• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yargı CHP’nin arka bahçesiydi

Yeniakit Publisher
2022-12-19 09:45:00 - 2022-12-19 09:51:49

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Yargı CHP’nin arka bahçesiydi

Geçmişte yüksek yargıyı adeta arka bahçesi olarak kullanan CHP, altılı masa içinde yaşanan ‘adaylık’ kavgasını perdelemek için bağımsız yargıya çamur atıyor.

Altılı masanın ortak adayı gibi hareket eden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile YSK üyelerine ‘ahmak’ dediği gerekçesiyle 2 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki “adaylık” kavgasını bağımsız yargıya çamur atarak perdelemeye çalışan zillet paydaşları kirli geçmişlerini çabuk unuttu. Duruşma salonlarına yığdıkları yandaşlarla slogan atacak kadar ileri giden, hakim ve savcılara mobing uygulayıp “AK Parti’nin yargısı” iftirası atan CHP’liler geçmişte yargıyı sürekli arka bahçesi olarak kullandı. İmamoğlu’nun davasına bakan hakim ve savcının, muhtelif zamanlarda kamuya açık alanlarda AK Partili yöneticilerle bir araya geldiğine dair bazı görseller üzerinden algı operasyonuna imza atan zilletin aksine, gerçekte mütedeyyin kesimi mağdur eden kararlara imza atan yüksek yargı mensuplarının çoğu grevde iken veya emekli olur olmaz soluğu CHP’de aldı.

Moğultay ve Seyfi Dede

Adalet bakanları Mehmet Moğultay ve Seyfi Oktay döneminde yargıda kadrolaşan, yasakçı yargıçları ve baro başkanlarını yakasına taktığı rozetle partisine katan CHP’nin kirli geçmişinden bazı örnekler şöyle:

Refah Partisi ve Fazilet Partisi hakkında kapatma davası açan Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 2013 yılında yapılan törenle CHP saflarına katıldı.

Okuduğu şiir nedeniyle Erdoğan’a verilen 10 aylık mahkumiyet ve siyasi yasak kararlarını onayan hakim olarak bilinen eski Yargıtay 8. Ceza Dairesi Başkanı Naci Ünver, eski CHP lideri Deniz Baykal’ın taktığı rozetle 4 Kasım 2003’te CHP’ye katıldı.

Mütedeyyin insanların Anıtkabir’i ziyaret etmesini suç sayan ve RP’lilere yönelik ağır sözleri ile bilinen 28 Şubat’ın vesayetçi isimlerinden Yekta Güngör Özden, 28 yıl aralıksız CHP’de görev yaptıktan iki kez Anayasa Mahkemesi’nin Başkanlığına seçildi.

TTB Başkanlığı görevi sırasında CHP üyesi olan Özdemir Özok, üyeliği devam ederken dönemin Cumhurbaşkanı Sezer tarafından AYM üyeliğine atandı. Tepkiler üzerine üyelik koltuğuna oturmadı.

“Başörtüsü insan hakkı değildir” sözleri ile 28 Şubat darbesine katkı sunan Rıza Türmen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargıçlık görevinin ardından CHP İzmir milletvekili olarak Meclis’e girdi.

Başkanlığını yaptığı YARSAV’ı Yüksek Yargı Partisi haline getiren ve başörtüsü karşıtlığıyla bilinen Faruk Eminağaoğlu, CHP’den milletvekili aday adayı oldu.

Yargıtay Tetkik Hakimi ve YARSAV Başkanlığı yapan Emine Ülker Tarhan da CHP’den milletvekili seçildi.

Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı da yapan Yusuf Kenan Doğan, Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanlığı görevinden istifa ederek, CHP’den milletvekili adayı oldu. Seçilemeyen Doğan görevine döndü ve Yargıtay 8. Ceza Dairesi’ne başkan seçildi.

Yıllarca HSYK Başkan Vekilliği koltuğunda oturan ve Türkiye genelinde hakim ve savcılar arasında solcu kadrolaşmayı sağlayan isim olarak bilinen Kadir Özbek Yargıtay’dan istifa edip CHP’ye katıldı.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde, Ergenekon Terör Örgütü’nün üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan İlhan Cihaner, tahliyesinin ardından CHP’ye katıldı ve milletvekili oldu. Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulunan Ali Özgündüz ve Ercan Cengiz CHP’de milletvekilliği yaptı.

CHP’nin Baro'daki adamları

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın LGBTİ tehdidine karşı uyarılarda bulunduğu hutbeyi hedef alarak eşcinsel sapkınlığı savunan ve İslami değerlere hakaret eden eski Ankara Barosu Başkanı Ramiz Erinç Sağkan, CHP Genel Merkezi’nde yapılan toplantı sonrası aday gösterilerek Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) başkanlığına seçildi.

Hacca gitmek isteyen bir vatandaşla “paranı araplara kaptırma” sözleriyle vazgeçirmeye çalışan Önder Sav, TTB’nin ardından uzun yıllar CHP Genel Sekreterliği görevinde bulundu.

İstanbul Baro Başkanlığı döneminde staj yapan başörtülü avukatları dersten kovan ve ‘görevi kötüye kullanmaktan’ yargılanan Ümit Kocasakal da aynı dönemde CHP üyesiydi. Ayrıca, Ankara Baro Başkanlığı yapan Hakkı Süha Okay, TTB eski Başkanı Erbaşar Özsoy, Mersin eski Baro Başkanı İsa Gök, Malatya Baro Başkanlığı yapan Muharrem Kılıç, Ankara Barosu’nun eski başkanlarından Tuncay Alemdaroğlu, Barolar Birliği Genel Sekreteri olan Güneş Gürseler ve TTB eski Başkan Yardımcılarından Yusuf Ziya Yergök, CHP’de görev aldı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Millet

Siz, müdafaya ceza veren hakimin beyefendiye kötülük yaptığını mı düşünüyorsunuz. Bence onlar ne istemiş ise o kararı vermiştir. Rozet takar mı bilmem, ama bu hakimin mercek altına alınması gerektiğini düşünüyorum. Adamlar daha hakimin ne karar vereceği belli değilken onlar çıkacak kararı biliyormuş ve ona göre de hazırlık yapmışlar. Pekiyi bu nasıl oluyor. Sizce şüpheli değil mi. Ya kripto birisi ise ya ablasına bağlı bir uyuyan hücre ise ki bence böyle olma ihtimali çok yüksek. Belki de satılmış ruhtur kim bilir, kendisinin ve yakınlarının mal varlığı araştıılmasında fayda vardır. Tedbiri elden bırakmamalıyız, çünkü bizim sütten ağzımız yanmıştır, 17- 25 ve diğer şaibeli hukuk kararları, değil mi.

Abdullah Murat

Yargı Allaha bağlı olmadıkça bağımsızlaşamaz mücrimlerin elinde zulum saçar. Çünkü Allah kuranı yasa hüküm kitabı olarak ilan etmiştir. İslamı dini ise yeryüzünde düzeni sağlaması için var etmiştir. Din ibadet ve inanç değildir. Allah onunla hükmetmeyenlerin anasını karısını kızını namus kılan en büyük ve üstün olan kutsal olan Allahın kelamının ayetlerinin satılması olarak nitelendirmiş ve bu işi yapanların kafirlerin takendileridir olduğunu buyurmüş hatta hükmünü bildirmiştir Ahirette şaşkınlığa uğramamamız için. Dünya belli bir müddetin verildiği bir yerdir. ve bu büyük zulum devam ettikçe bağımsız değil tağuda bağlı olduğunun göstergesidir. Zannediyorsunuz tarafsızız yani zulmetmiyoruz Küfür ithamı heleki bu yasalarla istemeyenleri zorla cebren zorlama şirke zorlayan daha azını yüklenemez
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23