• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Savaş iki tarafı da yordu gibi görünüyor!

26 Mart 2026
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

Savaş iki tarafı da yordu gibi görünüyor!

AHMET VAROL

Sürekli şerit ve kılıf değiştiren ABD Başkanı Trump’ın duruşu, tavırları ve açıklamaları pek ölçü alınamayabilir ama yine de gidişata dair bazı işaretler taşıyor olması mümkündür.

İran teslim olmadan kesinlikle anlaşmaya yanaşmayacaklarını söyleyen Trump aradan fazla zaman geçmeden anlaşmak ve savaşı sonlandırmak istediklerini söylemeye hatta anlaşma konusunda İranlılardan “iyi bir hediye” aldıklarını iddia etmeye başladı.

Geçen hafta yazdığımız yazılarda, ani bir şekilde başlatılan beklenmedik saldırılarda özellikle devletin üst düzey yöneticilerinin ve komutanlarının hedef alınmasıyla İran’ın ciddi sarsıntı yaşadığını, ancak buna karşılık saldırıyı başlatan taraf durumundaki ABD-İsrail yani haçlı-siyonist ittifakının da işlerinin hesapladıkları ve planladıkları gibi gitmediğini muhtelif ayrıntılara yer vererek açıklamaya çalışmıştık.


Trump’ın müzakere konusundaki iddialarını İran resmi ağızla yalanladı. Ama kulislerde dolaşan bilgiler Pakistan üzerinden bir irtibat sağlandığını ve savaşın sonlandırılması konusunda, arabulucuların önerilerinin ele alındığını teyit ediyor.

Bizim gördüğümüz kadarıyla ABD-İsrail ittifakı savaşla hedeflediğini gerçekleştiremedi. Uzamasının ise hem kendilerini hem de uluslararası ekonomiyi olumsuz yönde etkileyeceğini, kendilerine yönelen tepkilerin artacağını ve savaşın daha da çetrefil bir sürece gireceğini düşünüyorlar.



İran böyle bir savaşa girmeye zaten istekli değildi. Zorla sürüklendi. Her ne kadar saldırılara karşılık verdi ve saldıran tarafı hırpalayan misillemeler yaptıysa da kendisine yönelik saldırıların ülkede çok derin yaralar açtığı gerçeği de gözden uzak değildir. Şu an siyonist tehdidi tümüyle etkisizleştirme ve ABD’yi kendisinin dayatacağı anlaşmaya zorlama gücü yok. Kendisine yönelik saldırıların intikamını almak için bir süre daha savaşa devam etmenin kendisine geri dönüşünün de çok ağır ve külfetli olacağının farkında. O yüzden bir anlaşma düzlemi oluşması durumunda bunu kabul etmeye yanaşmak İran’ın daha çok önceleyeceği bir tutum olacaktır.


Zaten yakın zamana kadar Hürmüz Boğazı konusunda çok daha katı tutum sergileyen İran’ın Trump’ın savaşın sonlandırılması konusundaki açıklamalarının hemen ardından, Hürmüz Boğazı’nın kendileriyle savaş halinde olmayan ülkelerin tümünün gemilerine açık olduğuna, sadece savaş halinde olanların müstesna tutulduğuna dair açıklama yapması anlaşmaya istekli olduğunu gösterir.


Fakat her iki taraf da sonucu kendi açılarından bir zafer olarak lanse etmek istiyor. ABD ve İsrail, İran’da yapmak istediklerini yaptıklarını, amaçladıklarını gerçekleştirdiklerini dolayısıyla savaşı daha fazla uzatmak istemediklerini söyleyecek ve bunu kendi açılarından bir zafer olarak hem kendi toplumlarına hem de dünya kamuoyuna lanse etmeye çalışacaktır. İran ise bugün dünyaya hükmettiğini ileri süren ABD’nin, siyonistleri önden sürerek gerçekleştirdiği korkunç saldırıda İran engelini aşamadığını, bu engeli aşmanın öyle kolay olamayacağını her fırsatta dile getirecektir. Anlaşmanın içeriği ve ne gibi tavizler verildiği alındığı konusu çok fazla öne çıkmayacaktır.


Ancak buna rağmen yine de ABD ve siyonist işgal rejiminin, mevcut tehdit güçlerini kullanarak İran’ı masada zorlamak amacıyla ellerindeki araçları bir süre daha kullanmaları ve hatta bu süreçte biraz daha şiddetli, acı verici yaralar açmaya çalışmaları ihtimali de var. O yüzden özellikle pazarlıkların perde arkasında ve arabulucular vasıtasıyla sürdürüldüğü süreç önemli risk faktörlerini de içinde barındırmaktadır.


Asıl önemli olan savaş sonrası izlenecek tutumdur. Yeni dönemde tüm İslam âleminin yeni bir strateji ve siyaset geliştirmesi gerekir. En başta siyonist işgal rejiminin ve onun arkasında duran, aynı zamanda onu İslam âlemine dönük vekalet savaşı için istihdam eden küresel emperyalizmin savaşının tüm İslam dünyasına yönelik olduğunu görmek, dolayısıyla bu siyonist işgal belasından kurtulma konusunda ortak siyaset ve strateji geliştirmek gerekir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23