• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Mavi Marmara katliamının yıl dönümü

30 Mayıs 2026
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

Mavi Marmara katliamının yıl dönümü

Ahmet Varol

Yarın yani 31 Mayıs 2026 tarihi Mavi Marmara katliamının 16. yıl dönümü. Bu yıl Mavi Marmara olayının yıl dönümü öncesinde aynı ölçekte olmasa da onun bir benzeri niteliğinde başka bir saldırı gerçekleşti: İkinci Küresel Sumud Filosu’na saldırı.

Aradan 16 yıl geçmesine rağmen bugün hâlâ vicdan sahiplerinin, insani yardım ulaştırmak için Gazze’nin kapılarını zorlaması iki yönüyle dikkat çekiyor: Bir yönüyle siyonist zulüm ve vahşetin bu süre içinde son bulmadığını ve bütün şiddetiyle devam ettiğini gözler önüne sermesi; diğer yönüyle de bütün dünyaya hükmeden küresel güçler her ne kadar siyonist katillerin ve canavarların yanında dursa da vicdan sahiplerinin mazlum Filistin halkına destek vermeye, onun dertleriyle ilgilenmeye devam ettiğini göstermesi açısından.


Tabii ki böylesine korkunç bir zulüm ve vahşet karşısında, insanı insan yapan değerler yani fıtri değerler zulme karşı mazlumun yanında olmayı gerektirir. Eğer birileri zalimlerle aynı safta duruyorsa bu, onların söz konusu değerlerden tamamen soyutlanmış, canavarlaşanlarla aynı karakteri kazanmış olduklarını gösterir.

Bu yıl Mavi Marmara katliamının yıl dönümü aynı zamanda Kurban bayramını izleyen güne denk geldi. Biz de bu vesileyle, zulme karşı dik durup mazlumlara destek olarak canlarını feda eden, hakkın ve adaletin yolunda bizzat kendilerini kurban eden şehitlerimizi bir kez daha hürmetle anıyoruz. Allah mekanlarını cennet eylesin.

Siyonist katillerin aradan 16 yıl geçtikten sonra, Gazze ablukasını kırmak ve mazlumlara insani yardım ulaştırılması için koridor açmak amacıyla teknelerle denize açılanlara saldırabilme cesareti gösterebilmeleri, Mavi Marmara katliamından dolayı hak ettikleri cezalara çarptırılmamış olmaları sebebiyledir. Eğer ki Mavi Marmara katliamında hak ettikleri cezalar verilseydi bu cesareti gösteremezlerdi ve Gazze üzerindeki insanlık dışı abluka da kırılmış olurdu.


 


Ama ne yazık ki bugün dünyaya zulümden yana olan anlayış hükmettiği ve bu anlayış sahipleri de kendilerini “uluslararası toplum” diye yutturdukları için siyonist katiller de işledikleri zulümlerden, katliamlardan, insanlık dışı uygulamalardan dolayı herhangi bir cezaya maruz kalmıyorlar. Bununla birlikte başta medya olmak üzere kamuoyunu yönlendirmede kullanılan tüm araçların kontrolünü ellerinde tuttuklarından, siyonist canavarların vahşi katliamlarını görmezden gelen bir mekanizmanın, “uluslararası hukuk”u uyguladığını ileri sürebiliyorlar.


 

Küresel emperyalizm, çeşitli politik ve diplomatik oyunlarla katillerin hak ettiği cezaları almalarını engelledi. Elbette bu suçların üzerinin örtülmesi ve katillerin şimdilik cezasız kalması, katliamların, zulümlerin örtülmesi anlamına gelmez. Ayrıca Allah'ın adaletinden kimse kaçamayacak; dünyada verilemeyen cezalar Allah katında mutlaka verilecek, alınamayan haklar da mutlaka alınacaktır. Ama her ne kadar diplomatik ilişkilerde bu olayın üzeri örtülmüş olsa da bizim örtmememiz ve katillerin bizim nazarımızda suçlu olarak bilinmeleri gerekir.

Mavi Marmara, bir hilfu'l-fudul gemisiydi. Farklı inanç ve düşüncelerde insanlar siyonist zulme karşı bir araya gelerek, mazlumlara destek vermek, yardımcı olmak için yola çıkmışlardı. Bu özelliğin Küresel Sumud Filosu'nda da mevcut olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu ruhun mutlaka yaşatılması gerekir.



 

Mavi Marmara filosu yola çıktığında Gazze'ye uygulanan insanlık dışı ablukanın üzerinden dört yıldan fazla zaman geçmişti. Şimdi Mavi Marmara olayının 16. yıl dönümünü idrak ediyoruz ve ne yazık ki Gazze'ye uygulanan abluka aynen devam ediyor. Yani ablukanın üzerinden 20 yıldan fazla zaman geçti. Geçen süre içinde ablukayı kırmak amacıyla başka girişimler de oldu. Ama maalesef başarılı olamadı ve abluka kesintisiz bir şekilde devam etti.

Üstelik 7 Ekim 2023’te başlatılan ve ABD ile birlikte icra edilen soykırım savaşıyla bölge tamamen harabeye çevrildi. Ama yine de insanlığın kazanması siyonist vahşetin kaybetmesi için mücadeleye devam etmek gerekiyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23