• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Can
Ahmet Can
TÜM YAZILARI
28 Mart 2020

Atatürk’ün aleyhine konuşma, ama uyuşturucu sat!

Corona virüsüyle birlikte indirim önerisi alelacele gündeme oturtuldu. Ancak kimse bu önerinin içindeki uyuşturucu suçlarına verilen cezaların indirilmesi üzerinde dur(a)madı. Yapılan tahmini hesaplara göre doksan üç bin kişi bu aftan yararlanarak tahliye edilecek. Bir süre sonra otuz altı bin mahkum da tahliye edilecek.

Torbacıların bile cezalarını indirelim, diyor. Yani corona virüsünden ölmeyen ailelerin çocuklarını uyuşturucu satan insanlar öldürsün, deniyor. Ama nedense ‘Atatürk aleyhine işlenen suçlar hariç olmak üzere’ diye de bir dipnot düşülüyor. Yani Atatürk’ün aleyhine konuşma, ama uyuşturucu sat. Bu nasıl bir kafanın ürünüdür, anlamakta zorlanmıyorum. Çünkü faşizm akılla mantıkla izah edilebilir bir şey değildir. Bu ülkede insanlar fikirlerini söyledikleri için yıllarca işkence gördü. Zindanlarda çürüdü. Sağcı, solcu, İslamcı, ülkücü, Kürtçü, ateist fark etmiyor. Nihayetinde fikir suçu(!) işleyen biri de size göre genç dimağları zehirliyor olabilir. Ama Atatürk aleyhine işlenen suçları kapsam dışı bırakarak, fikir insanlarına da ihanet etmiş olmuyor musunuz?

Erken evlilik yüzünden cezaevinde olan masum insanlara ihanet etmiş olmuyor musunuz? Kadının beyanı esas yasası kapsamında suçsuz yere yatan (hepsini kastetmiyorum) birçok erkeğe ihanet etmiş olmuyor musunuz?

Diziler ve Yanlış Sınav Veren Osman

Osman Sınav da yıllardır bu ülkede milliyetçi duyguları olan bir insan olarak bilinirdi. Veya biz öyle bilerek bir eşeklik etmiştik. Fakat son dönemlerde öyle ahlaksız diziler yapıyor ki, yıllardır bu işin içinde her türlü müptezelliği yapan, hiçbir ahlak kuralı tanımayan yönetmenleri bile solladı. Ne dizinin ismini vermek, ne de hangi kanalda yayınlandığını söylemek istemiyorum. Çünkü yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsem sakal. Kale içerden fethedilmiş.

La ‘Gomünist Doğtorlar’ Buraya da Uğrayın

Garip bir ülke olduk. Bizim ülkemizde bazı zeki, çevik ve atılgan doktorlar görevden kaçarken dünyanın bir ucundan yardıma koşan Kübalı doktorlar İtalya’ya destek olmak için gitmiş.

Küba, İtalya’nın virüsten en çok etkilenen bölgesi Milano’ya elli iki doktor göndermiş. Küba’nın tıp konusunda dünyanın sayılı ülkeleri arasında olduğunu biliyoruz. ‘Yapmamız gereken devrimci bir görev var (…)Biz süper kahramanlar değil, devrimci doktorlarız’ diyen gomünist devrimci abileri, hazır bizim elemanlar kaçmışken buraya da bekliyoruz.

Sosyal Medya Fenomeni Olmak İçin

Eskiden ‘Büyüyünce ne olacaksın?’ sorusuna doktor, mühendis gibi cevaplar verilirdi. Zaman değişti, yerini youtuber olmak aldı. Adıyaman’da on beş yaşında bir genç raftan aldığı bir sütü içiyor ve tekrar yerine koyuyor. Süt alacak parası olmaz, imkanlar kısıtlıdır, anlarım. Ama iş tamamen şov. Kamera görüntülerine yakalanan çocuk, sosyal medya fenomeni olmak için bunu yaptığını söylüyor. ‘Fenomen olmak için’ diyerek aklı sıra yaptığı işi masumlaştırıyor. Oysa yaptığı iş hırsızlıktan daha sakıncalı. O sütü farkında olmayan biri alıp evinde çocuğuna içirebilir ve olası bir hastalık kapabilir.

Eşlerini ve Çocuklarını da Makineye Atacaklar mı?

Ülkedeki tüm çamaşır suyu ve temizlik malzemesi stoklarını bitiren kadınlar, eşlerini ve çocuklarını da çamaşır makinesine atmak üzereler. Şimdilerde sosyal medyada bunlar konuşuluyor. Okula gidemeyen çocuklar evde annelerine adeta ayak bağı oluyor. Buradan ne anlıyoruz? Aslında bazı anneler çocuklarını okula göndermiyor, ayaklarının altından defediyorlarmış.

Öğrencilere Menderes’in İdamının İzlettirilmesi Meselesine Dair…

İdam sahnesinin çocuklara izlettirilmesi doğru değil. Fakat o konuya gelene kadar prime time’da çoluk çocuğun izlediği dizilerdeki sapkınlıkları, mafya özendirmelerini yazmaya kalksam ne bu köşe yeter, ne de başka bir gazete sütunu. Varsayalım ki yazdık. O yazılardan akan kazuratı hangi vidanjör temizleyebilir.

Bildiğiniz kanalizasyon, başka bir adı yok. Anlamadığım, solak ve liberal istemezükçü arkadaşlar bu topa neden hiç girmezler?

Kadın hakları diye tepinen ‘sürtük’(*) feministler o dizilerde aşağılanan, tamamen cinsel objeye dönüştürülen kadınlarla ilgili tek kelime etmez. Bir tane bile protesto eylemi gerçekleştirmez. Ama Adnan Menderes’in idamı niye gösterilmiş, eril dil kullanılıyormuş falan filan… Erkeklere ‘eril olmayın, maskülen davranmayın, metroseksüel olun’ diyen bu kafalar yüzünden memlekette delikanlılık, taş fırın erkekliği sanki ayıp, aşağılık bir şeymiş gibi algılanıyor. ‘Nerede o eski nara atan, koftiden anarşistler’ diyesi geliyor insanın.

 Huzurevindeki Bir Feministin İtirafları

Ünlü bir isim ‘Bir Feministin İtirafları’ isimli kitabını halen yazıyor. Köşemde yayınlarken kendi isminden bahsetmemi istemediği için, burada sadece bana anlattığı bir anısını size aktaracağım. O konuşurken telefonuma kaydettiğim bölümleri sizler için derledim;

‘Gençken insan aklını, yaşlandığında ise gücünü kullanmaktan aciz. Ben de birçok erkekle günümü gün ediyor, hayatın anlamından bihaber yaşıyordum. Güzel olduğum için kimi istiyorsam kolayca elde edebiliyordum. Genelde böyledir. Ya çok paranız ya da güzelliğiniz algılarınızın üstünde kör edici bir sis perdesi oluşturur. Kırklı yaşlara geldiğimde artık dergilerin kapaklarında resmim ve ellili yaşlarda ismim de kalmadı. İnsan sosyal bir varlık ve bir cemiyetin içinde olması gerekiyor. Hele ki benim gibi erken kifayet darbesini yemişseniz…

 Feminist bir derneğe üye oldum. Tüm organizasyonlarda, eylemlerde en öndeydim. Sesinizi hayat kıstıysa (ne için olduğu önemli değil) bağırmak için sebep ararsınız.

Çok sonraları anladım. Dikkat çekerken, erkekler benden hoşlanırken neden aklıma gelmemişti feminist olmak? Kitabımda bunları detaylı bir şekilde yazacağım. O en azılı, ünlü feminist kadınların yakışıklı bir erkek kendilerine pas verdiğinde neler yaptıklarını, hepsini…

(…)

Yalnızlaşmaya başlamıştım ve çevremde ne varsa (buna birikmiş servetim de dahil) tüketiyordum. Sonra alkolün pençesine düştüm. Aslında bu bilinçli bir düşüştü, çünkü ayık kafayla sürekli geçmişte yaşıyordum. Bir süre sonra alkolik olmuştum ve Amatem’de uyandığımı hatırlıyorum. Oradan da tedavi sonrası eski bir akrabam beni bu huzurevine yerleştirdi. Şimdi yetmiş beş yaşındayım. Ve hayatımın en acı günlerini yaşıyorum.

*NOT: Bir feminist kendini işaret ederek ‘yılın en sürtüğü’ pankartı taşıyordu. O eyleme katılıp pankarta tepki göstermeyen tüm feminist kadınlar, bu ‘sürtük’ ifadesine neden kendilerini dahil ediyorlar diye öyle üzüldüm ki!.. Feminist olabilirlerdi, ama burada daha yazamayacağım, o pankartlarda yazan ifadeler çok aşağılayıcıydı. Bir kadının kendini nasıl bu kadar iğrenç bir şekilde aşağıladığını da inanın anlayamıyorum. Belli ki feminist olmadan da anlayamayacağım.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tata Tonga

Daha geçen gün etkili ve yetkili kişi Uyuşturucu satıcıları ile ilgili eleştiriye teklifi okumamışlar demişti! Uyuşturucu satıcılarının af edilmesine toplum da karşı! Hem bu yasa teklifini kim getirdi? CHP mi getirdi?..
  • Yanıtla

Tata Tonga

Akit in yazarlarındandır birisi çok eski zamanlarda bir hikaye anlatmıştı. Olay Rusya'da geçiyor. Osmanlı Rus savaşı çıkmış. Yahudi anne oğlunu askere gönderiyor. Oğluna sıkı sıkı tembih ediyor. Oğlum diyor kendini yorma, terleme, üşütme... bir Türk öldür. Sonra dinlen. Dinlendikten sonra bir Türk daha öndür. Sonra dinlen... dinlene dinlene öldür. Kendini yormadan yap... tamam anne diyor çocuk. Peki diyor Türkler beni öldürmek isterse ne yapayım? Yahudi anne diyor ki çocuğuna... sen ne yaptın ki Türklere de türkler seni öldürmek istesin? Adama demezler mi teklifi getiren kimler eleştirilen kimler?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı