--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hücredeki benzersiz savunma sistemi Savunma hafızasına sahip T–hücreleri

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
8

Geçen hafta tefsir uzmanı Prof. Mustafa Öztürk, Kur’an bütünüyle Allah kelamı değil dediği için millet öylesine tepki gösterdi ki sonunda Prof. Öztürk istifa edip balık tutmaya ve fındık toplamaya gitti. 

Prof. Öztürk en azından Allah’ı kabul ediyor. Allah’ı hiç tanımayan ve anmayan MEB’in fen bilimleri ders kitaplarını yazanları ne demeli?

3. sınıf fen bilimleri kitabı yazarları bakın neler söylüyorlar:

Canlılar kendiliğinden doğada bulunur.”(s.162) “Dağ, ova, orman, çayır, akarsu kendiliğinden olur.” (s. 179) “Doğal çevre, doğada kendiliğinden bulunur.” (s.180)

“Cansız varlıkların bazıları doğada kendiliğinden bulunur.” (s.194)

Berlinli araştırmacı Dr. Andreas Thiel, Corona hastası olmayan 68 sağlıklı insanın kan incelemesinde yaklaşık 1/3 oranında T-hücresi keşfetti. Bu hücreler, Corona virüsünü tanıyabilecek şekilde programlanmış. T-hücrelerinin en önemli özelliği, savunma sistemi hafızasına sahip olmaları.

Keşif, ön bilgi olarak bilim dünyasına duyuruldu. ABD, Hollanda, İsveç, Singapur ve İngiltere’deki alanın uzmanları alarma geçtiler ve keşfin doğruluğunu teyit ettiler. 

Dr. Andreas Thiel diyor ki:

“Geçen ay veya geçen sene basit de olsa üşütme geçirenler Covid 19’a karşı korumaya sahipler. Bütün üşütmeler sonucu yaklaşık % 15 oranında corona virüs etiketlenir. Kandaki çapraz aktiviteler sonucunda hücreler, nerdeyse % 80 oranında covid 19 virüsünü tanır. Bu yüzden birçokları hastalığı hafif geçirecekler.”

Hücrelerin virüsleri tanıması ve hafıza sahibi olması harika bir şey. Hücreler kendiliğinden hafıza sahibi olamaz. Onları yaratan ve programlayan muhteşem bir sanatkâr var.

Benzersiz ve henüz tam olarak anlaşılamayan savunma sistemi, sadece hastalığa yol açan virüslere karşı savunma yapmaz aynı zamanda dejenere olmuş hücreler, kimyasallar, çevrenin etkisiyle meydana gelen çok sayıda tehlikeli şeylere karşı vücudu korur. 

Yazar Bill Bryson, yeni kitabı İnsan Vücudunun Kısa Hikâyesi kitabında konuyu ele alıyor:

“İnsan vücudunun savunma sistemi molekül seviyesinde oldukça karmaşık bir yapıya sahip. Moleküllerin her parçası aynı vazifeyi yapıyor, her parça vücudu tanır, gerektiği zaman öldürmek için vücuda giren yabancı maddeleri tanır. 

Yabancı olarak teşhis edilen mikroorganizmalar, belirli parçalayıcı hücreler tarafından proteinleri parçalanır veya antikorları parçalar. Savunma sistemi cephaneliği büyük.” 

İyi haber şu: Corona virüsle savaş için yeterli cephane var. Bu savunma sistemi, hızlı bir şekilde virüsleri tanır ve çoğu zaman başarıyla savaşır. 

Savunma sistemini fizikî çalışmalarla geliştirebilir ve daha donanımlı hâle getirebilirsiniz.

Sürekli hareketlilik, sağlıklı beslenme, stresten uzak yaşama, sağlıklı uyku…

Yabancı mikroorganizmaların vücut hücrelerine girmemesi için vücudumuzda ilk yaratılıştan bugüne Allah birçok bariyerler inşa etmiş. 

Vücudu hastalık yapan virüslere karşı koruyan muhteşem savunma sistemlerini sıralayalım:  

Deri ve mukoza zarı, virüslere karşı ilk kalkanı oluşturur.

Gözyaşındaki lyzozom enzimleri birçok bakteriyi öldürür.

Yorulmaksızın açılıp kapanan kirpikler, birçok virüsü yakalar. 

Burun bronşlarındaki mukus (sümük) bakterileri yakalar ve dışarıya atılmasını sağlar. Mukusa yapışarak mideye giden bakterileri mide asidi eritir.

Bademciklerde hastalığa yol açan virüsleri yok eden çokça akyuvarlar bulunur.

Mide asitleri ve mide suları hastalık yapan birçok virüsü öldürür.

Kan damarlarındaki plazma proteinleri, antikor üreterek savunma görevini yerine getirir.

Barsak mukoza zarı, antikor üreten hücrelerin nerdeyse yarısını karşılar. 

İdrar yoluyla bakteriler dışarı atılır.

Eğer virüs bu bariyerleri aşarak vücuda girerse anında başka koruma mekanizmaları devreye girer. Belirli proteinler ve hücreler, mikroorganizmalara saldırır ve hızla onları yok eder. 

Sistem o kadar muhteşem ki konuyu anlatan Der Spiegel yazarı Jörg Blech kendini tutamıyor, şöyle diyor: “Vücut evrim sırasında bariyerler inşa etmiş ki yabancı mikro organizmalar hücrelerine giremesin.” (Der Spiegel, 14.11.2020, s. 111)

Tamamen ateist, materyalist bakış açısına sahip.

Milli Eğitim Bakanlığını 5. Sınıf Fen Bilimleri kitabı da aynı bakış açısı ile yazılmış. Yazarlar Ender Ünver, Murat Volkan Yancı, Zafer Arslan diyorlar ki:

Yıldızların birçoğu Güneş’ten daha büyük ve daha parlaktır, Dünya’mıza Güneş’ten uzak oldukları için küçük görünür. Bilim insanlarının yaklaşık 5 milyar yıl önce oluştuğunu düşündüğü Güneş, orta büyüklükte bir yıldızdır.” (s.15)

Hücremizde, vücudumuzda ve evrende muhteşem bir sistem kuran Allah’ı anmadan oluştu deyip geçiştiriyorlar. 

Millet dinine sahip ve saldıranlara harika tepkiler veriyor. Prof. Öztürk balık tutmaya gitti.

Millet, Allah’ın eserlerini kendiliğinden oluştu diyerek anlatan MEB kitaplarına ne zaman tepki gösterecek?

Ateizmin kaynağı fen bilimleri kitapları, bilim adamlarının sırlarını henüz çözemediği harika sistemleri kendiliğinden diyerek saçmalıyor. 

Veliler, çocuğunun kitabını okumalı ve en azından CİMER’e yazmalı.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Savaş Öz

12 Aralık 2020 00:46

Allahın bu kadar akıl verdiği biri niçin mukaddeslerine küfredilmesine verilen tepki ile insanların inanıp inanmama konusundaki serbestliklerini kabul etmenin arasındaki koskoca farkı anlayamaz, anlayabilen beri gelsin Allah aşkına. Adam ateistim diyorsa düşüncesini savunmak için hakaret etmeden her şeyi yazıp konulabilir. Esas gerizekalılık bunu kabule yanaşmamak. Ama sen inandım diyeceksin, hoca olcaksın, insanlara din öğretmek, hatta din öğretecek insanları ben yetiştireceğim diyeceksin. Bu konuda da hayli mesafe alıp binlerce kişi seni dinliyor olacak ve bir gün En mukaddesimize, Allah ve Peygamberi de dolaylı yalancılara getiren en seviyesiz bir ifadeyle O'nun kitabına hakaretleri saydıracaksın. Ve kocaman kocaman adamlar bu durumu ateistin fikirlerini açıklaması yanında masum bulacaklar. Demek ki çok büyük adam zannettiklerimiz imanın yüceliği ve kutsallığı ile kişinin doğru bulup savunduğu felsefik bir görüşün ayrımını yapamayacak kadar aklını peynir ekmekle yemiş. Ateist hakaret olmamak kaydıyle her şeyi savunabilir, yazabilir, konuşabilir. Ama müslümanım diyip eve girip intihar bombacısı gibi tam ortamızda kendini patlatan birinden hiç yara almadan, hatta yara almak bir yana ruhsal olarak dahi incinmeyen şunu iyi bilsin ki bu eve hiç girememiş vesselam.

Mahmut uçar

10 Aralık 2020 20:05

Veliler cimere niçin yazsın ,Veliler niye bu hükümeti seçti. Milli eğitimin görevi çocuklarımızı ateist yapmak mı? Ne zaman muktedir olacaklar. Gayretullaha dokunursa hükümet ve biz hepimiz beraber yanarız.

Abdulvahlt Mutkan

10 Aralık 2020 17:26

Veliler çocuğum nasıl bir ders kitabı okuyor diye araştırmalı.

m a

10 Aralık 2020 14:27

cucuklarimizi boyle kaybediyoruz

ESSENEVİ

10 Aralık 2020 14:13

Sayın hocam verdiğiniz fen Bilimleri 3.sınıf kitabınının sayfalarına baktım söylediğiniz gibi bişey görmedim acaba sizin yanınızdaki kitap bu yılınki değil mi gelecek yazınızda bunu açıklarsanız sevinirim Allah sizden razı olsun saygılarımla...

Kemal Şahin

10 Aralık 2020 12:33

Selâmün Aleyküm Muhterem Hocam! Çok haklısınız hocam. Temelinde şirk ve küfür olan bu eğitim sisteminden ne zaman kurtulacağız. Bir asırdır, eğitim ve öğretimde, bir arpa boyu gidemedik. Bu sistemle çağı yakalamak mümkün değil. Sağlık/Sağlık branşında 26.yılımı çalışıyorum. Eğitim ve öğretimde, geleceğe dair umutlarımı tüketmek üzereyim. Allah'tan ümit kesilmez. Müslüman bir ülkede, müslüman bir anne babadan dünya ya gelen çocuklar, şirk ve küfür zindanlarında çırpınmaktadırlar. Lâkin ebeveynlerin çoğu bunun farkında bile değil. Peki Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız başka bir ülkenin vatandaşlarımıdır?Başka bir dinin mensuplarımıdır? Sizin gördüklerinizi onlar göremiyorlarmı? Bunun için mutlaka kamu oyu oluşturmak zorundamıyız? Peygamber Efendimiz (A.S.M.) haklı davası yolunda, önce kamu oyumu oluşturdu. Elbette biz öğretmenlerin ve ebeveynlerinde sorumlulukları var. Lâkin bizi yönetenler neyin altına imza attıklarını ve neyi tasdik ettiklerini bilmiyorlarmı? "Sebep olan yapan gibidir." Elbetteki bu çarpık sistemi inşa eden bu iktidar değildir. Lâkin bu inşa edilmiş binayı devam ettiren bunlardır ve sorumludurlar. "Laubaliler ruhsatlarla okşanılmaz, azimetlerle korkutulur." Selâm ve dua ile.

sebahattin

10 Aralık 2020 10:25

sayın yazar, bazen Sayın Cumhurbaşkanım hitabı ile gerekli hatırlatmaları yapıyorsunuz ya, bu konuyu da aynı şekilde S.Cumhurbaşkanına direk yazsanız? Hem bunun sebebini az çok bilirsiniz, niçin bu kitaplarda Allah yok! çünkü AB uyum yasaları çerçevesinde 2150 kanun çıkarıldı, içinde bu konular da var. Bilmiyor olamazsınız!..Neden düzeltilmesi için S.Cumhurbaşkanına direk söylemiyorsunuz?

Mustafa

10 Aralık 2020 04:59

Ali Erkan hocam yazınız için çok teşekkürler :)

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle