--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eğitimde geleceğe bakış raporu kritiği

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
10

Milli Eğitim Bakanlığı Cumhuriyetin 100. Yılında Eğitimde Geleceğe Bakış Raporu yayınladı. Dört ana başlık altında eğitimin durumu ve geleceği ele alınan rapordaki başlıklar şöyle:

Eğitim Felsefesi ve Değerler

Eğitimde Yeni Yaklaşımlar

Teknoloji ve Eğitim

Sürdürülebilirlik ve Eğitim 

Rapor hazırlanırken Birleşmiş Milletler “Kamu Görevlileri İçin Uluslararası Davranış Kuralları” ve Başbakanlık “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları hakkında Yönetmelik” esas alınmış.

Rapor; UNESCO, UNİCEF, WORD BANK ve Batılı kaynakları esas almış görünüyor. Rapor yer yer tercüme metin okuduğum hissi uyandırdı.

Milli Eğitim Bakanlığının ahlaka, değerler eğitimine, çevreye, teknolojiye, öğretmene, iyi insan yetiştirmeye ve eğitimin ülke kalkınmasını sağlamasına önem verdiği ortada. Rapor bu ruhu taşıyor.

Ahlakî değerler bir bir sıralanıyor: Adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik, iş birliği, insanî, millî, manevî değerler.

Eğitim; öğrencilere çağın ve geleceğin becerilerini kazandırmalı, öğrencileri donanımlı bir şekilde hayata hazırlamalı, onların bilgiyi hayata geçirmeleri ve davranışa dönüştürmeleri sağlanmalı.  

Dikkat çeken husus, raporun üslubunun seküler olması. Raporun hiçbir yerinde ahlakın ve değerlerin kaynağı anılmıyor.

Ahlak ve erdemlerin kaynağı Allah sevgisi, din, Kur’an, aile, gelenek, görenek, toplum, akıl ve vicdandır.

İnsanımızın % 92.3’ü kendisini Müslüman, % 2.7’si ateist, %3.2’si deist olarak tanımlıyor. 

Ahlak ve değerler; toplumun değer yargılarına göre belirlenmezse boşa kürek çekilir. 

Milletimizin ahlak ve değerlerinin kaynağı Kur’an ve İslam. 

Rapora emek veren çok kıymetli eğitimciler Mehmet Akif’in şu beyitlerini hatırlatmalılar:

Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır;

Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.

Çekilmiş farz edilsin yüreklerden havf-ı Yezdan’ın;

Ne irfanın tesiri kalır, katiyyen ne vicdanın.” 

Kur’an’ın değerleri ile öğretmenlik yapan Hz. Muhammed (sav), 23 sene gibi kısa bir sürede bir kıta dolusu insanı eğitti; onları erdemli, ahlaklı, becerikli, başarılı hâle getirdi. Deve çobanlarını dünyayı yöneten liderlere dönüştürdü. Kervan soyan, hırsızlık yapan, çalan, yalan söyleyen, zina yapan, içki içen, köle alıp satanlar her türlü kötü ahlakı terk ettiler. Yolcuya yardım eden, çalmayan, yalan söylemeyen, zinadan kaçan, içki ve kumardan uzak duran, köle azad eden, erdemli, dürüst, doğru sözlü, güzel ahlaklı insanlara dönüştüler. 

Hz. Muhammed (sav) toplumu cennet müjdesi, Allah korkusu, ahirette hesap verme sorumluluğu ile eğitti. 

Eğitim sistemimiz kendi güzel örneklerimizi görmeli ve bunları insanlığa taşımalı. Mevlâna Celaleddin’in ifadesiyle bir ayağı kendi değerlerimizde olmalı, öteki ayakla dünyayı dolaşmalı. 

UNİCEF, UNESCO, WORD BANK bize Batı ahlak ve değerlerini dikte eder. Değerler konusunda Batı’nın geldiği yer imrenilecek değil, utanılacak bir yer. 

Raporda da ifade edildiği gibi kutsallar olmadan değerlerin tespiti kolay değil. PKK’nın uzantısı DEM ile ortak değerlerde buluşmak kolay mı? 

Batı toplumu ahlaki buhran geçiriyor. Dünyanın en gelişmiş ülkesi ABD haydut devlet örneği sergiliyor. Afganistan, Irak, Suriye, Vietnam’ı işgal etti. Gazze’de katliam yapan İsrail’i şartsız destekliyor. Demokrasi, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, hukuk savunucusu, medeniyet havarisi İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya katliamcı İsrail’i destekliyor.

Batılı ülkeler; intiharlar, cinayetler, alkol ve uyuşturucu kullananlar, hırsızlık, kadın satma (seks ticareti) alanlarında bizden çok çok öndeler. 

Dünyadaki intihar oranlarını vereyim de kimse bize değerler dersi vermesin. Yüz bin kişi esas alınarak yapılan araştırmalara göre intihar oranları sıralaması: 

1.Litvanya’da %28; 2.Güney Kore %25; 3.Japonya %24; 4.Letonya %18,6; 5.Belçika -Macaristan %17.1; 6.Avusturya %13.7; 7.Fransa % 13.2; 8.İsveç % 11.7; 9.Finlandiya % 11.6; 10.Almanya %11.3; Avrupa ortalaması %10.3; Türkiye %2.6

Ayasofya’yı açan; Çamlıca ve Taksim’e yakışır camiler yaptıran Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dindar nesil yetiştirmek için çalışıyor

Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin, dağa terörist çıkmasını önleyen dindar STK’larla çalışacağını haykırıyor.

Raporun seküler üslupla yazılmasını, ahlakın kaynağı olan değerlere atıf yapmamasını yadırgadım.

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ADİLCE

7 Ocak 2024 14:18

yorumumuz da .......hamle üstüne (HAMLE) (kelimesi olacaktı) yapma gayreti için deler.Affınıza sığınarak.

ADİLCE

6 Ocak 2024 23:08

Değerli yorumcu kardeşlerim,yılllarca eğitim ordusunun bir neferi olarak canhıraş gayretle,ülkemin her alan da yüksek seviyelere erişmesi için çalışıyorduk ama bir türlü hedefe ulaşamıyorduk,karşı bir güç devamlı tökezletiyordu.Çünkü:27 ARALIK 1949'da çıkarılan FULBRİGT ANLAŞMASI-(ABD-TÜRKİYE EĞİTİM KOMİYONU)5.mad.önemli.Milli eğitimimiz maalesef yabancı ellere teslim ediliyordu.ben de: eğitim de bu olumsuzlukları niye yaşıyoruz?diye sorduğum da karşıma yukarda ki anlaşma çıktı.Adamlar öyle sirayet etmişler ki,elin kolun bağlı hepimizin muzdarip olduğu bir düzen var,iktidarlar üstü bir güç; düzensizlik düzenini korumak için hamle üstüne yapma gayreti içindeler.Türkiye uzmanı RİCHARD PODOL,RAPORLARIN DA DER Kİ;20 yıla yakın TÜRKİYE'de çalıştım.ABD'de eğitm alan Türklerden KAMU KURUMLARIN DA yerleştirmediğimiz yer kalmadı; der.Bizler de düşünce ve pratik dünyamız da yelpazeyi geniş tutabilirsek ,ülkemiz üzerin de oynanan oyunları daha gerçekci kavrayabileceğimizi düşünüyorum.

Sosyalist

4 Ocak 2024 17:45

"Ahlak ve erdemlerin kaynağı Allah sevgisi, din, Kur’an, aile, gelenek, görenek, toplum, akıl ve vicdandır." diye yazıyorsunuz. Ülke insanının yüzde 92.4'ü de kendisini müslüman olarak tanımladığına göre memleket güllük gülistanlık olmalı. Bu erdemli insanlar topluluğunda suçları yüzde 6'ya varan ateist ve deistler işliyor olmalı. Amma velakin sabah kuşağı programlarına ve etrafa kuşbakışı bakılırsa halkımız Allah, kitabı ağzından düşürürmeyen lakin her türlü günahı da işleyen bir görüntü içinde. Namaz, oruç, haç gibi dini ritüelleri işledikleri allah rızası için değil, suçlarının affedilmesini sağlayacak bürokratik faaliyet gibi görüyor. Kuşkusuz allah rızası için yapanlar vardır ama bunların devede kulak olduğunu düşünmek için neden çok. İntihar oranlarının düşüklüğü de Türkiye'nin geç kapitalist bir ülke olmasından. Şunun şurasında kent nüfusunun kırsal nüfus karşısında ağırlık kazanması son 40 yılın ürünü. Kentlerdeki intihar oranları da artıyor. Yani bu ülkede dini, bizi suçtan uzak tutan, erdeme yaklaştıran bir etmen olarak değerlendirmek mümkün değil sayın yazar. Kötülüğün kaynağı mevcut düzen. Bu her şeyin alınır satılır olduğu, başarının parayla ölçüldüğü, zenginliğin baştacı edildiği düzende erdem filan kalmıyor. Kapitalist ahlak yani ahlaksızlık, değersizlik öne çıkıyor kaçınılmaz olarak. Katı olan her şey buharlaşıyor beyefendi, hayal görmeyin. Etrafınıza bir bakın da öyle konuşun, çürümüş bir düzen ve onun ürünü çürümüş bir toplumla karşı karşıyayız maalesef. Din ve şans oyunları dara düşürülmüş halkın sığındığı bir liman başka bir şey değil.

