Namaz Gönüllüleri Platformu’nun 10. Yıl İstişare Toplantısı -Tespitler ve Teklifler
02.05.2016 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Namaz Gönüllüleri Platformu’nun 10. Yıl Genel İstişare Toplantısı’nda 10 yıllık “Namazla Diriliş Seferberliği” çerçevesinde yapılan faaliyetler değerlendirildi ve önümüzdeki dönemde aşağıdaki tespitler ve teklifler ışığında çalışmaların elbirliği ile daha kuşatıcı, daha geniş kapsamlı ve daha uzun soluklu olarak kesintisiz sürdürülmesi kararlaştırıldı:
-İslâm’a mesafeli kesimlerin “İmam-Hatipler Kapatılsın!” diye yaygara koparmaları, bu kesimlerin İmam-Hatiplerden ciddi rahatsızlık duyduklarını ve İmam-Hatiplerin doğru yolda olduğunu gösterdi.
- Bu sebeple, imam-hatip merkezli çalışmalar daha etkin ve yaygın olarak yapılmalı. Bu bağlamda:
- Bazı imam-hatiplerde bir hafta/ay boyunca “namaz” konulu şiir, makale, öykü, karikatür, resim yarışmaları, konferans, seminer vb.nin yapıldığı “Namaz Şöleni” çok yararlı oldu. Yaygınlaştırılmalı.
- İmam-hatip liselerinde Hitabet ve Mesleki Uygulama derslerinin önemi ve ağırlığı artırılmalı.
- İmam-hatiplerde dersler; namaz öncelikli olmalı, namaz vakitleri merkeze alınarak düzenlenmeli.
- Öğrenciler arasında “Namaz Kardeşliği”, “Kudüs Kardeşliği” vb. kurularak, namaza ilgi artırılmalı.
- Öğrenci velilerine ulaşıp namaz bilinci kazandırılmalı. Anne-baba namaz kılarsa öğrenci de kılar.
- Cami imamları ve müezzinlerinden istifade edilmeli; İHL öğrencilerinin bir ayağı camide olmalı.
- “Camideyiz Biz” ekibinin Kutlu Doğum vesilesi ile anaokulu öğrencilerini İstanbul Ataşehir Mimar Sinan Camii’nde buluşturan “Mutlu Şirinler” etkinliği aileleri ve çocukları etkiledi. Yaygınlaştırılmalı.
- “Karagöz, Nasreddin hoca, Keloğlan… camide” kampanyaları ile çocukların camiye ilgisi çekilmeli.
“Camiler çocuk sesiyle güzel”, “En güzel sabahlar namazla başlar”, “Çocuklar camilerin geleceği”.
- Camilerimizde her çocuğun saksısı, çiçeği olabilir. Camide iftarlar, ikramlar, çay-kahveler olmalı…
- Hanımların camiye ve Cumaya alışmaları için “Çağın Meryemleri Camide” kampanyası yapılmalı.
- Cuma namazına öğrenciler ve kadınlar dâhil edilmeli; vaaz ve hutbelerle eğitilmeleri sağlanmalı.
- Namaz anlatılırken, insanların fıtratına seslenilmeli, kalbi titretecek kıssalar, öyküler anlatılmalı.
- Kitlesel çalışmalar (konferans, panel vb.) yetmez; özel çalışmalar (“adam adama markaj”) lazım.
- Namaz konferansları, sohbetleri bir kıvılcımdır; bu kıvılcımın sürekli ateşe dönüşmesi için sürekli üflenmeli ve iman ateşine yakıt taşınmalıdır; bunu da öğretmenler, imamlar, ebeveynler yapmalıdır.
- “Öğrenci-öğretmen-veli el ele: Haydi camiye! Okul-cami el ele: Hep birlikte cennete!” çalışması:
- Sınıf sınıf öğrenci-veli-öğretmen camide; öğrenciler şiir, ilahi ve Kur’an okuyor; öğrenciler de cemaat de çok etkileniyor. Yaşlı bir amca: “75 yaşındayım, ilk defa camide bu kadar mutlu oldum”.
(“Camiler Gençlerle ve Ailelerle Şenlensin” yarışmasının detayları www.dinalemi.net’te mevcut.)
- Gençlere ve halka İslâm’ı, namazı sevdirecek hocalar idari makamlarda olmamalı, sahaya inmeli.
- Namazın özünü anlatıp sevdiren kitaplar okutulup yarışmalar yapılmalı, yazarlarıyla buluşulmalı.
- Aynı şeyleri anlatmamalı, kendimizi tekrar etmemeli, etkili görsellerle etkili sunumlar yapılmalı.
- Konu doğrudan namaz olmak zorunda değil; farklı konu başlıkları altında da namaz anlatılabilir.
- Görsel dünyada, çizgi film ve dizilerde namaz sahneleri ile gençlerin şuuraltına namaz işlenmeli.
- Ramazan ayı dolayısıyla belediye-müftülük-STK işbirliğiyle “40 günlük namaz etkinliği” yapılabilir.
- Üniversitelerde ve sokaklarda misyonerler dolaşıyor; hocalarımız, tebliğcilerimiz de dolaşmalı.
- Namazı, aile-namaz ilişkisini önceleyerek anlatmalıyız: “Kur’ân ve namaz merkezli aile/toplum”.
- İst. Zeytinburnu kahvehanelerindeki imam-muhtar-vaizle “camiye davet” projesi yaygınlaşmalı.
- Öğretmenler, yöneticiler dahil, sevilen-sayılan insanlar camiye teşvik edilmeli, camide görülmeli.
- Cami dersleri, sohbetleri, etkinlikleri “etkili hocalar” ile cazip hale getirilmeli ve yaygınlaştırılmalı.
- Vakıflar, dernekler, dergâhlar, STK’lar camilerin alternatifi haline geldi, camilerin içi boşaldı; şimdi “yeniden camilere dönme” vakti: Camileri Asr-ı Saadet’teki asli ve kuşatıcı fonksiyonuna kavuşturmalı.
- İmamların hızlı namaz kıldırması ciddi şikayet konusu: “Namaz kılarken Fatiha’yı bitiremiyorum”.
- Camide farz namaza başlamada acele etmemeli: “Ezanlar bizi çağırıyorsa kametler bizi beklesin”.
- Namazdan sonra okunan Kur’ân ayetlerinin meali verilmeli ve bir hadis-i şerif meali de okunmalı.
Bilelim ki; millet ve ümmet olarak dirilişimiz, namaz bilincini yeniden kazanmamıza bağlıdır.
(Not: Bangladeş Cemaat-i İslâmî lideri Mutîu’r-Rahman Nizâmî’nin idamı, İslâmî hareketin küresel ve yerel şer odaklara karşı zaferinin başlangıcıdır. Zira Allah (c.c) hakkı/hakikati savunanlarla beraberdir.)







