Osmanlı’nın yıkılmasına İttihatçılar sebep oldu (1)
Osmanlı’nın yıkılmasına İttihatçılar sebep oldu (1)
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
1-YENİ OSMANLILAR (GENÇ OSMANLILAR)
*Genç Osmanlılar (Yeni Osmanlılar) Sultan Abdulaziz döneminde Haziran 1865’te İstanbul’da gizli bir cemiyet olarak kuruldu. Namık Kemal, Ziya Paşa, Şinasi ve Ali Suavi önde gelen isimlerdi. Bürokratik idareye karşı bir muhalefet hareketiydi. Amaçları; Bir Anayasa yapmak, Padişah’ın yetkilerini kısıtlamak ve Meşrutiyet’i ilan etmekti. Mithat Paşa da bu fikirleri benimseyenler arasındaydı. Genç Osmanlılar çıkardıkları gazetelerde (Tasvir-i Efkar, Hürriyet, Muhbir, İbret, vs) Sarayın idari politikalarını çok sert eleştirmeye başladılar. Yazdıkları makaleler ve sahneledikleri oyunlarla (Vatan yahut Silistre-Namık Kemal) halkı yönetime karşı kışkırtmaya başladılar. Bunun üzerine Saray yönetimi tarafından taşraya sürgün edildiler. Sürgünler ve baskılar üzerine. 1867 Mayıs ve Temmuz’unda Ali Suavi, Ziya Paşa ve Namık Kemal Avrupa’ya (Paris, Cenevre ve Londra) kaçtılar. Genç Osmanlılar Avrupa’da Muhbir ve Hürriyet gibi gazeteler çıkararak Sultan Abdulaziz yönetimine muhalefete devam ettiler.
Genç Osmanlılar, kendilerine muhalif olan Sadrazam Âli Paşa’nın ölümü üzerine ve yeni Sadrazam Mahmut Nedim Paşa döneminde çıkarılan genel aftan yararlanarak 1871-72 yıllarında peyder pey İstanbul’a dönüş yapmışlardır. Genç Osmanlılar 1872’de Mithat Paşa’nın başkanlığında yeniden faaliyete geçtiler. Sultan Abdulaziz’in son dönemlerinde ekonomi bozulmuş, 1875’de Bosna-Hersek, romanya, Karadağ, Sırbistan ve Mısır’da Osmanlı’ya karşı isyanlar çıkmıştı. 1876 Nisan’ında çıkan Bulgar isyanlarında Müslüman ahali isyancılar tarafından katledildiler. Bu olaylar üzerine Mithat Paşa, serasker Hüseyin Avni Paşa, Harbiye Mektebi Nazırı Süleyman Hüsnü Paşa Şeyhülislam Hasan Hayrullah Efendi’den Padişah’ın indirilmesi için fetva aldılar. 30 Mayıs 1876 sabahı Hüseyin Avni Paşa ve Mithat Paşa’nın yönlendirmesiyle Harbiye Mektebi talebeleri ve askeri birlikler Dolmabahçe sarayını kuşattılar.
Sultan Abdulaziz tahttan indirilerek yerine yeğeni V. Murad Padişah ilan edildi. Padişah Abdulaziz 4 Haziran 1876’da Feriye sarayında ölü bulundu. Ölümü resmi kayıtlarda intihar olarak yazılsa da cinayete kurban gittiği fikri ağır basmıştır. Padişah V. Murad tahta çıktıktan kısa bir müddet sonra akli dengesi bozulmuş ve bir akıl hastasının padişahlık yapması meşru görülmediğinden 31 Ağustos 1876’da tahttan indirilmiştir. Yerine 31 Ağustos 1876’da Kardeşi II. Abdulhamid getirilmiştir.
2- II. ABDULHAMİD DÖNEMİNDE OSMANLI İMPARATORLUĞU (1876-1909)
*Sultan II. Abdulhamid Yeni Osmanlıların desteği ile tahta çıkmıştır. 23 Aralık 1876’da Birinci Meşrutiyet ilan edildi. İlk yazılı Anayasa olan Kanun-i Esasi yürürlüğe girdi ve ilk Meclis-i Umumi (Halk tarafından seçilen Meclis-i Mebusan ve Padişah tarafından atanan Heyet-i Ayan) kurulmuştur. Fakat 1877-1878 Osmanlı Rus savaşının başlaması ve sert muhalefet sebebiyle II. Abdulhamid Han 14 Şubat 1878’de Meclis-i Mebusan’ı tatil etmiş ve I. Meşrutiyet sona ermiştir. 23 Temmuz 1908’e kadar Meclis bir daha toplanmamıştır. Bunun üzerine Ali Suavi liderliğinde yaklaşık 500 kişi 20 Mayıs 1878’de Çırağan sarayında gözetim altında tutulan V. Murad’ı tekrar tahta çıkarmak amacıyla sarayı basmışlardır. Fakat baskın kısa sürede bastırılıp Ali Suavi öldürülmüştür.
Bu olaydan sonra Cemiyetin diğer üyeleri de dağıtılıp Yeni Osmanlılar cemiyeti fiilen sona erdirilmiştir. II. Abdulhamid tahta çıktığında; Osmanlı devleti, yapılan uzun süren savaşlarla, özellikle Kırım savaşı (1853-1856) sonrası hem ekonomik ve hem de askeri olarak çok zayıflamıştı. Sultan Abdulmecid İngiltere ve Fransa’dan faizle borç almak zorunda kalmıştı. Alınan borçların faizi yine borç alınarak ödenince Osmanlı hazinesi tükendi ve devlet dış borçlarını ödeyemez hale geldi. Sonunda 1875’de moratoryum ilan etti (iflas etti). Osmanlı borçlarını ödeyemeyince alacaklı devletler Osmanlı gelirlerine el koyarak alacaklarını tahsil etmek istediler. İşte Sultan II. Abdulhamid böyle bir durumda padişah oldu. Bu yetmiyormuş gibi bir de akabinde çıkan Osmanlı-Rus savaşı (1877-1878, 93 Harbi) Devleti iyice zayıflatmıştı.
Devletin maliyesi iyice bozulmuş, borçlar yüksek faizle alınan borçlarla bile zor kapatılmaya başlayınca, 1881’de ‘Düyûn-u Umumiye’ (Genel borçlar) idaresi kuruldu. Osmanlı devleti bazı vergi gelirlerini (tütün, tuz, ipek, balık, vs) alacaklı devletlere bıraktı. O zamanın küresel sömürgeci süper güçleri (İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya) Osmanlı’ya ‘Hasta Adam’ diyorlardı. Bu kötü vaziyet karşısında II. Abdulhamid Han ancak bir ‘Denge Siyaseti’ ile Osmanlı’yı ayakta tutabileceğini düşünüyordu. Cennet mekân Sultan II. Abdulhamid Han böyle düşünüyordu düşünmesine de; aralarında Talat paşa, Cavid bey, Emmanuel Karasso ve Refik bey gibi masonların da bulunduğu İttihatçılar, evvela 1908’de II. Meşrutiyet’in ilan edilmesini sağlayarak önce M. Kâmil Paşa hükümetini desteklediler. Sonra da bir tertiple çıkarılan 31 Mart ayaklanmasını bahane ederek ve padişahı da bu olaydan sorumlu tutarak, 27 Nisan 1909’da Sultan II. Abdulhamid Han’ı tahttan indirdiler. Yerine kardeşi V. Mehmed Reşad getirildi. Devam edecek…