Hikmet Yılmaz

4 Ocak 2024 15:13

50 defa yazdım.Milli Eğitim Bakanlığı hiç MİLLİ OLMADI. Üstelik 22 yıldır iktidar olan AK-PARTİ malasef istenilen gayreti göstermedi. Sağlıktan ve diğer icraatlarından daha öncelikli eğitim OLMADI. Gelen giden hep dere kenarında dolaşıp durdular. Gelecek milli eğitimde. Nokta

Muhammet

4 Ocak 2024 14:01

Eğitim ideolojik eğitimden çıkarılmalı, putçu ve sömürgeciye adam devşirme eğitimi sona ermeli milli ve yerli eğitime geçilmeli.

Erzincanli.

4 Ocak 2024 10:07

Ne Tayyip bey ne de Milliegitim Bakanı yeni neslin Probleminin farkįda deĝil;'20 Seneyi boş gecirdiler çok yazık.Problem imani konular da sifir olmaları ve Problemin İmani olduĝunu kavrayamaları.İmamhatip de okuyup ama problemden bir haber olmalarina şaşıyorum.İmamhatipler Camilerle beraber çalişmalı ve Osmanlı Türkcesi öĝretilmelidir.Müfredat yeniden yazilmalı: Risale-i Nurlardan istifade edilmelidir.Yoksa Abdülhamit'in yaptiĝı hatayı yapmiş oluruz.20 Sene boşa geçti bari geri kalan boşa geçmesin.

AYA MI

4 Ocak 2024 14:15

erzincanlı CAMİLERLE ÇALIŞINCA AYAMI GİDECEĞİZ AHMAK VARMI BU ŞEKİLDE BAŞARIYA ULAŞAN TEKİ

Molla Kasım

4 Ocak 2024 08:09

Nereye gidiyorlar. Öyleya proje imam hatip ortaokullarında siyer dersini bir saate düşürüp ingilceyi çoğaltan anlayış böyle rapor hazırlar.

Âlim

4 Ocak 2024 05:48

Öğretmenim aynı zamanda veliyim. Çocuğun evinde , çevresinde küfür varken okulda küfürü engelleyemezsiniz. Tamamen kapitalist bir düzen kurup, ahlaklı bir nesil yetiştiremezsiniz. Dini imanı para olan fırsatçıya dur demez iseniz o düzene gençleri özendirirsiniz. Gençlerin teorik bir sıkıntısı yok ahlak konusunda, ama iş pratiğe gelince işler değişiyor. Çözümü yanlış yerde arıyorsunuz parayı vuran Umre'ye gidiyor hayır işine giriyor zaten. Okulda çocuk yanlışlıkla cam kırsa bunu dürüst bir şekilde "Ben yaptım" diyemiyor(Diyen yüzde 20'yi geçmez. Akıllı tahtaya birşey olsa bu oran yüzde 5e düşer). Sizce neden böyle? Ekstra çıkan masraf huzursuzluk azar hatta dayak demek birçok ailede. Bu çocukta Allah, peygamber sevgisi var ama masraf ve aile korkusu var. Akit'in eğitimle ilgili önerileri ülke gerçeklerinden çok uzak.

Okur

4 Ocak 2024 14:58

Aynen!...

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle