• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Zulmün arkasında İsrail var! 'Üst akıl' siyonist çıktı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Zulmün arkasında İsrail var! 'Üst akıl' siyonist çıktı

Ülkemizde İslam’ın yükselişini durdurmak ve Necmettin Erbakan’ın başbakanlık koltuğuna oturmasıyla tehlikeye giren İsrail’in menfaatlerini korumak için dönemin generalleri Güven Erkaya ve Çevik Bir gibi cuntacıları kullanarak, “laiklik” adı altında başörtülülere karşı adeta cadı avı başlatılmasını sağlayan siyonist çete, aynı senaryoyu bu defa kardeş Azerbaycan’da sahaya sürdü.

Sebahattin Ayan  İstanbul

Azerbaycan’da Bakanlar Kurulunun 21 Eylül 2026 tarihli kılık kıyafet düzenlemesi adı altında getirdiği başörtü yasağı gündemdeki yerini korurken, İsrail 28 Şubat darbesi döneminde Türkiye’de uyguladığı senaryoyu burada hayata geçiriyor.

İSRAİL AĞZIYLA KONUŞAN BAKAN

Yasağın baş mimarlarından Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Emrullayev, 2023 yılında düzenlenen Azerbaycan-İsrail İnovasyon Forumu’nda “İsrail’in deneyiminin ülkemizin eğitim sistemini iyileştirmemize yardımcı olacağını umuyoruz” türünden skandal ifadeler kullanmış ve STEAM projesi kapsamında yeni nesil öğretmenlik becerilerini kazanmaları amacıyla İsrail’e gönderildiğini duyurmuştu. Skandal genelgeden bir hafta önce ise Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in dini liderlerle buluşmasında “Dinimize ve İslam dünyasına karşı ilan edilmemiş bir savaş yürütülüyor. Ancak Türk dünyası, Kafkasya, İslam alemi birlikte olduğunda hiç kimse bize dokunamaz” demiş. Akabindeki skandal yasağın ise tam da İsrail’in işine gelecek şekilde Azerbaycan ile Türk İslam dünyasının arasının açılmak istendiği tezine hizmet ediyor yorumlarına yol açtı.


 

Başörtüsü yasağını gazetemize değerlendiren TUPDAM Başkan Yardımcısı Mustafa Metin Kaşlılar, şunları söyledi:
“Laiklik adı altında başörtüsünün engellenmesi, özgürlükçü bir yaklaşım olarak değerlendirilemez. Laiklik, insanların inançları nedeniyle ayrımcılığa uğramamasını ve dinî vecibelerini yerine getirebilmesini güvence altına alan bir anlayışla ele alınmalıdır. Eğitim hakkı ise hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemeyecek kadar önemlidir. Diğer bir nokta ise İsrail’in Azerbaycan içerisindeki etkisidir. Özellikle İslam dininin emirlerini siyasi tarafa çekip iç karışıklıklar çıkarma gayretinde olabilir. İsrail ile ortak eğitim programları da Siyonist zihniyetinin Azerbaycan sistemine entegre olmaya başladığı şüphesi uyandırmakta. İsrail’in eğitim sisteminde din ağırlığı olması da ayrı bir çelişki.”


 

NİFAK TOHUMU EKİLİYOR

Güvenlik ve Dış Politika Uzmanı Dr. Ayhan Sarı da, şöyle konuştu: “Bu skandal uygulamaların, Azerbaycan ile Türk-İslam coğrafyasının arasını açmak için bir İsrail projesi olduğunu düşünüyorum. O yüzden açıkçası böyle bir ortamda, özellikle sosyal medyada bu mesele üzerine çok fazla tartışmamak gerektiğini söylüyorum. Peki, bu mesele kaşınırsa ve Azerbaycan’la Türkiye arasındaki ilişkiler bozulursa bundan kim memnun olur, kim en fazla kâr eder diye baktığımızda karşımıza İsrail çıkıyor. Bunun KKTC’de benzerini gördüğümüz bir mesele olduğunu düşünüyorum. Arkasında İsrail’in olduğu kanaatindeyim.”


 

İSRAİL AZERBAYCAN’I BOZUYOR

Prof. Dr. Abdulvahap Akıncı ise şunları kaydetti: “Azerbaycan, Ermenistan ile mücadelesinin de etkisiyle ‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ mantığıyla İran’a düşman olan İsrail’i kendine dost olarak tanımlıyor. Ayrıca komünist rejim süreçlerinde dinden olabildiğince uzaklaştırılmış bir toplum. Ancak İran’da ciddi bir Azerbaycan nüfusu Şia’nın temel değerlerine güçlü biçimde bağlı. Laik kimliği benimseyen Azerbaycan, özellikle İran üzerinden gelebilecek dinî etkileri tehdit olarak görüyor. Fakat burada ciddi bir sorun var. İsrail’e duyulan sempati Azerbaycan yönetiminin birçok konuyu görmezden gelmesine neden oluyor. Biz, 28 Şubat döneminde kendi içimizdeki diktatörlere karşı dik duruş sergileyebildiysek Azerbaycanlı kardeşlerimiz için de aynı duruşu sergilemek zorundayız. Türkiye ile İsrail arasında ciddi bir gerilim hattı varken Aliyev’in Türkiye’den ziyade İsrail’e daha yakın bir çizgide durma ihtimali hiç de düşük değil. Dün Türkiye’de ‘Yallah İran’a, yallah Arabistan’a’ diyorlardı, bugün Azerbaycan’da aynısı deniliyor.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Fahrettin Yar

bizdede aynı zulüm yine bu çocuk katili, Rabbimin lanetlediği toplum olan İsrail'in oyunuydu, içerdeki kanı bozuklar, ülkeyi satan hainler, işbirlikçiler, onların memurları olan........ ler insanımıza, dinimize bu hainliği yaptılar, Rabbimize şükür kurtulduk, mezarları ateş dolsun, ölecekler ise mezar ateşle karşılasın, kafirler işbirlikçi kanı bozuklar için yaşasın cehennem.

Çuvaldız

Ne diyoruz? Bir millet 2 devlet ! Ne demek bu? Herkesin devleti kendine. Birbirlerine karışmazlar. İran'dan ne farkımız kaldı şimdi? Dünyanın hepsini biz mi müslüman yapıp imana getireceğiz? Bize sorarlarsa fikrimizi söyleriz, bizce doğru olanı söyleriz, ama kimseyi bir şeye zorlayamayız. Zorlamaya kalkarsak zaten bunun sonu da gelmez ...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23