• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Şu marksistler ne kadar yalancı ne kadar sahtekar

Yeniakit Publisher
Cem Kaya Giriş Tarihi:
Şu marksistler ne kadar yalancı ne kadar sahtekar

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Suriye’deki gelişmelere dair "sivil katliamı" ve "donan çocuklar" iddiaları, Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu’nun açıklamaları ile gerçeklerin duvarına çarptı. Halep’te terör unsurları temizlenince sükunetin geldiğini görmezden gelen Bakırhan'ın, bölgedeki petrol ve doğalgaz kaynaklarına çöken SDG’li hırsızları savunmak için başvurduğu ajitasyon dolu sözleri, kirli bir algı operasyonu olarak değerlendirdi.

Şu marksistler ne kadar yalancı, ne kadar sahtekar

 ALİ KARAHASANOĞLU 

Özellikle kastım, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’a yönelik.

Dünkü ifadeleri üzerine, bu tespiti yapıyorum.. Bakırhan, Suriye’deki gelişmeleri değerlendirmiş.. 

Demiş ki: “Suriye’de tehlikede olan Kürt değil mi? Soğuktan donan çocuklar kim? Elektriği kesilen, kenti kuşatılan kim?”

Ne kadar sahtekar bu adamlar..

Ne kadar hokkabaz..


 

Halep’te iki mahalledeki teröristlerin temizlenmesi sırasında aynı algıyı yaptılar.


Şimdi çöktükleri Suriyelinin petrolünü, doğalgazını, barajını hak sahibine vermemek için, yine aynı yalanları tekrarlıyorlar.

Önceki yalandan başlayalım.

Yalanı tescilleyelim.


 

Ki, şimdi tekrarlanan yalanın da ne kadar utanmaz bir profesyonellikte söylendiğine siz de kanaat getiresiniz..

Halep’teki iki mahalle kuşatıldığında, SDG’li yöneticiler ve onların devamı mahiyetinde DEM’liler, özellikle de bu marksist Tuncer ne dediler?


“Sivil halk katliama maruz bırakılıyor..”

Devam ettiler..

“155 bin sivil insan göç etmek zorunda kaldı.”

Aslında sadece bu iki iddia üzerinden konuşsak, bu iki iddianın bile birbiri ile çeliştiğini söylesek, bunlara sergiledikleri hokkabazlığı göstermek için yeter..


 

Sivil katliam yapılıyorsa, sivil halk nasıl göç edebiliyor. Katliam yapanlar, göç etmelerine niye izin veriyorlar?

Bir tane bile sivilin kılına zarar gelmesini istemem.

Ama öyle bir yalan motoru ile karşı karşıyayız ki..


“Sivil katliam”“Çocuk öldürüldü”,  “Haklarımız kısıtlandı”“Ezildik”“Zulme uğradık”.. Makineli tüfek gibi, yalanları sıralıyorlar.

Durun arkadaşlar, bir sakin olun..

AK Parti iktidarı öncesi için iddialı bir şey söyleyemem ama..

Bugün için bu söylediklerinizin hepsini yapan sizlersiniz..

Sivili öldüren de.. Bakınız TUSAŞ saldırısı..

Çocuk öldüren de. Bakınız Eren Bülbül..

Hakları kısıtlayan da, bakınız SDG’nin kontrolündeki alanlarda Türkmenlere yapılan baskılar.

Bakırhan açık açık yazıyor zaten:


“Türkiye, Suriye’de HTŞ’nin değil, Suriye halklarının müttefiki olmalı. Her halka, her inanca aynı gözle bakmalı. Kürtlere düşmanlık, HTŞ’ye ve selefilere ayrıcalık kabul edilemez.”

Bu ne utanmazlıktır. Ne soytarılıktır..

 ...YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN... 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

resat,

taa başında sahtekarlar , kendilerine marksist derler, amma batıdan abd den yani kapitalistlerden mamalanırlar,, aslında kendilerini islam düşmanı ,gavuristler diye tanımlamaları gerekir , uygun olan bu ,,

Vay vay

Şara, golan tepelerini 25 yıllığına israile kiralayacakmis..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23