--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Soğuk savaş devam ediyor

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
30

Soğuk savaş böl, çatıştır, yönet temelli, bir “kontrollü bunalım stratejisi” üzerine kurgulanmıştı.

Komünizme karşı soğuk savaş bitse de yeşil tehlikeye karşı soğuk savaş devam ediyor. Tehlikenin rengi “Kırmızı”dan “Yeşil”e döndü. El Kaide, DAEŞ, IŞİD ne derseniz deyin, FETÖ deyin, PYD deyin, HUSİ’ler aslında aynı oyunun birer parçası. 

Birileri insanoğlunu birbirine kırdırarak, onların kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmeye çalışıyorlar. Bugün bu savaşın bir diğer ayağı atomizasyon, nötralizasyon ve agnostizm. Deizm bu sürecin sonucu geldiğimiz yer.

Doğu Türkistan, Kıbrıs, Keşmir, Gazze, hepsi aynı komplonun birer parçası.

Radyo Liberte diye bir radyo vardı. Ruzi Nazar diye biri vardı. Enver Altaylı diye biri var. Komünist rejim döneminde, özellikle Rusya ve Çin’e karşı Çeçenistan ve Doğu Türkistan direnişi hep gündemdeydi. Aslında bu oyunda zulmü örgütleyen de, zulme karşı halkı örgütleyen de aynı güç. Tavşana kaç, tazıya tut taktiği.

Saddam’ı iktidara getiren kim. Onu Kuveyt’e girmeye ikna eden kim? Tabi ki, bu olayı bahane edip, Irak’a giren kimse o!

Bu işler böyledir. Şimdi ABD, DAEŞ’i 3’e böldü. Bir kısmını Sina’ya gönderdiler, bir kısmını Fergana’ya. Sina’dan Mısır, Libya ve Sudan’a karar kullandılar. Kullanıyorlar. Fergana üzerinden Rusya’ya, Çin’e, Pakistan’a müdahale planları var. Aslında bu koridor üzerinden İran ve Afganistan da tehdit kapsamında.

İran ve Suudi hattına dikkat edelim. Bir de bu Rusya, Keşmir ve Doğu Türkistan hattına. Müslümanları Hindistan, Çin ve Rusya ile karşı karşıya getirmek isteyen bir derin güç, bir yandan bu ülkeleri, İslam’a ve Müslümanlara karşı kışkırtıyor, öte yandan Müslümanları bu ülkelere karşı kışkırtıyor. Bu oyuna gelmememiz gerek. Elbette haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana, zalimlere karşı olacağız. Ama bu konuda dürüst ve samimi olması gerek tarafların.

ABD, Çin’i Hong Kong’da köşeye sıkıştırdı. Şimdi onu bir de Türkistan’dan sıkıştırmak istiyor.

Aslında Çin’in Doğu Türkistan sorununu, insan hakları ve hukuk temelinde çözmesi herkesin lehine. Bu çözüm Rusya’yı da, İslam dünyasını da, Türk dünyasını da rahatlatır. Aynı durum Hindistan için de geçerli. Türkiye bu anlamda siyasi çözüm için bir çağrı yapabilir. Bu çatışmadan sadece ABD ve İsrail kazançlı çıkar. Birbirimize dünyayı cehennem etmek zor değil, ama bölgede, adalet, barış ve özgürlük temelinde yeni bir medeniyet inşa etmek için el birliği yapmamız gerek. ABD’nin, kan ve gözyaşı üzerine, tanrıyı kıyamete zorlamak için hayata geçirmeye çalıştığı “100 Yılın Projesi” yerine, kendi projemizi hayata geçirmeliyiz.

Herkesin hatası vardır. Önce herkes kendini düzeltsin. Başkasının hatalarını sayıp dökmekte, başkalarına akıl vermekte mahiriz. Hani derler ya “Laf ile verirler âleme binlerce nizamat, bin seyyie bulunur hanelerinde”. Dünyayı diktatörce yöneten, çevreyi mahveden, insanları sömürenler, Kızılderili katliamını yapanlar, Afrika halkını köleleştirenler, sarı ırkı perişan edenler, dünya savaşlarını çıkaranlar, soğuk savaşın ve darbelerin arkasındaki güçler bize yıllarca, adalet, barış, özgürlük, insan hakları, çevre ve hukuk devleti dersi vermediler mi! Kendi gözündeki çöpü çıkartmadan, başkasının gözünde çöp aramanın bir mantığı, ahlakı yoktur, olamaz. 

Haksızlık yapana da haksızlık yapılmaz. Haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yok edeceği gibi, haddinden fazla ceza ve geciken adalet, adalet değildir. Suçluların da hakları vardır. Kan tartılarak da adalet sağlanmaz.

Batılılar hem çevreyi mahvediyorlar, hem çevrecilik yapıyormuş gibi davranarak başkalarını engelliyorlar. Çevrenin korunması ile ilgili bir çocuğun duygusal mesajı ile algı operasyonu yapan da kendileri. Kendilerini eleştirme işini de bize bırakmıyorlar!?

Bunlar hep soğuk savaş taktikleri. “Yeşil Tehlike” ile savaşın zamanı, mekânı, şartları, yöntemleri farklı. Eski ittifaklardan kaynaklanan sorunlar da yaşanıyor. Yeşil refleksle, kızıl refleks aynı değil. Dengeler farklı. Onun için eski metotlar beklenen faydayı sağlamıyor. Operasyonun kanatları hem esas, hem usul konusunda uzlaşmış değiller. Çekiç Güç’ten BOP’a, PKK’dan FETÖ’ye, DAEŞ’e kadar daha birçok operasyon ajanı, örgütü, metodu ellerinde patladı. Evdeki hesaplar çarşıya uymadı.

Ama vazgeçmiş değiller. Daha öfkeliler ve biraz da ürkmüşler. Alışık olmadıkları kontrol dışı bir karşı koyma ile karşı karşıyalar. Giderek artan bir tehdit algısı söz konusu. Kendilerinin asırlarca başkalarına yaptıklarının kendilerine yapılmasından, mazlum halkların öfkelerinden, intikam almalarından korkuyorlar.

Eski müttefikleri eskisi kadar güçlü değil. Sırtlarını dayadıkları çevreler korkup, kendi aralarında bölünüp tartışmaya başlayınca onlar da korktular.

Bugün herkes, her şeyi yeniden düşünmek zorundadır. Aslında biz Müslümanlar her şeye hazır olmalıyız. Müslümanlar, daha işin başında Bedir’de “ne oluyor” demişlerdi. Peygamberimiz vefat edince de bir karamsarlık havası doğdu. Kerbela’yı biliyorsunuz. Hülagu’nun Beyt-ül Hikme’yi yıkıp, Anadolu’ya doğru ilerlemesini de.

Sonunda her şey tersine döndü. Hayat devam ediyor. Taif Müslüman oldu, Moğollar da! Hani diyoruz “Bizi öldürmeye gelenler bizde dirilsinler.” Tamam, bir yandan Deizm, öte yandan sekülerleşme, laikleşme, agnostizm, evet hepsi doğru, can sıkıcı, ama tek gerçek bu değil.

Hz. Ömer dediğimiz kişi, Peygamberimizi öldürmeye gelmiyor mu idi!

Ya da Hz. Hamza’yı öldüren, ciğerini çıkarıp ısıran, kulağını, burnunu kesip boynuna takıp dans eden kişi Müslüman olmadı mı?

Görelim Mevla’m neyler. Bize hayır gibi gelen şeyde şer, şer gibi gelen şeyde Allah hayır murat etmiş olabilir. Biz bilmeyiz Allah bilir. 

Şimdikilerin, olacağına dair bir işaret yok da, bir Firavun Hz. Yusuf’un risaletine iman ediyorsa Trump, Şi Cinping, Putin,  Merkel ya da Netanyahu Müslüman olamaz mı? “Olmaz olmaz deme olmaz olmaz”. 

Selam ve dua ile. 

 

 

 

Yorumlar

(30)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Abdulcabbar

3 Ekim 2019 17:14

Aynen devam ediniz. Din ile milleti soyup soğana çevirdiğiniz yetmezmiş gibi, aktif fay hatları üzerinde olan bu vatanin evlatlarını yine din dıye dıye ölüme gönderiniz. Japonya da meselâ, burada olandan çok daha büyük depremler olmasına rağmen niye hiç ölen olmaz, anlatmayınız. Bu kuşak son kandırabılecegınız kuşaktır. Gençlerimiz sizin gibiler yüzünden dini terk ediyor. Görevinizi başarıyla yapıp milleti dininden etmeyi basardiniz hep beraber. Yazıklar olsun.

Belkıs

3 Ekim 2019 06:07

Sayın Dilipak yazınız gerçekten deprem niteliğinde sarsıcı uyandıricı.Tabi herşey nasiptir.Bu yazıya verilen cevaplar Allah yolunda nasibini hayr ve şerden yöne nasıl aldıklarını gösterenler şuur ve şuursuzluk penceresinden bakanların konuya neden olanla olmayanların aynı düzlemde olmak zorunda kaldıği ve sonucuna birlikte katlanacağı bir sonun güzel bir anlatımidır.Eyvallah.Allah sonumuzu Hayr etsin inşaallah

Süleyman Demirbilek

3 Ekim 2019 00:15

Yâ Rab onlara Hidayet nasib eyle....

Mehmet ay

1 Ekim 2019 20:45

Sayin yazar, son 20 yilda turkiye nin geldigi duruma bir bakin. Vay benim garip turkiyem vay.....

MALKOÇ

1 Ekim 2019 19:48

ELEKTRİĞE YÜZDE 14, 90 ZAM ,GELMİŞ.... HADİ İYİSİNİZ ..... YA BİR DE , % 15 0LSAYDI NEAPARDINIZ ....

Mustafa

1 Ekim 2019 17:40

Türbeler yatır lar korusaydı suriyede savaş olmazdı. iran'da depremler olmazdı. Irak kan gölüme dönmedi ki az Ali r. anh necefte türbesi. Türbeleri kabirleri ibret vesilesi olsaydı Suud kralı kâfirlere teslim olmazdı. Çünkü makamı İbrahim Mekke’de. Medine de son peyganber Rasulullah sav.

Rabia

1 Ekim 2019 16:59

EuzubillahimineşşeydanirracimbismillahirrahmanirrahimSize bir iyilik dokununca onları tasalandırır, size bir kötülük isabet edince ise onunla sevinirler. Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların 'hileli düzenleri' size hiç bir zarar veremez. Şüphesiz, Allah, yapmakta olduklarını kuşatandır.ali İmran süresi 120.ayet.elhamdulillah.Sayin Dilipak toplulukta artık sabretmeyi kendimize düstur edindik.hz peygamber efendimiz sav bile arap kabileleri içinde üzüldüğü günler oldu.saygilar selam ve dua ile Allah'a emanet olun.hasbinallahu ve nimel vekil deriz.tesekkurler

turgut ertav

1 Ekim 2019 16:11

dış güçler , emperyalist ülkeler masallarını bırakın;kendinize bakın.akp iktidarı yanlıları uydurmuş bir dış güçler,emperyalistler türküsü,koymuşlar bir düşman unsur önlerine, toplumu şucu bucu diye ayırmışlar,türk-kürt düşmanlığını körüklüyor 

Ünal

1 Ekim 2019 15:32

Savaş hiç biter mi bir kere savas sıkıntıları saklama soylevidir yorumcu abdurahmanin yuzdelik zamlarına bakarsak SAVAS değil kıyamet kopmuş dünyada dünya yani türkiye insanlar için cehennem olmuştur bir farkla olmayan savaşlar sayesinde cennet satılarak para kazanılması da tabiki papazların gelir kapisidir

turgut ertav

1 Ekim 2019 14:17

küresel soğuk savaş daha da soğuyacak,iş sıcak savaşa doğru gidiyor

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle