• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yoksa siz de bağımlı bir anne misiniz?

Yeniakit Publisher
2018-05-15 21:33:00 -
Yoksa siz de bağımlı bir anne misiniz?

Aşırı korumacı anneler, bir anlamda çocuklarına bağımlı annelerdir diyen Acıbadem Maslak Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, kaygının dozu artınca anne, çocuğa yarar yerine zarar veriyor dedi. Annenin kontrolden çıkan kaygısının, çocuğunu aşırı kontrol altına aldığı söyleyen Ögel, aşırı kontrol de çocuğun gelişimini engelliyor dedi.

Annelik zor ve zevkli bir iş. Annelik bir sorumluluk. Annelik sorumluluktan kaynaklanan bir kaygılar bütünü. Bu kaygılar da iyi anne olmayı sağlıyor. Her açıdan sağlıklı bir çocuk için annenin kaygı taşıması önemli. Kaygısız bir anne, çocuğuna yardımcı olamaz, onu geliştiremez. “Ancak her şeyin azı karar, çoğu zarar.” diyor Acıbadem Maslak Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, "Aşırı korumacı anneler, bir anlamda çocuklarına bağımlı anneler. Kaygının dozu artınca da çocuğa yarar yerine zarar getiriyor.  Annenin kontrolden çıkan kaygısı, çocuğun aşırı kontrolünü doğuruyor.  Aşırı kontrol de çocuğun gelişimini engelliyor” dedi.

 "FEDAKARLIK İYİ, ANCAK KENDİNİ YOK ETMEDİĞİN SÜRECE"

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, yapılan araştırmalar sonucunda her 100 anneden 10’unun çocuklarına bağımlı olduğunun tespit edildiğini belirterek şunları söylüyor: “Bu oldukça yüksek bir rakam. Bağımlı annelerin her şeyi, çocukları. Biraz da eşleri ve işleri. Ancak kendileri yoklar. Kendilerini yok edip, her şeylerini çocuklarına veriyorlar.  Kendi hayatına önem vermemek, çocuktan sonra hobileri yapmamak, çocuğunun her hareketini takip etmek ve sadece onu düşünmek bu tür annelerde sık karşılaşılan belirtiler. Örneğin iş hayatındaki annelerde işten soğuma ve tahammül eksikliği başlıyor. Çünkü annenin aklı işte değil, çocukta oluyor. Fedakarlık iyi, ancak kendini yok etmediğin sürece.”

 KENDİNE ZAMAN AYIRMAYAN ANNE DEPRESYONA GİRİYOR

Prof. Dr.Kültegin Ögel, çocuğuna bağımlılık nedeniyle kendi için hiçbir şey yapmayan annelerde depresyonun sık görüldüğüne dikkat çekerek, “Depresyondaki anne zamanla çocuğuna kötü davranmaya başlıyor. "Hiç tahammülüm kalmadı!" sık duyduğumuz bir yakınmayı oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

"BAĞIMLI ANNELERİN ÇOCUKLARINDA BİREYLEŞEMEME ORANI YÜZDE 54 ORANINDA"

Prof. Dr. Kültegin Ögel, çocuklarına bağımlı annelerin kendilerini yok ettikleri için bir süre sonra çocuklarına da katkıları olmamaya başladığı uyarısında bulunarak sözlerine şöyle devam ediyor: ”Anne kendini yok ederse, kendini adadığı çocuk da yok olmaya başlıyor.  Öyleki çocuklarına bağımlı annelerin çocuklarında bireyleşememe oranı yüzde 54 oranında. Yani bu çocukların yarısı birey olamıyor! Çocuk gelişemiyor, kendi benliğini oluşturamıyor. Bunun sonucu anne yakınmaya başlıyor " ama hiç sorumluluk almıyor". Oysa sorumluluk alınmaz, verilir.”

TEK BAŞLARINA KARAR ALMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORLAR

Bağımlı annelerin çocukları yetişkin oldukları dönemde tek başlarına karar almakta, sorumluluklarını üstlenmekte zorlanıyorlar. Kabahati başkalarına atıyor, çatışma çözme ve stresle başa çıkmakta güçlük çekiyorlar. Prof. Dr. Kültegin Ögel, bağımlı annelerin çocuklarının karşı cinsle sağlıklı ilişki kurmalarının da zorlaştığına dikkat çekerek, “Çocuk ilişkisinde annesini de sürekli düşünmek zorunda kalıyor. Çünkü anne sürekli onu düşünüyor. Bu durumda eş ihmal ediliyor. Bunun sonucunda aile içinde sorun yaşanıyor. Çocuğun evliliği kötüye gidince anne çocuğu için daha fazla kaygı duyuyor. İyi niyetle başlayan koruma çabası, çocuğu ve anneyi uçuruma doğru götürüyor” dedi.

"ANNE DEĞİŞMEDİKÇE ÇOCUK DEĞİŞMEZ"

Prof. Dr. Kültegin Ögel, anne değişmedikçe çocuğun da değişmeyeceğini belirterek şu tavsiyelerde bulunuyor: “Önce ilk adımı anne atmalı. Çocuk için ‘şöyle yapsa, böyle yapsa...’ diyen anneler için benim söylediğim tek şey var: Siz değişmeye hazır mısınız? "Ben değişmeyeceğim, o değişsin" demek sorunu çözmüyor. Anne önce kendisine zaman ayıracak. Kendi için bir şeyler yapacak. Hobiler edinecek, arkadaşlarıyla görüşecek. Bu anneler; örneğin çocukları yurtdışında okumaya gittiği zaman büyük sıkıntı yaşarlar. Çünkü hayatları bomboş kalır. Annelerin işte böyle bir durumu hayal edip, yaşantılarını ona göre planlamaya çalışması yararlı olabilir. Temel kural: gaz maskesini önce kendinize, sonra çocuğunuza takın.”

ÇOCUĞU KONTROL ETMEK YERİNE, KENDİ KAYGINIZI KONTROL EDİN

Prof. Dr. Kültegin Ögel, çocuğun eksik yaptığı bir şeyler olduğu zaman annenin yaşadığı kaygıyı kontrol etmeyi öğrenmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle noktalıyor: “Kendi kaygısını kontrol edemeyen anne, çocuğunun kendisini kontrol etmesini beklemeyecek. Kaygı aslında çocuktan kaynaklanmıyor. Annenin kendisinden kaynaklanıyor. Annenin kaygısı arttıkça, zaman içinde çocuk tüm sorumluluğu anneye veriyor. Çocuk neden sorumluluk alsın ki? Anne zaten onun yerine sorumluluğu alıyor. Durum böyle olunca, annenin kaygısı daha da artıyor. Kaygının yokluğunun da olumsuz etkilerini düşünecek olursak, o zaman en iyisi: çocuğunuzu kontrol etmek yerine kaygınızı kontrol etmek! Ve, sorumluluğu çocuğunuza vermeye alışmak.”

 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23