• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Tâlib Çelen
Ahmet Tâlib Çelen
TÜM YAZILARI

Sen neymişsin Boğaziçi!

22 Şubat 2021
A


Ahmet Tâlib Çelen İletişim:

Boğaziçi Üniversitesi hakkında yazılanları okumaya devâm ettim. Hayretim daha da arttı. “Derin Boğaziçi” demiştim ama bu kadarını ben de beklemiyordum. Ama 1863’te bir misyoner tarafından kurulmuş Amerika destekli bir okulun böyle olması normal. O kadar derin ki kaz kaz bitmiyor. Okuduklarımdan yaptığım bir seçmeyi yorumu okuyuculara bırakarak paylaşıyorum:

(…) Cyrus Hamlin niçin mi bu okulu kurdu?

Anlatayım.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın yaptırdığı Boğaz’a nazır Rumeli Hisarı’nın üst kısmına okul kuran misyoner Cyrus Hamlin der ki:

“Müslümanlar İstanbul’u fethetmek için buraya hisar yaptılar. Ben de onları yıkmak için buraya okul açacağım.”

Dr. Nurettin Topçu, Misyoner Hamlin’in şöyle dediğini nakleder:

“Fatih’in İstanbul’u aldığı surlardan bu milletin kültürünü fethedeceğim.” (…) (Ali Erkan Kavaklı, “Milli Kültürümüzü Yok Etmek için Kurulan Okul”, Yeni Akit Gazetesi, 04. 02. 2021)

Aslında Robert Kolej’in üniversiteye çevrilme vetîresinde, kolejin önce ODTÜ’nün bir fakültesi yapılması düşünülmüş. Müdür Dr. Dr. John Scott Everton, bunun için 1968’de ODTÜ mütevelli heyeti başkanı Sadrettin Alpan’ı ziyaret etmiş. Sadrettin Alpan, bunu kabul edebileceklerini, ama böyle yapılırsa Robert Kolej’in kaybolup gideceğini, bunun yerine üniversiteye çevirmeyi tavsiye etmiş. Bu mevzûu ABD büyükelçisi William J. Handley’in daveti ile ABD büyükelçiliğinde Dr. Everton ile yeniden görüşmüşler ve birkaç ay sonra kolejin üniversiteye dönüştürülme çalışmaları başlamış. Sadrettin Alpan, “Kolej’in ODTÜ’ye bağlanması şüphesiz bizim için yararlı olurdu. Ancak onlar açısından yararlı olmayacağı kanaatindeydim” diyor. “Bu konuları o günün şartlarında kimseyle paylaşmamaya özen gösterdim” cümlesi de oldukça enteresan. (Okan Sarıkaya, “Alpan Olmasa Boğaziçi ODTÜ’nün Bir Parçasıydı”, Yeni Birlik, 10. 01. 2021. Hulûsi Turgut’un “Maden Bilimcilerin Duayeni Sadrettin Alpan: İnsanı Maden Yaşatır” kitabından nakil)

“Hadi canım sende!” dedirtecek başka bir bilgi: Robert Kolej’in statüsünün değişmesi karşılığında ABD, Türkiye’ye bir atom reaktörü vermeye hazırlanmış. Reaktörü alacak müessese olarak da Robert Kolej tasarlanmış. (Necdet Ersanel, “Robert Kolej üniversite olsun diye atom reaktörü teklif ettiler” Yeni Şafak, 13. 02. 2021. ‘Türkiye’nin Soğuk Savaş Düşünce Hayatı’, C. Örnek, Say: 249-251, Can Yayınları, 2015’ten nakil)

Bir üniversitenin hâfıza kartı arşividir. Ama Boğaziçi Üniversitesi’nin kuruluş yıllarına âit yazışmaları kayıpmış. Bunu kurucu rektör Abdullah Kuran’ın kendisi söylüyor. İlk baskısı 2002’de Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’nden çıkan, “Bir Kurucu Rektörün Anıları - Robert Kolej Yüksekokulu’ndan Boğaziçi Üniversitesi’ne” adlı kitabının önsözünde kitabı yazmasının sebebini böyle açıklıyor: “Kuruluş yıllarına ait yazışmaların ortada olmayışı…” Şöyle diyor Kuran: “…1970’li yıllara tarihlenen rektörlüğe ait belgelerin, benden sonraki yöneticilere devredilmiş olmasına rağmen, bugün nerede oldukları bilinmemektedir.” (Okan Sarıkaya, “Boğaziçi Üniversitesi’nin Bilinmeyen Kuruluş Öyküsü”, Yeni Birlik, 09. 01. 2021) Enteresan değil mi?

Bugünkü hadiseler dört yıl önce de yaşanmış. Profesörlük unvanını Boğaziçi Üniversitesi’nden alan Prof. Dr. Mehmed Özkan, cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atanınca yine ortalık karışmış ve günün gazeteleri “Yeni rektör Boğaziçi’ni karıştırdı” başlıkları atmışlar. (Okan Sarıkaya, aynı yazı) Nedense hep rektör karıştırıyor ortalığı…

Osmanlı devrinde yüksekokul olma hedefiyle açılan (1863) Robert Kolej, Cumhuriyet devrinde bir ortaöğretim kurumuna dönüştürülmüş. Yüksekokul hayalleri 1957’de Menderes hükümeti zamanında gerçekleşmiş. (Okan Sarıkaya, aynı yazı)

Kendisi de Boğaziçili olan araştırmacı yazar Mustafa Şen de çok enteresan şeyler söylüyor: 

(Boğaziçi Üniversitesi) 1863 yılında Amerikan misyonerlik okulu olarak kurulmuştur. Misyonerlik okullarının amacı, o ülkeye ve o ülkenin dinine karşı kurulur. (…) Boğaziçi bir Anti-Türk gettosudur. (…) Bir bilim kilisesi kurulmuş vaziyette. Bu bilim kilisesinin epistemik cemaatine dâhil olmayan kimseyi üniversiteye almıyorlar. (…) “Boğaziçi Üniversitesi çok demokratik ve özgürlükçüdür. Her kesimden öğrenci var. İslami öğrenciler de var” diyorlarken aslında bir gerçeği çarpıtıyorlar. Öğrenciler merkezi sınav sistemine göre yerleştiriliyor. Kaç türlü öğrenci olduğunu değil kaç türlü hoca olduğunu söyleyin. Öğrenciler sizin inisiyatifinizde değil ama öğretim görevlileri, yöneticiler, asistanlar sizin inisiyatifinizde. Elinde olsalar istemedikleri öğrencileri de üniversiteye almazlar. (Yeni Akit, Fatma Gülşen Koçak’ın mülâkâtı, 15. 02. 2021)

Boğaziçi Üniversitesi’nde hocalık da yapmış olan Mim Kemal Öke vehâmeti net olarak ortaya koymuş: (…) “Senin bu milliyetçiliğinden, dini yönünden hoşlanmıyoruz. Seni de burada istemiyoruz” dediler. Beni istemeyen kimlerdi, onları yönlendirenler kimlerdi? O dönem 28 Şubat’ın içerisinde bir çete vardı, o çetenin arkasında FETÖ ve onun arkasında da Amerika olduğunu daha sonra anlayacaktım. (gzt.com, “Cambridge’li zamane dervişi: Prof. Dr. Mim Kemal Öke”, Nuriye Çakmak Çelik’in mülâkâtı, 24. 05. 2019)

Son bir bilgi: Kandil’e de haber uçurulmuş anlaşılan. PKK’lı Duran Kalkan, “Boğaziçili öğrencilerin eylemleri çok değerlidir, desteklenmeli ve yıkıcı olmalı” demiş.   

(https://www.youtube.com/watch?v=Wz3KxYHuSPg)

Demek ki “Sen hâlâ anlamadın mı, mesele rektör ve öğrenci özgürlüğü meselesi değil.”

NOT: YÖK Başkanı Yekta Saraç Bey’in babası Fâtih Câmii’nin son dersiamı Emin Saraç Hoca’mıza Allah’tan rahmet diliyorum.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kerem Yalabık

Yorumlardaki önerilere uyup daha fazla araştırma yapmışsınız. İyi ama biz bunları okuyup öğreneli 1 aydan fazla geçti :) Eee siz yazar olarak ne katacaksınız buna? Bunlara sizin ulaştığınız gibi okur da zaten ulaşabiliyor. Neyse kalın sağlıcakla

Songül

Belli ki sizin desturunuz, amacınız "ilimi, bilimi, ıșığı, kültürü nerede görürsen yok et" Ama olmuyor, yıkamıyorsunuz iște! Bu kadar kudurmanız da ondan.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23