--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ak Parti’den beklenen eğitim reformu: İlim ve ahlaka dönüş

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
26

Ak Parti, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi eğitim ve kültür alanında başarısız. Ak Parti hükümetleri, bugüne kadar eğitim arabasının kaportasını tamir etti, fren balatalarını yeniledi, pasta cila yaptırdı, motora dokunmadı.

Eğitimin motoru öğretmendir. Eğitim kalitesi öğretmenin kalitesini geçemez. Ak Parti öğretmen yetiştirme sistemi geliştirmedi. Eğitim fakülteleri 1982 model. Darbeci Kenan Evren’in kurduğu sistemle yürüyor.

Prof. İsmail Aydoğan “Eğitimde Kimlik Arayışı” kitabında yeni bir örnek öneriyor. Prof. Aydoğan diyor ki:

“Türkiye, Osmanlı’nın son dönemlerinden beri yüzünü ve gönlünü Batı’ya dönmüş, oraya meftun, her türlü miyarını orası belirlemiş. Bu anlamda Türkiye eğitim-öğretim tarihi bunalımlar tarihidir. Şurası bir gerçek ki şimdiki Türk eğitim sisteminde ne Türkiye var ne eğitim var, ne de sistem var. Eğitim sistemi ciddi bir kimlik bunalımında.” (s.47)

Eğitim fakültelerinde okutulan dersler, öğretilen metot ve teknikler Batı’yı örnek alıyor. Bizim kültür ve medeniyetimizle alakası yok, hatta düşman.

“1299’dan 1699’a kadar 400 sene Osmanlı eğitim sistemi ile yetişen insanlar toplumu yönetmiş, dünyanın en önemli ve tek söz sahibi ülkesi olmuş ve fetihler yapmış. Bilecik’in Söğüt ilçesinde kurulan Osmanlı, 1699 yılına geldiğinde üç kıtaya yayılmış, Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika’nın büyük bölümünü egemenliği altına almıştı. Elbette bu başarının altında mektepler, medreseler ve tarikatların yetiştirdiği dervişlerin büyük bir rolü vardır.” 

Avrupalılar, ortaçağda yaşadıkları kilise baskısından ve onun getirdiği geri kalmışlıktan kurtulmak için Rönesans dönemi başlattılar, kiliseye başkaldırdılar. 1453 İstanbul’un fethi ile Doğu Roma çöktü. Avrupalılar çaresizlik ile kendi dirilişlerine sarıldılar, insana yatırım yaptılar. Din adamlarının baskısından kurtularak sanayi, edebiyat ve sanata yöneldiler… Francis Bacon (1561-1626) din adamlarının tahakkümünden kurtulmak için bilgiyi öne çıkardı, pozitivizmin öncülüğünü yaptı. Galile, Kepler, Descartes modern akılcılığı ve aydınlanmacılığı savundular. Avrupa, Hıristiyanlıktan uzaklaşarak pozitivist bir yaklaşım (din dışı) sergiledi. Anlayış değişti; bilim, ticaret gelişti.

Ekonomi ve teknolojide ileri giden Avrupalılar sömürgeci politikalarla dünyayı istila ettiler, sömürge ülkelerin yer üstü ve yer altı kaynaklarını kendi ülkelerine taşıdılar, zengin oldular. (s.51)

1800’den itibaren eğitimde yapılan değişiklikler Batı paradigması doğrultusunda gerçekleştirildi. Batının pozitivist, isyancı, aşırı yenilikçi, aydınlanmacı, rasyonel ve seküler bilim anlayışı benimsendi.”(s.59) 

Batıcı anlayış, bizi dünya devleti yapan değerlere savaş açtı.

Medreseler, tekke ve zaviyeler, ulema, âlim, halifelik, padişahlık vb. genellikle cahillikle, kötülükle, gelişmemişlikle ilişkilendirilerek öğretildi. Buna karşı yapılan devrimler övgüyle dillendirildi. Bunlar ders kitapları, öğretmenlerle ve basınla halka öğretiliyordu. 

Bugün eğitim fakültelerinde okutulan Türk eğitim tarihi kitaplarında da bu anlayış sürüyor. Sadece öğretmen yetiştiren fakültelerin müfredatı değil, okullardaki derslerde özellikle inkılap tarihi ve Atatürkçülük derslerinde bu anlayış devam ettirilmektedir.” (s.59)

Batı aydınlanmayı, Hıristiyan papazlarının baskısını kırarak gerçekleştirdi. Yeni bir kimlik kazandılar. Onlar kimlik kazandı, biz onları taklit ederek kimliğimiz kaybettik. 

Hıristiyanlığın yerine İslamiyet kondu, papazın yerine imam.

Hâlbuki ortada çok önemli bir fark var. İslamiyet ilmi, okumayı, ilerlemeyi teşvik eder. İslam medeniyeti kitap ve ilim medeniyetidir; ahlak ve adalet temeli üzerine kurulmuştur. Müslümanlar Kur’an’dan aldıkları ilhamla bin yıl dünyaya hükmettiler, adalet ve ahlak medeniyeti kurdular. Batılılar gibi sömürmediler, katliam ve soykırım yapmadılar.

Prof. Aydoğan, Batı taklitçiliğinin eğitim kimlik krizine soktuğunu vurguluyor ve şu öneride bulunuyor: “Eğitim sistemi İslam ile barışmalı. Doğunca kulağına ezan okunan yavrularımızın okulda da ezanla barışık olması gerekir. Onlara para için değil, ibadet olduğu için çalışması gerektiği öğretilmeli.”

“Eğitimimizin kimliği Türk kültür ve geleneklerine uygun olmalı. İslam’ın insan, hakikat, tabiat, bilgi kavramlarını bilmek ve ona göre anlayış üretmek gerekir.

Pozitivizmin önerdiği bilim mantığının, kültürümüzün bilgi mantığıyla örtüşmediğini hatta çeliştiğini ortaya koymalı.

Din ahlaktır, kültür bu ahlakın yaşantısını ortaya koyar. İlim öğrenmek farzdır, öğrenmenin adabını kültür ortaya koyar. Türk kültürü İslam’ın emrettiği alışkanlıklardan başka bir şey değildir. (s.62-63) 

“Milli Eğitim Şurası oluşturulmalı. Sağlık Bakanlığı’na bağlı bilim kurulu oluşturulduğu gibi.

İslam ile barışacak, ahlaklı insan yetiştirmeyi esas alan, Anadolu kültürüne uygun öğretmen yetiştirecek Eğitim Üniversiteleri kurulmadı. 

Ders müfredatları pozitivist ve dinsiz anlayış yerine İslam inancına uygun olarak yeniden yazılmalı.”(s.63)

Ayasofya açıldı, 15 Temmuz’da vesayet sisteminin kalesi darbeci anlayış yıkıldı.

Ak Parti, eğitim ve kültür alanında başarılı olmak için Akif’in tarif ettiği öğretmenler yetiştirmeli. Geç kalındı, daha fazla gecikirsek Kuzey Kıbrıs’a döneriz. 

“Muallimim diyen olmak gerekir imanlı;

Edepli, sonra liyakatli sonra vicdanlı!”

Beyin Vitamini: Eğitimin Kimlik Arayışı isimli kitabı Ak Parti eğitim kollarına, öğretmenlere tavsiye ederim. (Pegem Akademi; [email protected]; 0312- 430 67 50)

 

Yorumlar

(26)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ferîd

17 Ekim 2020 15:40

Osmanlının son 300 yılında medrese ne üretti acaba? Hangi hastalığa çare buldu. Hangi ilacı, aşıyı üretti. İnsanların günlük hayatını kolaylaştıran hangi alet edevatı yaptı. Ordumuz için hangi silahı geliştirdi. ***** Halkın yüzde 90’ı çiftçilikle geçinir iken, medreseler çiftçiler için hangi yeni aleti ürettiler? Hangi zirâî tekniği geliştirdiler. Anadolu çiftçisi teknik, alet, edevat ve verim açısından her zaman Avrupa çiftçisinin gerisinde kaldı. Hiçbir dönemde onların önüne geçemedi. ***** Devlet bütçesi Kanuni zamanından itibaren hep açık verdi. Hep dışarıya borçlandı. Medreseler bu durumu düzeltmek için ne teklif ettiler acaba? Hangi ekonomik modeli ürettiler? ***** Bugün ülkemizde yüzlerce, belki de binlerce medrese faaliyete devam ediyor. Milletin hangi sorununa çözüm getiriyorlar? Ne üretiyorlar. Pakistan'da 300 bin medrese var da ne işe yarıyor. ***** II. Abdülhamid medreseleri kendi haline bırakarak neden yüzlerce batı tarzı okul açtı. Medreselerden kadılar yetişirken neden batı tarzı hukuk fakültesi kurdu. 1800’lü yıllar boyunca devletin ihtiyaç duyduğu kanunları neden medreseler üretmedi de batıdan ticaret, denizcilik vb. kanunlarını tercüme etmek zorunda kaldılar. ***** Fen lisesi öğrencileri veya proje İHL öğrencileri bu bu hayalleri yutmuyor diye onlar mı suçlu? Öğretmenleri mi suçlu? Gençler içi boş ilim ve ahlak sloganlarını ne yapsın? Allah’ın verdiği en büyük nimetlerden biri akıldır. Bu nimetin hakkını vermeyene, hatta bu nimete düşmanlık yapana Allah neden değer versin? “Allah, aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.” (Yunus-100)

Vatandaş

16 Ekim 2020 00:16

Çok doğru bir tespit

Yolkoru

15 Ekim 2020 22:48

20 senedir yapamadıklarını şimdimi yapacaklar muhterem kavaklı çok iyimser tavrınız var çıkmayan çanda umut vardir

Özgür

15 Ekim 2020 22:17

Bazıları dini eğitime ve dine düşmanlığını kusmuş. Bir de eğitimci geçinirler. Maddeler halinde imkansızlık nedenlerini sıralamışlar. Oysa bu maddeler kendi kabulü temeline dayanan öznel, ideolojik algılar.  

