YTB'den tepki: Batı Trakya Türklerinin iradesi yok sayılamaz
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Hadi Turus, Yunanistan yönetiminin, Batı Trakya'daki Türk azınlıkların müftü ve vakıf yöneticileri üzerindeki baskılarına yönelik açıklama yayınladı. Açıklamada 'Batı Trakya Türklerinin iradesi yok sayılamaz' vurgusu yapıldı.
Yunanistan yönetimi, Batı Trakya'da yaşayan Türkler üzerinde baskı politikaları yürüterek hem bölgedeki azınlık halklarının uluslararası anlaşmalardan elde ettiği haklarını ihlal ediyor, hem de bu azınlıkları asimile edici programları yürürlüğe sokuyor.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Hadi Turus, Yunanistan yönetiminin söz konusu baskıcı ve asimilasyonu amaçlayan hukuk dışı uygulamalarına ilişkin ABD merkezli sosyal medya platformu X'ten bir açıklama yayınladı.
Turus, yayınladığı mesajda Yunanistan devletinin söz konusu uygulamalarının "hukuk dışı ve gayri meşru hak gasbı" niteliği taşıdığını belirtirken, Batı Trakya Türk toplumunun uluslararası hukukla güvence altına alınmış haklarının iade edilmesi çağrısında bulunuldu.
YTB Başkanı Turus'un yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verildi:
"Batı Trakya Türklerinin iradesi yok sayılamaz. Batı Trakya’da son dönemde yaşanan gelişmeler, soydaşlarımızın en temel haklarından biri olan kendi dini liderlerini seçme hürriyetinin Yunanistan makamları tarafından bir kez daha hedef alındığını açıkça göstermektedir. Rodop ve İskeçe’de Türk azınlığın iradesi yok sayılarak “tayinli müftü” sürecinin başlatılması, demokratik değerler ve uluslararası hukukla bağdaşmayan bir dayatmadır.
Müftülük makamı, Batı Trakya Türk toplumunun manevi kimliğinin ve toplumsal birliğinin temel taşıdır. Bu makama yönelik her türlü müdahale, halkın iradesini zedelemekte ve toplumsal huzura zarar vermektedir. Avrupa Birliği üyesi bir hukuk devleti olduğunu ifade eden Yunanistan’ın, vatandaşlarının dinî özerkliğine ve seçim iradesine koşulsuz saygı göstermesi gerekmektedir.
Söz konusu atamalar, Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan azınlık haklarının açık bir ihlali niteliğindedir. “Seçim” görünümü altında yürütülen bu süreçlerin halk nezdinde hiçbir meşruiyeti bulunmamaktadır. Batı Trakya Türkleri için meşru olan yalnızca kendi hür iradeleriyle seçtikleri müftülerdir.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı olarak, soydaşlarımızın kimliklerini, inançlarını ve temel haklarını koruma yönündeki haklı mücadelelerini her platformda desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz."

