Çocuklarımızın, gençlerimizin ve hepimizin gerçek bayramı……(!)
Çocuklarımızın, gençlerimizin ve hepimizin gerçek bayramı……(!)
ŞEVKİ YILMAZ
22 Nisan 2016 tarihinde kaleme aldığımız ‘’Nadide Çiçekler” başlıklı yazımızda dikkat çektiğimiz elzem meselelerin tespiti ve çözümüne dair yapılması gerekenleri gözden geçirerek yeni ilavelerimizle bir kez daha altını çizerek belirtiyoruz ki; “Allahımızın yardımıyla elde edilen Çanakkale zaferinden beş yıl sonra, kapalı bulunan Meclis-i Mebusan, muhterem Halifemizin talimatlarıyla İngiliz işgali altındaki İstanbul’dan Ankara’ya intikal ettirildi! Ve 23 Nisan 1920 Cuma günü Hacı Bayram Veli Camii’ndeki hutbe, namaz ve duadan sonra kurbanlar kesilerek tekbirler ve dualarla yeniden açıldı!
Meclisimizin Kürsüsüne Kelime-i Tevhid sancağı, Kur’an-ı Kerim ve Sevgili Peygamberimizin Sakal-ı Şerif-i konuldu!
Açılan bu yeni meclisimizin duvarında, “Hakimiyyeyi Milliye Hakk’ındır! (Tin Suresi 8.) ve “Onlar İşlerini İstişareyle Yürütürler! (Şura Suresi 38)” ayeti kerimeleri yazılıydı. Milletvekillerinin tamamı Osmanlı Devleti’ni korumak, İslam Medeniyetine ve hilafete sahip çıkmak ve işgal altındaki topraklarımızda İstiklal Harbi’ni planlamak gayesiyle çalışacaklarına dair şeref ve namusları üzerine yemin edip and içerek göreve başladılar!
Kabul ettikleri ilk Anayasa’ya “Devletimizin Dini İslam’dır!” yazdılar! Ve bu vazgeçilmez İslami ilkelerimizin korunması adına bugünü yeni nesillere yani evlatlarımız olan çocuklarımıza hediye ettiler! Ama Ankara’daki ilk milli Meclis ile milli değerlerimizi batı ve bâtıl devrimlerle deviremeyeceklerini anlayan İttihad Çetesi Masonlar, İttihad Terakki Cemiyeti’ni Halk Fırkası (Parti)sine dönüştürerek 1923’teki 2. Meclisin çoğunluğunu devrimci yobazlardan oluşturdular!
Ve cihan devleti Osmanlı’yı ve hilafeti yıkarak bizi başsız ve yapayalnız hale getirdiler.
Ve yaptıkları harf, takvim, hukuk gibi inkilablarla yeni devletimizin ve milletimizin yönünü Mekke-i Mükerreme’den Roma’ya çevirdiler!
Gözümüzün nuru çocuklarımızı, oluşturdukları materyalist maddeci eğitimle, yalanlarla zehirlediler. Tarihine, ecdadına, dinine ve medeniyetine, askerine, polisine ve vatandaşına düşman yetiştirdiler! Saygıyı ve sevgiyi çıkara dönüştürdüler! Kısaca; bin yıl, düşmanlarımızın yapamadığı ihanetleri 10 yılda gerçekleştirdiler!
İttihad-ı İslam’ı ve Ümmet-i Muhammed’i tüm coğrafyada koruma ve kollamayı öncelikli vazife olarak gören Osmanlı ecdadımızın öz vatanlarından zorla kovulmalarından sonra her şeyi olduğu gibi; çocuklarımızın bayramlarını ve sevinçlerini de kursaklarında bıraktılar! Ama dalga geçercesine Çocuklarımıza ve Gençlerimize ihanetlerinin bayramlarını kutlattılar!
Ve kutlamaya da devam ediyorlar!
Ebu Cehiller; kız çocuklarını, Firavun ve Nemrutlar erkek çocuklarını öldürürken; sahipsizlikten erkek ve kız ayırmadan çocuklarımızı kimyasal bombalar altında acımasızca öldüren Siyonist ve emperyalist canavarların yönettiği dünyada çocukların ve gençlerin bayramı mı olur!? Çarpık eğitim sistemiyle hem erkek, hem kız çocuklarımızın ruhları, gönülleri ve bedenleri esrar, eroin vs. uyuşturucuyla ve Batı modalarıyla yok edilirken, çocukların ve gençlerin bayramı mı olur?! Sahipsiz köpeklerin çocukları parçaladığı bir ülkede çocukların ve gençlerin bayramı mı olur!
Çıkarılan zulüm yasaları ve şuursuz evlilikler yüzünden boşanarak yuvalarını yıkan anne babaların yetim kalan çocuklarının ve gençlerinin bayramı mı olur?! Bombaların altında büyüyen ve teröristlerin idam edilemediği bir ortamda yaşayan çocukların ve gençlerin bayramı mı olur!?
Okulundaki talebe arkadaşlarını ve çilekeş öğretmenlerini silahla tarayıp katleden, ateist, deist ve materyalist eğitim ve sosyal dijital (deccal) medya bataklığı kurbanı çocuk gangsterlerin ve yaratılış ve yaşayış gayesini unutarak çılgınca eğlenen gençlerin yetiştirildiği bir ülkede çocukların ve gençlerin bayramı mı olur!? Kendi öz vatanından uzak, İstiklal Savaşı’nda kovduğumuz ülkelere bir dilim ekmek kazanmak için gidenlerin çan sesi altında büyüyen çocuklarının ve gençlerinin bayramı mı olur!? Çocuklara ve annelerine tecavüzcülerin olduğu ve sapıkların idam edilemediği bir ortamda çocukların ve gençlerin bayramı mı olur!? Ülkelerinden kaçarken cesetleri sahillere vuran çocukların ve gençlerin bayramı mı olur!? Çocuklarımızın ve gençlerimizin gerçek bayramı;
Onları diri diri gömülmekten İslam ile kurtaran Allahımızı ve onlara şefkat, sevgi ve merhamet elini uzatan kulu ve elçisi tek önder Hz. Muhammed (s.a) Efendimizi tanıtmakla ve sevdirmekle başlar!
Kardeşlik, birlik ve dayanışma ruhuyla savaşların ve her çeşit işgalin bitirildiği tüm insanlık coğrafyasında kan gözyaşlarının barış ve sevince dönüştüğü zamanla başlar!
Unutmayalım ki,
“Her çocuk nadide bir çiçektir”, bu çiçekleri yaşarken cehaletle, sefaletle, sefahatle ve savaşlarla soldurtmayalım!
Bu nadide çiçeklerin suyu;
Sevgi,saygı ve merhamet dolu ana kucağı ve yıkılmayan ana-baba ocağıdır!
İslami eğitim ve güzel ahlaktır!
Maddi ve manevi sahada güçlü bir süper güç Türkiye devletini oluşturmaktır! Dünyanın çiçekleri tüm çocuklar; Allahımızın ailemize, muallimlerimize ve Devletimize emanetidir!.
Her birinin nadide çocuklar olarak yetiştirilmesi için gece gündüz gayret eden cefakar ve fedakar kardeşlerimize selam olsun!
Şeytani siyonit ve yandaşlarının faiz, fuhuş, kumar alkol, uyuşturucu, çarpık ve çirkin moda gibi her türlü terör tuzaklarından korunmaları için seferber olan sözüne ve özüne sadık tüm kardeşlerimize selam olsun!
Allahımız İsm-i A’zamı hürmetine çocuklarımızı, gençlerimizi ve hepimizi İslam Medeniyyetinin acilen hakimiyetiyle sağlanacak dünyevi ve uhrevi gerçek bayramlara kavuştursun!
23 Nisan 1920’de açılan Meclisimizde özüne, sözüne ve yeminine sadık kalanlara selam olsun! Ruhları şad olsun!
Amiin.
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...