Hanedanlığı yıkan yiğit, “Saltanatın istihlası görevimiz” demiş..
Hanedanlığı yıkan yiğit, “Saltanatın istihlası görevimiz” demiş..
ALİ KARAHASANOĞLU
Dün 23 Nisan idi.
İsterdim ki “neşe doluyor insan” diye, cümleyi tamamlayayım..
Nasıl neşe dolabiliriz ki.
Kahramanmaraş’ta öldürülen öğrenciler ve onlara kendisini siper eden öğretmenin daha cenaze namazları kılınmadan, Müjdat Gezen’lerin, Uğur Dündar’ların, Gülben Ergen’lerin, Perran Kutman’ların da bulunduğu bir grup, eğlence düzenlemişler..
Bu isimlerin, hayatlarını şovlardan, eğlencelerden kazandıkları paralarla idame ettirdiklerini hatırlatıp, normal görenler çıkabilir..
Ben normal göremiyorum.
Hele hele..
Bu saygısızların şovuna katılan binlerce insan var ki..
Hemen tamamının CHP’li olduğundan hiç şüphe etmediğim binlerce insanı anlamak, hiç mümkün değil..
Ama riyakarlıklar, her yere yerleşmiş..
Daha iki gün önce, “Okulda dua” diye başlık atan Cumhuriyet gazetesi..
“İşimiz duaya kalmış” diye başlık atan Sözcü gazetesi..
Dünkü nüshalarında, internet sitelerinde, Mustafa Kemal’in, meclisin açılışı sırasında ve Uşak’ı ziyareti sırasında ellerini açarak yaptığı duanın fotoğraflarını yayımlıyorlardı.
Öğrencilerimizin ve bir öğretmenimizin hayatlarını kaybettiği bir katliam sonrasında, okuldaki öğrencileri hatta öğretmenlerimizi motive etmek için, acılarını dindirmek için edilen bir duayı eleştiren, hatta “İşimiz duaya kalmış” diye ahlaksızca başlıklar atan gazeteler, Kurtuluş Savaşı’nda yayınlanan gazetelerde görev yapıyor olsalardı, büyük ihtimalle Mustafa Kemal’in dua ederken çekilmiş fotoğrafa da, “İşimiz duaya kalmış” başlığı atarlardı..
Yoksa, Mustafa Kemal için dua bir hak. Hatta istismar aracı..
Ama, acılarını dindirmemiz gereken insanların dua etmesi, kınanacak bir davranış mı?
Riyakarlık, yalancılık, gerçekleri tahrif etmek, iliklerimize işlenmiş..
Dün Sözcü gazetesinin manşeti, “Bir yiğit çıktı, hanedanlığı yıktı” şeklinde idi.
Hanedanlığın/saltanatın sonlandırılmasına benim itirazım yok.
Ama Sözcü gazetesinin “Bir yiğit çıktı, hanedanlığı yıktı” başlığına itirazım var..
Durun Kemalistler..
Hemen itiraz etmeyin..
Size somut bir belge sunacağım.
Bazılarınız biliyor olabilir.
Ama büyük çoğunluğunuzun, hiç araştırmadığı, okumadığı, bilmek de istemediği bir gerçekle yüzleşmenizi sağlayacağım...
Tam da Sözcü gazetesinin, “Bir yiğit çıktı, hanedanlığı yıktı” başlığını atmasının sebebi olan 23 Nisan Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihindeki, Mustafa Kemal imzalı genelgeden aktarayım..
Bakalım, Mustafa Kemal, yıldönümünde olduğumuz 23 Nisan 1920’deki Büyük Millet Meclisi’nin açılışı hazırlıklarında yayınladığı genelgede ne demiş?
“Vatanın istiklali, maka-ı refi‘-i Hilafet ve Saltanat’ın istihlası gibi en mühim ve hayatî vezaifi ifa edecek olan Büyük Millet Meclisi’nin yevm-i küşadını Cuma’ya tesadüf ettirmekle yevm-i mezkurun mebrûkiyetinden istifade ve kable’l-küşad bilumum mebûsîn-i kiram hazeratıyla Hacı Bayram-ı Veli Cami-i Şerifi’nde Cuma Namazı eda olunarak Envar-ı Kur’an ve Salavat’tan istifâza olunacaktır. Ba‘de’s-salât lihye-i saadet ve sancak-ı şerifi hâmilen daire-i mahsusaya gidilecektir.”
Yeni nesil Kemalistler, hemen itiraz edip, “Baksana saltanatın istihlası diyor..” şeklinde, cehaletlerini cesaretle örtme girişimine kalkışabilirler..
İstihlas kelimesinin anlamını bilmeden, “İstihlas, olsa olsa kaldırma anlamını taşımaktadır” tahmininde bulunarak, bizi mahcup edeceklerini sanabilirler..
İstihlas; kurtuluş anlamına gelmektedir, muhterem Kemalistler..
Cümlenin tamamını, bugün daha rahat anlayabileceğimiz şekli ile sizlere aktarayım.
Altında Mustafa Kemal’in imzası olduğunu hatırlatarak, Büyük Millet Meclisi’nin açılmasından hemen iki gün önce yayınlanan bir genelge olduğunu belirterek, hatta “saltanatın kurtarılması ifadesine hiç de gerek yoktu” çekincemi de şerh düşerek o cümleyi vereyim:
“Vatanın istiklâli, yüce Hilâfet ve Saltanat makamının kurtarılması gibi en önemli ve hayati görevleri yapacak olan Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü cumaya rastlatmakla, o günün kutsallığından yararlanılacak ve bütün sayın milletvekilleriyle Hacı Bayram Velî Câmi-i Şerifinde cuma namazı kılınarak Kur’an’ın ve namazın nurlarından da feyz alınacaktır. Namazdan sonra, Sakal-ı Şerif ve Sancâk-ı Şerif alınarak Meclisin toplanacağı yere gidilecektir. Meclise girmeden önce bir dua okunarak kurbanlar kesilecektir. (..) Mustafa Kemal.”
Ne oldu Cumhuriyet’çiler.
Ne oldu, Sözcü grubu?
Ne oldu, Birgün’cüler?
Siz mi morardınız, biz mi?
Mustafa Kemal’in şu cümlesini bugün bir siyasi parti, kuruluş tüzüğüne koysa, anında kapatılır..
Ama bu cümleyi kuran Mustafa Kemal’i, emekli generallerimizin bazıları, “Bir yiğit çıktı, hanedanlığı yıktı” diyerek övüyor..
Yiğit dediği Mustafa Kemal ise, “Yüce saltanat makamının kurtarılması en önemli hayati görevimizdir” diyor..
Buyursunlar, konuyu nasıl izah edeceklerse, köşem açıktır, izah etsinler..
Ama bu kafanın, bu zihniyetin tutarsızlığı, çelişkileri, bir yanlış ile, iki yanlış ile sınırlı değil..
Mustafa Kemal’in kurduğu siyasi parti olmakla övünen CHP teşkilatından bazı isimlerin, dün Gaziantep’de sergiledikleri şu tavra bakar mısınız?
Örfümüzde büyük yeri olan, ordumuzun motivasyonu için dünya ordularını da gıpta ile izlettiren mehter marşlarını okumak üzere bir ekip kurulmuş..
Ekip, 23 Nisan etkinlikleri sırasında mehter marşlarından bir örnek sunarken, CHP teşkilatından isimler, çocukların korosuna sırtlarını dönmüşler..
Benden nezaket beklemeyiniz..
Benden, lütfen saygı beklemeyiniz..
Direkt söyleyeceğim.. Hiç kızmasınlar, bunu hak ediyorlar..
Bu arkadaşlar, AK Parti iktidarı öncesindeki, hatta AK Parti’nin ilk iktidar yıllarındaki 23 Nisan ve 19 Mayıs gösterilerindeki ilkokul çocuklarına, lise öğrencilerine dayatılan, iç çamaşırları görünecek şekilde gösteriler döneminde.. O öğrencilere vals yaptırıldığı dönemde..
Samimi olarak söylesinler.. Gözlerini faltaşı gibi açıp, izlemiyorlar mıydı?
Yani, atamızın mehter marşı yerine, Anadolu’yu işgal eden Fransız’ın, İngiliz’in valsi yapılsa idi..
Büyük bir merakla izlemeyecekler miydi?
Lütfen dürüst olsunlar.. Samimi olsunlar.. Ceddimize düşmanlığı bıraksın, bu vatanı bize miras bırakanlara azıcık saygılı olsunlar..