Umran Dergisi’nin ağustos sayısı raflardaki yerini aldı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Ağustos 2026 tarihli 384. sayısıyla okurlarıyla buluşan Umran Dergisi, Türkiye’nin ve İslâm dünyasının gündemindeki önemli meseleleri farklı başlıklar altında ele alıyor. Güncel siyasetten güvenliğe, NATO’nun geleceğinden Ortadoğu’daki gelişmelere, tarihten İslâmî hareketlere ve kültür-sanata uzanan geniş bir içerik yelpazesi sunan dergi, okuyucularını güncel gelişmeleri daha geniş bir perspektiften değerlendirmeye davet ediyor.
Umran’ın Ağustos sayısının ana gündemlerinden birini NATO ve Türkiye’nin değişen küresel dengeler içerisindeki konumu oluşturuyor. Derginin dosya bölümünde Mustafa Aydın’ın “Batı için Bir Zorunluk Olan NATO’nun Türkiye Açısından İfade Ettiği Anlam”, Metin Alpaslan’ın “NATO Zirvesinden Ne Çıktı?”, Mehmet Beyhan’ın “Cilası Dökülen İttifak: NATO’nun Yapısal Krizi” ve Ömer Behram Özdemir’in “NATO’nun Yeni Yol Haritası ve Türkiye’nin Rolü” başlıklı yazıları yer alıyor. Dosya, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi üzerinden ittifakın geleceğine ve Türkiye’nin değişen uluslararası sistemdeki konumuna odaklanıyor. Mustafa Aydın’ın yazısında Ankara’da gerçekleştirilen zirvenin 32 üye ülke ile davetli ülkelerin katılımıyla yapıldığı aktarılırken, zirvenin sonuçlarının Türkiye açısından taşıdığı anlam üzerinde duruluyor.
Metin Alpaslan ise zirvenin yalnızca diplomatik görüntüler ve medya gündemine yansıyan yönleriyle değil, Türkiye’nin gelecekte NATO içerisindeki rolü, Avrupa’nın güvenlik mimarisi ve Türkiye-ABD ilişkileri açısından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Dosyanın genel çerçevesinde NATO’nun Rusya-Ukrayna savaşı, Çin’in yükselişi ve ABD’nin Avrupa güvenliği üzerindeki rolündeki değişim karşısında nasıl bir dönüşüm yaşayabileceği tartışılıyor. “NATO 3.0” kavramı da bu bağlamda ele alınırken, Türkiye’nin savunma, güvenlik ve dış politika bakımından giderek daha fazla öne çıkan konumu değerlendiriliyor.
GÜNDEMİN MERKEZİNDE SİBER SAVAŞ
Derginin “Gündem” bölümünde ise günümüzün en önemli güvenlik meselelerinden biri olan siber savaş mercek altına alınıyor.
Burhanettin Can, “Mobil Cihazlar Merkezli Siber Savaş” başlıklı kapsamlı çalışmasında akıllı telefonlar ve diğer mobil sistemlerin yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan siber güvenlik risklerini inceliyor. Çalışmada akıllı telefonların yanı sıra akıllı ev cihazları, giyilebilir teknolojiler, akıllı araçlar, otonom sistemler, finansal sistemler, ulaşım altyapıları ve savunma teknolojileri gibi geniş bir mobil ekosistemin siber saldırıların hedefi hâline geldiği vurgulanıyor. Yazıda ayrıca kötü amaçlı yazılımlar, virüsler, solucanlar, truva atları, arka kapılar, fidye yazılımları, casus yazılımlar ve yeni nesil siber tehditler ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Can, teknolojik gelişmenin beraberinde siber tehditlerin de sürekli yenilenmesini getirdiğine dikkat çekerek kullanıcıların siber güvenlik konusunda bilinçlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor.
DÜNYA GÜNDEMİNDEN DİKKAT ÇEKEN BAŞLIKLAR
Ağustos sayısının gündem bölümünde yalnızca güvenlik ve teknoloji değil, uluslararası siyasetin ve toplumsal hayatın farklı meseleleri de ele alınıyor.
Nate Bear’ın “Tarihin En Irkçı Dünya Kupası” başlıklı yazısı, dünya futbolunun en büyük organizasyonlarından biri üzerinden uluslararası siyaseti, ayrımcılık tartışmalarını ve spor alanındaki küresel çelişkileri gündeme taşırken Mustafa Gülalı’nın “Şiddetin Bulaşıcı Hafızası: Okul, Toplum ve Görünmeyen Çözülme” başlıklı çalışması ise şiddet olgusunu okul ve toplum ekseninde değerlendirerek görünmeyen toplumsal çözülme dinamiklerine dikkat çekiyor. Gündem bölümünde ayrıca Ortadoğu’dan dünyaya uzanan gelişmelere ve bölgedeki siyasi atmosferin küresel ölçekteki yansımalarına yer veriliyor.
TARİH VE DÜŞÜNCE EKSENİNDE “KRİTİK”
Umran’ın Ağustos sayısında tarih ve düşünce alanındaki tartışmalara da geniş yer ayrılıyor.
Kâmil Yeşil, “Sultan Vahideddin Tartışmasının Düşündürdükleri” başlıklı yazısında Osmanlı’nın son döneminin en tartışmalı isimlerinden Sultan Vahideddin üzerinden tarih yazımı ve geçmişe bakış meselesini ele alıyor. Yazıda Sultan Vahideddin hakkında oluşan tarihsel anlatılar, farklı kaynaklar ve dönemin siyasi gelişmeleri üzerinden tartışmaya açılıyor. Ömer Kantarcı’nın “Mehter Marşı ve Hatırlattıkları” ile Mehmet Akın’ın “Seküler Mahallenin Makbul İlahiyatçı Eşhâsı” başlıklı yazıları da derginin “Kritik” bölümünde okuyucuyla buluşuyor.
İSLÂMÎ HAREKETLERİN TARİHİ VE DÜŞÜNSEL SERÜVENİ
Ağustos sayısının dikkat çeken bölümlerinden biri de İslâmî hareketlerin tarihsel tecrübesini konu alan yazılar. Ali Akgün’ün “İhvân Tarihinde Üç Dönem ve Üç İsim” başlıklı çalışmasında Müslüman Kardeşler hareketinin tarihsel seyri, Hasan el-Benna, Seyyid Kutub ve hareketin farklı dönemleri üzerinden ele alınıyor. Yazıda İhvân’ın kuruluşundan baskı dönemlerine, teşkilatlanma anlayışından İslâmî hareket düşüncesine kadar farklı başlıklar inceleniyor. Çalışmada Hasan el-Benna’nın hareketin kuruluşu ve temel prensiplerinin belirlenmesindeki rolü, Seyyid Kutub’un ise baskı dönemindeki fikrî etkisi üzerinde duruluyor. İhvân’ın Filistin meselesi ve Mısır’ın İngiliz işgalinden kurtuluş sürecindeki faaliyetlerine de değiniliyor.
JOHN L. ESPOSİTO DOSYASI
Derginin “Yaşayan İslâm” bölümünde Müzeyyen Begüm Çağlar’ın “John L. Esposito’dan Geriye Ne Kaldı?” başlıklı çalışması yer alıyor. Çalışmada Batı’daki İslâm araştırmaları, 11 Eylül sonrası İslâm dünyası-Batı ilişkileri ve John L. Esposito’nun akademik çalışmaları üzerinden önemli bir entelektüel tartışma yürütülüyor. Esposito’nun hayatı ve akademik geçmişi de yazının dikkat çeken başlıkları arasında bulunuyor. Derginin kültür-sanat bölümünde ise Halim Sezer’in “Selahaddin Eş Çakırgil’in Enver Paşa’sı” ve Gülşen Özer’in “Geçmeyen Şimdiki Zamanın İzinde” başlıklı yazıları yer alıyor. “Yaşayan İslâm” bölümünde Aytaç Ören’in “Cuma Kayıtları: Civanperçemi” başlıklı çalışması bulunurken, Yahya Bilginer de “Meşhur ama Pek Tanınmayan Bir Yayıncının Ardından” başlıklı yazısıyla derginin kültür ve düşünce dünyasına katkı sunuyor.
