• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Arzu Erdoğral
Arzu Erdoğral
TÜM YAZILARI

Doktorlar susturulursa insanlık kaybeder

13 Temmuz 2026
A


Arzu Erdoğral İletişim: [email protected]

Doktorlar susturulursa insanlık kaybeder

Arzu Erdoğral

“Beni buraya öldürmeleri için getirdiler... Kendimi buradan sağ çıkacak biri olarak görmüyorum... Sonum bu.”

Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin avukatına söylediği bu sözler, yalnızca bir tutuklunun korkusunu değil; tek taraflı sayılacak bir savaşın, hukukun ve insanlık vicdanının hangi noktaya geldiğini de gözler önüne seriyor.

Saldırıların en karanlık tarafı yalnızca bombalar değil! Asıl karanlık, insanların sesinin duyulmadığı, hukukun sustuğu ve insan onurunun değersizleştiği anlardır.

İşgalci İsrail›in hapishanelerinde yaklaşık 100 sağlık çalışanı esir tutuluyor.

Esirler arasında yaklaşık 100 kadın da bulunuyor.


Toplamda ise 10.000’den fazla Filistinli, soykırımcı İsrail’in elinde esir olarak tutuluyor.

Gazze’de yaşananlar aylar boyunca milyonlarca insanın gözleri önünde gerçekleşti. İşgalci İsrail’in acımasız saldırılarında binlerce sivil hayatını kaybetti, hastaneler hedef oldu, sağlık sistemi büyük ölçüde çöktü ve sağlık çalışanları olağanüstü koşullar altında görev yapmaya çalıştı. Böylesine ağır bir insani kriz içerisinde görev yapan doktorlardan biri de Kemal Advan Hastanesi’nin eski müdürü Dr. Hüsam Ebu Safiyye idi.

Bugün ise dünyanın gündeminde onun hastaları değil, kendi yaşam mücadelesi var.

İnsan Hakları İçin Hekimler Derneği (PHRI), avukatının cezaevindeki görüşmesinden sonra Dr. Ebu Safiyye’nin yaşamının ciddi tehlike altında olduğunu duyurdu. Aktarılan bilgilere göre vücudunda darp izleri bulunuyor, nefes almakta zorlanıyor, defalarca bilincini kaybettiğini söylüyor ve ihtiyaç duyduğu tıbbi tedaviye ulaşamadığını ifade ediyor.


Mesele yalnızca bir tutuklunun sağlık durumu değildir.

Bu, uluslararası hukukun doğrudan sınandığı bir durumdur.

İsrail’in barbarlığıdır.

Uluslararası insancıl hukuk, savaş zamanında dahi tutukluların işkenceye, kötü muameleye ve insanlık dışı uygulamalara maruz bırakılmasını kesin biçimde yasaklar. Aynı şekilde her tutuklunun gerekli sağlık hizmetine erişme hakkı vardır. 

Çünkü hukuk, tam da en zor zamanlar için vardır.

Bir doktoru susturmak, aslında hastaları susturmaktır.


Bir doktoru cezalandırmak, yalnızca bir bireyi değil, sağlık hizmetinin tarafsızlığını hedef almaktır.

Savaşlarda dahi olsa doktorların görevi taraf seçmek değildir; insan hayatını kurtarmaktır.

Bu nedenle dünyanın her yerinde sağlık çalışanlarının korunması, uluslararası hukukun en temel ilkelerinden biri olarak kabul edilir.

Bugün Gazze’de çok sayıda sağlık çalışanının gözaltında veya tutuklu bulunduğu yönündeki haberler uluslararası kamuoyunda ciddi endişelere neden olmaktadır. Aynı şekilde binlerce Filistinlinin İsrail hapishanelerinde bulunduğu da insan hakları kuruluşlarının sıkça gündeme getirdiği konular arasındadır. Bu kişilerin tamamının hukuki süreçlerinin uluslararası standartlara uygun biçimde yürütülmesi, ve gerekli sağlık hizmetlerinin eksiksiz sağlanması yalnızca hukuki değil, ahlaki bir zorunluluktur.

İnsan hakları evrenseldir.

Bu haklar; milliyete, dine, etnik kimliğe veya siyasi görüşe göre değişmez.

Gazze’de yaşanan trajedi artık yalnızca bölgesel bir mesele değildir.

Bu, insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren küresel bir sınavdır.

Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin akıbeti de bu sınavın sembollerinden biri haline gelmiştir.

Eğer sağlık durumu kritikse, gerekli tedaviye derhâl erişebilmelidir.

Çünkü adalet; yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlarla değil, insan onuruna gösterilen saygıyla da ölçülür.

Bugün sessiz kalınan her hak ihlali, yarın başka coğrafyalarda başka insanların başına gelebilir.

İnsan hakları seçici uygulanamaz.

Hukuk, güçlülerin değil herkesin hukukudur.

Vicdan da sınırlar çizmez.

Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin yaşam hakkının korunması, sağlık hizmetine erişiminin sağlanması yalnızca bir kişinin meselesi değildir.

Bu, insanlığın kendisine verdiği değerin sınandığı bir meseledir.

Soykırımcı ve işgalci İsrail’e karşı Dr. Hüsam Ebu Safiyye ve diğer esirlerin haklarını savunmak bir insanlık görevidir. 

Bu görevi yerine getirmek insanım diyen herkes için kaçınılmazdır.

Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin suçu sadece doktor olmaktı. Filistinlileri Gazze’de tedavi etmesi rahatsız etti soykırımcı İsrail’i!

Yaptığı eziyetler bundan kaynaklanıyor. Çünkü İsrail insanlığa düşman!

Bunları bile bile susmak vicdana sığmaz.

Vicdanın sustuğu yerde ise insanlık olmaz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23