Engelleri bir değil, birkaç spor branşıyla aşıyorlar…
Engelleri bir değil, birkaç spor branşıyla aşıyorlar…
Ahmet Gülümseyen
Doğuştan veya sonradan. Kaderin kendilerine bahşetmiş olduğu hayatın gerekliliğini yerine getirmek gibi bir sorumluluğu vardı. Görmemek, yürüyememek, duyamamak gibi ismine ‘engelli’ koyulan tanımdan o da üzerine düşeni almıştı. Hayat bir türlü devam ediyordu ve bu süreçte moralini yüksek tutup kendisi ve bir parçası olduğu toplumla barışık olmayı arzusundaydı. Yaşadığı sürecin şokunu atlattıktan sonra, arayışları netice vereceğinden o kadar emindi ki. Çünkü iyi niyetle birlikte yola çıkmış, hayatının kalan süresini özel bir birey (engelli) olarak, kendisi ve içinde yer aldığı toplumla barışık, kaliteli bir şekilde devam etmesi için çaba içerisindeydi. İşte bu duygularla yılmadan ve usanmadan, arayışları devam etti. ‘Umut var olduktan sonra, umutsuzluğa kim kapılabilir ki’ sözünün arkasındaydı. Bu duygularla, etrafındaki iyi insanların söylediklerine kulak kabartarak başladı, hareket ve egzersiz (spor) yapmaya. Sonrasında mı neler yaşadılar? Sürecin, yaptıkları çalışmaların kendilerine o denli olumlu yansıması oldu ki, her biri sadece bir spor branşına değil, birçok spor dalını yapmaya başladılar. İşte, engellerin sporla nasıl aşılabileceğine örnek teşkil edecek sadece ikisi olan Furkan Duymaz ve Can Doğan’ın, Anadolu Ajansı’na (aa) yansıyan ve önemli mesajlar içeren haberlerden bir demet….
“GÖRMEMEK ARTIK BENİM İÇİN BİR SIKINTI DEĞİL”
Furkan Deymez, satranç ve atletizm ve golbol branşlarında madalya kazanan 23 yaşındaki görme engelli sporcu. Elde ettiği başarılarla B1 Görme Engelliler Milli Futbol Takımı kadrosunda yer almak için çalışmalarını sürdürüyor. Bebeklik döneminde gözünde katarakt olması nedeniyle ameliyat edilen, ilkokulda görmesinde sorunlar olduğu anlaşılan Furkan Deymez'in geçirdiği ikinci ameliyat sonrası göz merceği döndü ve sağ gözünü tamamen kaybetti. Deymez, görme engelliler atletizm koşu ve gülle atma branşlarında 2014, 2016 ve 2018'deki Türkiye şampiyonalarında küçükler ve genç erkeklerde iki kez ikinci, üç kez üçüncü oldu. Satrançta Türkiye birinciliği ve üçüncülüğü bulunuyor, şampiyonluk yaşadığı golbol branşında hedefi milli takım. Furkan Deymez, sonraki yıllarda sol gözünde de görme yetisini yitirdi. Engelli olduktan sonra içinde bulunduğu olumsuzlukları sporla nasıl aştığını şöyle anlatıyor Furkan Deymez; "İster istemez çevrenin bakış açısı ya da seni kabullenişi zor oluyor. Kulübe geldikten sonra bunları aşmaya başladım. Burada arkadaşlarım, ağabeylerim, ablalarım var. Onlar artık alışmış, bir şekilde hayata tutunuyor, bir şeyler yapıyorlar. Ben de dedim ki 'Ben niye bunu sorun yapayım? Ben de aşabilirim, ben de onlar gibi başarılar elde edip böyle ilerleyebilirim.' Bunu dedikten sonra zaten kabulleniş başlıyor, bir yerden sonra hiç sorun olmuyor. Mesela şimdi biri gelip bana dese ki 'Gözlerin açılsın mı?' Ben istemem çünkü artık alıştım bu düzene. Görememek artık benim için bir sıkıntı ya da zorluk değil." (Haber; Mustafa Bikeç)
“BİSİKLET ÜZERİNDE KENDİNİ ÖZGÜR HİSSEDİYOR”
Canan Doğan,doğum sırasında beynine oksijen gitmediği için serebral palsili olarak dünyaya geldi. Spor ve resim sevgisiyle hayata tutundu. İstanbul'da 2021'de düzenlenen "para at terbiyesi" yarışmasına katılan sporcu, at üzerinde desteksiz kalmayı başararak "tek para at terbiyecisi" unvanını kazandı. 34 yaşındaki serebral palsili sporcu Canan Doğan, üç tekerlekli bisiklet koşusunda başladığı atletizmde ilk yarışının tamamlamayı başardı. Canan'ın ablası Gülşah Doğan, vücut diliyle iletişim kurduğu kardeşinin 6 yıldır sporun içinde olduğunu söyledi. Çalışmalarda kardeşine eşlik ettiğini dile getiren Doğan, "Canan, hep sandalyede oturduğu için bisiklet üzerindeyken kendini özgür hissediyor. Desteksiz ve yanında kimse olmadan koşabiliyor. Disiplinli çalışıyor, spor yapmayı çok seviyor." dedi. Doğan, üç tekerlekli bisiklet antrenmanları için haftada 3 gün Yalova'dan İstanbul'a gittiklerini belirterek, şöyle konuştu: "Kardeşim yıllardır koşmak istiyordu. 34 yaşında ve hiç ayakkabı eskitmedi. Şu an bir antrenmanda bile ayakkabıları delinip yırtılabiliyor. Başkaları ayakkabıları yırtılınca üzülürken kardeşim eskitebildiği için mutlu oluyor. Uzun mesafelere rağmen asla pes etmiyor ve mücadelesine devam ediyor. Bunu yapabiliyor olması bile bizim için büyük şans. İlk yarışımıza katıldık, çok güzel geçti. Yarışı ağlayarak ve ellerim titreyerek izledim. Kardeşimle gurur duyuyorum." Kardeşinin çalışmalarda pes etmediğini anlatan Doğan, "Engelli kardeşlerimiz kendilerini eve kapatmasınlar. Canan yaptıysa herkes yapabilir. Önemli olan azim, istek ve kendine inanmak. Kardeşim bu spor dalının ilk kadın sporcusu. İnşallah tek kalmaz ve rakipleri çoğalır." ifadelerini kullandı. Tekerlekli Sandalye Milli Takım Antrenörü Ömer Cantay da Canan'ın azimli bir sporcu olduğunu aktardı. Cantay, şunları kaydetti: "Deneme sürecinde Canan'daki ışığı görünce devam etmeye karar verdik. İlk yarışında hiç çizgiye değmedi ve diskalifiye olmadan çok güzel şekilde yarışı bitirdi. Yarışın gözde sporcusu oldu. Milli takım sonuçlarını bekleyeceğiz."(Haber; Yakup Sağlam)