Yerli ve millî ittifak mandacıları yenecek
Türkiye’nin geleceğini yakından ilgilendiren 14 Mayıs seçimlerine 49 günlük bir süre kalırken, siyasetteki saflar da netleşmeye başladı. Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur İttifakı’na katılmasının milli iradeyi daha da güçlendirdiğini ifade eden siyasetçiler ve STK temsilcileri, “Bu seçimler ‘haç ile hilalin savaşı’ denilecek kadar hayati. Bir yanda FETÖ, PKK ve Haçlı ile iş tutan bir koalisyon, diğer tarafta Türkiye’nin bekasını düşünen bir ittifak var. Yerli ve milli Cumhur İttifakı, mandacı, vesayetçi koalisyonu yenecektir” dediler.
Türkiye’nin gelmiş geçmiş en önemli seçimine 49 gün kala saflar netleşti. Türkiye’yi dünyanın önde gelen ülkeleri arasına sokan projelerin mimarı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adayı olduğu yerli ve milli Cumhur İttifakı bir tarafta yer alırken, küresel çetenin bir araya getirdiği altılı masadan çıkan zillet ittifakı da karşı tarafta yer alıyor. AK Parti, MHP, BBP ve Yeniden Refah Partisi’nden oluşan Cumhur İttifakı, bugüne kadar Erdoğan’ın yürüttüğü yerli ve milli siyaseti sürdürerek ülkemizin dünyada sözü geçen, halkının beklentilerini en iyi şekilde karşılayan bir yönetim vadediyor.
FETÖ ve PKK’ya karşı
Dışarıdaki emperyalist küresel güçlerin organizasyonuyla kurulan, birbirine benzemez yedi partinin bir araya geldiği zillet ittifakı ise, darbeyle ülkemizi emperyalistler adına ele geçirmeye çalışan FETÖ ve 40 yıldır bu toprakları kana bulayan PKK terör örgütüyle birlikte küresel çeteye teslim olan mandacı bir zihniyeti temsil ediyor. Zilletin en somut vaatleri arasında ise FETÖ ve PKK mensuplarının devlet görevinden uzaklaştırıldığı KHK’ları iptal ederek tüm uzaklaştırılanları görevlerine iade etmek, operasyonlara son vermek, yerli ve milli projeleri durdurmak yer alıyor.
Yüzde 56 oyla seçilir
Konuya ilişkin Akit’e konuşan eski Refah Partisi Tokat Milletvekili Ahmet Feyzi İnceöz, şunları dile getirdi: “En başından beri altılı masa çalışmaları, biraz milli ve manevi hassasiyeti olanların bile isyan ettiği bir ortam. Adaylık krizinde, Meral Akşener’in adeta masaya zorla getirildiği bir manzarayı millet hiçbir zaman unutmayacaktır. Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Bunlar geçmişte kimlerle beraberdiler? Şu anda kimlerle beraberler ona bakmak lazım. Millet İttifakı’nın adayı Kılıçdaroğlu ABD’ye ziyarette bulundu. Orada hem FETÖ ile irtibat kurması, orada direktifler alması hafızalarda. Babacan’ın Batı’dan aferin alma hevesi gayet iyi biliniyor. Millet İttifakı’nı oluşturan parti liderlerinin, tek dişi kalmış batıya hayranlıkları, batıya teslimiyetleri ortada. Dünyada bir Siyonist hakimiyet kurulmaya çalışılıyor. Tek dünya devleti hayalini hayata geçirmeye çalışıyorlar. Önceki ABD Başkanı Trump zamanında İsrail ile olan işbirliğinin maksimum seviyeye ulaştığı hatırımızda. Abdülhamid Han’ın güzel bir sözü var; Düşmanın okları ne tarafı gösteriyorsa doğru o taraftadır. Bugün küresel çetenin bütün okları Cumhur İttifakı’nı oluşturan partilere ve Erdoğan’a çevrili. Demek ki doğru bu taraftadır. Erbakan Hocamız derdi ki, ‘Mümin insanların feraseti açıktır, hidayete ermemişlerin de ferasetleri kapalıdır’ Yine derdi ki, ‘Eğer doğruyu seçmeyip neme lazım derseniz, yönetime talip olmazsanız birileri sizleri yönetir’. Halkımızın bu seçimlerde bütün ferasetini ve sağduyusunu harekete geçirip Cumhur İttifakı’na tercih edeceğini düşünüyorum. Tahminimce Sayın Erdoğan yüzde 56’yı aşan bir oy oranıyla yeniden seçilecektir.”
Haç ile hilalin savaşı
Avukat Ali Kaan Kılıçoğlu da şunları ifade etti: “Haç ile Hilalin mücadelesinde taraf seçme zamanı. Geçmişten günümüze tarih sahnesinde yaşanan bazı olaylara bakıldığında, bu olaylar yaşanırken tarafsız kalmanın ne akla ne de vicdana yaraşır bir davranış olmadığı iyi bilinir. Bugüne gelindiğinde, önümüzdeki 14 Mayıs seçiminde bitaraf olmak yine aynı şekilde ne akla ne de vicdana yaraşır. Osmanlı kuruluş döneminde Anadolu’daki beyliklerle mücadeleyi bırakıp yönünü haçlıya çevirmesi nedeniyle onu destekleyen beylikler gibi bugün Cumhurbaşkanımızla ittifak kuran MHP, BBP, YRP siyasi çıkarlarını bir yana bırakıp devletin ve milletin bekasını her şeyin üstünde tutmuştur. Rahmetli Muhsin Başkanın ‘Firavun’un karşısında olmak yetmez. Musa’nın da yanında olmak gerekir’ veciz sözü bugün Firavun düzenine karşı mücadele eden Cumhurbaşkanımızla yan yana mücadele etmemizi bize telkin ve tavsiye ediyor. Bizler eğer üzerimize düşenleri yaparsak, ‘Haç ile Hilalin savaşında’ kazanan, yine Hilal olacaktır.”
İstikrar bekliyoruz
Turizmci İş adamı Ömer Kaya da şunları söyledi: “Herkes istikrarı ister. İstikrarı da ülkemizde yirmi yıldır sağlayanlar bellidir. Bu istikrar sayesinde ülkemiz tarihi boyunca ilk defa turizmde dünya üçüncülüğünü yakalamıştır. Bu istikrarın devamını sağlayacak olan eski Türkiye görüntüsü değil, yeni Türkiye’yi inşa eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı’dır. Vesayet dönemindeki koalisyon yıllarına baktığımızda ülkemiz hiçbir başarı elde edememiş, ilerleyememiştir, sürekli geri gitmiştir. Dünya arenasında en zayıf halkalardan biri olmuştur. Küresel çetenin desteklediği Millet İttifakı, daha şimdiden parçalı görünümüyle koalisyonların karanlığını ülkemize geri getirmeyi vadetmektedir. Şahlanmış bir Türkiye’nin şahlanışını yüzde 0,1 bile oyu olmayan, halkın teveccüh etmediği insanlara itibar ederek yok edemeyiz. Bu nedenle feraset sahibi halkımızın tercihinin ezici bir oranla Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olacağına inanıyoruz.”