Handan

15 Ekim 2020 21:53

Sayin Ataturk ' cu anladim ki sozlerim tarafinizdan iyi anlasilamamistir. Ben ozellikle Dogu Anadolu bolgesinden bahsetim NEDEN ? Ben Erzum 'luyum iyi bilirim orfumuz adetimiz islamla bagdasiktir "AMA BENIM ASIL ANLATMAK ISTDIGIM $U " Asil sorun müslümanligin yasanmamasi . Sen o haritadaki bolgeye gozunle degil vicdaninla bak bakalim sayet ISLAM DINI hakkiyla yasansaydi (ne töre cinayeti ,ne hirsizlik nede teror ) olurdu . Yazik ki islami hakkiyla yasamayan diplomali aydinlar cahiller zulmette bogulacaklardir

Ali rıza

15 Ekim 2020 21:36

Sizde biliyorsunuz ki Akdeniz’de boğulan göçmenler islam ülkelerinden batı ülkelerine ölümü göze alıp gidiyorlar , müslüman mülteciler Suudi Arabistan’a iltica etmiyorlar, okumak isteyen gençler Amerika Avrupa üniversitelerini tercih ediyorda Mekke Medine Mısır Tahran üniversitelerini tercih etmiyor , ? Hayatın gerçeği bu iken siz hala gazel çekiyorsunuz , biraz ufka bakın , geniş açıdan , çok şey görürsünüz ,

Ervan

15 Ekim 2020 20:27

1 öğretmen kimliği 30 senedir bilinçli şekilde yıpratılmış ve itbarsızlaştırılmıştır. Bunda öğretmenlerin de kendilerini devlet karşıtı konumlandırmaları, kendilerini ilmi olarak güncellememeleri ve siyasi kimliklerini hep önde tutmaları hatta başörtülülere yaptıkları ayrıştırmalar etkili olmuştur 2 çocuk artık tanrılaştırılmış ve dokunulmaz kılınmıştır. Bu çocuğa hiç bir şey tesir etmiyor 3 eğitim bir nimet külfet işidir decmet yükün altından kalkamıyor veliden de katkı almıyor ama okulun temel ihtiyaçları bile karşılanmıyor. Tuvaletler bile tam temizlenmiyor herkes şikayetci ama kimse katkıda bulunmuyor. 4 Eğitimde eşitlik adına nesillerimiz yıpratıldı. devletin okulu sadece diploma temin merkezi oldu bilinçli velilerin aşırı fedakarlığı % 5 10 nesli ancak kurtarmaya yetiyor 5 hükümetin böyle bir derdi yok boşa ümitlenleyelim

Handan hanima cevap

15 Ekim 2020 20:15

Turkiye haritasina bakiniz en cok kacak elektrik nerede kullaniliyor en cok hangi bokgede gelir adaletsizligi var en cok tore cinayeti var muslumanligi oradan anlarsiniz

Hayrettin Hatunoğlu

15 Ekim 2020 20:12

Keşke eğitimde Kenan Evren dönemindeki disiplin ve ciddiyet olsa. Ben o dönemde göreve başladım. Öğretmenler, öğretmen öğrenciler, öğrenci gibiydiler. Herkes haddini hudunu biliyordu. Disiplin, ciddiyet vardı.

ATATURKCU

15 Ekim 2020 20:05

NIHAL HANIM YAZIMI IYI OKUMADAN CEVAP VERMISSINIZ.BEN ANADOLU HALKI CAHIL DEMIYORUM CAHIL BIRAKILDI DIYORUM OZELLIKLE DOGU BOLGELERIMIZ YAKIN ZAMANA KADAR TURKCE BILE KONUSAMAYAN OZELLIKLE OKUMA YAZMA BILMEYEN INSAN COKTU HALA VAR ACI BIR GERCEK BU BIRDE ORALARDA TORE GELENEK DAHA KATI KADIN CINAYETI BOSANMA TABIKI AZ CUNKU KADININ ADI BILE YOK KONUSMA IFADE OZGURLUGU HIC YOK ORALARDA ASIRET BASKISI FEODAL YAPI KADIN SEVMESE BILE KATLANIYOR ONA SORULMADAN EVLENECEGI ADAM DAHA DOGMADAN BESIK KERTMESI BERDEL KUMA ADI ALTINDA RIZASI OLMADAN VERILIYOR HURRIYET KISITLI COGRAFYA MALESEF KADER  

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle