--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Acilen eğitim şurası düzenlenmeli

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
17

Konya Milletvekili eğitimci Halil Etyemez, ülke problemleri ve bu problemleri çözecek insan yetiştirme ile ilgili eğitim şurası teklifinde bulunuyor.

Halil Bey’e katılıyorum ve destekliyorum. 

Reis, acilen eğitim şurası düzenlemeli.

Corona virüsü ve dünyadaki etkileri gösterdi ki ülkeler acil durumlarda içe kapanıyor ve kendi sorunlarını çözmeye odaklanıyor, başka ülke ve insanların problemlerine gözlerini yumuyorlar.

Terzi kendi söküğünü dikemez hâle geliyor. İtalyan’ın ısmarladığı sağlık malzemelerine Almanya el koyabiliyor, ABD daha fazla para verip alabiliyor. 

Batı’da insanlık ve ahlak yerlerde sürünüyor.

Dünya henüz corona hastalığının yayılmasını önlemek için çalışıyor. Hastalığı önlemek için alınan kısıtlama tedbirlerinin yol açacağı ekonomik problemlerle tam olarak yüz yüze değiliz.  İleriki günlerde ekonomik problemlerle yüzleşeceğiz. Bunun başında gıda ve beslenme gelecek.

Kendi kendine yeten ülke olmak zorunda. Özellikle tarım, ziraat, gıda üretimi, hayvancılık, yazılım, teknolojik gelişmeler, programlama alanında ihtiyaç duyacağımız kalifiye elemanları eğitmek ve yetiştirmek zorundayız. 

Bakan Berat Albayrak’ın bir milyon yazılımcı projesi Milli Eğitim Bakanlığı ile projelendirilmeli.

Mevcut eğitim sistemi üretimi değil, tüketimi körüklüyor, insanları şehirlere topladık, köylerdeki nüfus oranı % 8’e indi. Eğitimde 2023 vizyonu Anadolu liselerini merkez alıyor. Bakan üniversite hocası, TED Koleji modelini biliyor. Kolej modelini merkeze alan sistem gençlere meslek öğretmez, onları üniversite kapısına yığar. Ülkenin ihtiyacı kolej ve Anadolu lisesi değil, meslek lisesi

Geçen yıl üniversite sınavına girenlerin % 34’ü bir yere yerleşebildi. Daha fazla liseli üretmenin faydası nedir?

Meslek yüksekokulları ve bazı üniversiteler fonksiyonel değil. Mezunlarına meslek, beceri ve hüner kazandırmıyor. Diplomalı işsiz üretiyorlar. Suşehri KYK’da seminer verdim, sağlık meslek lisesi öğrencileri ağırlıktaydı. Meslek yüksekokulu kazandığı için mutlu olan var mı diye sordum. Kimsenin eli kalkmadı. Çoğu yüksekokullar, üniversite sınavına girmek için bekleme istasyonu. 

Anadolu’yu geziyorum. Ekilmeyen araziler var. Tarım ve hayvancılık babadan görme usullerle yapılıyor. Birçok il ve ilçede tarım meslek lisesi yok. Açılan tarım meslek liselerine rağbet yok.

Tarım üniversitesi kurmak, gıda ve beslenme konusunda kendi kendimize yetmeyi hedeflemeliyiz. 

Yurdun bazı yerlerinde hayvancılık yapılıyor. Çoban Afganistan, Özbekistan, Kırgızistan’dan geliyor. Gençlerimiz işsiz. Eğitim bunu mu amaçlıyor? İş beğenmeyen işsiz yetiştirmek hüner mi?

Sanayide ustalar çırak arıyor, kalfa yetişmiyor diye dövünüyor.

Nitelikli teknik eleman arayan bulamıyor.

Hayvancılık babadan görme usullerle yürüyor.

Ziraat fakülteleri anfide ders işliyor. Çiftlik, arazi, besi damı yok.

Köyler boşaldı, tarlalar ekilmiyor. 12 yıllık mecburi eğitim köylerin boşalmasına yol açtı, tarım arazileri yatıyor.

TOKİ durmadan yeni şehirler kuruyor, köy ve kasabalar buralara taşınıyor.

İşsizlik oranı % 13.8, genç işsizlerin oranı % 23.

Milli Eğitim Bakanlığı yangına körükle gidiyor, Anadolu liselerinin kontenjanları artıyor, meslek liseleri kan kaybediyor.

