Bilgilerimizi kullanmada hata etmemeliyiz
Bilgiye ulaşmamız ne kadar kolaylaştıysa, öğrendiğimiz bilgileri muhatabımıza aktarmak için kullanabileceğimiz usulller de o kadar çeşitlendi. Bu sebeple muhataplarımıza bilgi aktarırken takip etmiş olduğumuz usul ve metotlarda hata yapıp- yapmadığımızı sık sık gözden geçirmeliyiz. İlim ehli diyor ki, insanın fiziki olgunluğu 23 yaşında başlarken, akli olgunluğu 33 ve kalbi olgunluğu 40 yaşında başlar. Peygamberlerin büyük çoğunluğu 40 yaşında risalet vazifelerine başlamışlardır. Yusuf Suresi’nin 22. Ayeti bu gerçeği şöyle açıklar: “(Yusuf) erginlik çağına erişince, ona isabetle hükmetme yeteneği ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız.” Eğitim, büyüme ve gelişmenin kanunlarına bağlı olarak yapılır. Biyolojik kanunların büyümeyi gerçekleştirmesi ile paralel olarak psikolojik gelişim de meydana gelir. Bundan şunu anlıyoruz ki eğitim-öğretim faaliyeti büyüme ve gelişme kanunlarının üzerine bina edilmektedir. Günümüzde durum hiç de böyle olmuyor. Okuduğumuz ve öğrendiğimiz meseleleri hikmetle buluşturmayınca, kaş yapalım derken gözü çıkarıyoruz. Buna paralel olarak fetva siyasetimizde de sıkıntı yaşanıyor. Bilgilerimizi, halkımıza anlatma siyasetini birçoğumuz bilmiyoruz. Bu sebeple tüm peygamberlere ilim ve hikmet verilmiştir. Hikmet nedir? Denilirse, hikmet, bilgiyi muhataba, ne oranda, ne biçimde, nasıl bir şekilde söyleme sanatıdır. Hatta bazı ilim ehli şöyle bir değerlendirmede bulunmuştur: Peygamberlere ilim verilip, hikmet verilmeseydi (hâşâ) fitne çıkarabilirdi. Bugün birçok konuda hikmet yokluğu sebebiyle canım bilgiler boşa gitmektedir. Ehliyet almadan, arabanın nasıl sürüleceği öğrenilmeden, sürücü her an hata ve kaza yapabileceği gibi, beynine yüklediği bilgileri kullanma ehliyeti olmayanlar, sürekli hatalarla boğuşur durur. Şimdi Kuzai isimli hadis âliminin Müsned-i Şipap isimli eserinden sizlere 12 tane hadis aktaracağım. Her bir hadisi nefsimize, karşımızdaki insanlara ne biçimde, hangi dozajda, hangi metotla verilebileceğini hep birlikte düşünelim ve hikmet seviyemizi öğrenelim: 1. “İç yüzünü araştırırsan, küsüp terk edersin; insanlara mesafeli yaklaş.” 2. “Asilliği, dine uygun yaşamaktan kaynaklanan soylu insanların hatalarını, sürçmelerini abartmayın, görmezden gelin.” 3. “Olayların hoş yanlarını görüp, insanlar hakkında güzel düşünerek, hüsn-ü zanda bulunmak, ibadetin/kulluğun güzelliğindendir.” 4. “Allah yolunda çalışıp, çabalayan, kulluk yapanın, ışıltılı, parlak, coşkulu bir dönemi olduğu gibi; bu parlaklığın söndüğü, normalleştiği dönemde olur.” 5. “Değerli insanın değerini, ancak değerli olanlar bilir.” 6. “Hedeflerinizin gerçekleşmesine, gizliliğe riayet ederek yardımcı olun. Zira her nimet sahibi kıskanılır.” 7. “Peygamberin yolunda-izinde az bir amel, bid’at olan pek çok amelden daha hayırlıdır.” 8. “Sonunu görmeden, herhangi bir kimsenin uygulamaları sizi hayran bırakmasın.” 9. “Allah’ın toplumu görüp gözetme vazifesini verdiği bir kimse, o işi bütün samimiyetle yerine getirmez/onların ihtiyaçlarını gidermezse, Allah ona cenneti haram eder.” 10. “Bir kulun üzerinde Allah’ın nimeti ne kadar büyük olursa, insanların da o kimseye olan ihtiyaçları o kadar büyük olur.” 11. “Mü’min, Allah için gerekirse aldanandır/saftır. Günahkâr ise kurnaz ve alçak tabiatlıdır.” 12. “Kendi gözünüzdeki kütüğü görmüyorsunuz da arkadaşınızın gözündeki çapağı görüyorsunuz.” Not: İlgili eserde bulunan 1018 adet hadis-i şeriften seçilerek alınmıştır. İsteyen, esere müracaat ederek, hadislerin Arapça metnini okuyabilir. Cümlenize selam ve saygılar sunar, Cumanızı tebrik ederim.


