Aile Merkezli Toplum

05 Şubat 2019 Salı

İslâm’ın insan hayatını üzerine bina etmeyi amaçladığı ana ilkelerin başlıcaları İsra suresinin 22-40. âyetlerinde ortaya konulur. Bunlar, risaletin Mekke dönemi sona erip Medine döneminin başlayacağı sıralarda Rasûlüllah (s.a) tarafından ilan edilen davetin manifestosu niteliğindedir. İslâm toplumu ve devleti bu ahlâkî, kültürel, ekonomik, hukukî ilkeler üzerine kurulur. Bazı âlimler İsra/22-40. âyetlerde sıralanan bu ilkeleri “12 Emir” olarak isimlendirirler. Biz de “Kur’ân Edebi: On İki Emir” kitabımızda bu konuyu genişçe inceledik (Pınar Yayınları). Bugün İsra/22-25. âyetlerde yer alan iki ana ilkeyi görelim:

22. Allah’tan başka ilâh tanıma; sonra kınanmış ve yalnızlığa terkedilmiş olarak kalırsın. 23. Rabbin sadece kendisine kulluk etmenizi ve ana babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara ‘öf’ bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle. 24. Onlara merhametle ve alçakgönüllülükle kol kanat ger. ‘Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster’ diyerek dua et. 25. Rabbiniz kalplerinizdekini en iyi bilendir. Eğer iyi olursanız bilesiniz ki Allah kendisine yönelenleri bağışlayıcıdır.” 

Birinci emir;Allah’ın birliğini tanımak, bir olan Allah’a inanmak ve sadece O’na kulluk etmektir. 22-23. âyetler Allah’tan başka bir ilâha tapmayı yasakladığı gibi, aynı zamanda kişinin hiç tereddütsüz Allah’a ibadet ve itaat edip ona boyun eğmesi gerektiği anlamına da gelir. Sadece O’nun emir ve yasaları itaate layık olup, otoritesi de her şeyin üstündedir. Bu, sadece dini inanç ve kişisel uygulama ile sınırlı bir emir değildi, aynı zamanda Rasûlüllah’ın (s.a) Medine’de uygulayıp ortaya koyduğu ahlâkî, kültürel ve siyasal sistemin de temelini teşkil eden bir ilkeydi. Bu kurulan sistemin ilk ve en önemli dayanağı, sadece Allah’ın mabûd, yasa koyucu ve hâkim olarak kabul edilmesi ilkesiydi. Bu inançtan sapmak insan için en büyük kayıp, yergi ve ceza sebebidir.

İkinci emir;ana babaya iyi davranmaktır. 23. âyet, birinci emire bağlı olarak Allah’ın yalnız kendisine ibadet edilmesini emrettiğini belirttikten hemen sonra, ana babaya iyiliği de emrettiğini belirtmek suretiyle Allah’a kullukla ana babaya iyiliği yan yana anmış, böylece bu emrin önemini vurgulamıştır. Nitekim diğer bazı âyet ve hadislerde de Allah’a kulluk ile ana babaya iyilik yan yana zikredilmiştir. Peygamberimiz (s.a) bir hadisinde, en önemli amelleri “vaktinde kılınan namaz, anne babaya iyilik ve Allah yolunda cihad” (Buhârî, Edeb 1; Müslim, Îmân 137) diye sıralamış, diğer bir hadisinde ise günahların en büyüklerini “Allah’a ortak koşmak, ana babaya âsi olmak ve yalan şahitliği yapmak” (Buharî, Edeb 6; Müslim, Îman 143,144) diye ifade etmiştir. 

Allah’tan sonra en büyük hak sahibiana-babadır. O halde çocuklar ana-babalarına itaat etmeli, saygı gösterip hizmet etmelidir; ana-babaları nasıl çocukluklarında onları besleyip büyüttülerse, çocuklar da onlara öyle hizmet etmelidirler. En önemlisi, bu âyet sadece ahlâkî bir emir veya tavsiye değil, aynı zamanda anne-baba hak ve yetkilerinin dayanağı niteliğindedir… 

Tüm bunlar, İslâm devletinin aile hayatını yasalar ve hukukî düzenlemelerle dengeli ve sağlıklı bir biçimde devam ettirmesi ve ailenin parçalanmasını engellemesi ilkesini belirleyen emirlerdir.

İslâm manifestosunun bu maddeleri sadece ahlâkî öğretilerle sınırlı kalmaz, zekâtla ve sadaka ile ilgili emirlerin temelini de oluşturur. Miras, vasiyet ve hibe ile ilgili hükümler bu maddelere dayanır.

Kuşkusuz ibadet ve ana babaya saygı öncelikle bir kalp ve gönül işidir. İbadet ve itaat, insanın içindeki inanç, istek, sevgi ve bağlılıktan kaynaklanırsa bir değer taşır. Âyetteki “Rabbiniz içinizdekini en iyi bilir” ifadesi buna işaret eder. Öyleyse insan öncelikle ruhen “sâlih: iyi” olmalı, yani ruhunda güzel duygular, niyetler geliştirmeli, iç dünyasını arındırmalıdır ki Allah’ın af ve mağfiretine nail olsun.

İmdi, Allah’a ibadet ile ana-babaya itaati yan yana zikreden ‘On İki Emir’in bu bölümü, sarsılan aile kurumunun yeniden tahkim edilmesi bakımından da son derece önemli ve anlamlıdır.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • YAŞAR AKBAŞ YAŞAR AKBAŞ 4 ay önce
    O kadar çok boşanmalar var ki aile bağlarımız çatırdıyor...Aksaray vilayetinde 3.Aile mahkemesi kuruldu...kayseri vilayetimiz de 10.Aile mahkemesi kuruldu....Ne oluyor bize....Birileri ALLAH RIZASI İÇİN BU İŞLERE EL ATSIN....BU İŞLER EKONOMİDEN DAHA ÖNEMLİDİR...sEVGİ,SAYGI,VEFA,SADAKAT GİBİ KAVRAMLAR BUHARLAŞMIŞLAR GİBİ....bİRİLERİ MANİ OLSUN....
  • vijdanvijdan4 ay önce
    KANUNLARLA ESKİ EŞE YOKSULLUK NAFAKASI ÖDEMEYE İTAAT EDİLMİŞ BULUNMAKTA OLDUGUMUZDAN ANA BABAMIZA GEREKEN İLGİ ALAKA EKONOMİK DESTEĞİ YAPAMIYORUZ! ÇAĞ DIŞI KANUNLARLA ESKİ EŞE EKONOMİK KÖLE EDİLMİŞİZ..NE ANAMIZA NE BABAMIZA YAR OLAMIYOR-ÜSTLERİ BAŞLARI ESKİ ÇAPUTLA GEZİYORLAR..BİZ ESKİ EŞE NAFAKA ÖDÜYORUZ...YILLARDIR..ÖLMÜYOR-EVLENMİYOR...BİZ ÖDÜYORUZ.. EYY MÜSLÜMAN UYAN!!! KANUNLARLA AİLELERİ BİTİRİYOR YENİ DOĞAN BEBELERİN SÜT HAKKI EL KADINI TARAFINDAN GASP EDİLİYOR!
  • nostaljinostalji4 ay önce
    Aile bir hikaye, isteyen birlikte yaşasın
  • Alperene cevapAlperene cevap4 ay önce
    Kardes şeçimden önce yazarlar elestiri yapmaya çekinirler ama secimde oylar epey dusecek gibi görünüyor o vakit onlarda elestirmeye başlarlar suralarda hata yaptiniz diye ama AK parti takarmi eğer oylari çok düşerse takar çok düşmezsse şu an olduğu gibi yine sallamazlar
  • veliveli4 ay önce
    Mala mülke bu kadar tamah etmeyecektik...Hepimiz suçluyuz.İmamların 3te 1i faiz ile ev almış...Aynı ana babadan olma kardeşlerimize dahi mesafeli yada ilgisiziz..gemisini yürüten kaptan...karını, el işinde çalıştırma, sonra kaymağını el alır, yoğurdunu çalmak sana düşer...Teknolojinin esiri olduk...
  • AlperenAlperen4 ay önce
    Hocam AK partnin aileyi iyice yıkmak için adeta cansiperane çalışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz acaba..Reis demiş ki"Belediye meclisi ve il genel meclisindeiki adaydan biri kadın olacakmış"Bu yıkım üzeri yıkım..Aileyi çukura gömmek..
  • ALİALİ4 ay önce
    Kur'an meali birkaç mealden okumayana birşey anlatılmaz çünküo Rabbim dediği rabbine teslim olmamış ki. Aldığı ilacın içeriğini okumadan kullanmaz . İnandığı kitabın içeriğinden habersizdir.
  • ALİALİ4 ay önce
    Allah cc teslim olmayana boşuna birşey anlatmayın
  • yüceryücer4 ay önce
    Ahmet Öz beyAllah idrakine bereket versin. Müslümanlar ‘ın kardeş olduğu idraki ileonlar işlerini istişare ile yaparlar, gerçeğini gereği gibi anlaya bilsek, fertve cemaat olarak bir birimizi yok sayma hastalığından kurtula bilsek bak o zaman ne güzellikler olacak Allah ın izni ile
  • Ahmet ÖzAhmet Öz4 ay önce
    Abdullah Bey; ''Aile Merkezli Toplum'' u içinde yaşadığımız zaman içinde,Türkiye şartlarında ele almalıyız.Eminim ki,söz,dönüp dolaşıp,aile ekonomisine dayanacaktır.Göz bebeğimiz gibi sahiplendiğimiz İslam,baş tacımızdır.Kur'an-ı Kerim'i öpüp başımıza koyar ve evimizin en değerli yerine koyarız.Kalıplaşmış akaid ve ilmühal bilgilerimiz de fena sayılmaz.Cuma öncesi hocaefendilerin vaazları da çok etkilidir.Bu yüzden olsa gerek,bu vaazların kasetleri gönlümüzü,ruhumuzu ferahlatır.Hepsi o kadar.Bizim,ülke yönetim erkleri ile toplumumuz arasında yeterli uyum hiç olmadı.Geçmişte de fazlaca bir uyum yoktu ama,aile dramları,aile içi infazlar,kadın ölümleri,cinayetler bu günkü kadar hiç olmamıştı.Aile merkezli toplum oluşturma adına,evlilik yaşı 18 olmasın,kız kaçırmalarda gençler hapislerde yatmasın,buluğ çağına girdi mi kızımız,ailenin de kızın da rızasıyla çocukların evlenmelerine imkan sağlayalım,denildi.Çocuklar daha buluğa erer ermez evlendirilince,doğumlar da ardından geldi.Aile geçindirme yükünü kaldıramayan yeni evli çocuklara,anne babalar sahip çıkmadı.Devlet sırtını döndü.İşveren kapının önüne koydu.Gelin kaynana,damat kaynana-kaynata anlaşmazlıkları başladı.Daha dünkü haber,damat eline silahı geçirip,karısı başta olmak üzere aile içi katliamı gerçekleştirivermiş.Abdullah Bey;Sizin bugünkü yazdıklarınızla,aile içi şiddetli geçimsizliklerin kaynağını,sebeplerini bir karşılaştırsanız.Yokluk,yoksulluk,cehalet,erkenden evlendirilme ve sair sorunları çözebilecek bir siyasi iradeye muhtacız.Yani millete hizmetkar olabilecek bir ulül'emre ihtiyacımız var.Vaaz u nasihat ve hatta akademik dini bilgiler fayda sağlamıyor.DİNİ ANLAYIŞIMIZ,Aile Merkezli Toplum'a YABANCI.Dinibütün insanımız,hala KAL ehli.HAL'den anlayan,halden anladığı için de darda kalana,kimsesizlerin kimsesi olmaya koşan insanımızın sayıları sizce ne kadardır?Konforlu ve görkemli camiler,sizce aile merkezli toplumun oluşumuna ne ölçüde katkı sağlar?DERVİŞ GÖNÜLLÜ ULÜ'L-EMR'e ihtiyaçımız var.Nerede o millete hizmetkarız,diyenler?Bu aile içi infazlar,niçin hala artarak sürüyor?Saygılarımla.

Günün Özeti