Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen, “Millî Mirasımız ve Gelecek Tasavvurumuz” temalı yemeğe eski devlet bakanı ve gazetemiz yazarı Hasan Aksay, gazetemiz yazarı Yavuz Bahadıroğlu ve yönetmen Mesut Uçakan’ın da aralarında bulunduğu 10 ilim, fikir ve sanat adamının ağırlanmasının Yeni Türkiye’nin manevi atmosferine büyük katkı sunacağı ifade ediliyor.
FARUK ARSLAN / İSTANBUL - Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Millî Mirasımız ve Gelecek Tasavvurumuz” temasının ele alındığı yemeğe gazetemiz yazarlarından Hasan Aksay ve Yavuz Bahadıroğlu’nun yanı sıra yazarlar Kadir Mısıroğlu, Mehmet Şevket Eygi, İhsan Süreyya Sırma, Rasim Özdenören, Ertuğrul Düzdağ, sinemacı Mesut Uçakan, hattat Hasan Çelebi ile eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, Vehbi Dinçerler gibi millî ve manevi değerlere bağlı isimler katıldı. Yeni Türkiye’nin manevi iklimine büyük katkı sunacağı öngörülen buluşmayı yorumlayan uzmanlar milletin seçtiği cumhurbaşkanının milletin zihin, gönül ve manevi yapısını temsil eden kişilerle aynı masaya oturup kadim sorunlarla ilgili fikir alışverişinde bulunmasının çok faydalı sonuçlar doğuracağı ve Yeni Türkiye’yi manevi anlamda daha ileri taşıyacağı görüşünde birleşti.
BİZİM MEDENİYETİMİZDE BUNLAR VAR
Gazetemiz Akit’e konuşan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Bilal Sambur, medeniyet kültürümüzde her zaman umera ile ulemanın iç içe olduğunu ve her daim yöneticilerin çevrelerinde toplumun kanaat önderlerini, entelektüellerini ve aydınlarını ağırlayarak sohbet edip ilişki kurduklarını hatırlattı. “Bizim medeniyetimizde tarihimizde bunlar var” diyen Bilal Sambur, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zihin ve ufuk dünyasının kadim medeniyet kaynaklarından beslendiği için bu geleneği devam ettiren zinciri takip ettiğini dile getirdi. Sambur, “Sayın Cumhurbaşkanımızın son kabulü ve daha önceki benzer kabulleri toplumsal çeşitliliğimizi yansıtan nitelikte olmuştur.
Toplumun değişik kanalları ile ilişki kurma açısından ben bu girişimi çok değerli buluyorum ve geçmişteki geleneğimizin günümüzdeki devamı olarak değerlendiriyorum” şeklinde konuştu. Buluşmanın sadece yemek kabulü olarak kalmaması gerektiğini vurgulayan Bilal Sambur, “Külliye’deki buluşmanın kurumsallaşarak gelenekselleştirilmesinin toplumumuza, ülkemize ve İslâm dünyasına iyi bir katkı sağlayacağı ve örnek teşkil edeceği kanaatindeyim. Oradaki ufuk turunun toplumla paylaşılması da topluma büyük katkı sağlar” ifadelerini kullandı.
ELEŞTİRMEK SİYASİ TAASSUP
Sinema yazarı Abdülhamit Güler ise Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki yemekli buluşmaya katılan isimlerin tamamının bu memleketin fikrî dünyasına, zihin yapısına, manevi olgunlaşma ve gelişimine katkı sağlayan isimler olduğuna vurgu yaptı. Abdülhamit Güler, “Katılımcılar arasında tarihçi dediğimizde akla ilk gelen isimlerden birkaçı var, yönetmen ve yazar dediğimizde akla ilk gelen isimler var. O isimlerle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın masaya oturmasını eleştirmek ancak siyasi taassupla söz konusu olacak bir şeydir” dedi. Çankaya Köşkü’ne çekilen, kimseyle görüşmeyen, sadece önüne gelen yasaları onaylayan ve resmi bayramlarda çıkıp birtakım açıklamalar yapan cumhurbaşkanı profilinin çok geride kaldığının altını çizen Abdülhamit Güler, “Artık cumhurun reisi, cumhurun başkanı olan kişi cumhuru temsil edebilecek her kesimden insanla sofra dediğimiz içi dolu kavramı da ayakta tutacak şekilde aynı masaya oturuyor bu çok önemli bir husus. Cumhurun reisinin, cumhurun her türlü sorunuyla ilgilendiğini de gösteriyor bu. Görünüyor ki, milletin seçtiği cumhurbaşkanı milletin zihin yapısını, gönül yapısını, manevi yapısını temsil eden kesimlerle aynı masaya oturup güncel meseleler ve kadim sorunlarla ilgili fikir alışverişinde bulunuyor ve kendi yorum ve icraatlarını o çerçevede geliştiriyor. Cumhurbaşkanı, milletiyle aracılar vasıtasıyla ancak bu kadar güzel iletişim kurabilir” diye konuştu.