• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

YSK neyi bekliyor?

Yeniakit Publisher
2019-04-06 09:41:00 - 2019-04-09 15:59:32

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
YSK neyi bekliyor?

Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı aleyhine korkunç hatalara imza atıldığı ortaya çıkarken, hukukçular ve STK’lar, “Seçime hile karıştırarak seçmenin iradesini bertaraf edenler hakkında takibat yapılması gerekmektedir. YSK, sandığa gölge düşürenlerden hesap sormak için daha neyi bekliyor” dediler.

Yerel seçimlerde özellikle İstanbul’daki sandıklarda Millet İttifakı aleyhine korkunç hatalara imza atıldığı, oyların yeniden sayılmasıyla tek tek ortaya çıkarken,Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) skandallara seyirci kalması tepki çekiyor. Özellikle büyükşehir oylarında AK Parti’nin oylarının onlarca sandıkta çalındığının belirginlik kazandığını belirten hukukçular, YSK’nın harekete geçerek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunması gerektiğini söylediler.

500 gün geçmesi mi bekleniyor?

30 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından İBB başkanını belirleyecek oylarda tuhaf işlemler yapıldı. Geçersiz sayılan oyların yeniden sayılmasıyla 4 günde AK Parti lehine 12 bin oyun geçerlilik kazandı. CHP-HDP-İP’in adayı Ekrem İmamoğlu ile AK Parti-MHP-BBP’nin adayı Binali Yıldırım arasındaki fark 29 binden 18 binlere düştü. 200 bini aşkın geçersiz oy ise hala tasnif edilmeyi bekliyor. Sandıklardaki hırsızlık vakalarının belirginlik kazandığı bu süreçte YSK’nın pasifliğini gündeme taşıyan gazetemizin hukukçu yazarı ve Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, “Onlarca sandıkta AK Parti’nin sadece büyükşehir belediye başkanlığı seçimi için sıfır oy almasına ilişkin sorumlular hakkında bir süreç başlatıldı mı? Bu sahtekarlığın üstü örtülecek mi? Ne zaman yapılacak bu suç duyurusu?” ifadelerini kullandı.

“Sahtekarlık YSK’nın sisteminde olduğuna göre delillerin bir an önce kayıt altına alınarak savcılıklara suç duyurusunda bulunulması gerekmez miydi?” sorusunu öne çıkaran Ali İhsan Karahasanoğlu, “Bugün beşinci gündeyiz.. Ne zaman yapılacak bu suç duyurusu? 500. günde mi? Sistemi inceleyecek bilirkişilerin bile, ‘Bunun üzerinden çok uzun süre geçmiş.. Yapacağımız araştırma, iğne ile kuyu kazmaya benziyor.. İlk günlerde incelese idik, neticeye varırdık. Ama artık çok geç’ demelerini mi bekliyoruz? Kaldı ki bugün o suç duyuruları yapılır, ardından da sorumlular ortaya çıkarılırsa belki onların ifadeleri sayesinde, belki içlerinde itiraflarda bulunacaklar sayesinde, belki onların irtibatlı olduğu kişilerin tespiti sayesinde daha başka ne fırıldaklıklara imza attıklarını da öğreneceğiz. Seçimde daha başka hangi sahtekarlıkları yaptıklarını öğreneceğiz.” sözlerini kullandı.

YSK ihbar etmek zorunda

Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi (TÜRKAD) Başkanı Mehmet Sarı da YSK’yı göreve davet etti. YSK’nın görevinin yargısal faaliyetleri de kapsadığını hatırlatan Mehmet Sarı, seçime hile karıştıranlar hakkında takibat yapılması gerektiğini belirtti. “YSK’nın yapmış olduğu eylemler bir taraftan idareyi, bir taraftan seçimleri diğer taraftan ise yargısal faaliyetleri kapsamaktadır.” diyen Mehmet Sarı, “YSK, İstanbul’da yaşanan şaibeler üzerinde çok ciddi bulgular elde ettiği takdirde sorumluları doğrudan soruşturma makamlarına ihbar etmek durumundadır. İhmal kaynaklı sorunlar kasten işlenen suçlar olmaması dolayısıyla seçim hukuku bağlamında herhangi bir soruşturma söz konusu olmaması işin tabiatına uygun olandır. Ancak bu kadar büyük bir şaibeyi bilerek ve isteyerek seçimlere şaibe bulaştıranlar varsa bunların tespiti halinde YSK bunun gereğini yapmak zorundadır.” şeklinde konuştu.

Zamanlama önemli

Araştırmaların zamanında yapılması gerektiğini vurgulayan TÜRKAD Başkanı Mehmet Sarı, “YSK bu anlamda yapılacak tespitlerden sonra ancak süreci işletebilir. Dolayısıyla şu aşamada sayım döküm işlemleri devam ettiği için burada eğer seçime hile karıştıran, seçmenin iradesini bertaraf edenlerin haklarında takibat yapılması gerekmektedir. Bu YSK’nın görevidir.” ifadelerini kullandı.

Hem disiplin hem ceza soruşturması

Avukat Kerami Özdemir, İstanbul seçimlerine gölge düşüren YSK görevlilerinin tek tek tespit edilerek hem cezai hem de disiplin açısındah haklarında soruşturma açılması gerektiğinin altını çizdi. Hukukçu Kerami Özdemir “Her memur gibi YSK görevlileri de devlet görevlileridir. Tâbi oldukları yasalar gereği yaptıkları ihmali hareketler, ‘görevi ihmal’ suçunu oluşturur. YSK sadece seçim dönemlerinde yoğunluk yaşar. Yani tek işi budur bu kurumun. Ama bunda bile özellikle büyükşehirlerde YSK pek basiretli davranamadı. Bir ihmalkarlık olduğu aşikar. İyi organize olamamış, sistemi iyi kuramamış bir YSK var karşımızda. 5 senede bir seçim yapıp ona da bu kadar hazırlıksız girmek basiretsizce bir davranıştır. Kurumsal olarak YSK’nın yetkilileri bunun sorumlusudur. Sandık başlarında görevli olanların ihmali boyuttan kasti boyuta geçenler olduğunu da tahmin ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“Bu kadar büyük hataların ihmalle yapılamayacağı kanaatindeyim.” diyen Özdemir, “Sırf ihmalle bu kadar hata olmaz, sadece 4 günde Binali Yıldırım lehine 12 binin üzerinde oy döndü. Tüm görevliler için söylemiyorum ama hizmeti aksatan ve şaibeye karışan çok sayıda YSK görevlisi olduğu görülmektedir.” dedi.

Gölge düşürenler hesap versin

Türkiye’de yüzde 1 bile oyu olmayan partilere hemen her sandıktan oy çıkarken, yüzde 50’lik oy tabanına sahip AK Parti’ye bazı sandıklarda hiç oy çıkmamasının art niyet ve ağır ihmal neticesinde açığa çıkan durum olduğuna vurgu yapan Özdemir, şöyle devam etti: “Ülkenin tansiyonunu yükselten, demokrasinin rengini değiştirmeye çalışan bu hareketlerle ilgili YSK’nın sorumluları tek tek tespit edip hem cezai hem de disiplin açısından soruşturma başlatması, haklarında suç duyurusunda bulunması gerekiyor. Sandıklara gölge düşürenlerin hesabını vermesi gerekiyor.”

 

 

 

 

Yerel seçimlerde özellikle İstanbul’daki sandıklarda Cumhur İttifakı aleyhine korkunç hatalara imza atıldığı, oyların yeniden sayılmasıyla tek tek ortaya çıkarken, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) skandallara seyirci kalması tepki çekiyor. Özellikle büyükşehir oylarında AK Parti’nin oylarının onlarca sandıkta çalındığının belirginlik kazandığını belirten hukukçular, YSK’nın harekete geçerek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunması gerektiğini söylediler.

Suç duyurusunda bulunmalı

YSK’nın pasifliğini gündeme taşıyan gazetemizin hukukçu yazarı ve Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, şunları dile getirdi: “Onlarca sandıkta AK Parti’nin sadece büyükşehir belediye başkanlığı seçimi için sıfır oy almasına ilişkin sorumlular hakkında bir süreç başlatıldı mı? Bu sahtekarlığın üstü örtülecek mi? Ne zaman yapılacak bu suç duyurusu? Bugün beşinci gündeyiz.. 500. günde mi? Bugün o suç duyuruları yapılırsa daha başka ne fırıldaklıklara, sahtekarlıklara imza attıklarını da öğreneceğiz.

İhbar etmek zorunda

Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi (TÜRKAD) Başkanı Mehmet Sarı da YSK’yı göreve davet ederek şunları ifade etti: “Seçime hile karıştıranlar hakkında takibat yapılması gerekir. YSK, İstanbul’da yaşanan şaibeler üzerinde çok ciddi bulgular elde ettiği takdirde sorumluları doğrudan soruşturma makamlarına ihbar etmek durumundadır. Bu kadar büyük bir şaibeyi bilerek ve isteyerek seçimlere şaibe bulaştıranlar varsa bunların tespiti halinde YSK bunun gereğini yapmak zorundadır.

Tansiyonumuzu yükselttiler

Avukat Kerami Özdemir ise, şu değerlendirmede bulundu: “YSK sadece seçim dönemlerinde yoğunluk yaşar. Ama bunda bile özellikle büyükşehirlerde pek basiretli davranamadı. Bir ihmalkarlık olduğu aşikar. İyi organize olamamış, sistemi iyi kuramamış bir YSK var karşımızda. 5 senede bir seçim yapıp ona da bu kadar hazırlıksız girmek basiretsizce bir davranıştır. Sırf ihmalle bu kadar hata olmaz, sadece 4 günde Binali Yıldırım lehine 12 binin üzerinde oy döndü. Şaibeye karışan çok sayıda YSK görevlisi olduğu görülmektedir. Ülkenin tansiyonunu yükselten çalışan bu hareketlerle ilgili YSK’nın sorumluları tek tek tespit edip hem cezai hem de disiplin açısından soruşturma başlatması, haklarında suç duyurusunda bulunması gerekiyor.


FARUK ARSLAN
Yeni Akit Gazetesi

Yerel seçimlerde özellikle İstanbul’daki sandıklarda Millet İttifakı aleyhine korkunç hatalara imza atıldığı, oyların yeniden sayılmasıyla tek tek ortaya çıkarken,Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) skandallara seyirci kalması tepki çekiyor. Özellikle büyükşehir oylarında AK Parti’nin oylarının onlarca sandıkta çalındığının belirginlik kazandığını belirten hukukçular, YSK’nın harekete geçerek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunması gerektiğini söylediler.

500 GÜN GEÇMESİNİ Mİ BEKLİYORSUN YSK

30 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından İBB başkanını belirleyecek oylarda tuhaf işlemler yapıldı. Geçersiz sayılan oyların yeniden sayılmasıyla 4 günde AK Parti lehine 12 bin oyun geçerlilik kazandı. CHP-HDP-İP’in adayı Ekrem İmamoğlu ile AK Parti-MHP-BBP’nin adayı Binali Yıldırım arasındaki fark 29 binden 18 binlere düştü. 200 bini aşkın geçersiz oy ise hala tasnif edilmeyi bekliyor. Sandıklardaki hırsızlık vakalarının belirginlik kazandığı bu süreçte YSK’nın pasifliğini gündeme taşıyan gazetemizin hukukçu yazarı ve Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, “Onlarca sandıkta AK Parti’nin sadece büyükşehir belediye başkanlığı seçimi için sıfır oy almasına ilişkin sorumlular hakkında bir süreç başlatıldı mı? Bu sahtekarlığın üstü örtülecek mi? Ne zaman yapılacak bu suç duyurusu?” ifadelerini kullandı.

“Sahtekarlık YSK’nın sisteminde olduğuna göre delillerin bir an önce kayıt altına alınarak savcılıklara suç duyurusunda bulunulması gerekmez miydi?” sorusunu öne çıkaran Ali İhsan Karahasanoğlu, “Bugün beşinci gündeyiz.. Ne zaman yapılacak bu suç duyurusu? 500. günde mi? Sistemi inceleyecek bilirkişilerin bile, ‘Bunun üzerinden çok uzun süre geçmiş.. Yapacağımız araştırma, iğne ile kuyu kazmaya benziyor.. İlk günlerde incelese idik, neticeye varırdık. Ama artık çok geç’ demelerini mi bekliyoruz? Kaldı ki bugün o suç duyuruları yapılır, ardından da sorumlular ortaya çıkarılırsa belki onların ifadeleri sayesinde, belki içlerinde itiraflarda bulunacaklar sayesinde, belki onların irtibatlı olduğu kişilerin tespiti sayesinde daha başka ne fırıldaklıklara imza attıklarını da öğreneceğiz. Seçimde daha başka hangi sahtekarlıkları yaptıklarını öğreneceğiz.” sözlerini kullandı.

YSK İHBAR ETMEK ZORUNDA

Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi (TÜRKAD) Başkanı  Mehmet Sarı da YSK’yı göreve davet etti. YSK’nın görevinin yargısal faaliyetleri de kapsadığını hatırlatan Mehmet Sarı, seçime hile karıştıranlar hakkında takibat yapılması gerektiğini belirtti. “YSK’nın yapmış olduğu eylemler bir taraftan idareyi, bir taraftan seçimleri diğer taraftan ise yargısal faaliyetleri kapsamaktadır.” diyen Mehmet Sarı, “YSK, İstanbul’da yaşanan şaibeler üzerinde çok ciddi bulgular elde ettiği takdirde sorumluları doğrudan soruşturma makamlarına ihbar etmek durumundadır. İhmal kaynaklı sorunlar kasten işlenen suçlar olmaması dolayısıyla seçim hukuku bağlamında herhangi bir soruşturma söz konusu olmaması işin tabiatına uygun olandır. Ancak bu kadar büyük bir şaibeyi bilerek ve isteyerek seçimlere şaibe bulaştıranlar varsa bunların tespiti halinde YSK bunun gereğini yapmak zorundadır.” şeklinde konuştu.

ZAMANLAMA ÖNEMLİ

Araştırmaların zamanında yapılması gerektiğini vurgulayan TÜRKAD Başkanı Mehmet Sarı, “YSK bu anlamda yapılacak tespitlerden sonra ancak süreci işletebilir. Dolayısıyla şu aşamada sayım döküm işlemleri devam ettiği için burada eğer seçime hile karıştıran, seçmenin iradesini bertaraf edenlerin haklarında takibat yapılması gerekmektedir. Bu YSK’nın görevidir.” ifadelerini kullandı.

HEM DİSİPLİN HEM CEZA SORUŞTURMASI GEREKLİ

Avukat Kerami Özdemir, İstanbul seçimlerine gölge düşüren YSK görevlilerinin tek tek tespit edilerek hem cezai hem de disiplin açısındah haklarında soruşturma açılması gerektiğinin altını çizdi. Hukukçu Kerami Özdemir “Her memur gibi YSK görevlileri de devlet görevlileridir. Tâbi oldukları yasalar gereği yaptıkları ihmali hareketler, ‘görevi ihmal’ suçunu oluşturur. YSK sadece seçim dönemlerinde yoğunluk yaşar. Yani tek işi budur bu kurumun. Ama bunda bile özellikle büyükşehirlerde YSK pek basiretli davranamadı. Bir ihmalkarlık olduğu aşikar. İyi organize olamamış, sistemi iyi kuramamış bir YSK var karşımızda. 5 senede bir seçim yapıp ona da bu kadar hazırlıksız girmek basiretsizce bir davranıştır. Kurumsal olarak YSK’nın yetkilileri bunun sorumlusudur. Sandık başlarında görevli olanların ihmali boyuttan kasti boyuta geçenler olduğunu da tahmin ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“Bu kadar büyük hataların ihmalle yapılamayacağı kanaatindeyim.” diyen Özdemir, “Sırf ihmalle bu kadar hata olmaz, sadece 4 günde Binali Yıldırım lehine 12 binin üzerinde oy döndü. Tüm görevliler için söylemiyorum ama hizmeti aksatan ve şaibeye karışan çok sayıda YSK görevlisi olduğu görülmektedir.” dedi.

SANDIĞA GÖLGE DÜŞÜRENLER HESAP VERSİN

Türkiye’de yüzde 1 bile oyu olmayan partilere hemen her sandıktan oy çıkarken, yüzde 50’lik oy tabanına sahip AK Parti’ye bazı sandıklarda hiç oy çıkmamasının art niyet ve ağır ihmal neticesinde açığa çıkan durum olduğuna vurgu yapan Özdemir, şöyle devam etti: “Ülkenin tansiyonunu yükselten, demokrasinin rengini değiştirmeye çalışan bu hareketlerle ilgili YSK’nın sorumluları tek tek tespit edip hem cezai hem de disiplin açısından soruşturma başlatması, haklarında suç duyurusunda bulunması gerekiyor. Sandıklara gölge düşürenlerin hesabını vermesi gerekiyor.”

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23