Tarihin sıfır noktası Ertuğrul Livası
Tarihin sıfır noktası Ertuğrul Livası
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Belki çok kez hatırlatmışızdır ama bazı sözler veya uyarılar vardır ki, değil birkaç defa, belki yüzlerce kez dile getirilmelidir.
Dilimizden düşmemesi gereken bir söz! “Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları çizer yahut başkaları, fiilen, kültürel ve ekonomik olarak işgal eder”.
İşte bu hakikat, son 20 yıldır Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından dikkatle takip edilmekte ve tarihimize sahip çıkılmaktadır.
Yüz yıla yakın bir süredir kendi tarihimizden kaçarak yaşayan ve uzaklaşan hatta uzaklaştırılan nice devirler yaşadık.
Oysa bugün üzerinde bağımsızlık mücadelesi verdiğimiz bu topraklarda kurulan Devlet-i Aliye, hükmettiği 22 milyon km2 coğrafyaya; “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” ilkesini, tüm dünya insanlığına; “sömürmeyen, gasp etmeyen, işgal etmeyen, adaletin tecelli ettiği adil bir devlet yönetimi” sunmuştur.
İşte bu sözün ve sistemin yaşanılır şekilde başladığı yer, “Tarihin sıfır noktası” olarak bilinen Ertuğrul Livası veya Ertuğrul Sancağıdır. Bugünkü adıyla Söğüt ve Bilecik civarıdır.
Sözün, ikazın, emrin sahibi kimdir? Sanırım onu artık herkes bilir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan sıkça kullanır. Cihan Devleti Osmanlı’nın manevi kurucusu Şeyh Edebalı Hz.lerdir.
Daha önce de yazmıştım. 2026 Şeyh Edebalı’yı Anma yılı ilan edildi. Bu sebeple Bilecik Üniversitesi tarafından bir dizi programlar yapılıyor ve yapılacak imiş.
*
Nasip oldu, hafta içinde Bilecik’e yolumuz uğradı. Hem Şeyh Edebalı hem Ertuğrul Gazi Hz.lerini ziyaret edelim istedik.
Bu vesileyle Bilecik Üniversitesi tarih bölümüne uğrayıp, “Kuruluşun ve Kurtuluşun Şehri” ismiyle anılan Bilecik’in, “kuruluş ve kurtuluş” tarihi üzerine sohbet edelim istedik.
Söz buraya gelmişken bir ismi büyük bir teşekkürle anmalı ve “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” nasihatinin nasıl neşvünema bulduğunu dile getirelim.
Yalnız bu hususa gelmeden önce, büyüklerden öğrendiğimiz ve mümkün mertebe yerine getirmeye çalıştığımız bir vazifeden de söz edelim.
Eskiler derler ki:
-“Bir şehre varınca, önce o şehrin ulu kişisi ziyaret edilmeli. Onlardan destur alınarak şehre varılmalı”. Genelde nasip olan her yerde uygularız bu öğüdü.
Bilecik’e vasıl olunca da Şeyh Edebalı Hz.lerini ziyaret ettik. Bilecik Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Taner Bilgin hocanın engin bilgi ziyafeti eşliğinde, ziyaretimizi tamamlayıp, işimize baktık.
*
Madem söz Bilecik Üniversitesine geldi. Bugünkü yazıyı orasıyla tamamlayalım.
Bilecik Üniversitesi’nin kurucu rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, milletimiz ve devletimiz adına mükemmel bir üniversite kurmuş.
Arkasında sadece bölgenin değil, Osmanlı tarihinin yeniden yazılmasını sağlayacak öyle donanımlı hocalar bırakmış ki, tebrikler.
Bir kere üniversitenin kapalı ve açık her mekânı “önce insan” diyor.
Daha giriş kapısından itibaren; “Ey insan evladı! Burası senin, lütfen sahip çık” diyen kucaklayıcı bir atmosferle karşılaşıyorsunuz.
Bilecik ve Söğüt’e dair izlenimlerimiz devam edecek.