürk balık tutmaya gitti.

Millet, Allah’ın eserlerini kendiliğinden oluştu diyerek anlatan MEB kitaplarına ne zaman tepki gösterecek?

Ateizmin kaynağı fen bilimleri kitapları, bilim adamlarının sırlarını henüz çözemediği harika sistemleri kendiliğinden diyerek saçmalıyor. 

Veliler, çocuğunun kitabını okumalı ve en azından CİMER’e yazmalı.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Ali Erkan hocam yazınız için çok teşekkürler :)
  • Yanıtla

sebahattin

sayın yazar, bazen Sayın Cumhurbaşkanım hitabı ile gerekli hatırlatmaları yapıyorsunuz ya, bu konuyu da aynı şekilde S.Cumhurbaşkanına direk yazsanız? Hem bunun sebebini az çok bilirsiniz, niçin bu kitaplarda Allah yok! çünkü AB uyum yasaları çerçevesinde 2150 kanun çıkarıldı, içinde bu konular da var. Bilmiyor olamazsınız!..Neden düzeltilmesi için S.Cumhurbaşkanına direk söylemiyorsunuz?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23