CHP’de taht kavgası, BBP’de kurultay coşkusu
CHP’de taht kavgası, BBP’de kurultay coşkusu
MEHMET KOÇAK
Siyasetin merkezi Ankara’dayım. Parti genel merkezlerinde, siyasetçilerin ve teşkilat mensuplarının buluşma noktalarında yapılan sohbetlere kulak kabartıyor, başkent kulislerinde konuşulanları anlamaya çalışıyorum.
Görünen o ki Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ve MHP, CHP’de devam eden iç çekişmelerden uzak durmayı tercih ediyor. Büyük Birlik Partisi (BBP) 13. Olağan Büyük Kurultayı ile yeni döneme hazırlanmanın heyecanını yaşıyor.
Anahtar Parti, İYİ Parti, Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi, DEVA Partisi ve DEM Parti ise daha çok kendi siyasi gündemlerine odaklanmış durumda. CHP’de yaşanan gelişmeler karşısında mesafeli ve temkinli bir tutum sergiliyorlar.
Ana muhalefet partisi CHP’de ise tansiyonun oldukça yüksek olduğu dikkat çekiyor. Parti içindeki farklı gruplar arasında devam eden güç mücadelesi ve karşılıklı suçlamalar, siyasi nezaket sınırlarını zorlayan bir noktaya ulaşmış durumda.
Bazı sohbetlere kulak misafiri oldum, bazı isimlerle kısa görüşmeler gerçekleştirdim. Duyduklarımın önemli bir kısmı, siyasetin olması gereken seviyenin oldukça uzağında bir görüntü ortaya koyuyordu.
Üzülerek ifade etmek isterim ki CHP, ülke sorunlarına çözüm üretmekten uzaklaşıldığı, güç olma adına kişisel hesaplaşmaların ön plana çıktığı bir süreçten geçiyor.
Ayrıntılara gerek yok. Yaşananlar tek kelimeyle bir siyasi kepazeliktir.
CHP’deki bu iç hesaplaşma sadece CHP ve CHP’lileri değil aynı zamanda toplumun siyasete olan güvenini de derinden zedelediği bir gerçektir.
Ancak tüm siyasi partileri ve siyasetçileri aynı kefeye koymak büyük bir haksızlık olur. Çünkü bu ülkede siyaseti makam ve mevki için değil; ülkeye, millete ve milli-manevi değerlere hizmet etmek amacıyla yapan çok sayıda samimi siyasetçi de bulunmaktadır.
Benim de kadım dostum olan samimi bir dava adamı olan çeşitli halk katmanlarında sevilen ve sayılan rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun öncülüğünde kurulan Büyük Birlik Partisi bu anlayışın önemli temsilcilerinden biridir. Genel Başkan Yardımcısı Kemal Üçüncü Bey’in nazik daveti üzerine BBP’nin 13. Olağan Büyük Kurultayı’na katılma fırsatı buldum.
Kurultay vesilesiyle Irak ve Suriye Türkmenleri, Doğu Türkistan ve Kırım’dan ayrıca; Türk Dünyasından gelen soydaşlarımızın temsilcileriyle yeniden bir araya gelerek sohbet etme imkânı buldum. Bu buluşmalar, Türk dünyasının ortak meseleleri ve geleceğe dair beklentileri açısından son derece kıymetliydi.
Kurultay, birlik ve beraberlik görüntüsüyle dikkat çekti. Parti içi rekabetin sert tartışmalara dönüştüğü ve zaman zaman yargı süreçlerine taşındığı örneklerin aksine, BBP kurultayı teşkilat bütünlüğünün öne çıktığı bir atmosferde gerçekleşti.
Kısacası, Ankara’da geçirdiğim üç gün bana Türk siyasetinin iki farklı yüzünü gösterdi: Bir tarafta iç çekişmelerin gölgesindeki siyasi mücadeleler, diğer tarafta ise kurultay coşkusu ve teşkilat dayanışması. Türk demokrasisinin geleceği açısından hangi tablonun daha umut verici olduğuna ise aziz milletimiz karar verecektir.
Demokrasi şenliğinin en güzel örneklerinin sergilendiği kurultayın hayırlara vesile olmasını diliyorum.