• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Ahmet Tâlib Çelen
Ahmet Tâlib Çelen
TÜM YAZILARI
12 Nisan 2021

Aksi hâlde!!!

“Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir.”

Son darbeciler böyle demiş bildirilerinde. Bildiri “Montrö Antlaşması’na dokundurtmayız” ağırlıklı görünse de aslında bütün o lâf kalabalığı yukarıdaki cümleyi meşrûlaştırmak için sarf edilmiş gibidir. Darbecilerin asıl söylemek istediği bu cümledir aslında. Ama bir tek onu söylerlerse bu bildiriyi sırf darbe niyeti ile yazdıkları lök gibi ortaya çıkardı. Montrö Antlaşması’nı kamuflaj için kullandıkları açık. 

“Canım, bunlar emekli amiraller, nasıl darbe yapacaklar? Muvazzaf olsalar bile deniz kuvvetleri darbe yapamaz” diyenleri mütebessim seyrediyoruz. Bizzat darbe yapamayacak olanların darbe yapabilecekleri nasıl tetiklediklerini az görmedik bu ülkede. Eğer o darbe yapamayacak odaklar darbe yapabilecekleri kışkırtmasalar, desteklemeselerdi târihîmizde kaç darbe eksik kalacaktı kim bilir. Emekli amiraller de belki temelsiz bir öfke ve heyecanla belki de derin bir plânın ittirmesiyle bu bildiriye imzâ attılar. Belki boş bir ümitle belki ciddî bir plan çerçevesinde bir darbenin fitilini ateşlemek istediler. Eğer Cumhurbaşkanımız, hükümet, Devlet Bahçeli, basın ve milletten bu kadar sert bir tepki görmeselerdi plânın öbür merhalelerine geçeceklerdi belki de. Düşünsenize bu kafadaki bir sürü teşekkülün peş peşe destek bildirileri yayınladığını… Yaşı 35’in üstündeki her vatandaş 28 Şubat darbesinin basın, sendikalar ve diğer sivil toplum kuruluşlarının goygoylarıyla silahlı güçleri kışkırtarak -aslında hep birlikte birbirlerini kışkırtarak- ülkeyi nasıl kasıp kavurduklarını capcanlı hatırlar. Bugün bu unsûrları istedikleri gibi manipüle edemedikleri için darbe hevesleri kursaklarında kalıyor. Aksi takdîrde darbecilerin niyet ve heyecanlarında zırnık eksilme yok. 

Yukarıya aldığımız cümlenin tehditkâr, üsttenci ve buyurgan üslûbuna dikkat. “Aksi hâlde!” Bu söz, muhâtabı karşısında gücün kendisinde bulunduğunu vehmeden bir zihnin eseridir. Darbeciler böyle bir güce sâhip olduklarına şeksiz şüphesiz inanırlar. “Şunları şunları yapacaksın, aksi hâlde…” Darbeci zihniyet bu sözde mündemiçtir: “Aksi hâlde!” Bu sözden sonrası darbecilerin at koşturacakları sâhadır. İstedikleri yapılmamıştır ve artık “Aksi hâlde”nin gereği yapılmaya başlanmıştır. 

Târihîmizdeki bütün darbeler Müslüman milletimize “Aksi hâlde!” dayatması ve tehdîdi ile yapılmıştır. Bütün darbeler milletimizin îmân ve kültürüne, aslî değerlerine “aksi bir hâldir” zâten. 

Bütün darbelerin arkasında bu milletin inanç ve kültürüne, aslî değerlerine düşman bir gücün “Aksi hâlde!” mânâsında sallanan hayâsız ve tehditkâr parmağı vardır. O güç, içerideki yardakçılarıyla birlikte milletimizin bu topraklardaki varlığına kastetmiştir. Biz bitmeden kinleri bitmeyecektir. 

Bu milletin başına “Aksi hâlde” neler neler getirmişlerdir. 

Tanzîmât, bir “Aksi hâlde!” tehdîdinin netîcesi değil midir? “Gâvura gâvur demeyeceksin; Müslümanla gâvuru eşit göreceksin; aksi hâlde…” 

Üç kıtada İslâm’ın bayraktarlığını yapmış Osmanlı’yı tasfiye edeceksin; aksi halde… 

Bu toprakları altı yüz yıl Türk ve Müslüman yapmış ve öylece tutmuş Osmanlı hânedânını ülkeden kovacaksın, gâvur ellerinde kuru ekmeğe muhtâç edeceksin; aksi hâlde… 

İslâm dünyâsının birlik ve berâberliğinin çekirdeği hilâfeti ilgâ edeceksin; aksi hâlde… 

İstiklâlimizi kazandığımızı düşünmemiz gereken bir harbin sonunda istiklâlimize kasteden düşmanın bütün zihniyet ve kurumlarını Türk milletine dayatacaksın; aksi hâlde… 

Bütün İslâmî ve bizi biz yapan müessese ve değerleri tasfiye edip yerine Batı’nın müessese ve değerlerini zorla monte edeceksin; aksi hâlde… 

İlk anayasadaki “Dînimiz din-i İslâm’dır” ifâdesini kaldıracaksın; aksi hâlde…

Medreselerini, tekke ve zâviyelerini kapatacaksın; bir devrim kânûnuyla Batı zihniyetini bütün eğitim hayâtına hâkim kılacaksın; aksi hâlde… 

Bin yıllık yazısını değiştirip bu milleti kökünden koparacaksın, bir gecede milleti ümmîleştireceksin; aksi hâlde… 

Bin yılların birikimi Türkçenin zengin kelime hazînesini İslâmî mâzîmizi hatırlatmasın diye çöpe atıp milletin anlamadığı bir ucûbe yığınını dayatarak dilimizi bir kabîle dili hâline getireceksin; aksi hâlde… 

“Şehâdetleri dînin temeli” olan ezânımızı “Tanrı uludur” diye okutacaksın; aksi hâlde… 

Bu memleketin seçimle gelmiş başbakanını ve iki bakanını ezânı aslına çevirdi diye ibret-i âlem olarak asacaksın; aksi hâlde… 

Sağ-sol kavgasını bitirebilecekken darbe şartlarının oluşmasını bekleyeceksin, “Birilerinin çocuklarının başardığı” darbeyle bir soldan bir sağdan gepegenç fidanları asacaksın; aksi hâlde… 

Erbakan’ın iktidâra gelmesi korkunç bir vaziyettir; derhâl bu iktidârı düşürün; bunun için Ali Kalkancı’ları, Fadime Şahin’leri, Müslüm Gündüz’leri… sâhaya sürün, Sincan’da tank yürütün, nerede bir Müslüman varsa işten atın, işkence yapın, ümitlerini kırın; aksi hâlde… 

Bu millet mazlûm millettir. Devletine ve askerine başkaldırmaz. İlk defa 15 Temmuz gecesi kendisine yöneltilen bütün “Aksi hâlde” tehditlerinin acısını çıkarırcasına “Kışlanıza dönün, aksi hâlde…” dedi ve bir direniş zaferi kazandı. 

Artık bütün darbecilere haykırıyoruz: “Oturun oturduğunuz yerde; AKSİ HÂLDE!!!” 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Enver torbalı

Ahmet hocam! tebrik ederim tam olarak düşüncelerimize tercüman olmuşsunuz
  • Yanıtla

Murat Koca

Ahmet Bey, - 1 hafta geçti, bunlar için dava açıldı mı? - Siz şahsen suç duyurusu yaptınız mı bunlar için? Tamam yazmanız güzel de, netice nedir?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23