• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Vesayet defterini Ak Parti kapattı

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:
Vesayet defterini Ak Parti kapattı

Türkiye tarihine “postmodern darbe” olarak geçen ve sonuçları uzun yıllar tartışılan 28 Şubat 1997’deki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının üzerinden 28 yıl geçti.

MUHAMMET KUTLU  ANKARA

Türkiye tarihine “postmodern darbe” olarak geçen ve sonuçları uzun yıllar tartışılan 28 Şubat 1997’deki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının üzerinden 28 yıl geçti. Tarihe kara bir leke olarak geçen 28 Şubat darbesi, sırf dini inanışları ve kıyafetleri dolayısıyla on binlerce kişinin işlerini kaybetmesine, devlet kurumlarında iş bulamamasına, fişlenmesine ve türlü baskı ve zulüm görmesine neden oldu.

BÜYÜK TÜRKİYE HEDEFİNE DARBE

Karanlık döneme ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan AK Parti MKYK Üyesi, Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, şunları dile getirdi: “28 Şubat süreci aslında 12 Eylül’ün bir ürünüdür. Ben 1987’de İstanbul Üniversitesi’ndeki eylemlere katılan öğrencilerdendim. 1 sömestr biz de gidemedik okula. Şunu söyleyebilirim ki, darbeler en çok kadınlara darbe vuruyor. O dönemde ‘laiklik, çağdaşlık’ kisvesiyle kadınlar mağdur edildi. 16-17 yaşında çocukların ikna odalarında terletilmesinin ya da tıp fakültesi beşinci sınıftan başörtüsü nedeniyle okuldan atılmasının hiçbir ideolojik izahı olamaz. Dün bunları yapanlar, bugün üniversiteli öğrenci oranını yüzde 52’ye çıkaran Tayyip Erdoğan ve AK Parti’ye kadın haklarından bahsedemezler. Parlamentoda kadın oranını yüzde 4.1’den 20’ye ulaştıran AK Parti’ye ve Erdoğan’a kadın haklarından bahsedemezler. Çünkü onların birinci önceliği kadınları keyfi ideolojileri için araçsallaştırmak. İmam Hatip okulları üzerinden meslek okullarına vurulan büyük bir darbe var. 28 Şubat büyük Türkiye hedefine de vurulmuş bir darbedir aynı zamanda. Bugün Türkiye’ye bir tane uluslararası marka kazandıramayanlar kayıt dışı siyaset yapmasınlar.”

ARTIK ESKİ TÜRKİYE YOK

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Tuba Köksal da şunları söyledi: “28 Şubat özellikle bizim kesimimiz için çok büyük endişelerin yaşandığı, çocuk yaşta olanların geleceğiyle ilgili plan yapamadığı bir dönemdi. Yaklaşık 30 sene sonra çok farklı bir durumdayız. Ancak aynı zihniyetin kalıntılarını zaman zaman görüyoruz. Ufacık bir zafiyet oluşması durumunda yeniden ortaya çıkmaya fırsat kolluyorlar. Kadınlar başörtülü olarak 2014 yılında seçilme hakkını elde etti. Süreç olarak 90’lı yıllardan bahsediliyor ama uzun yıllar bunun çilesi çekildi. O yüzden çok fazla mağduriyet var. Bizler yaşayanlar olarak hiç unutmadık. Neden Erdoğan’ın her seçimi kazanmasının sebebi işte bu hak mücadelesidir. O dönemde gazetecilik yapan bazı kişiler hâlâ televizyonlara çıkıp konuşuyorlar. Hiç mi utanmaları yok. En son TÜSİAD’ın açıklamasını gördük. Tekrar o 1990’lı yıllardaki o zihniyeti hortlatmaya yönelik bir çabaydı. Ama karşılarında eski Türkiye yok. Eski Türkiye’yi yönetenler yok. Kendilerinin yönettiklerini düşündükleri vatandaşlar da yok. Kimse artık bu vesayet artıklarına müsaade etmez. Ama hatırlatmamızda fayda var. Çünkü unuttuğumuz zaman 28 Şubat zihniyetinin yeniden hortlamasına vesile oluruz. Darbelerin hepsi çok acıydı. Ama 28 Şubat süreci insanların evindeki yaşam tarzına varıncaya kadar karıştıkları  bir süreçti. Bunları sürekli hatırlatmamız lazım. Bu nedenle Akit Gazetesi’ne de bu yöndeki yayınları için teşekkür ederim.”

HER DAİM FIRSAT KOLLUYORLAR!

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan ise şöyle konuştu: “Bugün Erbakan Hocaya, sırf İslami değerlere kıymet veriyor diye darbe yapan ve onun nezdinde inançlı insanlara gözdağı vermek için tankları yürüten zihniyetin bin yıl sürmesini hayal ettiği gün. Ne oldu yani başörtüsü serbest bırakıldı da insanlar birbirine mi girdi? 15 Temmuz darbeler tarihinde önemli bir eşiktir, milletimizin makus talihine ‘dur’ demesidir. Namlusunu halka doğrultanlara topuk selamı vererek siyaset yapanlar, darbe gecesi kahvesini yudumlayanlar, demokrasimizi tank paletleri altında ezmeye çalışanlar ve milli iradeyi vesayetçilere peşkeş çekenler bugün tarihten silinerek tozlu raflarda yerlerini aldılar. 28 Şubat bin yıl sürmedi ancak, aynı acılar tekrar yaşanmasın diye bizlere yaşatılanları bin yıl geçse de unutmayacağız. Ne pahasına olursa olsun demokrasimizi muhafaza etmeye devam edeceğiz. 1876’da Abdülaziz’e, 1909’da Abdülhamid’e, 1960’da Menderes’e, 1971’de Demirel’e, 1980’de herkese, 1997 de Erbakan’a yapılan darbeler ile birlikte 27 Nisan 2007’de E-Muhtra’yı, 1-19 Ocak 2014’de MİT tırlarını, 28 Mayıs 2013 de Gezi olaylarını, 17-25 Aralık yargı darbesini, 15 Temmuz 2016’da darbe girişimini unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü bunların pişmanlıkları yok ve her daim fırsat kolluyorlar. Uyanık kalmalıyız. 12 Eylül’ün karanlığına da 28 Şubat’ın alçaklığına da 15 Temmuz’un ihanetine de hesap sorulmuştur.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

o günler aklıma geldi ve bugünler

neler gördü gözler neler hanımımdan dolayı bası kapalı olduğundan dolayı bazı grupların hanımları anında acıldı attılar basörtülerini bizdedikki allah rızkı veriri kullar verme dedik günümüze geldik mücadele edenler hala aynı yerinde duruyor . anayasa değişikliği bile yok gelecek adamlar anında genelge yönetmelikle yasaklama imkanları var basşörtüsünü onuda gectik iktidara göre kapananlar belirli yerlere geliyor bizde Allahımıza sükrediyoruz Allah bilsin diyoruz

Tayfur KOÇOĞLU

chp denen türk ve müslüman düşmanının eline fırsat geçsin bakalım vesayet sistemi daha şiddetli şekilde geliyormu gelmiyor mu ozaman görürüz
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23