Prof. Osman Çakmak “Üniversite hocaları İngilizce yayın yaparak kariyer ve unvan kazanıyorlar, İngilizce makalenin ABD ve İngiltere’ye faydası olur, bu ülkeye değil” diyor.

Üniversite hocaları proje yaparak, ülkenin problemlerine çözüm üreterek, sanayi ve tarım sektörü ile birlikte çalışıp üretimi ve zenginliğimizi artırarak unvan ve kariyer kazanmalı.

Ülkemize hizmet etmeliler, ABD ve İngiltere’ye değil.

Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, MEB, Tarım Bakanlığı, Eğitim Sendikaları, YÖK, Sanayi odaları, ziraat odaları, TOBB ve diğer meslek kuruluşları, eğitim yazarlarını bir araya getiren bir Eğitim Şurası toplanmalı. Yeni dönemde eğitime yön verecek ve ülke problemlerini çözecek bir eğitim sistemi geliştirilmeli. 

İbn Haldun, meşhur Mukaddime’sinde “Mağluplar, galiplerde kendilerinde olmayan meziyetler olduğunu vehmeder, onları taklide başlarlar, asıl o zaman yenilgiye uğrarlar” der.

Türkiye; İstiklal Savaşı kazanmamış gibi bir eğitim ve ekonomik kalkınma modeli takip etti, ediyor. Selçuklu, Osmanlı, İlhanlı, Harzemşahlar, Altınordu Hanlığı gibi dünya çapında devletler kurduğumuzu ve bin yıl medeniyeti temsil ettiğimizi unuttuk, Batı taklitçiliği yapıyoruz.

Taklitçilik bizi kalkındırmadı, dünya ile yarıştırmadı, onları geçmemizi sağlamadı.

Kendi kültürümüzü, medeniyetimizi, dinimizi ve töremizi unuttuk hatta onlara düşmanlık ettik. Geriye dönüp baktığımızda Batı’nın bilim ve teknolojik üstünlüğünü dünyayı sömürme ve Batılılaştırma yolunda kullandığını görürüz. 

Batı emperyalisttir ve geldiği yer imrenilecek bir yer değil. Japonya, Güney Kore, Çin, Singapur örnekleri gösteriyor ki Batı geçilebilir.

Eğitimde yeni bir yol haritası çizilmeli. Kendi kültür, medeniyet ve değerlerimizle barışık bir sistem geliştirmeye mecburuz. 

Hak ve adaleti gözetecek, vicdanlı, hünerli, erdemli, dünya ile yarışacak nesiller yetiştirmeyi amaçlamalıyız.

Sütununda, ekranında laf ile dünyaya nizam verip kaçak villalar yapan Portakal, Y.Özdil, Can Dündarlar nereden yetişiyor? Sorgulamamız lazım.

Halil Etyemez’in teklifi çok yerinde ve doğru bir tespit.

 

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Garip

22 Mayıs 2020 01:26

Teşekkürler. Çok önemli konular, derlenip, bir araya getirilerek, dile getirilmiş. İnşaallah çok kişi okumuştur, özelikle muhataplar, yetkililer. Paylaşmak lazım.

Bekir ARAL

21 Mayıs 2020 20:14

Bence öncelikle TARIM VE HAYVANCILIK ŞURASI yapılmalıdır.Yerli tohum.urun çeşitleri ve pa,atlama.kooperatifler konusu nda reform yapılmalı. Selamlar.

Mehmet

21 Mayıs 2020 19:42

Günaydın sana. Şükür uyanabildin.  

Mehmet Zeki Aydın

21 Mayıs 2020 16:09

Evet Ali hocama katılıyorum.

Mardinli hoca

21 Mayıs 2020 14:59

Sayın Ali bey dilinize yüreğinize sağlık çok güzel bir konu ele aldınız.Aziz hocam bir devletin kalkınması için İlk önce milli eğitimdir millî eğitim temeli sağlam olursa iyi nitelikli insanlar yetişecek.Devletin kalkınması hızlanacak bugünün millî eğitim bakanlığı sistemi A dan Z ya değişmesi gereklidir.Ama mevcut olan bakanla değil kesinlikle bu bakan değişmesi gerekir.Gelelim çözüm çaresine İlk önce Allah'ın kelamina dönelim Allah CC şöyle buyurur İkra bismi rabbikellezi halak maalen oku Allah'ın adıyla ne okursak Allah adına olsun amarika adına batı adına.Zaten küfür güçlerin hedefleri müslümanları kendilerine köle yapmaktır.Yavas yavaş hedeflerine yaklaştılar.Bizim genç çok önemlidir bütün insanlar devlet kapısına yönelmek çok büyük hatadır. Misal Türkiye senede iki yüz bin memur alacak ama yılda bir milyon üniversite mezun verirse yıllık sekiz yüz genç işsiz kalıyor.Bugun Türkiye'de kadın kadınlığindan çıkardılar devletin bütün kurumları kadın doldurdular birde İstanbul sözleşmesi bu milletin başına bela ettiler.Erkek gençler boşta kalırken okumuş ama okumadan bir meslek ogrenmedi bunalıma girecek hem anaya hem babaya dert olacak.Care millî eğitimi temelden değiştirmek her alan için adam yetiştirmek böylece hem devlet hem millet kalkınacak.Simdiki sistem sanattır ne devlete nede millete bir faydası yoktur muhakkak bu konuda gerekeni yapılmalıdır bu millî eğitim bakanlığı sistemi degistirmelidir bakanıyla bareber değişmeli selam ve dua ile

hülya

21 Mayıs 2020 14:58

Benim yıllardır MEB na yazdığım; meslek liseleri ve MYO ile ilgili sorunları özetlemişsiniz. Sağlık ML ne giden bir öğrenci MYO na geçiş yapıyor ardından ne hikmetse sadece hemşireliğe yatay geçiş yapabiliyor(tıp, eczacılık vs gibi bölümlere gidemiyor). Ama basit liseli gidebiliyor. Yani 4+2+3/4= 9/10 yıl sağlık dersleri alıyor (tıp 6 sene, hemşirelik 4 sene)ama düz liseden gelip 4 yıl eğitim alanla eşitleniyor! Sonra bu gençlerde şevk bekle! Sonuçlarını hastanelerde görüyoruz.O nedenle ben Sağlık ML ve MYO na kesinlikle karşıyım. TC deki işsiz sayısını artırmanın ötesinde işe yaramıyorlar. Kanada ve Almanyada olduğu gibi 17/18 yaşına kadar normal eğitim alanve üniversiteye gitmek istemeyenler sınavsız olarak yeni oluşturulacak meslek okullarına giderek meslek sahibi olabilmeli. Üniversiteye gitmek isteyen yine üniversite sınavıyla istediği yere gitsin. Ama mesleğinde yükselmek isteyene alan puanı verilerek kolaylık sağlanmalı. Üniversitedeki bilimsel çalışmalar günlük hayatta uygulanamıyorsa değer verilmemeli. Öğretim üyesi kadroları garantili ömür boyu koltuk kapsamından çıkarılmalı, ürettiği sürece orada olabilmeli.

ismail

21 Mayıs 2020 14:26

Hocam çok önemli bir konuya parmak basmış. Acilen ülkenin gerçeklerini, ihtiyaçlarını dikkate alan bir eğitim sistemine geçilmelidir. Kesintisiz 12 yıllık eğitim sistemi ülkemizin gelişmesine hiç bir katkı sağlamamıştır. Acilen bu yanlıştan dönülmelidir.

Yol yaptı yoldan çıktı

21 Mayıs 2020 13:57

2002=2020 toprağın betona dönüştüğü dönem dir. Tarımdan birşey beklemeyin artık..

ahmet koçak

21 Mayıs 2020 13:11

asıl derdimiz ve gündemimizin bunlar olması lazım korona bulaşanı etkiliyor,lakin çarpık zihniyetli bir eğitmen binleri etkiliyor,bizim en büyük sorunumuz tarım ve eğitimdir,fakat bunları çözmek adına köklü bir çalışma yapamadık

Emredildığin şekilde dosdoğru ol.

21 Mayıs 2020 12:18

Akp millet bana mecbur havasında.T.B.M.Meclisi şu an önemli bir sorun olmadığından tatilde.Eğitim sistemi kar,sıcak,şü, bu derken hep tatilde.Her şeyi yıkmışız bir kişinin dudağına.Bu gidişle halk eski Türkiyeyi arar hale gelecek.Laikler ikdidardayken daha samimi müslümandık sanki.Geldik ikdidara dinide imanıda türap ettik.Ikdidarda kalalım diye akşama kadar chp şoyle kötü.Arkadaş;millet herkesi yukarıdan görüyor.Sanada mecbur kalmak istemiyor.Bugun bir değişim yap.Istanbul sözleşmesini kaldırarak milli ve yerli yasam ve eğitime geç.Bak sensizde olur.Bu böyle biline...

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle