--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Evdesiniz ya!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
77

Eve kapanalı kaç gün oldu? Ramazan’a bir aydan daha az zaman kaldı. Ben ömrüm boyunca ilk defa kapalı bir mekanda bu kadar uzun bir zaman kalıyorum. Tabii, bu durumun daha ne kadar süreceğini bilmiyoruz.

Bu sosyal izolasyon gerekli. Ama öte yandan, aynı evde yaşadığımız insanlarla da birbirimize karşı daha insaflı, daha merhametli, daha anlayışlı olmamız gerekiyor.

Bu süreçte hareketlerimiz sınırlı. Daha fazla psikolojik baskı altındayız. Beslenme alışkanlıklarımız değişiyor. Öte yandan, endişeli bir belirsizlik sözkonusu. Hasta olan yakınlarımız olabilir. Yarım kalan işlerimiz vardır. Alacak vardır, borç vardır. Bu arada insan hasta da olabilir. İlle de korona olmak gerekmiyor. Bu, başka bir hastalık da olabilir. Dikkatli olacağız.

Anne babalar çocuklarına daha anlayışlı olmalı. Çocuklar da anne babalarına karşı aynı şekilde. Anne-baba kendi aralarında da ölçülü, dikkatli olmalı. Bazı evlerde yaşlılar da olabilir. Dede-nine, kaynana-kayınbaba. Çocuklar, anne-baba büyüklerine, büyükler de torunlarına ve çocuklarına karşı daha toleranslı olabilir.

Tamam, bazan, bazı durumlarda birileri kontrolü kaybedebilir. Tartışmayı uzatmamak gerekir. Bu süreçte inatlaşmanın, tartışmanın, küsmenin kimseye faydası yok. Daha affedici olmamız gerek. Öfkesi geçenler de özür dilemeyi bilmeli.

Sürekli konuşmak, televizyon izlemek de doğru değil. Kitap okusak, ibadet etsek, geçmişe dair hatıralarımızı canlandırsak, geleceğe ilişkin hayallerimiz olsa. Hatıralarımızı yazsak, sanatsal faaliyetler göstersek.

Her habere inanmayalım. Her konuda daha dikkatli ve daha ölçülü olmamız gerekiyor.

Bu süreç uzun sürebilir. Bu süreç bittikten sonra da kolay bir dünya bizi bekliyor olmayacak. Daha kötü şartlara da nefsimizi hazırlayalım. Savaş, kıtlık, başka salgınlar ve deprem.

Bu arada alkol, sigara gibi bağımlılık yapan şeylerden inşallah müptelaları kurtulur. Onlar bunu bırakınca bir süre asabi refleksler gösterebilir. Bu kişiler kendilerini kontrol etmeye çalışsınlar, aileleri de sabırlı olsunlar.

Gençler, cola cinsi içecekler ve o bazı paket gıdaları artık kullanmamayı öğrensinler.

Suyu daha dikkatli kullanalım. Her şeyi daha iktisatlı kullanalım. Kıt kaynakları etkin ve verimli kullanmalıyız. Endüstriyel gıdaları daha az kullanalım. Daha temel gıdalara yönelelim. Zaten önümüzde Ramazan var. Ramazan’da da beslenme alışkanlığımızı bu sene yeniden gözden geçirebiliriz.

Evhama, vesveseye gerek yok. Hastalık hastası olmayalım. Panik hali işleri kolaylaştırmaz zorlaştırır.

Beraberliğin de güzel yanları var, yalnızlığın da. Tefekküre ihtiyacımız vardı. Şimdi “nefs muhasebesi” için ciddi bir fırsat var önümüzde.

Şöyle düşünelim, uyuduk ve korkulu, kâbus gibi bir rüya gördük. Bir gün uyanacağız. Nasıl bir dünyaya uyanacağız ve uyandığımızda ne yapacağız?

Kaldığımız yerden devam edecek olursak, yeni bir musibete uğrarız. Ayrı yola giderseniz, aynı yere varırsınız.

Biz ahirzaman Peygamberinin ümmetiyiz. Dünyanın hali yaman. Bu işler bundan sonra böyle gitmeyecek.  Eski hal muhal!

Şuna kendimizi hazırlayalım. Bu kâbustan uyandığımızda, ne piyasa eski piyasa, ne siz eski siz, ne arkadaşınız eski arkadaş olacak. Partiniz, tarikatınız, mesleğiniz, dünyaya bakışınız eskisi gibi olmayacak. Korkularımız, umutlarımız, hayallerimiz değişmiş olacak.. Bu sadece bir biyolojik savaş değil, aynı zamanda psikolojik bir savaş. Aynı zamanda bir ekonomi savaşı, finans savaşı, sanayi devlerinin savaşı, bu savaş bir teknoloji savaşı. Eğer süreç iyi yönetilmeyecek olursa, siyasi derinliğe sahip, “Tarihin sonu”nu getirecek bir inançlar / Medeniyetler savaşına da dönüşebilir.

Bu mikroptan da bir gün kurtuluruz ama içimizdeki Şeytanın yol arkadaşı olabilen nefs mikrobundan nasıl kurtulacağız ya da “insan kılıklı mikroplar”dan nasıl kurtulacağız.

Bizi kolay günler beklemiyor. Kötü ihtimale göre hazırlık yapalım da, kolay gelirse bahtımıza. Birbirimize sabrı tavsiye edelim ve öğüt verelim. Cesaretimizi, sabrımızı ve dualarımızı kuşanalım. Övünmenin ve dövünmenin faydası yok. Cahillerden olmayalım ve zulüm yapmayalım, yapan “mikrop”lardan uzaklaşalım ve onları kendimizden uzaklaştıralım ki ateş bize de dokunmasın.

Mesela, bu arada birkaç kısa sure daha ezberlesek nasıl olur. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(77)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Dürüst

5 Nisan 2020 21:21

Biz istedik Devletimizden ibani seni ne ilgilendiriyor. vermek bizim için büyük bir şereftir . Cumhurbaşkanımıza değil para canımızı veririz ALLAH Devletimizin başından eksik etmesin. Kendiside verdi, öncü oldu. ALLAH razı olsun.

Mustafa

5 Nisan 2020 20:01

Nehirler camur dereler taş dolu nehirlerin gollerin camurları kenarlara yığılıp vatandaş erozyonun tarladan götürdüğünü tekrar tarlasına taşısın. 

Neslim

5 Nisan 2020 00:21

Sagolunnnn...Çoook azmıştık aşmıştık ve sonsuz dünyada yasarcasina biriktiriyorduk gunahları birde mutluluk veriyordu insanlığa...anlamadım anlamadım anlamadım ve eleştirdim ayipladim dogruyuyapmalari icin ama yanlıs yolda benim oldugumu Mevlanamın guzel ilmiyle aştim..artık Rabbime ağlar yalvarır hatta yakarır halde bulurdum kendimi...ve duzelt biz muslumanlari kuvvetlendir ilmimizi liyakati cogalt ki hatalar azalsin ahlakı cogalt ki gunah islerken korkulsun utanilsın ve tum kotu buyuk zalim ülkelere oyle sıkıntılar ver ki musluman alemine bulasmasinlar ...dua ederdim heppp niye biz iyi kotu elhamdurillah guzel yasadik bilincli ve Allah korkusu kul utanci olanlarla olmaya calisirdik ya bizden sonra ki nesillere sadece gunah tohumlari ekmemek için ugrasmalliyken ahir zamanda muslumanligi var ama havada bulut sen bunu unut gibi yasar olmustuk....Rabbim yuceltsin muslumanlari ....

Süleyman Üstündağ

4 Nisan 2020 22:45

s.a. kıymetli üstadım ülkemizde uygunlanmakta olan süresiz nafaka ile ilğili seri bir yazı kaleme almanızı istirham edeceğim. müslüman isek 4 ay 10 gün olmalı,sosyal devlet isek devlet mağduruna bakmalı dıyor saygılar sunuyorum

Yorumcu mas

4 Nisan 2020 22:41

bazi, yorumcular makaleyi okumadan dalanlar var. Derin suda bogulanlari, görünce baliklama dalanlar ya yazara yada ulke yada inanc, a mudahhale oluyorsa sagina soluna bakmadan yapila müdahaledir bence nice futursuzlar oluyor virüs gibi ziyan ediyor sevgimi.

O.U.

4 Nisan 2020 22:41

Sayın Abdulrahman Dilipak bu ülkede ayetlerle alay eden soysuzlar var Allah bize bir müsibet vermezmi verir elbet bu soysuz kuru kütüklerle beraber yaslarıda helak etmezmi eder tabiki ama bu virüs hikayesine inanmıyorum bu bir tezgah 

şenay doğan

4 Nisan 2020 21:59

ya rabbi covid 19un patlattığı cerahat nedeniyle nasıl daralıp bunaldığıma sen şahitsin.

Bir fani

4 Nisan 2020 21:12

Bu şenay isimli yorumcu bir ruh hastası bukadar sofu ise bu telefonla bukadar meşkul olması doğrumu

şenay doğan

4 Nisan 2020 21:08

şenay kızım diye bana hitap eden kimdir bilmiyorum...ama yumuşak ve sevecen bir hitaba çok ihtiyacım vardı.allaha emanet olun ya 

Şad

4 Nisan 2020 20:25

ALLAH'IN 1 KULU' na: Yorumlara bakarak yeise kapıldığını görüyorum. Samimi olduğuna inandığım için, senin adına biraz üzüldüm doğrusu. Seni umutsuzluğa sevkeden şey 'muhaliflerin', yazar ve olaylara din perspektifinden bakan yorumlardan etkilenmemeleri gibi gözüküyor. Muhalif yorumcuların hidayetle şereflenemeyeceği için, onlar adına canını sıkıyormuşsun gibi bir izlenim bıraktın bende. Eğer böyleyse bil ki, kendini boşun üzüyorsun kardeşim. Çünkü ben ve hissettiğim kadarıyla bir çok başka yorumcu elhamdülillah inançlı Müslümanlarız. Muhtemelen farkımız, inancımızı siyaset, cemaat, tarikat gibi örgütlerin dışında tutmaktan ibarettir. Hepsi bu! Ben kendi hesabıma, böyle bir Müslümanlık anlayışına sahip olduğum için Rabbimize hamd ediyorum. Sen bizim adımıza üzülmeyesin diye yazıyorum bunları. Allaha emanet ol sevgili din kardeşim...

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle